DAMARLARIMDAKİ AŞK

By tugcanlafci

13.4K 522 230

Aşk bacayı çoktan sardı. Bizim elimizden yaşamak gelir. Aylin'in monoton hayatına yeniden dahil olan Mert... More

1. Bölüm UMUT
2. Bölüm DOSTLUK
3. Bölüm EV ARKADAŞI
4. Bölüm MAZİ MAZİDİR İŞTE
5. Bölüm ALL İS WELL
6. Bölüm GEÇMİŞ PEK GEÇMEMİŞ
7. Bölüm BİLİNMEYEN GÜÇ
8. Bölüm OYUN
9. Bölüm DOSTLUK
10. Bölüm KALP KIRIKLIĞI
BİLGİLENDİRME
11. Bölüm HAVADA AŞK KOKUSU VAR
12. Bölüm- ANNE
13. Bölüm- ABLAM (!)
15. Bölüm AYRILIK ACI
16. Bölüm- Herşey Güzel Olacak
Bilgilendirme
17. Bölüm- Soğuk Sular
18. Bölüm Unutmak
19. Bölüm Herşey Eskisi Gibi Olacak

14. Bölüm- HAYATIMDA BİRÇOK SORUN VAR

343 15 11
By tugcanlafci

14. Bölüm

Sabaha kadar gözümü kırpmadım. İçinde bulunduğum durum beni kahrediyor. Ve ne yapacağıma dair tek bir cevap yok aklımda.

Ablam Merte aşık olduğunu söyledi. Merte. Sevdiğim adama. Beni seven adama.

Bunu söylediği zaman beynimin sağ lobundan sol lobuna doğru bir hareketlilik hissettim. Ellerim, kollarıma doğru, dirseğimin tam östüne kadar uyuştu ve hissedemedim. Ev ekvator gibi olmasına rağmen kendimi kutuplarda hissettim. Ya da tam tersi, bilemicem.

Anımsamıyorum aslında pek çok şeyi. Düşünme yetimi kaybettiğim gibi galiba aklımıda kaybettim o sıralarda.

Ablam cevap bekler gibi suratıma bakıyordu ve benim konuşacak tek kelimem yoktu.

Sadece iyi geceler dedim. Diyebildiğime şükrediyorum.

Bu sabah her zamankinden farklı olucak. Dediğim gibi ablamla aram pek iyi değil. Hatta onun için ölüyorumda diyemem. Ama bu son durum. İyice soğuttu beni ona karşı.

O ise bana bi melekmişim gibi davranıyor. Ama ben hissediyorum. Mertle tanışmasına sebep olduğum için bana karşı böyle. Ahh kahretsin nerden de kabul ettim alışveriş teklifini. Hepsi benim suçum.

Aslında ablama kızamıyorum. Onun bi suçu yok. Hiçbir şeyden haberi yok. Bilse kardeşinin sevgilisi olduğunu kesinlikle böyle bişey yapmaz.

Birden yataktan fırladım.

"Ee madem bilse yapmaz. Bende söylemeliyim."

Bu söylediğim şeye ilk başta kendim güldüm. Yapmalıyım evet ama nasıl? Bunu ablama hayatta söyleyemem.

Ben düşüncelere dalmışken ablam odama girdi.

"Günay.. Bu gözlerinin hali ne böyle. Gulyabani gibi olmuşsun"

Gülerken konuşmak adetidir ablamın. Bildiğin dalga geçiyor benimle.

"Ne varmış gözlerimde?"

"Gözlerin diyorum tatlım, kafam kadar olmuşlar."

Sinirli bir bakış attım ve kafamı çevirdim. Yataktan kalktım ve giyinmeye başladım. Giyinmek derken üstüme bi hırka aldım o kadar. Evde pijamayla dolaşmak hobimdir benim.

Kapıya doğru yöneldim.

"Nereye gidiyorsun, biran önce hazırlan. Gidiyoruz!"

"İyi alıştın sen. Ben okula gidiyorum sen nereye gidiyosan git!"

"Ben nerden bileyim burayı. Sen götür."

"Gö-tü-re-mem!"

Birden ısrar etmeyi bıraktı ve hınzırca bi gülüş attı.

"Tamam ben kendim giderim."

"Süper olur"

Kapıdan çıkmadan önce arkamı döndüm. Telefonumu eline almış bişeyler yapıyo. Amaan zaten içinde bişey yok. Naparsa yapsın!

***

"Kahvaltı hazırrr, hadi masaya abla."

"Geliyorum."

Ablam mutfağın kapısından içeri girmeden bi on metre uzaktan parfüm kokusunu alabiliyordum.

İçeri girdiğinde ise karşılaştığım manzara akıllara zarardı. Üzerinde yok denecek kadar kısa ve tahrik edici bi mini etek ( ben bile tahrik olduysam artık), onun üzerinde ise göğüslerini en az 90 beden kadar gösteren üst düğmeleri açık bir gömlek.

"Abla E5'e gitmiyosun, alt üstü bi alışveriş mağazası. Bu ne böyle."

Kendini beğenmiş bir bakış attıktan sonra masaya oturdu.

"Seni ilgilendirmez şekerim. Ben böyle seviyorum."

"

Akşam eve dönerken arkandan piç sürüsü mü getirmeyi planlıyosun. Benim başımı belaya sokma. Sen gidince de ben bu evde yaşıcam."

Sinirlenmiştim ve bunu belli etmem gerekiyordu.

"Off uzatma. Böyle gidicem diyorum."

Her zamanki gibi ablamın inadına yenik düştüm işte. Lanet olsun, ne yaparsa yapsın. Bana bulaşmasın.

"Tatlım ben acele yiyorum, birazdan çıkıcam. Beni almaya gelmiştir bile."

"Ne diyosun? Kim gelmiştir?"

"Aa sana söylemeyi unuttum. Beni Mert götürücek."

Hı? Pardon! Sevgilim mi götürecek? Diyemezdim tabiki.

"Ah abla saçmalama. Kendin git!"

"Ben buraları bilmiyorum ahmak. Sana dediğim zaman kabul etmeliydin. Hem belki biraz yakınlaşırız. Bu hoşuma gider."

Ahhh. Beynimden vurulmuşa dönüyorum ablam böyle deyince. Hala yakınlaşmadan bahsediyor. Kahretsin!

"Abla bak, seni ben götürürüm. Belki işi falan vardır. Meşgul etme çocuğu."

"İşi yok. Ben aradım Merti. Birazdan burda olur"

Bak senn! Mert bey bayaa rahat. Geberticem onu ya!

"Demek kabul etti. Peki tamam. Bende geliyorum."

İkisini yalnız bırakamam tabiki.

"Kes sesini. Gelmiyosun. Aylin bak ablana yardımcı ol. Aşık oldum diyorum. Belkide bu elimdeki son fırsattır. İkimiz gidecez, Mert ve ben."

Böyle acıklı konuşmasa olmaz tabi. Zaten o Mertin boğazını kesicem kurtulamaz benden.

"Ne halin varsa gör abla!"

Kahvaltı etmeyi bırakıp hızla odama gittim. Üzerimi giydikten sonra kapıyı çarptım ve çıktım evden. Arabama binip hemen Merti aradım.

"Napıyorsun sen!"

"İyiyim hayatım. Yoldayım. Sen napıyosun?"

"Dalga geçme. Geberticem seni. Nasıl ablamla çıkarsın ya?"

"Ne diyosun sen. Ne çıkması? Sanki yalnız olucaz."

"Babanıda mı çağıraksın yoksa. He söyle bana."

"Aşkım sende olucaksın sonuçta aramızda. Ne var bunda?"

"Ben mi? Ben olmayacağım canım. Siz ikiniz iyice eğlenin. Benim yerimede!"

Suratına telefonu kapatmıştım. Sinirli olduğumu yeterince belli ettim sanırım. Oh olsun!

Biraz sonra mesaj geldi.

"Bebeğim sende geliceksin sanıyodum ben. Ablan var diye buluşamıyoruz. Bende yüzünü görmek için kabul ettim. Yemin ederim gelmeyeceğini bilmiyodum."

Arabanın içinde kendi kendime tısladım durdum. Sonradan aklıma geldi ve sinirimi yatıştırmak için müzik açtım. Cem Adrian ❤️ Bana huzur veriyor.

Okula geldiğimde gözlerim Merti aradı. Ama okulda olamayacağını, sevgili ablamla gezdiğini unuttum doğrusu. Anlaşılan bugün okul bana zehir olucak.

***

"Evet tatlım, bende tüm notlar var sana veririm."

"Teşekkür ederim yaa. Gerçekten ihtiyacım vardı"

"Ne demek. Rica ederim"

Bizim bölümün ineği Ayça ile konuşuyordum. Malum okulu uzun zamandır boşladım ve artık çalışmam gerek. Biz Ayça ile konuşurken Barışın bize doğru geldiğini gördüm.

"Selam. Ayça bizi biraz yalnız bırakabilir misin?"

"Ah tabiki. Bende zaten fotokopi çektirmeye gidiyodum. Görüşürüz Aylin."

Konuşmadan, mimiklerimle görüşürüz dedim Ayçaya.

"Aylin nasılsın? Görüşemiyoruz. Doğrusu.."

Birden duraksadı. Ve devam etti.

"Özledim seni."

"Benimde konuşmaya ihtiyacım var Barış. Kendimi iyi hissetmiyorum bu aralar."

"Çözüm bulabilir miyim bilmiyorum ama iyi dinleyiciyimdir."

Aslında bu durumun bi çözümü yok. Yani ben bile bulamıyoken başkası hiç bulamaz. Ablam ve sevdiğim adam. Şuan birlikteler. Ve işin kötü tarafı ablam o adama aşık. Elimden bişey gelmiyor. Gelemiyor.

"Aylin. Anlatıcak mısın artık?"

Daldım gittim tabi ya.

"Şey boşver gitsin. İyiyim aslında ben"

"Emin misin?"

"Evet."

"Peki o zaman. Seni bi yere götürmek istiyorum. Ne dersin?"

"Hayır desem üzülü.."

"Evet üzülürüm Aylin."

Bu çocuğa hayır demek imkansız gibi.

"Ah peki tamam. Gidelim."

Bu yol tanıdığım bi yol. AVM'nin yolu. İnşallah ablamlar orda değildir. Mertle Barışın arası zaten bozuk. Bide fitili ateşleyen kişi olmak istemem.

"Nereye gidiyoruz Barış? Yani Avm'ye anladığım kadarıyla."

"Evet. Bir tanıdığımızın kebap dükkanı var. Harika kebap yapıyo. Bayılıcaksın."

"Evet ben bugün kesinlikle bayılıcam."

Sessiz söyledeğim için Barış algılayamadı. Bir daha sorduğunda ise geçiştirmekle yetindim.

***

"Ihhmm, harikaymış gerçekten. Bu hayatımda yediğim en iyi kebap."

"Demiştim."

İkimizde gülmeye başladık. Çok mutluydum onun yanında. İyi geliyo Barış bana. Dost olarak tabi.

Birden bi el omzuma dokundu. İrkildim ve ani bir hareketle arkamı döndüm.

Haaa! Mert bu!

"Afiyet olsun gençler. Aylin senin okulda olman gerekmiyo mu? "

Dişlerini sıkarak konuştu Mert. Doğruyu söylemek gerekirse korkmuştum biraz.

Mert seninle görüşücez der gibi bi bakış attı bana. Tabi ablamda yanındaydı. Aldırış etmedim.

"Oturmaz mısınız?"

Demekle yetindim sadece. Barış şaşırmış gibi bizi izliyordu. En sonunda şaşkınlığını bir kenara bırakıp konuşmaya başladı.

"Aylincim anlaşılan Mert senden çabuk bıkmış. Söylesene Mert bu kızda yeni oyuncağın mı?"

Allahım ne diyo bu!! Ablammm, anlayacak.

"Aylin ne diyo bu çocuk?"

"Şey yani şey demek istedi. Yanlış anlama."

"Ne demek istediğim açıkça ortada hanımefendi. Mert Aylinin sevgilisiydi. Anlaşılan onu bırakıp seni devralmış. Harikasın dostum!"

Ablamın gözleri doldu hatta bikaç damla aktığını bile gördüm. Orayı terkedip çıkışa doğru ilerledi.

"Aferin Barış. İyi yaptın!"

İşte ben ablamdan saklarken Barış herşeyi berbat etti.

Bende ablamın peşinden koştum. Onu sakinleştirmem gerekiyordu. Biliyorum bir suçum yok ama gelgör ki bunu ablama anlatmak imkansız!

"Abla, beni bekle. Yoruyosun beni lütfen bekle."

Duracak gibi kesinlikle değildi. Yoldan geçen bi taksiye atlayıp hızla uzaklaştı yanımızdan. Barışın arabasıyla geldiğimiz için benim arabam okulda kalmıştı. Tek çare Mertle birlikte gitmekti. Bu durumda biraz tehlikeli ama yapacak bişey yok.

"Mert lütfen hemen gidelim."

Arabaya bindiğimizde ağlamaya başladım ve bu eve gidene kadar sürdü.

"Sevgilim korkma. Ona sadece birbirimizi ne kadar sevdiğimizi anlat. Ne olursa olsun seni seviyorum Mavi'm."

Bugün ihtiyacım olan en güzel cümleyi söyledi Mert bana.

Ona gitmesini söyledim ve eve girdim. Ablam odaya çekilmişti. Sanırım ağlıyordur. Korkuyordum ama içeri girmek zorundayım.

"Giriyorum."

Cevap yok. İçeri girdiğimde karşılaştığım manzara beni bi hayli şaşırmıştı.

Ablam ağlamayı bırakmış. Aynanın karşısına geçmiş kendini inceliyor. Biran delirdi zannettim ama neyse ki kısa sürdü.

"Bak sana herşeyi anlatıcaktım. Ama sen aşık oldum diyince... Ne biliyim işte. Seni kırmaktan korktum."

"Emin ol böyle daha çok kırıldım. Ama sorun değil Aylin. Nasıl olsa Mertten ayrılacaksın. Öyle değil mi? Yani bunların babamın kulağına gitmesini istemiyosundur umarım!"

Yine kendini beğenmiş, ego manyağı tavırlarıyla yüzüme, tam gözlerimin içine bakarak bana meydan okumuştu ablam. Sevgili ablam.

"Ne diyosun sen abla. Bunu yapamazsın!"

"Öyle bi yaparım ki. Şaşar kalırsın Aylin."

"Bana bunu neden yapıyosun? Benim canımı neden acıtıyosun abla? Beni neden sevmiyosun?"

Biranda ağlamaya başlamıştım ve bu benim olduğumdan güçsüz gözükmeme sebep olmuştu.

"Ben Merti seviyorum abla. O benim, benim herşeyim."

"Uzatma Aylin. Kararını ver!"

Babam öğrenirse burda ki hayatımın sona ereceği bir gerçekti.

Korkuyordum.

Beni bir başıma bırakıp çıktı odadan. Kapıyı çarpmıştı giderken. Sadece bikaç şey söylediğini duydum.

"Onu sana bırakamam küçük kardeşim. Çünkü ona fena halde aşık oldum."

Canlarıııım, ciğerlerimmm :D Mert ve Aylin çok iyi bir ikili. Bi arkadaşım mesaj atmıştı bu konuyla ilgili. Mert ve Aylin artık Meray olsun diye. Malum ikili süperler. Bundan sonra onlar Meray ❤️

Vote ve yorumlarınızı eksik etmeyin. Sizi seviyorum.

Continue Reading

You'll Also Like

92.9K 6.1K 52
Akın dalgınlıkla bahçe kapısından geçtiğinde evine yürüyecekken erik ağacına tünemiş bir karaltı fark etti. Akşamın is gibi çöreklendiği gökyüzü, kız...
2.2M 109K 39
Rusya'da yaşayan kuzenine yazmak isteyen Narin, numaraları karıştırarak başka bir adama denk gelir. Denk geldiği adam, dünyaca ünlü, karanlık işleri...
104K 9K 10
Bütün yollarımın sonu sana çıkacaksa, hangi yolu yürüdüğümün bir önemi var mı?
597K 27.2K 70
Buket Koçan, bir silahlı çatışmanın ortasında kurşunların açık hedefi olan patronu Seray Köksöz'ü korumak için onun önüne atladığında hayatının son b...
Wattpad App - Unlock exclusive features