Brat SchooL (✓)

Por AynurDemir

165K 9K 627

Okulun Tanıtımı ; # Müdür Lee So Man' ın ağzından # " 0kulumuza genellikle depresyon , öfke ve saldırganlık... Más

Brat SchooL ~
Brat SchooL ~ 1.bölüm
Brat SchooL ~ 2.Bölüm
Brat SchooL ~ 3.Bölüm
Brat SchooL ~ 4.Bölüm
Brat SchooL ~ 6.bölüm
Brat SchooL ~ 7.bölüm
Brat SchooL ~ 8.bölüm
Brat SchooL ~ 9.bölüm
Brat SchooL ~ 10.bölüm
Brat School ~ 11.bölüm
Brat School ~ 12.bölüm
Brat School ~ 13.bölüm
Brat School ~ 14.bölüm
Brat School ~ 15.bölüm
Brat School ~ 16.bölüm
Brat School ~ 17.bölüm
Brat School ~ 18.bölüm
Brat School ~ 19.bölüm
Brat School ~ 20.bölüm
Brat School ~ 21.bölüm
Brat School ~ 22.bölüm
Brat School ~ 23.bölüm
Brat School ~ 24.Bölüm
Duyuru.
25.bölüm
26.
27.
28.
29.
30.
Duyuru ~
Yeni Duyuru ~
Hohoo~

Brat SchooL ~ 5.Bölüm

4.6K 294 14
Por AynurDemir

Lee So Man arkasındaki onlara doğru yürüyen hiç de danışmana benzer bir halleri olmayan adamlarını Kyungsoo'nun üzerine yolladı.

“ Hemen 102 ‘ ye kapatın ve kapısında bekleyin. “ 102 lafı duyulur duyulmaz öğrencilerden yarısı dedikodularına devam ederek olay yerinden kaçar gibi uzaklaşmaya çalışırken diğer yarısı Kyungsoo'ya acınası bir böcek gibi bakarak onu daha da zor duruma sokuyorlardı.

Adamlar Kyungsoo'nun kolundan sıkıca tutup onu sürüklemeye başladılar. Kyungsoo ellerinden kurtulmak istediyse de bunu yapamadı ve tepkisiz kalarak yürümesine devam etti. Koridoru dönerken yeniden Jongin ile göz göze geldi ama bu sefer Kyungsoo aynı ifadeyle ona bakarak yanından geçip gitti sadece.

~ ~ ~

“ Ne yapmanız gerektiğini biliyorsunuz. “ Lee So Man adamlarına emrini verdikten sonra ortalıktan kayboldu aniden önündeki koridora dönerek.

Kyungsoo birkaç kez daha çırpınmayı denese de adamların elinden kurtulamayacağını anlamıştı çok geçmeden. Bir süre sonra geldiği yeri görünce kaşlarını iyice çattı. Okulun bodrum katında ki karanlık ve ses geçirmemesi için duvarları kartonlarla kaplı hücreyi andıran bir odaydı. Ya da sadece Kyungsoo fazla abartmayı seven bir insandı galiba.

Adamlardan birisi kolunu hızla bırakırken diğeride onu sertçe arkasından odaya doğru itti. O daha ne olduğunu anlayamadan loş odanın girişindeki merdiveni göremeyip aşağıya doğru yuvarlandı sertçe basamaklara çarpa çarpa. Kyungsoo başını korumayı başarmıştı ama bu vücudunun diğer kısımları için pekte geçerli sayılmazdı. Yüzünde, kollarında ve bacaklarında kanamaya başlayan yaralar oluşmuştu. Ayrıca omuzu da yerinden çıkmış olabilirdi çarpmanın etkisiyle.

Ama o bir kız gibi bağırıp çağırmaktansa , yada ağlamak gibi aptalca bir şey yerine dişlerini sıkıp kendini sakinleştirmeyi denedi acısını yok saymaya çalışarak.

“ Yürürken önüne bakmalısın. “ Kapıyı hızla çarpıp oradan uzaklaştılar Lee So Man‘ın adamları.

Demek cezaları buydu.

Herkes, onu yara bere içinde gördüğünde, onun aslında bir komploya gittiğine değildi aptalca merdivenlerden düştüğüne inanacaklardı. Kyungsoo derin bir nefes almaya çalışsa da odanın boğucu havası aniden başını döndürmeye başlamıştı. Ya da başını ilk düşüşte basamaklara oldukça sert çarpmıştı, tam olarak bilemiyordu. Kusmamak için sırtını duvara yaslayıp başını dizlerinin arasına gömdü bir süre. Oda pek de aydınlık olmadığı için içeride tam olarak ne olduğunu anlayamamıştı Kyungsoo ama aradan geçen dakikalar sonunda burnuna kusmamasına hiç de yardımcı olmayan kokular geliyordu. Burnunu kapatıp ağzından almayı denese sonunda dayanamayıp olduğu yere çıkardı bütün midesindekileri.

Bir şeylerden sinirini alması gerekiyordu. Acıyan vücudunu hiç düşünmeden hızla kalktı oturduğu yerden ve eline ne geçiyorsa dağıtmaya başladı.

Sesleri uzaktan duyan Lee So Man korumalarla olan konuşmasını yarıda kesip hızla odaya girdi. Kyungsoo'yu odanın ortasında dizlerinin üzerinde başı eğik görünce oldukça şaşırdı. Odanın uzaktan kumandayla açılan bütün ışıklarını elindeki minik kumandayla açtı biranda. Etraf darma duman olmuş ve odanın köşesinde de büyük bir kusmuk birikintisi vardı.

“ Ahh, şu haline de bir bak. “ Lee So Man'ın sesi oldukça keyifli geliyordu. Kyungsoo sertçe bakışlarını ona çevirince adamın suratında ki ifade dondu anında. Adamlarına döndü hızla. “ Size onu korkutmak için hırpalamanızı söylemiştim sadece. Ne yaptınız ona? “

“ Bir şey yapmadık. Sadece merdivenden düştü. “ Adamlardan kısa boylu olanı umursamazca silkti omzunu.

“ Onu uyardık. Bir daha önüne bakarak yürüyeceğine eminiz. “ Diğer adamda alayla sırıtarak Kyungsoo'nun yarım saatte bitmiş bedenine baktı.

“ Şanslısın bunak. “ Kyungsoo kustuğundan dolayı boğazı kötü durumdaydı ve hala kusmuk tadını alıyordu. Yüzünü buruşturup ona dönen Lee So Man'ın yüzüne doğru konuşmaya başladı. “ İspiyoncu biri olmadığımdan bundan babamın haberi olmayacak. “ Bedenini zorlayarak ayağa kalktı.

Neden birden burası bu kadar sıcaklaşmıştı. Kyungsoo soğuk soğuk terler dökmeye başlamıştı nedense aniden.

“ Söylesen de başımın belaya girebileceğini sanmıyorum. Merdivenlerden kendin düştün. “ Kyungsoo söyleyebilecek söz bulamadığından ensesinde oluşan terleri sildi avucuyla.

“ Demek 102 ‘ i burası. Öğrencilerini buraya kapatıp onlara işkence mi yapıyorsun yoksa? “

“ Hayır. İşkence yapmak bizim okulumuzda kural dışı. Sadece buraya kapatıp suçlarının acısını çekmelerini sağlıyoruz. Ayrıca bunu itiraf etmeleri de gerekiyor. Özür dilemeyi öğrenene kadar burada tutuluyorlar. “

“ Desene okul kapanana kadar bu göt kadar hücrede tıkılıp kaldım. “ Kyungsoo tehdit dolu bakışlarını So Man'ın üzerinde gezdirmeye başladı yeniden.

“ Bu çok fazla uzun sürmez. Mesela senin gibi, özür dilemeyi bilmeyenler için aklımızda başka şeyler daha var. “ Lee So Man yavaş adımlarla adamlarını önden yollayarak yürümeye başladı. Tuhaf bakışlarıyla Kyungsoo'yu baştan ayağa süzdü önüne geldiğinde.

Kyungsoo onun aklından geçenleri pek tahmin edemesede alayla gülümsemesinin yanı sıra onun hemen ardından sert bir yumrukla adamın nefesini kesti. Lee So Man elleri karnında iki büklüm olup adamlarını tekrar Kyungsoo'nun üzerine saldı.

“ Tutun şunu! “ Adamlar bir şey demeden emre uyarak, Kyungsoo'nun hiç itiraz etmeden onlara doğru uzattığı kollarından yakaladılar. Lee So Man'ın ona doğru hıncını almak istercesine attığı yumruktan ani bir hareketle kurtuldu Kyungsoo.

“ Bana vurursan s- “ Lee So Man onun konuşmasına fırsat vermeden sağ yanağına doğru ardı ardına iki yumruk atıp bir kerede elinin tersiyle diğer yanağına tokat attı. Kyungsoo ağzına dolan kan tadını aldığında yavaş yavaş yükselen siniri sonunda tepeye ulaşmıştı. Kollarından tutan adamları sert ve acımasız tekmelerinin yanı sıra yumruklarıyla da yere sermeyi başardı birkaç saniyelik. Elinin tersiyle dudağının kenarını silip So Man‘a doğru birkaç adım attı.

“ Galiba babam sana kayıt olurken birkaç şeyi söylemeyi unuttu. Mesela bunun gibi. “ Kyungsoo adamın kafasından tuttuğu gibi sertçe yüzüne doğru bir tekme geçirdi diziyle. Zavallı müdür kırılan burnunu tutarak geri geri ondan kaçmaya başladı. “ Canına susamış olduğun belli müdür. “ So Man‘ ın üzerine bir kez daha saldıracaktı ki adamlarından biri Kyungsoo'yu gömleğinin arkasından tuttuğu gibi kol kaslarından büyük bir güç alarak arkaya doğru çekti. Kyungsoo geriye doğru düşüp birde kaşını masaya çarparak onu da patlattı. Vücudunda oldukça büyük bir hasar oluşmuştu. Onu görenler merdivenlerden düştüğünü sanacaklar mıydı acaba?

“ Yaraları biraz kapanana kadar burada kalacak. Ben çıkarın demedikçe kimse kapıya elini sürmeyecek. “ Lee So Man ağlamaklı bir şekilde yüzünü büzüp, burnunu tuttu.

~ ~ ~

3 Gün Sonra ;

Kin Jongin, 3 gündür bir rutin haline getirdiği alışkanlığıyla sınıfa girerken gözlerini tekrar Kyungsoo'nun sırasına çevirdi ve yine boş bir sırayla karşılaştı. Bu umursamazlık maskesi pek de işe yaramıyordu anlaşılan, Minseok onun Kyungsoo'ya bakındığını fark ederek çekingen adımlarla Jongin'in masasına yürüdü.

“ Kim Jongin. “ Jongin başını koyduğu sırasından yavaşça kaldırıp tepesinde dikilen Minseok'a baktı.

“ Kyungsoo 3 gündür ortalarda yok. Sence ona da, oda 102 ‘ ye kapatılan diğer öğrenci Haewoon ‘ nun başına gelenler gelmiş gibi gelmiyor mu? “ Minseok cümlenin saçmalığıyla utanarak yüzünü saklama çabalarına girdi bir süre.

“ Cezasını çektiğinden eminim. “ Gözlerini Minseok'tan çekerek başını tekrar sıraya koydu.

“ Ama – “ Jongin Minseok'un konuşmasına fırsat vermedi.

“ Defol. Benim yapabileceğim bir şey yok. “ Gözlerini sıkıca kapatıp yaptığı hatayı düşünmemeye çalıştı.

Minseok üzgün adımlarla tekrar sırasına dönüp oturmak yerine Kyungsoo'nun sırasına oturdu bu sefer.

~ ~ ~

“ Kim Jongin, kapıyı çalman gerektiğini bilmiyor musun? “ Lee So Man sesini yüksek çıkarmamaya özen gösterdi. Odaya bir hışımla giren Jongin yüzünden oldukça korkmuştu.

“ Do Kyungsoo nerede? “ Ellerini cebine koyarak buz gibi bakışlarını karşısında ki sesini çıkarmaktan korkan adama çevirdi.

“ Cezasını çekiyor. Suçunu itiraf etmediği – “ Kim Jongin adamın sözünü yarıda kesti masaya attığı sert bir tekmeyle.

Neden?

Bu kadar sinirlenmesine neden olan şey neydi?

“ O çocuğu döven Do Kyungsoo değildi? “

“ Sen nereden biliyorsun bunu? Elinde kanıtın var mı? “

“ Olması gerekiyor muydu? “ Birkaç adım daha atıp So Man'ın masasına doğru eğildi yavaşça. Kyungsoo'nun tehdit vari bakışlarının aynısından Jongin'in de de vardı.

“ Tamam. Sevgilin için neden bu kadar endişelendiğini anlıyorum. “ Kim Jongin Kyungsoo'nun yanına daha geç ulaşabilmek adına adımlarını ağırdan almaya başladı. Süreyi ne kadar uzatırsa o kadar daha fazla yaşayabilirdi.

“ O benim sevgilim değil. “

“ Ama babanız Bay Kim okul bittikten sonra evleneceğinizi bile söylemişti. “ Kim Jongin kendini sıkarak başını hızla çevirdi müdürden başka bir tarafa. Babası ağzını hiçbir zaman tutmayı beceremeyecekti anlaşılan. Olur, olmadık şeyler söyleyip hayatlarına karışmasından bıkmıştı artık Jongin, annesi yetmezmiş gibi.

Müdür So Man odasının kapısını açmaya çalışırken çekingence arkasından yürüyen Jongin'e döndü.

“ Bu arada, onu gördüğünde biraz şok olabilirsin. “ Kapıyı açıp önden yürümeye başladı yeniden. Ama bu sefer adımları öncekinden daha hızlıydı , sanki Jongin'den kaçmak ister gibi.

“ Ne demek bu? “ Jongin adamın kolundan tuttuğu gibi kendine çekti sertçe.

“ Ayağı takılıp merdivenlerden yuvarlandı. “ Jongin’in gözleri kocaman oldu aniden.

“ Merdivenden düşmek ve dayak arasındaki farkı kolayca anlayabilirim. Umarım bana yalan söylemiyorsunuzdur. “ Adamın kolunu bırakıp önden yürümesi için itti arkasından.

~ ~ ~

Kyungsoo kapının açılma sesiyle yattığı yataktan kaldırdı başını birazcık. Işıklar aniden yanınca rahatsız olarak sırtını yatağın demirlerine dayadı.

“ Gerçekten sana merdivenlerden düştüğünü söylüyorum öğrenci Kim Jongin . “ Lee So Man sanki sesini Kyungsoo'ya duyurmaya çalışıyor gibiydi.

Kyungsoo birinin geldiğini anlayarak yeniden yatağa yattı ve gözlerini kapadı. Baygınmış numarası yaparsa başından çabucak gidebilirdi. Yada Lee So Man'ın başı belaya girebilirdi.

Bir dakika, Kim Jongin mi?

Kyungsoo merdivenlerden inen iki kişiye ait olduğunu anladığı ayak seslerini duyunca tekrar açtı gözlerini hızla. Onlara gelenlere bakmak içinde başını arkaya çevirdi. Kim Jongin, gerçektende oydu.

“ Özür diletmek için geldiysen, defol bunak. “

Kyungsoo, güçsüzlüğünü belli etmemek adına bitkin ve yaralarla dolu olan vücudunu zorlayarak yataktan kalktı.

“ Cezan burada son buldu, seni çıkarıyorum. “

Kim Jongin yavaş adımlarla Kyungsoo'ya yaklaşmaya devam ediyordu kısık gözleriyle onu süzmeye devam ederek. Sonunda onu net görebildiği bir yere gelince aniden olduğu yerde durdu.

Gömleği yatağın üzerindeydi ve kanlar içindeydi. Kabarık saçları tıpkı bir cadınınkine dönüşmüştü. Ve yüzü. Oldukça şişmişti. Kaşında kapanmaya yakın bir yarık, dudağında bir yara, sağ yanağında kulağının yakınında boydan boya pek de derin olmayan kalın bir çizik, ve yumruk yediği oldukça belli olan çürükleri vardı yanağında.

“ Burnun iyileşmiş durumda değil mi? “ Kim Jongin bir adamın donup kalmasına neden olacak buz gibi bakışlarıyla yanında huzursuzca duran Lee So Man ‘ a döndü ağır çekimde.

“ Ahh , şey .. “ Adam ne diyeceğini bulamamış gibiydi. Kem küm edip Jongin'in karşısında küçülmeye devam ediyordu iyice.

“ İyileşmiş gibi durmuyor. Bu yüzden bunu başka bir zamana bırakıyorum. “ Jongin tehdidini yaptıktan sonra Kyungsoo'nun kolundan tuttuğu gibi hızla oradan çıkardı.

Kyungsoo günler sonra gün ışığına çıkmanın verdiği rahatsızlıkla gözlerini kıstı. Jongin'de bunu fark etmiş olacak ki Kyungsoo'nun başını tuttuğu gibi okul ceketinin altına sokup öyle yürütmeye başladı koridorda.

“ Ahh, Bu 102 ‘ ye gönderilen çocuk değil mi? “ Aptal bir kız yüzünden Jongin'in Kyungsoo'yu gizlice kaçırma planı tamamen suya düşmüştü. Ama o bunu umursamadan hiç duraksamayarak Kyungsoo'nun başını ceketinden hiç çıkarmadan hızlıca yatakhaneye doğru yürümesine devam etti uzun bir süre daha.

Neden bunu yaptığına dair hiçbir fikri yoktu kafasında? Neden bu çocuğa yardım ediyordu ki?

Seguir leyendo

También te gustarán

KAPI 23:56 Por Işık

Novela Juvenil

473K 20K 32
[TAMAMLANDI] Bir gece yarısı, Evinin kapısının önünde, Bir kız bulmasıyla başladı her şey. Ve o gece yazıldı kaderleri... 20.03.2020🌃
605K 44.1K 21
Çimlerin kralı, Fenerbahçe'nin göz bebeği Kuzey Karahanlı. Hayatını kariyerine adamış, tek amacı daha da başarılı olmak olan bir adam. Buz patenine...
66.7K 8.6K 41
barış'ın yapılacaklar listesi: ✓ notlarını yüksek tut. ✓ bursunu koru. ✓ milan'dan nefret et. son madde hariç hepsi gayet iyi gidiyordu. milbar, yarı...
162K 13.9K 30
Bazı insanlara katlanırsın. Bazı insanları seversin. Bazen de, en çok kaçtığın kişiye yenilirsin.
Wattpad App - Desbloquea funciones exclusivas