İzale

By bekirzade_leman

5.9M 222K 41.9K

Genç Kız Edebiyatında #1 06.10.2018 Nisa yirmi bir yaşında kendi hâlinde bir genç kızdır. Ailesinin baskısıyl... More

1.Bekliyorum❄
2.Ben kim miyim?❄
3.Nikâh❄
4.Senden nefret ediyorum❄
5.Ay çok korktum❄
6.Yemek❄
7.Dans❄
8.Doğum günü❄
9.Beni takip mi ediyorsun?❄
10.Bilgisayar❄
11.Abi❄
12.Sarhoş❄
13.Gidemezsin!❄
14.Enes?❄
15.Beni kıskandın❄
16.Yeni ev❄
17.Sanırım❄
18.Hasta❄
19.Beni seviyorsun❄
20.Dalga geçme!❄
21.Dilek Feneri❄
22.Kavga❄
23.Aşk❄
24.Neden?❄
25.Sadece sen❄
26.Dağ Evi❄
27.Kartopu❄
29.Yanlış❄
30.Davet❄
31.Haber❄
32.Suçsuz❄
33.Yeni bir başlangıç❄
34.Karşılaşma❄
35.Pişman❄(Ufuk'tan)
36.Umut❄
37.Şans❄
Tanıtım+Karakterler❄
38.Buz pateni❄
39.Piknik❄
40.Seni seviyorum❄
41.Affettim❄
42.Yüzük❄
43.Güven❄
44.Güneş❄
45.İkiz❄
46.İtiraf❄
47.Güzel anılar❄
48.Sevgili❄
49.Kız isteme❄
50.Acı❄
51.Hediye❄
52.Özlem❄
53.Final

28.Ben yapmadım!❄

103K 4.2K 367
By bekirzade_leman

Ferah Zeydan - Yanlışız Senle

Nisa Ersoy;

Sabah Ufuk'un telefonunun sesiyle uyandığımızda hepimiz salonda bir köşede uykuya dalmıştık dün gece sohbet ederken.

Ufuk telefonunu açarak "Efendim anne." dediğinde kafamı Melis'in omuzundan kaldırarak Ufuk'a baktım.

Ufuk'un yüz hatları bir anda gerildiğinde içimi bir endişe kaplamıştı.

''Ne?'' diye sordu Ufuk ve gözlerinde gördüğüm korku dolu ifadeyle endişem katbekat arttı ''Hemen geliyoruz!''

''Ufuk ne oldu?'' diye sordum ayağa kalkarak ve Ufuk'un önünde durduğumda sanki transa geçmiş gibiydi.

''Ufuk iyi misin?'' diye sordum korkuyla.

''Babam kalp krizi geçirmiş...'' dediğinde gözlerim dehşetle iri iri açıldı ve ''Ne?'' diye bağırdım elimle ağzımı kapatarak.

''Hemen hastaneye gitmemiz gerek.'' dediğinde kafamı tamam anlamında aşağı yukarı salladım. Elim ayağıma dolaşmıştı ve korkudan tüm bedenim titriyordu.

Aceleyle dağ evinden ayrıldığımızda herkes benim kadar şaşkındı.

Ufuk buz tutmuş yolda arabayı son hız kullanırken ağzımı açıp tek kelime edemiyordum. Onu teselli etmek için ne söyleyebilirdim ki?

Çağrı'da kendi arabasıyla Melis'le birlikte arkamızdan geliyorlardı, Enes'te öyle...

''Nasıl olmuş bir şey söyledi mi annen?'' diye sordum sonunda kendimde konuşacak gücü bularak.

''Bilmiyor şirketteymiş ve toplantıdan sonra bir anda rahatsızlanmış.'' dedi Ufuk yola bakmaya devam ederek. Direksiyonu o kadar sıkı kavramıştı ki parmak buğumları bembeyaz olmuştu.

"Babam iyi olacak Ufuk..." dediğimde Ufuk bir an için gözünü yoldan ayırıp bana baktı ve "İyi olacak." diye tekrarladı.

İki saatlik yolculuğumuzun sonunda hastaneye gelmiştik. İçeri girip üçüncü kata çıktığımızda Hülya hanımın ağladığını görmemle gözlerim dehşetle iri iri açıldı.

''Anne...'' dedi Ufuk ve annesine sarıldığında ''Babamın durumu nasıl?''

''Doktorla şimdi konuştum durumu kritik Allahım sen yardım et bize.'' dediğinde yandaki duvara tutundum düşmemek için. Hülya hanım ağlarken Ufuk annesine her şeyin iyi olacağını söyleyip duruyordu.

Çağrı'ya baktığımda rengi bembeyaz olmuştu. Melis onunla konuşmaya çalışsa da Çağrı sadece yeri izliyordu hiç tepki vermeden.

Salih amca çok iyi bir insandı... Bana sanki kendi babammış gibi iyi davranmıştı hep. Kendi babamdan görmediğim sıcaklığı ve sevgiyi Salih amcadan görmüştüm. Şimdi onun böyle bir durumda olması beni çok korkutuyordu.

''Ne olmuş şirkette?'' diye sordu Ufuk Hülya hanıma bakarak.

''Bilmiyorum...'' dedi Hülya hanım kafasını iki yana sallayarak.

''Ben şirkete gidiyorum neler olduğunu öğrenmek için.'' dedi Ufuk annesine bakarak ve yanımızdan ayrıldığında ben hastanede kalmıştım.

İçeride yatan kendi babam olmasa bile, kendi babam olsaydı belki bu kadar korkmazdım. İçim içimi yiyordu Salih amcaya bir şey olacak diye.

Ayağa kalkıp kafeteryaya indiğimde kimse nereye gittiğimi sormamışlardı zira kimse bunu düşünecek durumda değildi.

Çağrı'nın bir şeyler yemesi gerekiyordu zaten dün baya bir üşütmüştü şimdi kendine dikkat etmezse çok kötü olurdu.

Kafeteryadan iki tost ve bir fincan kahve aldığımda tekrar üst kata çıkıp Çağrı'nın yanına oturmuştum.

"Çağrı bak sana ne getirdim." dedim Çağrı'ya bakarak.

Çağrı elimdeki tost ve kahveyi gördüğünde "Teşekkür ederim yenge..." dedi elimden kahve bardağını alarak.

"Tostlar da bitecek." dediğimde Melis'te yanımıza oturmuştu.

"Canım istemiyor." dedi Çağrı kafasını iki yana sallayarak.

"Bak sonra hasta olursan baban uyandığında oğlum neden hasta oldu diye çok üzülür." dediğimde Çağrı buğulu gözleriyle bana baktı.

Hiçbir şey söylemeden elimden tostları aldığında ayağa kaktım.

❄❄❄

Ufuk'a aradığımda telefonuna ulaşamadığım zaman şirketi aramıştım ama şirkette de değildi. Belki evdedir düşüncesiyle hastaneden ayrılıp eve geldiğimde salon darmadağın bir hâldeydi. Dosyaların hepsi yerdeydi ve çoğu yırtılmıştı. Ne olmuştu burada böyle?

Endişeyle evden ayrılıp tekrar hastaneye geldiğimde üçüncü kata çıktığım zaman Ufuk'un burada olduğunu görmemle derin bir nefes aldım. Tam ona doğru yürüyecekken bir anda Hülya hanım önüme geçip bana tokat attığında yüzüm sağa doğru savrulmuştu. Şaşkınlıkla elimi sol yanağıma koyup kafamı kaldırdığımda ne olduğuna bir anlam verememiştim.

''Hepsi senin suçun!'' diye bağırdı Hülya hanım ve Ufuk annesinin yanına gelip ''Anne!'' diye uyarıcı bir ses tonuyla konuştuğunda ben hâlâ ne olduğunu anlayamamıştım.

''Baban bu kız yüzünden bu hâlde!'' diye bağırıp tekrar üzerime yürümek istediğinde Ufuk önüme geçmişti.

''Daha ne olduğunu bilmiyoruz anne!''

''Bu kızı savunuyorsun ama baban içeride can çekişiyor!'' dedi Hülya hanım ve nefretle bana baktığında ''Neden bahsettiğinizi anlayamıyorum...'' dedim sonunda konuşmayı başararak.

''Nisa eve git.'' dedi Ufuk soğuk bir ses tonuyla ve bu benim biraz daha anlaşılmaz bir durumun içine düşmeme neden oldu.

''Bana ne olduğunu anlatmadan hiçbir yere gitmiyorum...''

''Sana eve git dedim!'' diye kükrediğinde korkuyla olduğum yerde sıçradım. Ne olmuştu da bu kadar kızgındılar bana karşı?

''Yenge seni eve bırakayım ben.'' dedi Çağrı yanıma gelerek. Çağrı sabahtan beri ilk kez konuşuyordu ve bu tüm gözlerin kendisine dönmesine neden olmuştu.

''Hâlâ şu kızı koruyun!'' Hülya hanım öfkeyle yanımdan geçtiğinde Çağrı yanıma gelmişti.

Çağrı'yla birlikte hastaneden çıktığımızda arabaya bindiğimiz zaman ''Çağrı bana ne olduğunu anlatacak mısın?'' diye sorduğumda sesim titriyordu. Bu olanlara bir anlam veremiyordum katiyen.

''Ben senin öyle bir şey yapmadığını biliyorum yenge.'' dedi Çağrı bana bakarak.

''Nasıl bir şey?'' diye sordum. Neden bahsediyordu?

Çağrı gözlerini kapatarak kafasını geriye attığında direksiyonu sıkıca tutmuştu. Daha park yerinden çıkmamıştık.

''Babamın kalp krizi geçirmesinin nedeni aylardır üzerinde çalıştığımız ihaleyi kaybetmemiz. Biri dosyalarımızı rakip şirkete sızdırmış ve biz iflasın eşiğine geldik...''

Gözlerim dehşetle iri iri açılırken ağzımı açıp tek kelime edememiştim. Dosyaları rakip şirkete benim verdiğimi düşünüyorlardı! Çağrı cevap vermediğimi gördüğü zaman arabayı çalıştırarak bizim eve sürdüğünde yol boyunca tek kelime etmemiştik.

Dünyam başıma yıkılmıştı sanki. Benim böyle bir şeyi yapabileceğimi nasıl düşünüyor olabilirlerdi? Eve geldiğimizde arabadan inmek istediğimde Çağrı bana sarılmıştı aniden.

''Yenge bak ben sana inanıyorum. Lütfen üzme kendini ve abime de kızma kafası çok karışık şu an.'' dediğinde bende Çağrı'ya sarılmıştım.

''Sen beni düşünme.'' dediğimde ''Üzme kendini yenge.'' diye tekrarladı Çağrı.

Üç gün sonra;

Aradan tam üç gün geçmişti. Üç gündür Ufuk eve gelmiyordu. İki gün önce hastaneye gittiğimde hastanede Hülya hanım dışında kimse yoktu ve beni orada gördüğünde bağırmaya başlayarak beni kovmuştu.

Ufuk'u aradığımdaysa telefonlarımı açmıyordu. Kafayı yemek üzereydim beni böyle bir şeyle suçlamaları canımı yakıyordu.

Salih amcanın durumunu Çağrı sayesinde öğrenebiliyordum. Hâlâ değişen bir şey yoktu yoğun bakımda tutuluyordu.

Çağrı'nın söylediğine göre Ufuk üç gündür şirketteydi. Bunu yapanın kim olduğunu araştırıyorlardı. Tabi ki baş şüpheli bendim gözlerinde. Bana inanmıyorlardı.

Bir anda evin kapısının açılıp kapanma sesini duymamla oturduğum koltuktan ayağa kalkıp kapıya doğru yürüdüm. Karşımda Ufuk'u görmemle hem heyecanlanmış, hem de kırılmıştım.

Ufuk dağılmış bir hâldeydi. Belli ki günlerdir uyumuyordu tıpkı benim gibi... Gözlerine baktığımda gözleri hiç olmadığı kadar yabancı bakıyordu.

''Ufuk...'' deyip yanına yaklaştığım zaman koluna dokunmak istediğimde geri çekildi.

''Sakın o şeyleri benim yaptığımı düşündüğünü söyleme bana...'' dediğimde sesim fısıltıdan farksız çıkmıştı.

''Nisa konuşmak istemiyorum.'' dedi Ufuk ve yanımdan geçmek istediğinde onu durdurdum.

''Benim yaptığımı düşünüyorsun!'' dedim dehşetle.

Ufuk bir anda kolumdan sıkıca tuttuğunda ''O dosyaları yalnızca sen, babam, Çağrı ve ben biliyorduk Nisa!'' diye bağırdığında gözlerim buğulanmaya başlamıştı.

''Ben yapmadım!'' diye bağırdım ''Böyle bir şeyi neden yapayım?''

Ufuk sessiz kaldığında ''Bana inanmıyorsun...'' dediğimde gözyaşlarım yanaklarımı ıslatmaya başlamıştı.

''Ben öyle bir şey söylemedim!'' diye bağırdığında ''Sen söylemesen bile gözlerin söylüyor...''

''Nisa şansını zorluyorsun!''

''Bana güvenmiyor musun sen? Ben yapmadım diyorum!''

''Güvenmiyorum! Sevsem bile güvenmiyorum oldu mu? Sana güvenmiyorum!'' diye kükrediğinde dünyam başıma yıkıldı sanki. Zaman durdu ve Ufuk'un sana güvenmiyorum sözleri yankılandı kulaklarımda durmadan.

''Yemin ederim ben yapmadım...'' dedim hıçkırıklarımın arasında.

''Kim yaptı o zaman? Bu dosaları bizden başka kimse bilmiyordu! Benden intikam almak için yaptın değil mi?!''

''İ-intikam mı?'' diye sordum şaşkınlıkla.

''Sana kötü davrandığım zamanların intikamını alacaktın aklınca ama bu işini bu kadar büyüyeceğini tahmin etmemiştin!'' diye bağırdığında kendimi tutamayıp Ufuk'a tokat attığımda geriye doğru birkaç adım atarak ondan uzaklaştım.

''Sakın!'' diye bağırdım ''Sakın beni böyle şeylerle itham etme! Beni hiç mi tanıyamadın yani? Bana nasıl güvenmezsin oysaki ben her şeye rağmen sana güvenmiştim...'' dedim sona doğru kısılan sesimle.

''Nisa bilgisayarımı alıp çıkıyorum daha fazla konuşmayalım.'' dediğinde elimin tersiyle gözyaşlarımı sildim.

''Neden eve gelmiyorsun üç gündür?'' diye sordum.

''Çünkü seni görmek istemiyorum bir süre.'' dediğinde akmak için direnen gözyaşlarımı geri gönderdim.

''Gerçek ortaya çıktığında bu söylediklerin için çok pişman olacaksın.'' dedim yumruklarımı sıkarak.

''Gerçek bu! Gerçek tüm bunları senin yapman!'' dediğinde ''Ben yapmadım...'' dedim kafamı iki yana sallayarak.

''Ama ne desem boş inanmayacaksın çünkü güvenmiyorsun bana. Çünkü senin gözünde hâlâ zoraki bir şekilde evlendirilmiş olduğun kadınım ben. Senin gözünde seninle evlenmeyi kabul ettiysem her şeyi kabul edecek biriyim değil mi? Eğer beni gerçekten sevseydin bana inanır, güvenirdin. Annen doğru söylüyormuş sen beni terk etmeye hazırmışsın.'' dediğimde Ufuk'un yanından geçtiğim zaman kolumdan tutup durdurmasını istedim beni. Yüzümü ellerinin arasına alıp gözlerini gözlerime kenetleyerek sana güveniyorum demesini ama yapmadı...

Kabanımı üzerime giydiğimde arkamı dönüp ona baktığımda nereye gidiyorsun diye sormasını istedim ama sormadı. Şu an onun gözünde babasının kalp krizi geçirmesine neden olan, şirketi iflasın eşiğine getiren bir kadındım ben. Kendiyle çelişkideydi bunu gözlerinden anlayabiliyordum.

Dışarı çıktığım an gözyaşlarım ardı arası kesilmeden akmaya başlamış ve yanaklarımı ıslatmışlardı. Sevdiğim adam bana güvenmiyordu...

Bir anda telefonum çalmaya başladığında arayanın kim olduğuna bakmadan telefonu açtığımda bir hıçkırık kaçmıştı dudaklarımın arasından.

''Nisa abla? Sen ağlıyor musun?'' diye sordu Melis endişeli bir ses tonuyla.

''Melis ben çok kötüyüm...'' dediğim zaman konuşamıyordum.

''Neredesin abla ben abimleyim gelip seni alalım hemen.''

''Evimizin yanındaki parktayım.'' dediğimde parka doğru yürümeye başlamıştım.

''On beş dakikaya oradayız.'' dedi Melis telefonu kapatarak.

Kalbim can çekişiyordu. Ufuk'un sözleri kulaklarımda yankılanıp duruyordu sürekli. Boş banklardan birine oturduğumda gözyaşlarım durmak bilmiyordu.

Yaşadıklarım ağır geliyordu kalbime...

''Nisa abla.'' Melis'in sesini duymamla kafamı kaldırıp ona baktığımda ayağa kalktığım zaman bir anda yer ayaklarımın altından kayıp gitti ve zihnim kendini karanlığa teslim etti.

---------------------------------------------------------

-Bölüm hakkındaki düşünceleriniz neler?

-Sizce Nisa ne yapmalı?

Lütfen oy vermeyi ve yorum yapmayı unutmayın.

Bana ulaşmak isteyenler için instagram hesabım bekirzade_leman

Continue Reading

You'll Also Like

565K 29K 47
KİTAP FİNAL YAPTIKTAN HEMEN SONRA DÜZENLEMEYE ALINACAKTIR! "Rüzgar onu alıp götürdü,Karadeniz'in hırçın dalgaları onun adını haykırdı." "Eylül... Adı...
AZE By ...

Romance

1.6M 85.3K 56
PANOMDA VE KİTABIMDA REKLAM YAPANLARI ENGELLİYORUM, YORUMLARINI SİLİYORUM. *** "Tahsin amca kim bu herif?" diye sordum. Kara gözleri avına odaklanmı...
157K 9.4K 35
Gece sokakta yalnız yürüyen Mila, yaralı bir adamı bulduğunda hayatının değişeceğini hiç tahmin edemezdi. Peki aylar sonra Mila adamın yanında çalış...
Wattpad App - Unlock exclusive features