2 Ay sonra...
Sabah olmuştur. Fiko gözlerini aralar. Yanında Sibel'i görüp yavaşça doğrulur. Bir süre Sibel'e bakar. Hafifçe saçlarını okşamaya başlar. Sibel yavaşça gözlerini açıp Fiko'ya bakar. Fiko hafif bir tebessümle
-Günaydın gülüm.
-Günaydın. Hala evlendiğimize inanamıyorum.
-Bende gülüm bende. Sanki her şey bir rüya. Aniden annem gelip 'Fiko hadi oğlum saat kaç kaldı kalk' dicekmiş gibime geliyor.
Sibel gülümser.
-Sahi saat kaç oldu?
-Bilmem bakmadım.
Kalkıp telefonuna bakar. Sibel'e döner
-9 olmuş gülüm napsak kalksak mı?
Sibel doğrulur.
-Olur. Ben şimdi gidiyim bi çay demliyim
Kahvaltıyı hazırlıyım. Şöyle baş başa kahvaltı yapalım. Ne dersin?
Fiko gülümseyip
-Olur gülüm olur. Hatta bende gidiyim şöyle Simit, Peynir felan alıyım.
-Tamam o zaman öyle yapalım.
Sibel kalkıp elini yüzünü yıkar. Mutfaia gider. O sırada Fiko üstünü değiştirip Sibel'in yanına gider. Kapının yanında durarak;
-Başka bişi lazım mı? Hazır gitmişken alıyım.
Sibel buzdolabına bakıp Fiko'ya döner;
-Şu anlık bişi lazım değil. Sen şimdilik Simitle Peynir al daha sonra beraber çıkarız eksikleri alırız.
-Tamam gülüm hadi ben çıktım.
-Tamam
Fiko evden çıkıp marketin yolunu tutar.
O sırada Sadık ve Çiçek ellerinde Simitlerle sahilde bir bankta oturuyolardır. Çiçeğin yüzü asıktır. Sadık en sonunda dayanamayıp sorar
-Çiçek noldu sabahtan beri yüzünden düşen bin parça.
Çiçek Sadığa bakıp;
-Sadık benim sana söylemem gereken bişi var.
-Söyle tabii.
Çiçek başını öne eğer.
-Sadık ben... Yani biz...
-Biz ne biz Çiçek?
Hafifçe başını kaldırıp Sadığa bakar;
-Sadık ben yapamıcam daha fazla. Yani biz olamıyoruz. Olmuyor Sadık.
Sadık bir süre dona kalır.
-Ne demek biz olamıyoruz? Çiçek biz daha dün oluyorduk. Daha dün beraber güldük, eğlendik, gezdik. Dün oluyordu da bugün neden olmuyor?
Çiçek Sadığa bakar;
-Olmuyor işte Sadık olmuyor. Ben saha fazla yapamıcam lütfen uzatma.
Çiçek kalkar. Tam gidicek iken Sadık kolundan tutar.
-Çiçek yapma nolur. Bak eğer ben bişi yaptıysam söyle hatamı telafi ediyim. Ama gitme nolur beni bırakma.
Çiçek kolunu çeker.
-Sadık zorlama olmuyor işte.
-Olmayan şey ne Çiçeğim ben mi bişi yaptım?
-Hayır. Üzgünüm gitmeliyim.
Hızlı adımlarla Sadığın yanına ayrılır. Sadık sadece arkasından bakabildi. Peşinden gitse de nafile. Çiçek bir kere gitmişti. Bir daha geri dönmeyecekti.