Sil Baştan

Por EySercinizz

44.1K 3.6K 1.4K

Birbirini çok seven iki insan arkadaş kalabilir mi? Peki, herşeye sil baştan başlamak mümkün mü? Más

1.Bölüm - Sil Baştan
2.Bölüm - Yaşanmışlıklar
3.Bölüm - Tutulan Söz
4.Bölüm - Açıklama
5.Bölüm - Hafıza Kaybı
6.Bölüm - Cevapsız Sorular
7.Bölüm - Evlendim
8.Bölüm - Sahte
9.Bölüm - Beklenmeyen Soru
10.Bölüm - Hatırlananlar
11.Bölüm - Babalık
12.Bölüm - Kaza
13.Bölüm - Seçim
14.Bölüm - Yeni Başlangıçlar
15.Bölüm - Çanta
16.Bölüm - Son Kez Buluşma
17.Bölüm - Taşlar Yerine Oturuyor
18.Bölüm - Acı Gerçek
19.Bölüm - Beni Andı
20.Bölüm - Huzur(suzluk)
21.Bölüm - Sevilmeme
22.Bölüm - Destek
23.Bölüm - Gerçekler
24.Bölüm - Değişen Duygular
25.Bölüm - Hediyeler
26.Bölüm - Yeni Aile
27.Bölüm - Evlat Acısı
28.Bölüm - İtiraf
29.Bölüm - Mutluluk
30.Bölüm - Farzedişler
31.Bölüm - Annelik
32.Bölüm - Doğum
33.Bölüm - O Özel An
34.Bölüm - Kağıt Parçası
35.Bölüm - Kimlik
36.Bölüm - Veda
37.Bölüm - Ani Gelen Teklif
38.Bölüm - Hasret Giderme
39.Bölüm - Aşkın Peşinden
40.Bölüm - Birliktelik
41.Bölüm - Aile
42.Bölüm - Anı Defteri
43. Bölüm - Çaresizlik
44.Bölüm - Yakınlık
45. Bölüm - Yeni Başlangıç
46.Bölüm - Yoldaş
47.Bölüm - İlk Kelime
48.Bölüm - Telefon Konuşması
50.Bölüm - Anne
51.Bölüm - Sebepler
52.Bölüm - İlk Adım
53.Bölüm - Kutlama
54.Bölüm - Takip Edilme
55.Bölüm - Koruyup Kollama
56.Bölüm - Geri Kazanma
57.Bölüm - Alışma
58.Bölüm - Anlamlı Hediye
59.Bölüm - Kamera Kayıtları
60. Bölüm - İçindekileri Tutamama
61.Bölüm - İşin Heyecanı
62.Bölüm - Hazırlıklar
63.Bölüm - Fotoğraflar
64.Bölüm - Gözden Geçirme
65.Bölüm - İntikam
66.Bölüm - İhanet
67.Bölüm - Başlangıç
68.Bölüm - Karıcım Kocacım Muhabbeti
69.Bölüm- Şişe Çevirmece
70.Bölüm - Kaybolan
71.Bölüm - Ortaya Çıkan Sır
72.Bölüm - Yalanlar
73.Bölüm - İtiraflar
74.Bölüm - Geçmiş Geçmemiş
75.Bölüm - Final

49.Bölüm - Geri Dönüş

404 43 14
Por EySercinizz

Son zamanlarda kardeşlerimi düşünüyordum, hiç tanıyamadığım kardeşlerim... nerdelerdi, ne yapıyorlardı bilmiyordum... keşke görebilseydim...

Aklıma ölümü getirmek istemiyordum ama bu acımasız bir gerçekti... annemle aramı düzeltti bu hastalık... belki kardeşlerimi bulmamı da sağlardı...
En çok üzüleceğim şey Eylülün üzülmesi olucak... dayanamıyorum onun üzülmesine... keşke benim ardımdan üzülmemesinin bir yolu olsa, ama yoktu...

Eylül eve ağlayarak gelmişti, ama saklamıştı gözyaşlarını benden. Yanıma geldi, oturdu ve ellerimden tuttu...

Eylül: nasıl geçti?

"Aslında ben de seninle bunu konuşmak istiyordum Eylül..."

Eylül: Nooldu?

"Bak Eylül, artık sona yaklaştık... az kaldı... o yüzden seninle konuşmam gerekiyor artık..."

Eylül: hayır hayır, konuşmuyoruz Kaan...

"Eylül, canım... noolur kabul et artık prenses... ölüyorum"

Eylül: hayır hayır noolur böyle söyleme, sen beni bırakmazsın...

"Elimde olsa bırakır mıydım seni? Hı? Senin ağlamana bile dayanamıyorum ben, hele benim yüzümden ağladığını görünce içim acıyor..."

Eylül: Kaan...bak tamam ağlamıyorum...sen hiç üzülme tamam mı?

"Sen ağlamazsan üzülmem... ama sözümü kesmeden dinle tamam mı?"

Eylül: peki... dinliyorum

"Bak, bugün, yarın, 1 hafta sonra ya da 1 ay sonra... ne zaman bilmiyorum ama çok yakın artık... biz güzel günler yaşadık Eylül... çok güzeldi... aşkımı doya doya yaşadım ben... güldüm, mutlu oldum... herşey o kadar güzeldi ki, gözüm açık olmayacağım... noolur sözümü kesme... sen acılarınla beraber benim yanımda oldun, hiç bırakmadın beni... o kadar şanslıyım ki... ben mutlu bir adam olarak ölüyorum prenses.... kardeşlerimi de bulmak isterdim... onları bulmak, sarılmak, öpmek... ama nasip olmayacak muhtemelen... sen gün gelir onlara ulaşırsan, onlara söyler misin, varlıklarını öğrendiğimden beri onları ne kadar sevdiğimi? Varlık demişken.... benim olan herşey senin... herşey... hepsi senin hakkın... ama gün olur kardeşlerimi bulursan, eğer ihtiyaçları varsa onlara yardımcı olur musun? Annem yardım etmez çünkü..."

Eylül: Kaan... yapma böyle ne olur... güçlü ol benim için... savaş

"Olmuyor Eylül... dayanacak gücüm kalmadı..."



Serkanın ağzından,

Eylül naapıyordur acaba? Naapıcak tabii ki kocasıyla mutludur... ben ona sinirli olmama rağmen onun yerine kimseyi koyamazken o bir adam uğruna terketti bizi... Mete ilk "anne" demişti, o kadar canım acımıştı ki... En kötüsü de birkaç gün içinde İstanbul'a dönecek olmamdı... İllaki karşılaşacaktık, Mete'yi görmek ister miydi acaba?

Son sınavımı oldum bugün. Artık dönme vakti gelmişti, hazırlanıp birkaç gün içinde dönecektik... Cemre de ben de hiç dönmek istemiyorduk... ben yüzleşmekten korkuyordum, Cemre ise beni kaybetmekten...


Cemrenin ağzından,

Kızlar, onları bıraktığım ve habersiz gittiğim için bana kızgındı. Haklılardı da... özellikle Songül aşırı öfkeliydi bana... konuşamıyorduk bile doğru düzgün... Eylülle zaten hiç konuşmadık. Serkan ararsa açmamamı söyledi, her defasında açmak istedim ama yapamadım... sürekli farklı numaralardan da arıyordu, hiçbirini açmıyorduk... ben buraya gelerek kardeşimi ezip geçmiştim... artık bitmişti, arkadaşlığımız da kardeşliğimiz de son bulmuştu...

Bugün dönüyorduk... vakit gelmişti. Kimseye döneceğimizi haber vermemiştik. Ben de direkt yurda gittim. Kader de Meral de ordaydı, beni görünce önce sarıldılar, sonra hemen geri çekilerek soru yağmuruna tuttular, öfkelilerdi...


Serkanın ağzından,

Anneme haber vermeden eve geldim. Kucağımda Mete ile...

Nazan : oğlum...oğlum... çok özledim...

Sarıldı bana, öyle bir sarıldı ki...ben de çok özlemiştim annemi... kimselere anlatamadıklarımı, Cemreyle konuşamadıklarımı anlatıyordum anneme... dinliyordu beni, rahatlıyordum ona anlattıkça...

Nazan : ne kadar büyümüş... inanamıyorum...

"Büyüdü tabii anne... kaç ay geçti..."

Nazan : sen de olgunlaşmışsın... sakal falan bırakmışsın...

"Değişiklik yapmak istedim"

Nazan : olgun görünüyorsun... gerçekten baba gibi...

Gülümsedim...

Nazan : Cemre yok mu?

"Hayır yok, yurda gitti ... biliyorsun, sadece yanımda oldu o benim... o kadar"

Nazan : tamam oğlum birşey demedim... Eylül biliyor mu geldiğini?

"Bilmem... kızlar söylediyse öğrenir..."

Defne de geldi, sarıldı bana... Mete'yi öğrenmiş annemden, kucağına aldı oğlumu, sevdi biraz... sonra dinlenmek için odama çıktım... onu da yanıma almıştım. Odamda herşey yerli yerindeydi... yatağa oturdum... Eylülle son seferinde burada geçirdiğimiz akşam geldi aklıma, sabah sarmaş dolaş uyanmıştık... o kadar mutluydum ki o an...

Düşüncelerimden sıyrıldım derken, başucumda duran fotoğrafımıza gitti gözüm. Biraz baktıktan sonra çerçeveyi kapatıp çekmeceye kaldırdım...


Eylülün ağzından,

Kaan her geçen gün biraz daha kötü oluyordu, çok korkuyordum, bir an bile yanından ayrılamıyordum...

Telefonum çaldı, Meral arıyordu...

Meral : canısı bir haberim var ama sakin ol, otur bir yere

"Korkutma, ne oldu?"

Meral : Cemre... döndü, burda. Tabii Serkanla Mete de dönmüş...

"Ne?"

Heyecanlanmıştım, telefonu kapadım. Elim ayağıma dolanmıştı, ne yapacağımı şaşırmıştım. Bir an önce eve gitmek istiyorum, Serkanın evine...Kaan'ı bu halde bırakamazdım, ama yanımda da götüremezdim... Güney ve Songül başında durabilirdi, aklıma ilk onlar gelmişti...

Kaan : canım, sakin ol, noolur

"Olamıyorum Kaan, çok heyecanlıyım... Mete..."

Kaan : biliyorum, biliyorum ama oğluna kavuşacaksın

"Ya izin vermezse?"

Kaan : Serkan öyle bir insan değil, seni ondan ayırmaz, merak etme

"Umarım.."

Kaanla beraber Songül ve Güneylere gittim. Kapıyı Songül açmıştı, bizi görünce telaşlanmıştı...

Seguir leyendo

También te gustarán

1.7K 79 8
"Veda,olsana yaralarıma deva..."
981K 37.3K 38
Arkadaşınız yerine okulun sahibine mesaj attığınızı bir düşünün...
2.6M 124K 96
-yorumlarda spoiler olabilir- "Sevmezler Öğretmen Hanım. Burada öğretmenleri sevmezler. Acımadan öldürürler seni, Aybüke Öğretmen'i Necmettin Öğretme...
94.1K 4.5K 38
Okula yeni gelen Batı ve onu umursamadan kafasını sıraya gömüp uyuyan Onur'un hikayesi. Hiç beklemedikleri bir şekilde birbirinden hoşlanmaya başlay...
Wattpad App - Desbloquea funciones exclusivas