Orange İs The New Black::Vhope

Oleh _CityOfAngels_

945 156 67

Banyo yapmak en sevdiğim aktiviteydi. Ama bundan sonra öyle olacağını sanmıyorum. Lebih Banyak

2
3

1

434 57 17
Oleh _CityOfAngels_

7 yıl sonra

Gayet harika bir hayatım vardı. Çok sevdiğim bir nişanlım ve gelecek için kurduğumuz çocuk hayalleri...

Ta ki yıllar önce yaptığım bir suç ansızın kapımı çalana kadar.

O zaman fazlasıyla gençtim. Kanın damarlarımdan hızla aktığı o çaylak dönemde kalbimi kendi cinsimden birine kaptırmış ve onun peşinden sürüklenmiştim.

O tam bir serseriydi. Uyuşturucu satışı yapıyordu ve bende ona uymuştum zamanında.

Ama yıllar sonra ansızın bu sebepten ötürü hapise atılacağımı pek sanmıyordu. Tam evlilik hayalleri kurarken böyle bir şey cidden berbat oldu zaten.

Üstümdeki turuncu elbiseye baktım ve iç çektim.

'Bu turuncu benim yeni siyahım olmalıydı galiba'

Bir hapishaneden farklı olarak burası birbirleriyle yiyişen erkeklerle doluydu ve işin garibi gardiyanlar görmesine rağmen bir şey demiyordu. Bu şeyleri zamanında bende yapmıştım ama artık hemcinslerin böyle şeyler yapması garibime gidiyordu.

Elime verilen yorgan ve yastıkla birlikte beni inceleyen mahkumları umursamadan bana söylenen odaya gittim.

Yatakta ağzındaki sakızı tabiri caizse orospu gibi çiğneyen oğlana ardından alt ranzasındaki saçı sıfıra vurulmuş koluna iğne vuran cüsseli adama bakıp karşısındaki boş ranzaya malzemelerimi bırakıp yatağa oturdum.

"Hey merhaba"

Sakız çiğneyen adam konuşunca bakışlarımı ona yöneltip mırıldandım.

"Merhaba"

Bu sırada çalan alarm sesiyle ranzadaki adamlar ayağa kalkıp yatağın dibinde durdular.

"Ayağa kalk sayım var ve sakın kımıldama"

Ayağa kalktığımda bir gardiyan içeriye girip odadaki kişi sayısını alıp bağırdı.

"Tam!"

Odadan çıktığında başka bir gardiyan daha girip sayımı kontrol etti ve mahkumlar yerlerine oturduğunda derin bir nefes aldım.

"Adım Zack"

Sarışın olanı ilk defa farketmiştim.

"Hoseok"

Zorlukla mırıldandığımda anons sesiyle cılız biri yanıma geldi.

"Gel yemek vakti."

Onu takip ederken etrafı incelemeye başladım.

Duvarları eskimiş alçısı dökülen koridor duvarlarını incelerken burnuma dolan yemek kokusuyla ne kadar çok acıktığımı farketmiştim.

Sırayla yemekleri alıp yerlerimize geçtiğimizde yaşlı bir adam da yanımıza gelip diğerleriyle konuşmaya başladı.

"Yeni misin?"

Bana yöneltiğini düşündüğüm soruyla elime yeni aldığım çatalı bırakıp konuştum.

"Evet."

Çatalı elime alıp yemeği ağzıma attığım gibi çıkartmam bir olmuştu.

"İğrenç!"

Karşımda oturanın fısıldamasına rağmen 'sıçtın' dediğini duymuştum.

Masada oluşan sessizlik korkmama neden olmuştu.

"O zaman yeme!"

Adam sinirle tepsimi yere fırlattı ve uzaklaştı.

"Yemekleri yapan o. Ona buralarda Red denir"

Evet kesinlikle sıçmıştım. İç çekip ayağa kalktım ve hapishanenin arka bahçesine gidip yağan yağmuru umursamadan yere oturdum.

Tanrım burada nasıl bir yıl geçirecektim.

***

Uyuşturucu satıp iyi bir miktar para kazanıyordum. Birkaç serseriyle yürüttüğümüz pisliklerle gayet mutluydum doğrusu. Bir çok kişinin gizlice bu işi yaptığını bilirdim. Çoğuyla işbirliği yapardık. Oldukça dikkatliydim. Ta ki onunla tanışana kadar..

Benim aksime masum görünüyordu. Sürekli gülümsüyordu. Onu kendimden uzak tutmak istedim. Ama sürekli arkamdaydı. Peşimden geldiğini hissetmediğimi sanıyordu fakat ben onu her an etrafımda hissediyordum.

O kadar güzeldi ki.. O kadar masumdu, temizdi ki.. Bir an olsun hep yanında olmak istemiştim.

Temiz biri olsaydım...

Yine uyuşturucu sattığımız o bütün boktan heriflerin olduğu mekana gitmiştik. Yine onu hissediyordum.. Adımlarımı hızlandırıp yeni müşterime doğru ilerledim. Vardığımda iri yarı adama bakıp cebimdeki malı çıkardım ve uzattım.

İşte tam o sırada içeriye giren birkaç polis memuruyla birlikte olduğum yere çakılmıştım.

"OLDUĞUNUZ YERDE KALIN!" Polis bize ithafen konuştuğunda boka batmış gibi hissetmiştim. Önümdeki masaya tekme atıp hızla koşturmaya başlamıştım.

Çok geçti..

Kapıdaki polis kollarımdan yakalamış ve arkamda birleştirip arabaya yaslamıştı.

İşte o lanet günden beri buradaydım... O günden beri bir daha buradan çıkamadım. Sattığım uyuşturucular yüzünden ölen ibnelerin ailesi de şikayetçi olunca buradan çıkamadım...

Kokusunu özlemiştim. Mis gibi eroin kokusu..

Ranzanın alt kısmında olan Namjoon hyungun kafasına vurup gülerek kaçmaya başladım. O da buralarda benim kadar uzun zamandır vardı. En iyi anlaştığım kişilerden biriydi.

Suçu; Birini söylemediği bir sebepten dolayı vurmuştu. Fakat adam ölmemiş, felç kalmıştı. Yaptığı suç'un aksine çok eğlenceli biriydi. Ayrica çok zekiydi. Ara sıra ingilizce bir şeyler der ve arkasına bakmadan bahçeye çıkmak için izin alır ve giderdi. Bazen onu anlamıyorum doğrusu.

"Taehyung!"

Arkamdan bağırdı ve yerinden kalkıp göt kadar olan bu pis yerde koşturmaya başladı. Sonunda beni yakaladığında kafama vurup arkama birkaç tekme savurdu ve yerine geçip kitabını eline aldı.

Gardiyandan izin alıp bahçeye çıktım ve sessizliğin tadını çıkarmak için gözlerimi kapatıp derin bir nefes aldım. Çimenlerden gelen ezilme sesleriyle duvarın köşesine sinip arkası dönük olan kişiyi izlemeye başladım.

Gözlerim sonuna kadar açılırken şimdi fark etmiştim.

O...

Yavaş adımlarla ilerledim. Sıkıca sarılmak istedim. Hızlanıp arkasında durdum

"Görüşmeyeli uzun zaman olmuştu. "

sessizce fısıldadım.

Sarılsam...

Beni iter ya da tartaklar mıydı?

Belki de tepki vermez, arkasını dönüp giderdi. (?) Kafasını kaldırdığı gibi çığlık atıp ayağa kalkması bir olmuştu.

"S-sen"

Soğukkanlılıkla bakışlarımı Hoseok'un gözlerine diktim. O... hiç değişmemişti. Kafamı yana yatırıp Hoseok'u incelerken mırıldandım

"Ben."

Kapıya doğru geri geri giderken fısıldadı.

"Sakın. Yanıma gelme. SAKIN!'

Gözlerini kapadı ve derin bir nefes aldı. 7 yıldır onu görmüyordum ve onu ne kadar çok özlediğimi iliklerime kadar hissediyordum.

"Seni.. özledim.."

yutkundum. Vereceği o ağır cevaplar için kendimi hazırlamaya çalıştım.

"Buraya düşmeme sebep oldun. Senin yüzünden"

Sinirle soluyup kapıyı gürültüyle açıp içeri girdi. Yıllar önce terkedip giden kendisi değilmiş gibi birde bana bağırması garipti.

Hoseok un arkasından bakarken fısıldadım

"Beni takip eden sendin..."

Evet. Hayatıma giren oydu ve çıkan. Alt dudağımı kanatırcasına ısırıp elimi enseme attim ve arkamı dönüp geri dönüp çimenler üzerinde ilerlemeye başladım.

Bölümleri her pazar yayınlamaya karar verdik ama ilgiye bağlı olarak erken de yayınlayabiliriz.

Kitap bir diziden uyarlanmıştır.

Umarım beğenirsiniz.

-Akindbear

Lanjutkan Membaca

Kamu Akan Menyukai Ini

95.2K 6.2K 54
Fadime Koçari, abisinin isteği ile Furtuna şirketinde çalışmaya başlar. İsmail Furtuna ise bir ofisi bu hırçın Koçari kızı ile paylaşmayı hiç isteme...
90.7K 8.3K 104
Omegalardan nefret eden alfa Kim Namjoon ve asistanı omega Jin tabi Jin omega olduğunu saklamak zorunda #hayrankurgu.........#1 #namjoon...
58.4K 2.3K 15
İsfad severler için tek bölümlük hayali sahneler ❗Bölümler arasında bir bağ yoktur. Bölümler rastgele gelir, biri diğerinin devamı değildir. Sahneler...
152K 14.8K 30
omega taehyung kendisini bebekken terk eden annesinden intikam almak için deltayı kendine aşık etmeye karar verir. düzyazı-texting omegaverse
Aplikasi Wattpad - Akses fitur eksklusif