Can I Help You ?

By Burakakr0

1.8K 34 4

More

Can I Help You ?
Yangın!
Yeni Ev!
İlk Gün!
Şaka mı? Yoksa gerçek mi?
Kan Havuzu!
Mabel Pines :D
Kayıp Kız
Takım elbiseli sarı saçlı adam
Büyük Kavga Bölüm 1
Önemli Duyuru!

Yeni Kız Mabel!

155 3 0
By Burakakr0

   Meraba arkadaşlar. Bu bölüm biraz basketbol bilgisi içeriyo. Ama olduğunca açıklayarak anlatmaya çalıştım. Basketbol baş karakterimize ciddi bir yeni kişilik kazandırdığı için bu kadar uzun oldu. Yeni kızımız Mabel'ı umarım seversiniz. 

*************                                                         6 Yıl Sonra(2014)                                         *************

 +Hadi ama neden durdun?

-Bir şeyin garantisini almalıyım. Ben sana bunları her ayrıntısı ile anlatıyorum. Ama sakın ablana bunlardan hiç birini anlatma tamam mı? Biliyosun çıkmaya başladık.

+ Tamam, sen rahat olabilirsin. Kimseye söylemem.

-Anlatmaya devam etmeden önce bir bira daha alabilir miyim?

       Bana bir bira verip devam etmemi istedi. O sevgilimin küçük kardeşiydi. Daha liseye gitmesine rağmen bir yetişkin gibi davranıyordu. Aslında bakarsanız benim yakın arkadaşlarımdan biriydi. Herneyse bir bira daha alıp anlatmaya başladım. Sevgilimin eve gelmesine daha 3 saat kadar vardı. Bu yüzden çok rahattık.

*** ********                                                                6 yıl önce (2008)                                      **************

    O kızın kim olduğunu bilmiyorduk. Ben ismini öğrenmek için panoya baktım. Kızın ismi bile zenginlerin ismine benziyordu. Adı ‘Mabel Pines’. Ben şahsen bu ismi daha önce bir yerde duymuştum. Fakat nerede duyduğumu düşünemeden Jeniffer bir sinirle çıkıştı.

+Hey bu kız da kim? Bu kıza biri kime bulaştığını göstermesi lazım! Kendini bilmez sürtük!

-Hey’ Tamam sakin ol. İlk günden olay çıkartmak istemezsin. Yavaş yavaş!

   Jeniffer ve Melinda bu kız ile uğraşacağa benziyordu. Her üç kızda ponpon kız seçmelerine girecekti. Max ve ben hiç ses çıkarmadan olayların gelişmesini izledik. Günün geri kalanı çok rütin geçti. Derse gir çık. Bizimkilerle konuş falan filan. Aslında eğlenceliydi. Max için büyük bir gelişme olmuştu. Sabah kesiştiği kız ile işleri ilerletmiş hatta sevgili olmuşlardı denebilir. Kızın ismi Miranda. Miranda Max’e boy olarak yaklaşıyordu. Kendisi düz saçlı, kahverengi gözlü ve kızıl saçlıydı. Jeniffer ve Melinda’ya gelirsek. Her ikisi de ilk günden birkaç çocuğun numarasını almıştı. Her neyse okuldan çıktık. Son derste hepimiz aynı sınıftaydık. Max’e saati göstermemle çıkmamız bir oldu. Çıktığımız anda eve gitmek istiyorduk. Yani en azından ben öyle istiyordum. Zilin çalmasının hemen ardından bir duyuru daha yapıldı. ‘Sevgili California Blue Wolfs öğrencileri iyi günler. Bu gün seçilen derslerden spor etkinliği seçen herkes seçtiği sporun sahasına 20 dakika içerisinde gitmesi rica olunur. İyi günler.’

   Bir anlık üzülmüştüm. Fakat basketbol oynamaktan zevkli bir şey olamazdı herhalde. Max sinirlenmişti.

+Oldu mu şimdi? Daha içicektik!

-Hey bende isterdim ama buna katlanmak zorundayız.

  Max bir ıh mıh etsede sonunda gitmeye karar verdi.  Yalnız benim yanımda hiçbir ekipman yoktu. En kötü bu ayakkabılarla bile adam akıllı oynayamazdım. Kızlar sevinçliydi. Sevinçleri ponpon kızlık yapmak içinmiydi yoksa Mabel’ı haklamak için miydi cidden bilmiyorum. Herkes bahçede ayrıldı. Ben basketbol sahasını cidden merak ediyorum.  Nedense çıkan tüm lise 2,3 ve 4 ler kendi sporları için salonlara gitmeye başlamıştı. Tüm yol boyunca oradaki tek lise 1 olmamak için dua ettim. İçeri girdiğimde Bir sıra kupalar vardı. Hadi canım. Yok artık! Son iki senenin şampiyonu bizdik. Karşımda 2006 ve 2007 Eyalet şampiyonluk kupası duruyordu. Bu takım cidden çok büyük işlere imza atmış. Kapı açılmıştı ve içeriye herhalde as takım giriyordu. Neredeyse hepsi 1.90-2 metre arasıydı. Adamlar cidden profesyonel olmak için oynuyorlardı. Ben o arada kupalara bakarken Biri gelip :

+Hey tüm gün kupalara mı bakacaksın yoksa sahaya çıkıp kendini kanıtlayacak mısın?

    Bunu diyip gitmeye başlamıştı. Aslında bu beni cidden sinirlendirmişti. Fakat bir şey yapamazdım. Kupalara bakmayı kesip ben tribüne çıktım. Dualarım kabul olmuştu ki Lise birlerin hepsi oradaydı. Fakat diğer sınıflar soyunma odasına doğru ilerlemişti. Herkes birbirini kesiyor tahminler yapıyordu. Ben sabırsızlıkla birini bekliyorum. Bir ara hiç kimse gelmeyecek sanmıştım. Yirmi dakika kadar sonra kapılar açıldı. Sahaya çıkan iki kapıdan da takımın oyuncuları girdi. Hemen saymıştım. Takımda 13 kişi vardı. Cidden büyük bir kadro açığı vardı. Bize bakınca o kadar fazlaydı ki koç bir takım daha açabilirdi. Bir dakika koç nerede? Biri bir adım öne çıktı. Ve konuşmaya başladı.

+Hoş geldiniz çömezler! Her biriniz şuanda bir genç kurtsunuz. Kurtlara ne olur biliyor musunuz? Küçük kurtlar bir an önce tüm diğer küçük kurtlardan önce gelişip kendini koruması lazımdır. Yoksa büyük kurtlar küçük kurtları teker teker yemeye başlar. Fakat kendini koruyanlar hayatta kalır ve büyük bir kurt olur.

    Salonsa ciddi bir sessizlik vardı. Kaptan bu sessizlikten hoşlanmayarak konuşmaya devam etti.

+Dikkat ettiyseniz son iki senenin şampiyonu biziz. Fakat birçok kişiyi kolejlere gönderdik ve takımımızda 7 kişilik bir açık var. 7 Kişiye girenler takımda bench olarak başlayacak. Diğer kalanlar ise farklı derslere yönlendireceklerdir.

-Hey Matt ne saçmalıyorsun sen? Hemen yerine dön ve konuşmayı kes. Selam çömezler. Ben koçunuz. Burada benim kurallarım geçer çünkü burası benim evim. Şimdi benim kurallarıma uyarsanız ve iyi oynarsanız takımdasınız. Elbette bench de başlayacaksınız ama her pozisyona çıkabilirsiniz. Bu dönem herkesin yeri sallantıda. İlk beş, ikinci beş, altıncı adam ve evet hepiniz merak ettiğiniz şey de seçilecek. TAKIM KAPTANLIĞI. Şimdi hepiniz soyunma odalarına gidip ismi yazılı olan dolablarını açsınlar. Ama bakın. O dolapları içindekilerle birlikte istiyorsanız bu takıma girmek zorundasınız. Yoksa siz tüm sene sadece kendi aranızda maç yaparsınız.

      Koç sustuğunda hepimiz bir anda ayağa kalkıp soyunma odaklarına doğru yürümeye başladık. Soyunma odasına gidiş yolu bile şekildi. Aşağıya doğru eğimli bir yoldan geçiyorduk. Düz ilerde dolaplar yanda ise duşlar vardı. Büyük bir şaşkınlıkla içeri girdim. Her tarafa bakıyordum. Dolabımı aramaya koyuldum. Çok garip isimler vardı. Her neyse dolabımı buldum ve açtım. Diyebileceğim sadece bir ‘Vov’ du. Biri çığlık atmıştı. Karşımda takımın yeşil bir forması vardı fakat sahadakilerinki maviydi. Ben hala neye çığlık attığını anlamamıştım bir forma ve formaya iğnelenmiş bir kitapçık vardı. Hemen alıp kitapçığı okumaya başladım da vay be cidden sıkıymış. Hemen iki dolap ötemde siyahi biri elinde bir ayakkabı tutuyordu. Dolap görüşümü büyük bir şekilde engelliyordu. Dolabı kapattım. Olamaz cidden olamaz. Karşımda Bir AİR JORDAN XX3 (micheal jordanın 2008 de çıkardığı ayakkabı) duruyordu. Bu ayakkabılar cidden çok pahalıydı. Çocuk zengin miydi acaba? Yalnız bir dakika hemen yanındaki çocukta da aynı ayakkabı vardı. Biran da üzüldüm. Herkes zengindi. Siyahi çocuğa dönerek:

+Adamım ayakkabın cidden güzelmiş!

-Teşekkürler. Senin ki hangi renk?

+Ne ne rengi? Bende ayakkabı bile yok.

-Hayır var işte.

     Yanıma gelip dolabı açtı. Çocuk cidden uzundu. En aşağıda ayakkabım duruyordu. Fakat benimki yeşilken onunki maviydi. Bir anda çok sevinmiştim. Çocuk yerine oturup bana bakıp gülmüştü. Hemen giyinmeye başladım. Forma ve ayakkabılar tam istediğim beden ve numaradaydı. Çocuğa dönüp

+Bu arada ben Alex.

-Scott.

      Sahaya gitmeye başladım. Birkaç kişi şimdiden sahaya çıkmıştı. Ama hala takımın yarısı soyunma odasındaydı. 10 dakika geçmişti fakat hala 2 kişi yoktu. Arkalardan bir ses ‘Hey koç artık başlasak?’ Koç buna hiç kızmadan ‘Hey akıllı çıkmadan önce odama uğra’ diye cevap vermişti. İlk günde bu yaptığı saçmaydı. Her neyse herkes sonunda sahadaydı. Koç bir konuşma daha yapmaya başladı.

+Herkes burdaysa başlıyoruz. Ayakkabısı kırmızı olanlar oyun kurucular. Onların yapmasını istediğim şey tüm sene boyunca hızlı olmaları ve zekice düşünmeleri. Tüm kırmızı ayakkabılar hemen köşe çizgisine geçip ölüm koşusuna başlasın. Siyah olanlar 2 numaralar. Hemen 3 lük çizgisine geçip 10/9 üçlük atana kadar 3’lük atacaksınız. Yardımcı koçlarım size saymanızda yardımcı olacak. 3 numaralar Beyaz olanlar. 3’lük çizgisi içinden 10/10 atmanızı istiyorum. Zaten 3 numara kolaydır ve az kişisiniz. Sizin tek topunuz olacak ve birbirinizin şutlarını sayacaksınız. Yeşiller 4 numarasınız. Sizden 5 kişinin pota altından atış yapmanızı kalan beşinizin de ribaund için kapışmanızı istiyorum. Her düdükte Ribaund alanlar atış yapacak atış yapanlar ribaund almaya başlayacak. Ayakkabısı mavi olanlar 5 numaralar. Sizden şu anlık istediğim tek şey sıra, sıra en yükseğe zıplamanızı ölçmek için atlama potasını kullanmanızı istiyorum. Düdük ile hepimiz başladık.  Daha yeni yeni ısınmaya başlamışken göz bebeklerimiz geldi. Ponpon kızların gelmesi ile duran yaklaşık her mevkiden 1 kişi olmuştu. Ben sadece 1 anlık bakıp geri döndüm. Yaklaşık 100 kız o elbiselerle bizi izliyordu. Antrenmandakiler birazda hava ile devam ediyordu.

           Yaklaşık bir saat sonra son düdük çalınmıştı. Herkes saha kenarına gelip enerji içeceklerini içmesi gerekiyordu. Fakat çoğu yerden kalkamadı. Hatta bayılan bile olmuştu. Ben ağır bir yorgunlukla kenara geldim. Kızların çoğu bize bakıyordu. Bardağı aldım ve kafaya diktim. Bardağı masaya koyarken çöpteki enerji içeceği şişesinin üstünde bir soy isim gördüm. Bu bir yerden tanıdıktı. Fakat ben bu soy ismini nereden biliyordum? 

        Arkadaşlar beğendiğinizi umuyorum. Şimdiden okuduğunuz için teşekkürler. Bu arada Mabel'ı nasıl buldunuz? Bu arada 6 yıl olayını umarım anlamışsınızdır. Anlamadıysanız yorum bırakın. İyi geceler! Bu arada sık sık 6 yıl öncesine dönemeye başlıyıcaz :)

Continue Reading
Wattpad App - Unlock exclusive features