Pamuk Cüceyi Yedi Prensler (T...

By gizemsen1e

2.1K 550 110

Dünyaya görev için inmiş bir iyilik meleği bir insana aşık olursa ne olur ? Abel, iyilik meleği olarak ilk bü... More

Bölüm 1-ABEL
Bölüm 2-BUZ PRENSLERİ
Bölüm 3-YERYÜZÜNÜN BİNBİR ÇEŞİDİ
Bölüm 4-HER ŞEYE RAĞMEN GÜLÜMSE
Bölüm 5 - PAMUK CÜCE
** Önemli **
Bölüm 6- İLK GÖZYAŞI
Bölüm 7 - KISKANÇLIK
Bölüm 8 - TANIŞMA
Bölüm 10 - ZAMANSIZ GELEN
••• Mutlaka Okuyun!! •••
Bölüm 11 - JEREMY
Bölüm 12 - YOKLUK HİSSİ
Bölüm 13 - YAŞLANMAK
Bölüm 14 - SİYAH BEYAZ
Bölüm 15 - KONUŞAN YUMRUKLAR
Okuyun Lütfen
Bölüm 16 - LOREL
Bölüm 17 - ELBİSE KAVGASI
Bölüm 18 - TANRIÇANIN HUZURUNDA
Bölüm 19 - BÜYÜK KAYIPLAR
Bölüm 20 - FİNAL
Karakter Tanıtımı

Bölüm 9 - DRAGONUN ATEŞİ

72 24 3
By gizemsen1e

Medya Mars Cafe&Bar




"Abel sen bu kızı tanıyor musun?"  Dragon şaşkınlıkla Abele bakıyordu. Jeremy olayları bildiği için öne atıldı. "Evet biz harabedeyken tanışmıştık Lorelle. " 

Tanıdık çıktığını gören Çocuklar cafeden dışarı çıktılar. David Lee ve Kim Tan yüzlerindeki soğuk ifadelerle dar sokaklarda tur atmaya başladılar.

Mr Jack etrafı kolaçan ederek hızla ilerledi. Uzun bir süre yürüdükten sonra uzun devasa boyutta etrafı cam ile kaplı dikdörtgen bir şirkete girdi. Şirketin sol köşesinde 'GOLDEN PARTNERS' yazıyordu.

Dragon ise dış kapının yanındaki duvara çömelmiş bir eliyle sigara içiyor bir eliyle de çakmakla oynuyordu. Jeremy yi, Abeli ve Loreli düşünüyordu. Ani bir iç çektikten sonra sesli bir şekilde "demek adın lorel" diye düşündü. Yalnız isimlerde ki uyum dikkatini çekmişti. Lorel ve Abel . Harabe de tanıştık demişti Jeremy bu , yalan olabilir miydi? 

Hızla yerinden kalkıp kapıya yöneldi. İçerden gelen sesler onu durdu. Dinlemeye başladı.

"Abel uyarı almana rağmen bu ölümlüye döneceğini biliyordum. Tanrıça beni yanına yolladı. Görev saatin geriye çekildi. Sadece ölümlü olmak istersen bu görev iptal edilecek. Gökyüzü saatine göre tam otuz dakikan var. "
Lorelin sözleri daha tam bitmeden Jeremy söze atıldı. " ne demek otuz dakika? Hemen gidecek misiniz? " bunu sorarken bir eliyle Abelin elini tutuyordu Jeremy. Gitmesinden korkuyordu.
Abel sakin bir ses tonuyla "Jeremy gökyüzünde geçen bir saat dünya da ki zamanda bir yıla eşit. Benim görevimde bir saatlik yani dünya zamanına göre bir yıllık bir görevdi. Eğer bu otuz dakikaya çekildiyse  bu dünya zamanında yüz seksen iki gün eder. Ben geleli tam kırk beş gün oldu yanı daha yüz otuz yedi gün burdayım. Yalnız Lorel sen kalacak mısın yoksa- " daha lafını bitirmeden Lorel sözünü kesti. "Evet, gökyüzünde yaptığım işlere burda devam edeceğim ta ki  senin görevin bitene kadar. "

Jeremy büyük bir iç çekmişti. Bu sırada kafenin kapısı açıldı.

"Abi bunlar insan değilse bunlar kim nerden geldiler ne demek gökyüzü zamanında bir saat dünyada bir yıla eşit? "

Dragon sorarken şaşkınlığını gizleyemiyordu. Abel Jeremy nin yüzüne baktı. Lorel de Abele.

"Bu kadar çok kişi öğrenirse sorun yaşabiliriz. Onun hafızasını silicem. Daha sonra konuyu bir daha açmayın."
Lorel bunları söylerken Dragon duyduklarına inanamıyordu. Olduğu yerden hızla Lorele koştu. Onu bileğinden kavradı. İterek duvara yasladı.

"Nesin sen bilmiyorum ama eğer hafızama dokunacaak olursan er geç her şeyi hatırlar bunu yanına bırakmam. Hatta sen yapmadan şuan seni şuracıkta öldürebilirim!"

Jeremy Deagonu omzundan tutup geri çekti. "Dragon o ölümsüz. Onlar birer melek. Abel iyilik üfleyen bir melek. Lorel ise yanlarından geçerek ölüm zamanı gelmiş insanların ruhlarını alıyor. Yani ölüm meleği."

Dragon dikkatle Loreli süzdü. O sırada Jeremy Lorele dönüp "o asla kimseye söylemez hafıza silmeye felan gerek yok. Bırak bilsin size yardım ederken yanımda birinin olması benim açımdan daha iyi olur" lorel bu sözler karşısında bir şey demeden Abel e baktı.

"Merak etme Lorel onlar iyi insanlar" dedi Abel. Onun sözleri karşısında Lorel rahatlamış bir tavırla Dragonun bilmesini onayladı.

Dragon yaşadığı olaylar karşısında hala şoktaydı. Jeremy onu alıp bilardo salonuna götürdü. Uzun uzun herşeyi anlattı. Aslında dilimi bilmedikleri için konuşamadıklarını sadece yüzümüze uzun süre dokunduklarında dili kendilerine aktardıklarını anlattı.

"Lorel de geldiğinde konuşamıyordu. O da mı senden aktardı ?" Diye sordu Dragon.
"Hayır Abel de bir melek olduğu için Zihin alışverişi yaptılar ve burda öğrendiklerini Abel eksiksiz Lorele aktardı."

Dragon her duyduğunda biraz daha şok oluyordu. Kokmuş gibiydi. Tüyleri diken diken olmuştu. İstemsizce şok geçirdiğini belli eden bir kahkaha patlattı.

"Hadi içeri geçelim kızlar yalnız kalmasın"
Jeremy nin sözünden sonra içeri geçtiler. Abel ve Lorel konuşuyorlardı ama kendi dillerinde.

"Hey arkamızdan iş çevirmeyin " dedi Jeremy gülerek. Kızlar güldüler. Bu sırada Dragon pür dikkat kızları bakıyordu. Onları süzüyordu. İncelerken bir şey farketti. İkisinde de boyunlarında kırmızı bir dövme vardı. Abel de tek kanat vardı. Lorel de ise çift.

"Boynunuzdaki dövmelerin anlamı ne?" Dayanamadı Dragon ve sordu.

"Onlar melek oluşumuzun ve ilk görevimizin simgeleri. Tek kanat melek olduğumuzu çift kanat ise ilk görevini tamamlamış bir melek olduğumuzu gösterir. Meleklerin ilk görevi kutsaldır. Başaramazsa bir daha görev verilmez ve gökyüzünden başka bir yere sürgün edilir. "

"Her ilk görevde çok sürgün edilen var mı? Üstelik o zaman Abelinde ilk görevi bu değil mi?"

Başıyla onayladı Abel.  Daha çok merak ettiklerini sorduktan sonra Dragon bir süre sessiz kaldı.  Jeremy ise Abelin elini tutmuş onun oturduğu koltuğun koluna oturuyordu.

Dragon sessizliği bozdu.
"Vay be Lorel demek ölüm meleğisin. Şuan gözüme daha sexi geldiğini söyleyebilirim."

"Hah ! Bunu bana erkek olarak bile gözükmeyen geveze mi söylüyor. Şaşırdım doğrusu."

"Wooow ! İşte sen benim kadınım olmalısın. Tam benliksin. 😀 Ayrıca tüm melekler asi mi sizde böyle. İkinizde de bi asilik bu nedir arkadaş!"
Dragon konuşurken Abeli de işaret etti. 

Hep birlikte kahkaha attılar.

Koltuklardan kalkıp masa ve sandaylerin olduğu kafenin bilinen kısmına girdiler. Bi göz gezdirdikten sonra dört kişilik maslardan birine oturdular .  Bu sırada cafenin sahibi Omar da yanındaki iki tane biri kız biri erkek olan yardımcılarıyla servis yapıyordu.

Oturdukları masanın karşı masasındaki iki kız sürekli Dragon ve Jeremy ye bakıyorlardı. Kız yanına garson çağırıp kulağına birşeyle fısıldadı. Garson elindeki kağıtla beraber bizimkilerin masasına doğru geldi. "Dragon abi şu kız sana bu kağıdı  vermemi istedi. " Jeremy ye döndü ve " abi senide diğer çok beğendi herhalde adını sordu masalarına bekliyorlarmış" dedi ve gitti.

Abel içindeki kıskançlık duygusunu dışa vurmasada sinirlenmişti. Ellerini yavaşca Jeremy nin ellerinden çekip "gidebilirsin" dedi sertçe. Jeremy gülümsedi. Abelin ellerini tuttu. "Önemli olan başka kızların beni yanımda istemesi değil önemli olan benim kimi yanımda istediğim" dedi ve Abelin ellerini geri tutup parmak uçlarından öptü. "Ben yanımda sadece seni istiyorum" diye ekledi öptükten sonra.

Dragon söze atladı. "Ama ben gidebilirim" dedi be gülerek ayağa kalkarken Lorel ayağına alttan bir tekme atıp geri oturttu.
"Jeremy nin Abeli öptüğünü gördüler. Muhtemelen yanlarında kalan bir kız bir erkek olarak bizide çift sanmışlardır. Gururumu senin gibi geveze için harcayamam üstelik bir ölümlüye karşı. Kalkarsan ruhunla dans ederim" Lorelin sözlerinden sonra Dragon yerinden kalktı. Lorel o sözlerden sonra yinede kalktığıniçin şaşkınlık ve sinirle karışık bir bakış attı Dragona. Çok sinirlenmişti.

Dragon yerinden kalkıp kızların masasına yöneldi. Tam masanın oraya geldiğinde durmadı ve yanlarındaki çöpe kızlara kağıdı göstererek  attı. Ve Lorele dönüp masum bir gülücük attı.

Diğer masadaki kızlarda Lorel de şaşkınlık içindeydiler. Lorelin sinirli hali kızlara geçmişti. Rezil olduklarını düşünmüşlerdi. Loreli ise gururunun okşandığını hissettiği için mutluluk sarmıştı ve keyiflenmişti.

Dragon masaya gelip yerine oturdu ve kızların gözüne bakarak Loreli ellerinden öptü. Lorel şaşkınlıkla bakarken "bunu bir daha asla yapmam" dedç Dragon ve gülümsedi.

Lorel son sözlerini pek umursamadı. Sonuçta şuan Loreli seçmişti.

Herşey bu kadar keyifliyken kafenin kapısında beliren polis arabası dikkatleri üzerine çekmişti. Arabadan inen iki polis kafeden içeri girdiler. Bir tanesi bir doksan boylarında esmer kahverengi gözlüydü. Diğeri ise onun omuzlarına kadar boyda olup hafif kumraldı.

Bar önüne doğru yürüp Omar a birşeyler dediler ve Omar bizimkilerin masasını işaret etti. Polisler masaya doğru gelip

"Jeremy ve Dragon siz misiniz?"

İkiside başıyla onayladı.

Polisler onaylandığını görünce bellerindeki kelepçeleri çıkarıp Jeremy ve Dragona doğrulttu. Herkes şaşkınlıkla olayı izliyordu. Bu sırada esmer olan konuştu. "Bizimle karakola kadar geleceksiniz" 

😇😇😇😇😇😇😇😇😇😇😇

Arkadaşlar oy vermeyei unutmayın. Lütfen rica ediyorum. Birde bölüm nasıldı yorumlarınızı bekliyorum. İleriki bölümler hakkında fikirlerinizi sunabilirsiniz. Sizleri seviyorumm 💕


Continue Reading

You'll Also Like

75.2K 5.6K 26
Meşe gayet sıradan bir hayata sahipti. Ta ki kendini entrikalarla dolu okuduğu bir romanda bulana dek... Tabi ki hikayenin asıl kahramanı, güzeller g...
362K 6.7K 39
Mafya kurgusudur. Kaçırılan kız. Yer altı mafyası. Sevmeyenler okumasın. Hani mafya kitapları okuyunca keşke şöyle olsa böyle olsa dediğiniz bir çok...
1M 59.6K 39
"Beni sev sadece, koca yüreğine dünyaları sığdırabilen adam... Yalnızca beni sokamadın ya o koca yüreğe, dirim değilse de ölüm girebilsin..." ™©Tüm...
8.4K 840 10
İşin yorgunluğuyla yatağa uzanan Sofia, gözlerini kapattığı anda kendini bambaşka bir evrende bulur. Bu dünya; kasvetli gölgelerin ve nostaljik bir h...
Wattpad App - Unlock exclusive features