Günler geçmiş mevsimler değişmiş , acılar tazeliğini , yaralar kabuğunu gizlese de insan oğlu yaşamaya unutmasa da acılara rağmen gülmeye alışırdı.
ArtıkKıratlı Konağı'nda da gülmek kimseyi suçlu hissettirmez olmuştu .
Baran ile ölen İsmet'in karısı Dicle de konağa getirilmişti.
Genç kadının kocasının ölümünün ardından hamile olduğu anlaşılmış herkes bu haberi koca bir umut olarak görmüştü.
Hayat devam ediyordu işte babasının öldüğünden habersiz bir can doğmak istiyordu .
Dicle üzülse, ağlasa bile yıllardır bekledikleri bebekleri şimdi geliyorsa bildiği vardır diye sığındı .
Asmin'de Dicle ve karnında ki bebekle ayakta kalıyor, kızın karnına yatıp seviyordu.
Hayal ediyordu ben nasıl anne olurdum acaba diye öyle çok isterdi ki bir evi ,içinde koşturan çocuklar karnı burnunda kapıyı açtığı kocası olsun.
Kocası ,of ne işi vardı Asmin'in hayalindeki ailenin içinde Berat Ağa'nın ...
Asmin kedine iyiden iyiye kızmaya başladı .
'Geceleri artık o senin kocan abin değil demekten vazgeç adam güzelim hayalin ortasına daldı 'diye kendine sinirlendi.
Şimdi karısı da girer o kapıdan al sana hayal deyip iyice sinirlendi.
Berat ,arada Asmin'in arıyor halini hatırını isteği var mı diye soruyordu.
Asmin çaresiz açıyor Berat'ın kendince ezbere söylenmiş sözlerini dinliyordu.
Son bir ayda ise iki günde bir aramaya başlamıştı.
Telefonu yine çalıyordu oflayarak ne konuşacağını düşünerek açtı .
"Efendim "
"Nasılsın Asmin ?"
"İyiyim ağam " sen nasılsın diye bile soramıyordu ki adama ne konuşacaktı.
Siz mi dese ,sen mi dese karar veremiyor sırf bu yüzden aylardır telefonda konuştuğu adama bir kez olsun " nasılsın " bile diyememişti .
"Ben de iyiyim Asmin sen sormadın ama "demişti Berat da her zaman ki gibi ...
"Herkes iyi değil mi bir sıkıntı yok ? "
"İyiler ağam ."
"İyi.. "
İkisi de kapatmıyor ama konuşacak da bir şey bulamıyorlardı.
"Asmin ."
"Efendim ağam ."
"Neyse boşver Asmin selam söyle herkese bir şey isteyecek olursan çekinme. "demişti.
Asmin gülümsedi ben sana daha nasılsın diyorum .
Bir de çekinme diyor diye güldü .
Bu Berat ağa cidden çocuk diye düşündü .
Berat ise neden iki günde bir aradığını düşünse de umursamadı.
Emanetin tabi ki arayacaksın demişti kendi kendine fakat o da inanmıyordu .
Asmin Berat'ın dediklerine ,hallerine gülerek aşağı indi.
"Noldu güzel kızım neye gülersin böyle ?"
"Gülüyor muyum hiç farketmedim anne "
"Gülersin hemde çok güzel gülersin "
Asmin utanarak başını eğmişti.
"Sen hep gül güzel kızım ki senin mutlu olmanı isteyenler rahat uyusun yattıkları yerde "dedi .
Asmin'in yanında Baran demiyordu. Sevdalı değildi bilirdi Asmin Baran'a sığınmış kabul etmişti ama Berat ile konuştuklarında gelini başka güzel olur farklı bakardı .
Gözlerinin içi gülerdi Asmin bunun farkında bile değildi ama Dila kadın bu saçları değirmende ağartmadım diye iç çekti .
Baran da bilirmiş diye düşündü yoksa neden Berat ile olsun diye rüyasına girsin.
"Anne ne düşünüyorsun yine
daldın? "
"Seni düşünürüm gül kokulum "
"Beni neden düşünürsün iyiyim ben ?"
"Dicleye nasıl baktığını görüyorum Asmin sende ana olmak istersin "
"Yok anne öyle değil ? "
"Ne zamandır annenin sözünü keser oldun Asmin hanım"
Asmin sessizce başını eğdi bu kadar belli mi ediyordu ,Allah seni bildiği gibi yapsın Asmin diye kendine kızdı .
"Diyorum ki kızım artık altı ay oldu evlisiniz ama sen burda Berat orda senin yerin kocanın yanıdır"
"Anne Berat ağam evlidir ,biz öylesine nikah kıydık ."
"Öylesine nikah olur mu kızım ,sizin nikahınız gerçektir. Ne yazık ki uğursuz kadının nikahı da gerçek ,oğlumu kuruttu şimdide ömrünü çalıyor, sen sahip çık Berat'a "
"Yapamam anne yuva yıkamam ben "
Dila hanım gidip kızına sarıldı .
"Orta da bir yuva olsa ben izin verir miyim ? Yok kızım yok oğlumun bir yuvası yok olsa iki günde bir emanet dediği kızın sesini duymak için arar mı ? "
"Şey o şeyden "
"Neyden güzel gelinim ?"
Asmin Dila hanımın kızım yerine gelinim demesine kızarmıştı.
Ne oluyor bana Allah'ım diye iç çekti .
Dila kızı daha fazla utandırmamak için konuyu kapattı .
"Hadi git bana güzel bir kahve yap da içeyim"
Asmin mahçup şekilde yanından kalktı .
Gerçekten Berat sesini duymak için mi arıyordu ?
Hayal kurma Asmin, hayal kurma yıkılırsa altından kalkamazsın diye kendine söylene söylene mutfağa girdi .
Dila hanım ise durmadı biraz da erkek tarafını yoklayalım bakalım bir aydır bu telefonlar niye sıklaşmış diye güldü .
"Alo"
"Ooo hanım ağam siz beni arar mıydınız "
"Eşşek sıpasına bak hele sanki kendisi çok arıyor "
"Gerçi alıyoruz Asmin'den selamını "
Berat annesinin neden aradığını anlamıştı Asmin ile ilgili laf alacaktı Dila sultan ağzından ama Berat Asmin'e kardeşinin emaneti gözüyle bakıyordu daha fazlası yok dedi kendi kendine. .
Sadece kızın sesi Berat'ı iş sorunlarından uzaklaştırıyor neden yaşadığını hatırlatıyordu Asmin onun emaneti yaşamak için sebebiydi.
Sahip çıkmak için arıyordu Berat kendini bu sözlerle ikna ediyordu.
"Eee Berat efendi yine geldin gittin bu sefer de babanın mı cenazesine mi geleceksin ? Yoksa benimkine mi oğlum ?"
"Anne nasıl söz o öyle ?"
"Ne yapayım hasretim oğlumun yüzüne ama oğlum bizi hiç özlemez "
"Özlemez miyim hiç bende özledim huzur kokan saçlarını ,şevketle sarılan ellerini özledim annem"dedi.
"Niye gelmezsin o zaman mendebur "
"Tamam anam bir ihale var o belli olsun söz geleceğim "
"Ne zamanmış o ihale sonucu "
" Haftaya belli olur "
"Tamam oğlum da öyle iki günle kandırma beni gelmişken kal biraz "
"Bakarım işleri biraz toparlayım duruma göre kalırım ."
"Tamam oğlum sen sözünü tutarsın bilirim ."
Berat bir şey demedi .Sözünü tutsaydı kardeşimi korurdum diyemedi. Dila hanım oğlunun üzülüp kendini suçladığını hissedince konuyu kapatmak için ;
" Asmin ile de konuşursunuz "deyip yine imasını yaptı
Berat gülümsedi annsinin amacını anladı fakat gülümsemesinin diğer sebebi Asmin ona daha nasılsın diyemiyorken ne zaman geleceksin hiç diyemezdi .
Annesini bozmadı Berat
"Konuşur ona da söylerim anne var mı bir isteğin arzun ?"
"Sen gel yeter bana oğlum Bora okumaya şehre gitti Miran kendini sevdirmez Baran'ım "dedi gerisini getiremedi Dila hanım.
"Tamam annem üzme sen canını "
"Allah'a emanet Berat'ım selam söyleyeyim mi Asmin'e "
Berat annesinin yaptığına gülümsedi .
Gülerek konuştu"Söyle anam söyle "
dedi .
Dila hanım bir yandan ağlıyor bir yandan gülüyordu .
Sonra ki günler hızlı geçmiş konakta Berat'ın geleceği gün için hazırlık başlamıştı .
Berat geleceğim dediği günden beri Asmin'i aramamıştı.
Asmin'de merak etse bile arayamadı ama gözü hep telefonundaydı niye aranıyor bir şey mi oldu diye düşünüyordu.
Sonra yine kendine kızıyordu salak Asmin iki gün aradı diye seni sevecek mi sanıyorsun adamın karısı var her şeyi geç sen onun yengesisin boşa umut besleme hayal kurma diye kendine yine laflar sayıp odasından çıktı .
Aşağı yemeğe inince Berat'ın annesini aradığını öğrendi .
Üzüldü ama belli etmemeye çalıştı neden beni aramıyor ki diye iç çekti .
Sonra kendine geldi en azından iyimiş diye düşündü .
Yemek de yarının hayali kuruluyordu.
Asmin'de heyecanlıydı kendine laflar saysa da aklından atamıyordu.
'Sen benim yengemsin 'sözü kafasında uğulduyor gerçeği unutturmuyordu.
Babasının sesi ile düşüncelerden çıktı .
"İyi misin kızım bugün solgun görünüyorsun? "
"İyiyim baba biraz yorgunum hazırlıklar yordu belki ondandır. "
Dila hanım ise farkındaydı Berat kaç gündür aramıyor Asmin'in gözünde o pırıltılar yoktu ,gelini asıl buna üzülürdü.
Sesini çıkarmadı Dila hanım kocası Ahmet ağaya bakıp gözleri ile üsteleme dedi .
Akşam yemeği Miran'ın oğlunun Dicle'nin karnında ki bebekle evleneceğini söylemesi ile neşeli bir hal almış .
Asmin bile Berat'ın aramayışını unutup gülmeye başlamıştı .
Küçük İsmail Dicle ' nin yanından gelip
"Ben Dicle'nin bebeği ile evleneceğim.Dicle ablam çok güzel bebek de kesin güzel olur "deyip herkesi şoka sokmuştu.
Dicle ise utanmış mutfağa kaçmıştı.
Miran ağa oğluna bakıp "Sen nerden öğreniyorsun bunları ? "
"Reşat abi varya arkadaşın onun kardeşinin evleneceği kız varmış o da benimle yaşıt bende Dicle ablanın bebeğiyle evleneceğim"
Asmin Reşat Ağa'nın adını duyunca yüzü düştü .
Zaten ondan başka kimse yedi yaşında ki çocuğa bu devirde beşik kertmesi yapmaz diye düşündü .
Reşat Ağa'nın konusu devam edince Asmin masadan kalkıp mutfağa Dicle'nin ve çalışan kadınların yanına gitti çay hazırlığı için onlara yardım etti .
Dicle'nin yeşil gözleri ağlamaktan kızarmıştı.
"Abla o daha küçüktür niye bunun için ağladın ?"
"Korkuyorum Asmin ya kızım da ..Benim gibi ,bizim gibi olursa değil mi abla ?"
"Kader ablam kader bende çok isyan ettim Allah'a sonra yine ona sığındım abla "
"İnşallah onun kaderi sana da ,bana da benzemez" dedi iç çekerek.
"Asmin bana bir şey olursa kızım önce Allah'a sonra sana emanet , tamam mı ?"
Asmin kadına sarıldı güldü bir yandan da ağlıyordu.
"Ah be ablam sen ömrü emanet olmakla geçen kıza mı emanet edersin bu masumu ? "Deyip Dicle'nin gözünün yaşını silip karnını okşadı.
"Senin ona benden bile iyi bakacağını bilirim Nasıl istediğini anne olmayı bilirim "deyip ağlayan Asmin'i kollarına alıp sarıldı .
Karnı sarılmalarına izin vermeyince bir de küçük hanımefendi tekme atınca iki kimsesiz kadın gözyaşlarına ömürlerine değen acılara rağmen gülmeye başladılar.
"Bu küçük kız çok fena olacak abla çekeceğimiz var "deyip karnını sevdi .
"Babası olmayacak ama iki tane annesi olacak "de Dicle Asmin'e gülümseyerek.
Gece olup da kimsesizlik daha da çok düşünce aklına ağlamaya başladı.
Baran'ın "ağlama bir daha " sesi kulaklarını doldurunca daha çok ağladı.
Sabah olunca gözlerini zar zor açtı ,gece ağlamaktan uyuyamamıştı.
Saate baktı dokuz olmuştu.
" Off nasıl bu saate kadar uyudum" diye söyleyerek yataktan kalkıp acele ile banyoya girdi, hızlı bir duş aldı.
Nerdeyse üç senedir bu evdeydi ve yirmi iki yıllık ömründe ilk kez dolabın başına geçip ne giysem diye düşünmeye başladı.
Sonra bu haline kızıp eline gelen yeşil elbiseyi aldı .
Saçlarını omuzlarına bıraktı ,bugün anne babasına ihtiyacı olacaktı.
Ne kadar inkar etse kızsa da heyecanlıydı.
Kızma kendine dedi seninde hakkın umut etmek, sevilmek istemek diye ikna etti kendini .
Her şeye rağmen günlerdir aramamasına ,yengemsin demesine rağmen Asmin umutla merdivenlerden inmeye başladığı sırada konağın kapısı açıldı.
Önden Berat girmiş Asmin'e göz ucuyla bakıp annesinin elini öpmüş sarlıyordu .
Asmin kendini ikna edici sözler söylemeye devam etti bir yandan da merdivenlerden adımlar atıp Berat'ı doğru gitmek için yürüyordu.
Kocan o senin neden umut etmeyesin demişti.
Ta ki kapıdan bir kadın girene kadar .
Asmin son basamak da kadına bakıp dondu öylece kaldı .