Escape ~

By PinkySlush

738 39 8

More

Escape ~
1. Bölüm
3. Bölüm

2. Bölüm

76 9 5
By PinkySlush

Meraba :) Öncelikle şunu söyleyim. Şu ana kadar hikayeme çok yorum yada çok vote almadım. Ama siz her bunlardan birini uyaptığınızda benim yüzümde bi gülümseme oluyo. Böyle mal mal aşık olmuş gibi sırıtıyorum. Ve sizden isteim eğer hikayemi sevdiyseniz reading list'inize eklemeniz. Böylece kaç kişinin tamamıyla takip ettiğini görebilirim.  Herşey için teşekkürler. İyi okumalar

-------------------Okul'un İlk Günü----------------Alice'in Ağzından----------------------------------------

     Okul yatılı olduğu için herkes gibi ben de dersler başlamadan 2 saat önce geldim. Vosvosu bu sefer annem kullanıyordu. Sıkıcı bir yolculuk geçirdikten sonra okulun önüne3 geldik. Öğrencilerin önümüzden geçmesini izleyip otoparka girdik. Anneme baktığımda gözleri dolmuştu:

-Alice seninle gurur duyuyorum.

+Biliyorum anne. Ben de sizinle. Teşekkür ederim. Her şey için.

-Seni seviyorum.

+Ben deee

      dedikten sonra oldukça mutlu görünmeye çalışarak baculumu aldım. Ve yatakhanelerin yerini öğrenmek için ana binaya doğru yürümeye başladım. Mutlu görünmeye çalışmama gerek yoktu. Zaten çok mutluydum. Bunu saklayamazdım derken Dylan'ı gördüm. Müzik bölümüne doğru ilerliyordu. Demek müzik bölümüdeydi. Olabilir. Buna alışabilirim diye kendime destek vermeye çalıştım ama içten içe biliyordum ki alışmakta çok zorlanacaktım. Yüzümdeki mutlu ifade yerini boş bir sevimsizliğe bıraktı. Ana binaya geldim ve içeri girdim. Kayıt günündeki görevli aynı yerinde oturuyordu:

-Yatakhaneler ne tarafta acaba?

+Hangi bölümdesin?

-Edebiyat dedim sırtımı dikleştirerek

+ Yatakhanelerin hepsi edebiyat bölümünün yanında. Ama önce kendi bölümüne gidip form doldurman gerek. Sana verdikleri broşürü de saklamayı unutma

-Teşekkür ederim. 

    Edebiyat bölümü ana binaya yakın olduğu için kısa sürede vardım. Formu doldurdum. Sıkıcı ve ne işlerine yarayacağını bilmediğim sorular sormuşlardı. Broşürü aldım ve yatakhanelere doğru ilerledim. 1377 numaralı oda demişlerdi. Edebiyat bölümünden bir kızla oda arkadaşı olacakmışım. İyi anlaşmak zorundaydık. Belki tatillerde alışverişe çıkardık. Ya da benim vosvosumla bana şehri gezdirirdi. Saçlarımızı örerdik falan. Kızca şeyler yapıp eğlenebilirdik. Yatakhanenin girişine geldiğimde burasının ikiye ayrıldığını gördüm. Sol taraf erkekler. Ve sağ taraf kızlar. Sağa saptım ve görevli bana odamın 3. katta olduğunu söyledi. Heyecanlanmıştım. 3. kata çıktım ve kapıyı açtım.

     Kapıyı açmamla tüm hayallerim suya düştü. Kafamda çok tatlı gözüken hayali oda arkdaşımla gerçek hayattaki oda arkadaşım arasında çok fark vardı. Oda arkadaşım kayıt günü çarptığım ve bana "Dikkat etsene. Saçımı bozuyordun" diyen o havalı g*tü kalkık kızdı:

-İçeri girmeden önce kapı çalmayı bilmez misin sen? 

+Meraba

Benim sesimi duyunca gözleri büyüdü. Törpülemeye çalıştığı tırnaklarından gözlerini ayırdı ve bana baktı. Yüzünü buruşturdu. Ve ağzı açıldı. Bir şeyler demek istediği belli oluyordu ama konuşamıyordu. Hafif öksürmeye başladı.

-Aşağı in ve odanı benimle paylaşmak istemediğini söyle. Kabul etmezlerse kaydını da aldırabilirsin. Beni ilgilendirmez.

+Ne?

-Ne ne? Dedim ki seninle oda arkadaşı olamam canım. 

+Bak. Sen bu okulu nasıl seçmelere girip kazandıysan ben de öyle kazadım. Kötü bi başlangıç yaptık ama biz oda arkadşaıyız. Ben de sana pek meraklı değilim. Ama elimden bi şey gelmez.

-Çok duygusal konuştun ama yok. Sen kaydını aldır bence evet ya. Hadi. Kapı o tarafta

+Ya yeter be. Seninle aramızda iki diyalog geçti ama şu ana kadar hayatımda gördüğüm en bencil en gıcık ve gereksiz insanlardan birisin. Cidden yeter artık.

-Cidden böyle mi düşünüyorsun? Bencil gıcık ve gereksiz miyim?

+........

-Sen de çenesi düşük sürtüklere benziyosun. Ama dürüstsün. Bunları bana söyleyen belki de ilk kişi sensin. Sevdim bunu. Adım Charlotte. Charlotte Carter. 

+.........

-Adını söylesene?????!?!?!?!?

+Çok kibarsın ya. 

-Evet adın neydi?

+Alice 

-Tamam. Bu yatak benim. Seninki şu. Tuvaletler koridorun girişinde. Duşlar da orda. Senin masan şu. Bu da kahve makinemiz! Kahve sever misin?

+Tabiki. Sen de seviyosun sanırım. Evinden buraya kahve makinesi getirdiğine göre.

-Aynen

     Charlotte biraz değişikti evet biraz değil baya. Ama onu sevmiştim. Ya da bi anlık bi sevgi hissetmiş de olabilirim. Ama kesinlikle çok güzeldi. Kahverengi saçları kahverengi gözleri evet çok sıradandı ama farklı bir sıradanlıktı. Her erkeğin peşinde koşabileceği bir kızdı Charlotte. Ve büyük ihtimalle her erkek peşinde koşuyordu. Ona döndüm:

-Bir sevgilin var mı?

+ Niye eşcinselsin ve benden mi hoşlandın yoksa? dedi gülümseyerek

Saçmalama bakışı attım ve:

-Öyle bi halim mi var cidden?

+Yani pek yok ama kim bilir. Zaten bir halin yok desek daha doğru olur.

-Derken?

+Yani bir tarzın yok.  Giyinmeyi bilmiyosun. Baksana kıyafetlerin çöpten toplanmış gibi. Bavulunda bir kaç güzel şey var ama çoğu berbat. dedi ve bana kendi dolabından bir kaç kıyafet verdi. Bunlar benim için fazla güzellerdi.:

-Ben bunları kabul edemem. Teşekkür ederim ama hayır

+Hadi ama üstündekilere baksana. Bunlar tam senlik. İlk defa bu kadar insancıl davranyorum onu da söyliyim. Ben olsam kabul ederdim

     Haklıydı. Peki diye mırıldanıp kıyafetleri aldım. Onları denemeye gittiğimde bavulumun yarısı yerinde değildi.:

-Kıyafetlerim nerde?

+Çirkin olanları attım. Burdakileri de sana göre uyarlıycam. Güzel olanlarsa dolabında.

    Dolabımı açtım ve içinde onun verdiği bir kaç giysi vardı.:

-Sağol ya.

+Önemli değil dedi yapmacık gülümsemesini takınarak. Dışarı çıklaım mı? Derse yarım saat var.

-Peki

    Merdivenlerden indik ve yatakhaneden çıktık. Ana binanın önündeki banklardan birine oturmaya giderken insanlar bize bakıyordu. Ona döndüm ve:

-Neden bize bakıyolar?

+Çünkü geçen sene okulun en popüleri olan kızla okulda dolaşıyorsun ve üstündeki giysiler harika.

-Geçen sene de mi burdaydın?

+Evet ilk defa seçmelere o zaman katıldım ve ilk katılmamla kazandım. Büyük ihtimalle bu sene de okulun en popüleri olacağımdan sorun yok

-Hıı evet diye mırıldandım. Ne küstah bi sürtüktü bu?

Banklara geldiğimizde Önce o oturdu ve yanına da yavaşça ben oturdum. İnsanlar yavaş yavaş gözlerini üzerimizden çekmeye başlamışlardı:

+Bundan rahatsız olmuyor musun?

-Neyden?

+Ne? Farkında değil misin? İnsanların hepsi seni izliyor. Bütün gün. Bütün okul hayatın boyunca!

-Hıı yok. Alışıyorsun bir süre sonra.

+Kendini beğenmiş sürtük.

-Ne dedin?

+Yok bişi.

-Omg. Şu çocuğu görüyor musun? Yeni gelmiş olmalı Hangi bölüm acaba? Hey kafanı yerden kaldır ve şu çocuğa bak dedi.

    Beni buna zorlayınca parmağını takip ettim ve gösterdiği çocuk Dylan'dı. Dylan. İstemsiz olarak öksürmeye başladım. Konuşmak istemiyordum. Görmek de istemiyordum. Ama hala ona bakıyordum. Gözlerimi kaçıramıyodum. Ona kenetlenmişlerdi. Ve sonunda göz göze geldik. 10 Saniye falan baktı ben de ona baktım. Gözlerimi kaçıramıyordum. Sonra o pis sırıtışını yaptı kafasını salladı ve önüne döndü.

+Alice! Gidip tanışalım mı?

-Hayır! Hayır olmaz. Tanışamayız. Olmaz hayır isemiyorum. Dediğimde gözlerim dolmuştu. Onun bana yaptıkları her aklıma geldiğinde ağlamak istiyordum.

+Neden? Çok tatlı değil mi?

-Yani hayır. Olmaz hayır

+Nedenn?!!?!

-Çünküüü çünkü birazdan ders başlıycak. Gitmemiz lazım. 

    Bu iyi bir bahaneydi. Sınıfa girdik. Ve hocanın yaptığı sıkıcı konuşmayı dinledik. Dinledik dinledik. Bütün gün boyunca derismize giren tüm öğretmenler şu sıkıcı konuşmayı yapıyordu. Dersler bittiğinde saat 16.00 'dı. Yine aynı banka oturduk. Ve bölümlerinden çıkan herkes bize bakarak yürüyordu. Bense artık önüme dönmüş. Tırnaklarımla ilgileniyordum. Sonra bir ses duydum:

-Selam bebeğim. 

   Bu Dylan'ın sesiydi. Bu oydu. Dylan'dı. Kafamı kaldırdım ve rüzgarda saçlarım uçtu. Net göremiyordum. Gözlerim dolmuştu ve her şey bulanıktı. Onu pataklamak istiyordum. O'ysa Charlotte'a bakıp gülümsüyordu. Charlotte ayağa kalktı ve:

-Adım Charlotte

+Benimki de Dylan. Sana bebeğim desem sorun olur mu?

-Hahahah bana uyar.

+Harikasın bebeğim

    Bunu beni kıskandırmak için yapıyordu. Ondan nefret ediyordum. Benim canımı yakmıştı ve bunu yine yapıyordu. Yine. Lanet olsun.

    Meraba canlarım :) Bu bölümün bu kadar uzun olcağını düşünmemiştim. Hatta en kısa bölümlerden biri olur diye planlıyodum ama baya uzadı. Biraz sıkıcıydı ama bundan sonraki bölümde konu tam olarak yerine yerleşicek gibi gözüküyor. Vote'larınız ve yorumlarınız benim için çok önemli. Hepinizi seviyorum. <333 ^.^

Continue Reading
Wattpad App - Unlock exclusive features