YALNIZ BEN (DÜZENLENİYOR)

By Luciderist

15K 1.2K 56

Gözlerimi aralayarak yavaşça ayağa kalktım salondan alkış sesleri yükseliyordu cesaretimi toplayıp seyirciler... More

YALNIZ
Bölüm -1-
Bölüm-2-
Bölüm -3-
Bölüm -4-
Bölüm-5-
Bölüm -6-
Bölüm -7-
Bölüm -9-
Bölüm -10-
Bölüm -11-
Bölüm -12-
Bölüm -13-
Bölüm -14-
Bölüm -15-
Bölüm -16-
Bölüm -17-
Bölüm -18-
Bölüm -19-
Not :

Bölüm -8-

600 65 1
By Luciderist

Selam :)

Eleştiri ve önerileriniz varsa yorum da atın :)

Multimedyada Ayaz ve Çağrı var :) Çağrı'nın elbisesi de var 

İyi okumalar :) 

"Amcam burada"işte bu iki kelime beynimin her köşesine bir virüs gibi yayılmış ve sürekli yankılanıyordu .

" Sakın arkana bakma" kalbim yerinden çıkacak kadar hzılı atıyordu. 

Onun burda ne işi vardı ?

" O beni farketmeden seni buradan çıkarmamız lazım. Rüzgar seni arka kapıdan dışarı çıkaracak" öylece duruyordum  "Beni farkedip şüphelenmeden oraya gitmeliyim sakın arkana bakma dikkat et " şokun etkisiyle yerimde biraz daha durdum gitmelimiydim? Yoksa şimdi arkamı dönüp üstüne yürüyüp tüm öfkemi kusmalı mıydım ?  

Hayır daha çok şaşırmalı , o gün odamın kapısını açamadığına ailemi öldürdüğüne pişman olmalı eğer tüm öfkemi kusarsam savunmasız kalırım ve hiçbir dayanağım kalmaz  yavaş yavaş Rüzgar'ın yanına ilerledim.

"Hadi " dedi kolumdan çekiştirerek karanlık bir koridorda yürüyorduk kapıyı açtı arka sokağa çıktık . Birkaç dakika sonra karanlık sokağı siyah bir arabanın farları aydınlatmaya başladı.

Araba hızla yanımıza geldi Rüzgar hemen kapıyı açtı ben hala yerimde duruyordum  " Arabaya bin Çağrı" arabaya  yavaşça bindim kapı kapandı ve araba hızla ilerlemeye başladı. 

Kalbim hala çok hızlı atıyordu zaman durmuştu sanki dünyaya bir pencerenin ardından bakıyordum hayatımın en kötü günü tekrar gözümün önünden bir film şeridi gibi geçti .. 

sessiz hıçkırıklarım..kan...patlama sesleri..babam..annem...abim.....

Gözlerim yanmaya başladı Boğazımdaki yumruyu yutmaya çalıştım ağlamıyacağım güçlü olmalıyım. Derin bir nefes aldım kafamı kaldırıp yola baktım. Bardan uzaklaşmıştık ormanlık bir yolda ilerliyorduk . Bu yollar çok...tanıdık geliyordu.

"Merkezden uzakta mıyız ? " Ayaz en başta afallasada bana döndü ve "Evet " dedi. Heyecanla "Dur!" dedim

"Ne ?!"dedi kaşlarını çatarak

"Ayaz arabayı durdur ! " derin bir nefes aldı aniden frene basıp arabayı durdurdu. Sinirle ona baktım arabadan indim. Arabanın önüne yürüdüm ve üstüne tırmanmaya başladım. Ayaz ise şaşkınlıkla beni iziliyordu. Bana 'kafan mı güzel ' der gibi bakıyordu . Omuz silkip ayakkabılarımı çıkarıp arabanın üstüne çıktım. Ormana baktım ' doğru yerdeyim' aşağıya indim tekrar ayakkabılarımı ayağıma geçirerek ormana doğru yürümeye başladım. " Nereye gidiyorsun !?" 

Umursamadan yürümeye devam ettim. Birkaç adım attıktan sonra araba kapısının sertçe kapanma sesini duydum Ayaz bir küfür savurup " Bu karanlık ormanda nereye gitmeyi düşünüyorsun ! Hemen geri dön ! " 

" Karanlıktan korkmam !" diye bağırdım

Birazdaha ilerleyip telefonun  ışığını açtım ve tanıdık  yollarda ilerlemeye başladım . Birkaç adım attım ve onun sesini duydum " İnatçı bir başbelasısın sen !" gözlerimi devirip  " teşekkür ederim " diye mırıldandım. Yüzünü görmesem de onunda  gözlerini devirdiğine yemin edebilirim .

Sessizce (!) yürümeye devam ettim tabi Ayaz'ın her bir çalıya takıldığında ettiği küfürleri ve bana ölümcül bakışlar atıp 'bu lanet ormanda gecenin bir yarısı ne işin var ki !' gibi yakarışlarını saymazsak.

Biraz daha yürüdükten sonra burukça gülümseyerek " İşte geldik hala yerinde durmasına sevindim" diye mırıldandım ağaçevime bakarak . Ayaz hiç konuşmadan ağaç evi inceliyordu şaşkın görünüyordu . Merdivenlere doğru ilerledim ve tırmanmaya başladım " Hey gelmiyor musun ?" dedim aşağıda duran Ayaz'a bakarak. Ellerini beline koydu ve alayla sırıtarak 

"Aslındaa..buradan manzara gayet güzel"  Ne dediğini anladığım tüm kanım yanaklarıma hücum etmeye  başladı Pis Sapık ! 

"Ne !? seni pis sapık çabuk arkanı dön ! " sırıtmaya devam etti . Tek elimle merdivene tutundum eğilip ayakkabımı çıkardım Ayaz'a nişan aldım ve 

" Hemen arkanı dönmezsen bunu kafana yersin !" dedim sinirle o ise daha çok sırıtmaya başladı . Derin bir nefes aldım. Tam fırlatıyordum ki ellerini kaldırdı 

" Hey tamam sakin ol sadece şaka yapıyordum" tek kaşımı kaldırarak ona baktım . Gözlerini devirdi "Gece yarısı bu zifiri karanlıkta koskoca ormanın ortasındayız . Gece ! şu ancak telefonun ışığıyla önünü görebildiğin gece ! seni bile göremiyorum"

Gözlerimi devirdim ayakbımı ayağıma geçirdim Aptal kafam ! nasıl düşünemedim " Gerizekalı" dedim ve tırmanmaya devam ettim . Bu ağaçevini babam ve abimle yapmıştık . Bu ağaç ormanın en uzun ve en büyük ağacıydı ben seçmiştim. 

Biraz daha tırmandıktan sonra kocaman ağaçevimin kapısının önüne geldim. Hala aynıydı sadece biraz boyaları dökülüyordu. Biraz daha inceledikten sonra kapıyı açtım ve birkaç adım atıp ışığı açtım. 

O günden sonra 1 Ay boyunca bu evde yaşamıştım sabah erkenden kalkıp mezara gider akşama kadar orada kalırdım akşamda tekrar buraya gelirdim . Bir süre sonra Mete ve Nisa'nın zoruyla teyzemin yanına taşındım istemeye istemeye. 

 -20 Temmuz 2013 -

Hava kararmaya başlamıştı oturduğum yerden kalkıp derin bir nefes aldım ve gözyaşlarımı sildim ilerde yine o siyah silueti gördüm her hafta gelip sadece mezarın karşısında duruyordu . Yanlış hatırlamıyorsam bir kere beni düşmekten kurtarmıştı.  Her neyse son kez onlara bakıp mezarlığın çıkışına doğru yürümeye başladım . Kapüşonumu takıp kollarımı göğsümde birleştirdim ve yavaş yavaş yürümeye devam ettim. Yürürken sol tarafımda bir araba ve önünde duran iki siluet farkettim ama umursamadan yürümeye devam ettim 

"Çağrı !" Mete her zamanki gibi sürekli buraya gelip beni ikna etmeye çalışıyordu . Yürümeye devam ettim kolumdan tutulup durdurulana kadar " Yeter artık Çağrı kendine gel kendine eziyet etmekten vazgeç ! " hiçbir tepki vermedim yere bakmaya devam ettim konuşmayı unutmuş gibiydim. Kimseyle konuşmuyordum " Yüzüme bak! Konuş benimle ! " dedi kollarımdan sarsarak hiçbir tepki vermiyordum 

" Yeter artık kendine gel ! yaşayan bir ölü gibisin " Bu Nisa'ydı sesi çok boğuk çıkmıştı sonlara doğru iyice kısılmıştı. "Çağrı ...ailen seni böyle görmek istemezdi !" hızla kafamı kaldırıp Nisa'ya baktım gözleri kıpkırmızıydı  haklıydı "Baban seni böyle mi görmek isterdi ? Yaşayan bir ölü gibi " dedi yüzünü buruşturarak gözlerim yanmaya başladı babam.. defalarca okuduğum babamın mektubu hayatımda mutlu olmamı istediği tüm satırlar mektubun koyu siyah cümleleri bir an gözümün önüne geldi " Sen güçlü bir kızsın ! Hayatın boyunca böyle yaşayamazsın ! bizi üzemezsin Onlar senin mutlu olmanı isterdi ! "  gözyaşlarımı tutamıyordum zorla da olsa tepkisizliğimi koruyarak Nisa'ya bakmaya devam ettim ağlıyordu

Bana doğru hızlıca bir adım attı ve bağırmaya başladı "Ben eski Çağrı'yı istiyorum seni değil ! Eski Çağrı'yı sırlarımı paylaştığım beraber ağlayıp güldüğüm Çağrı'yı ! " gözümden bir damla yaş süzüldü  " Lütfen Çağrı lütfen eski sen ol yalvarırım " Bir adım atıp hızla Nisa'ya sarıldım o da bana sıkı sıkı sarıldı .

  - Bugün -

Gözlerim dolmuştu etrafı incelemeye başladım . Her şey aynıydı sadece biraz tozlanmıştı ve kitaplarım etrafa saçılmıştı Pek eşyam yoktu zaten yatak , küçük bir dolap ve pencerenin önünde de iki tane renkli minder.

" Bu ıssız ormanda burayı nasıl buldun ? " dedi Ayaz etrafı incelerken .

"Bulmadım ki burası benim ağaç evim " renkli minderlerden birine oturdum . Ayaz kaşlarını çatarak bana bakıyordu  

Pencereye bakarak " Aslında o kadar da ıssız değil " parmağımla dışarıyı işaret ederek " Evim .....neyse  boşver  " dedim ve elimi indirdim . Ayaz karşımdaki mindere oturup dışarıyı izlemeye başladı . Uzun bir süre sessizce ormanı tepemizde ışıldayan ayı, geceyi izledik. Saatin kaç olduğunu öğrenmek için telefonumu çıkardım . Ama kapalıydı Şarjı bitmiş olmalı " Ayaz telefonunu biraz verir  misin?" Kafasını çevirip bana baktı ve ceplerini kontrol etmeye başladı 

"Arabada kalmış " dedi ve dışarıya bakmaya devam etti .

Onunda telefonu yoksa... ayağa kalkıp etrafı aramaya başaldım telefon yoksa ışıkta yok bu karanlıkta yolları bulamam heryeri aradım dolap kilitliydi onun anahtarınıda yatağın altından çıkardım Ayaz hala dışarıyı izliyordu.  Dolapta benim ve abimin kıyafetleri vardı . Abimle hep buraya gelirdik bazen o kalırdı bazen ben bazen de ikimiz. Dolapta da birşey bulamadım kısacası koskoca evde taşınabilir ışık namına hiçbirşey bulamadım. Dolabı yavaşça kapattım ve korkak adımlarla Ayaz'a doğru yürüdüm. Derin bir nefes alıp

"Ayaz " bana baktı " Sanırım....burda mahsur kaldık " 

En başta inanmadı sonra ciddi bakışlarımı farkedip Kaşlarını kaldırarak " Ne saçmalıyorsun sen ?" dedi ve ayağa kalktı 

" Hava çok karanlık yolu bulmam için ışık olması lazım " Başını sallayarak üzerime yürümeye başladı refleks olarak geri geri adım atmaya başladım  " Senin telefonun a..arabada kalmış b...benim telefonumun şarjı b.b..bitti "neden kekelemiştim ki şimdi Sırtımı kapıya çarptım ben anlattıkça yüz kasları geriliyordu . Gözlerimi içine bakarak üzerime yürüyordu hemen yana çekildim ve hızla mindere oturdum . Derin bir nefes alıp " Buraları aradım ama ışık bulamadım " dedim gayet normal birşeymiş gibi azıcık korktuğumu belli etmemeye çalışıyordum . Arada kaçamak bakışlar atıyordum . Ellerini saçlarına geçirip karıştırıyor derin nefesler alıp 'Sakin ol Ayaz ' gibi şeyler mırıldanıyordu. Bu hali o kadar komikti ki. 

Ayağa kalkıp dolaba yöneldim eşofmanımı aldım Ayaz'a da abimin eşofmanını çıkardım . Ayaz'a doğru yürümeye başladım hala sinirli görünüyordu Eşofmanı ona uzattım " Al " hala hiçbirşey olmamış gibi davranıyordum

Başını kaldırıp hala alev saçan gözlerle bana baktı gerçektende çok sinirlenmisti  " Böyle uyumayı düşünüyorsan sen bilirsin" Eşofmanı hızla aldı " Korkma ağaç evim insan yemiyor Ayaz " yine derin bir nefes aldı ve 

"Bunu sana ödeteceğim " sesi soğuk ve gerçekten tüyler ürperticiydi

" Hey ! ben seni buraya zorla getirme-" hızla başını bana çevirdi işte umursamayıp hiçbirşey olmamış gibi davranma seansım buraya kadardı sözümü kesen ise gözleri oldu .

Continue Reading
Wattpad App - Unlock exclusive features