Yasak Elma

By yskelma

14K 1.2K 290

Usulca sordum: "Ben yasak elma değil miyim ?" Gülümsedi. "Hayır"dedi. "Sen benim cennetimsin" (DÜZENLENİYOR) More

1. Bölüm
2.Bölüm
3.Bölüm
4.Bölüm
5. Bölüm
6.Bölüm
7.Bölüm
8.Bölüm
İlk Güneş
İlk İtiraf
İlk Ateş
İlk Hayat
İlk Düş
İlk Korku
İlk Hüzün
İlk Veda
İlk Izdırap
İlk İnkar
İlk Gidiş
İlk Hazan
İlk Pişmanlık
DUYURU
İlk Kabulleniş
DUYURUUUU
UNUTTUR O ZAMAN
YILLAR SONRA

İlk Tango

338 22 10
By yskelma


Selam !

Medya: Nilüfer- Seni beklerim öptüğün yerde

Vote ve yorumlarınızı eksik etmeyin :)

Keyifli okumalar..
Simge

Piste vardığımız da, Kadir'in baş hareketiyle orkestranın susup, başımı döndüren bir melodinin kulaklarımı okşaması bir oldu. O an bunu önceden planladığını fark ederek, ona gülümsedim. Pistte dans eden insanlar, yavaşça kenara çekilirken, biz pistin tam ortasında duruyorduk.

Elini bana uzattığında, beklemeden elindeki boşluğu küçük elimle doldurdum. Diğer elini belime koyarak beni kendini çektiğinde, birden beni yere kaydırarak şaşırttı. Benimle tango yapıyordu. Tango öğrenmişti !

Hiç beklemeden hareketlerine ayak uydurduğum da, çalan şarkının imasını fark ettim.

Seni beklerim öptüğün yerde

Belki bir akşam dönersin diye

Belki dönersin eski günlere

Dayanamadım yazdım ben sana

Dargınlık bitsin cevap yazsana

Beraber olalım ömür boyunca

Dağlara şimdi akşam çöktü

Çiçekler boynunu büktü

Hepsi sensiz öksüzdü

Kuşlar yuvaya döndü

Senin şehrine yolcular vardı

Şafakta gemiler hep demir alır

Seven sahilde hep yalnız kalır

Kıskanırım seni o yolculardan belki seversin birini diye

Mektubumu sen sen oku bana

Dağlara şimdi akşam çöktü

çiçekler boynunu büktü

Hepsi sensiz öksüzdü kuşlar yuvaya döndü

Seni beklerken duydum annemden

Saklarmış veda mektubunu benden

Evlenmişsin şimdi bir esmerle

Bacaklarımız birbirine dolanıyor,nefeslerimiz birbirine karışıyordu.Ona bu kadar yakın olmak, içten içe nefesimi kesiyor,yaşadığımız her kötü anı unutmama sebep oluyordu. Gözlerini gözlerimden bir an olsun ayırmazken,son notayla, beni belimden tutup,aşağı indirdiğinde,başını göğsüme yaslamıştı. Müziğin son bulup,etrafımızda ki çığlık ve alkışlarla,beni yavaşça kaldırdığın da,neredeyse ağlamak üzere olduğumu fark ettim.

Etrafıma yapmacık bir gülüş attıktan hemen sonra neredeyse koşarak uzaklaştım.Kendimi bayanlar tuvaletine attığımda,kimsenin olmadığını görerek,şükrettim.

Ayna da kendime baktım.Yaşlar gözlerimden süzülürken,geri de siyah izler bırakıyorlardı.Umurumda değildi.Nasıl göründüğüm şuan düşüneceğim en son şeydi. Onu aylar sonra karşımda görmek,ardından pürüzsüz dudaklarının eşsiz tadını tekrar almak ve bana son bir dans için adeta yalvarışı.. Buraya kadardı. Buna daha fazla dayanamayacağımı biliyordum. O kadar da güçlü değildim.Kahretsin,o benim sevdiğim adamdı. Bana yaşattığı her şeye rağmen, biraz olsun azalmayan bir sevgi besliyordum ona karşı.Nasıl uzak durabilirdim ki ?

Bu kadar dayanıksız ve güçsüz olduğum için kendimden nefret ediyordum.Bilmek istediğim şeyler ve sormak istediğim sorular vardı. Alacağım cevaplardan korkuyordum ama eğer bir şeyler öğrenemezsem,gerçekten asla eskisi gibi olamayacağımın da bilincindeydim.Ondan asla vazgeçemeyecektim. Bu gece bunu,bir kez daha anlamıştım.

Hıçkırıklarla sarsılan bedenimi daha fazla taşıyamayacağımı düşünerek,yere çöktüm. Elbiseden dolayı zor olsa da,dizlerimi kendime doğru çekip,başımı dizlerimin arasına koyarak neredeyse bağırarak ağlamaya başladım.

Kapının çalınmasıyla,doğrulmaya çalışırken,

"Devrim ?" diye seslenen,Kadir'in sesini duyunca,daha beter ağlamaya başladım.Hayır,şimdi olmaz dedim içimden.Kapıyı bir kez daha tıklatmaya gerek duymadan,içeri daldığında,telaşla yüzümü sakladım.Beni böyle görmesini istemiyordum. Dağılmış ve berbat durumdaydım.

Önümde diz çökerek,beni kendine çektiğinde,kollarından kurtulmaya çabaladım.

"Bırak beni !"

"Git buradan !"

Buna benzer, bir sürü kelime sarf etmeme rağmen,oralı olmamış,beni kendine daha çok çekmişti.Tepinmekten yorgun düştüğüm de,pes ederek,kendimi kollarına teslim ettim.Başımı göğsüne gömerek ağlarken,ellerini saçlarımın arasından geçiriyor,beni sakinleştiriyordu.

Ağlamam nihayet son bulduğunda,kendimi kollarından geri çektim.Bu defa beni durdurmamış ve ya engellememişti.

"İyi misin bebeğim ?" diye sorduğunda,kalbim atmayı bıraktı.

Bebeğim...

Eskiden de bana böyle seslenirdi.Gözlerime yeniden hücum eden yaşlara aldırış etmeden,gözlerine baktım.Belki de,ayrıldığımızdan beri ilk kez doğruyu söyledim.

"Hayır.."

Ağlamaktan sesimin kısıldığını fark etmiş ama oralı olmamıştım.

"Lütfen yeniden ağlama..Buna dayanamıyorum." derken,elleriyle yanağımı kavramıştı.

"Bize ne oldu böyle ?" Diye, güçlükle fısıldadım. Tekrar ağlamaya başlamıştım bile.

Kadir, cevap vermeden, alnını alnıma dayayıp, derin bir şekilde içini çekti.

"Ben.. Ben her şeyi mahfettim." Dediğin de, iç çekme sırası bendeydi.

Evet,her şeyi mahfetmişti. Peki ya ben ? Ben de biraz olsun suç yok muydu ? Bu mümkün değildi.Parmaklarımla yavaşça,uzayan sakallarına dokunduğumda,gözlerini yumdu.

"Bana her şeyi anlatmalısın.." dedim. Yumulu olan, siyahımsı gözlerini yavaşça aralayıp,bana bakmaya başladı.

"Neyi anlatmalıyım ?" diye sorduğun da, gözlerimi devirdim.

"O gece Ece'yle ne işin vardı ?" Sorum basitti.Huzursuzca kıpırdanarak,omuzlarını silkti.

"Yalnızca yardım ediyordum.."

"Ne yardımı ?" Hadi ama Beyzade. İşi zora sokma dedim içimden.

"Bunu sana söyleyemem.." diye mırıldandığında,yanlış mı duydum diye düşündüm.

"Anlamadım ?" diye sormak zorunda hissettim kendimi.

"Söyledim ya,anlatamam Devrim." dediğin de,ani bir hareketle kollarından kurtuldum.

"Ne demek anlatamam ? Bana anlatamayacağın ne yaşadın onunla ?" diye sorarken,bedenimi saran öfkeden,sesimi arındırmaya çalışmıştım.

"Kahretsin Devrim ! Hiç bir şey yaşamadım onunla ! Bu benimle ilgili değil,onunla ilgili.Bu yüzden sana anlatamam." dedi.

İnanamıyordum. Biz birbirimizi kaybetmiştik. Aylardır aşk acısı çekiyordum.Her şeyi düzeltebileceğimiz bir anda,o karşıma geçmiş,bana Ece'ye sözde ettiği yardımı anlatamayacağını söyleyip duruyordu.

Şansımı bir kez daha denemeye karar vererek,sesimi yumuşatmaya çalışıp,ona yaklaştım.

"Eğer beni gerçekten aldatmadıysan Kadir,bana gerçekleri anlatmak zorundasın.Böylece seni affedebilirim.Hatta önümde,flört ettiğin onlarca kızı da bir kenara atabilirim.Ama anlatmamayı tercih edersen,bunların hiç birini yapamam." dedikten sonra,durup umutla cevabını bekledim.

Koyulaşan gözleriyle beni,geçmek bilmeyen dakikalar boyu inceledikten sonra,yavaşça başını salladı.

"Üzgünüm..Ona söz verdim.Anlatamam.." dediğin de, dudağımı ısırmaya başladım. Bir kez daha ağlamak istemiyordum.Alayla tebessüm ederek,

"Onu tercih ediyorsun yani ?" derken,bu bir sorudan çok,cevaptı. Sözlerim karşısında,birden ayağa kalkıp,kapılardan birine güçlü bir tekme geçirip,bana döndü.

"Lanet olsun sana Devrim ! Bunu nasıl söylersin ? Senden başkasını tercih etmem mümkün değil ! Sana deliler gibi aşık olduğumu anlamayacak kadar aptal mısın ?" Lanet olsun !"

Elbisemin bana çıkardığı zorluğa aldırış etmeden,ayağa kalkıp,karşısına dikildim. Gözlerine sabitlediğim gözlerimle,ona dik dik baktıktan sonra,

"Hayır. Bana aşık olduğunu sanacak kadar aptalım ! Tekrar beraber olmamız için,elimizde kalan son şansa da,kıçını döndüğüne göre,bana aşktan söz etme !" diye bağırdım.

Sözlerimin onu incittiğini biliyordum ama bende incinmiştim.Bana bir adım atarak,tehlikeli bir ses tonuyla konuşmaya başladı.

"Sen hayatıma girdikten sonra, yemin ederim bir kızla asla beraber olmadım,asla. Hepsi sana acı çektirmek içindi,anlıyor musun ? Aptalcaydı evet ama gerçek bu.Ece'ye gelince, o benden yardım isteyen eski bir arkadaştı ve çaresizdi. Ona yardım etmek zorundaydım.Bunu sana anlatmıyorum çünkü senin aksine,benim insanların özel hayat ve sırlarına saygım var. Ona kimseye söylemeyeceğime söz verdiğim bir şeyi,kimseye söylemem.Ne sana,ne başkasına."

Cümlesini bitirdiğin de, söylediklerini sindirebilmem için bana bir kaç dakika süre tanıdıktan sonra,ağzımı açamadan devam etti. Bu arada,bana bir adım daha yaklaşmış,şekerli kokusuyla,ciğerlerimi doldurmuştu.

"Bencilsin Devrim. Bu ilişkiye bir şans verme ve alma hakkını yalnızca kendine tanıyacak kadar bencilsin.Eğer gerçekten beraber olmamızı isteseydin,sana anlatmasam da,bana inanmayı ya da güvenmeyi seçebilirdin.Tıpkı Atakan piçinin,sana Ece ile beni beraber gördüğünü söylediğinde,onunla yattığıma inanman gibi. Ona güvenip,ona inandığın gibi,bana da inanabilirdin ! O yüzden,bizim ilişkimiz zaten bitmiş,senin için. Benim için bitip bitmeyeceği ise sana kalmış.."

Soru sorarcasına gözlerine baktım.Söyledikleriyle, kalbimde belki milyonuncu kez,derin yaralar açmıştı.

"Sabaha karşı uçağım var,Amerika'ya döneceğim. Eğer bana gitme dersen,kalırım Devrim.Senin için kalırım ve Allah biliyor,kal demen için,yanıp tutuşuyorum.Sadece gitme demen yeterli.." Son cümlesini kurarken,sesi fısıltıya dönüşmüştü. Benden ona kal dememi istiyordu.Bunu yapabilir miydim ? Kalbim sonuna kadar evet derken,mantığım ise hayır diyordu.En sonunda,gözlerine bakmadan,başımı önüme eğdim.

"Devrim ?" derken sesi beklenti doluydu. Bense,akan gözyaşlarımı saklamakla meşguldüm.Bunu yapamazdım. Gitmeliydi.

"Bir şey demeyecek misin ?" diye sorduğunda,sesi umutsuz bir tona bürünmüştü.

Burnumu çekerek,başımı olumsuz anlamda salladım.

"Tam da düşündüğüm gibi.." diye mırıldanırken,aniden alnımdan öptü.

"Hoşça kal bebeğim.." derken,sesinin titrediğini fark ettim.Cevap veremeden,kapıyı açıp,çıktı. Arkasından baktığım da, tuvaletin kapısının önünde bekleyen,genç garsona,bir kaç tane yüzlük verip,hızlı adımlarla ilerlediğini gördüm.Bunca zaman bizi kimsenin rahatsız etmemesi için,garsonlardan birini ayarlamıştı demek.Nedense bu daha çok ağlamama sebep oldu.Bir kaç dakika, gözyaşlarımla boğuldum.

Verdiğim ani kararla,arkasından koşmaya başladım. Buna izin veremezdim. Gidemezdi. Bir kez daha yokluğuna dayanamazdım.

Topuklu ayakkabılarım,kaderimle bir anlaşma yapmış gibi,ona yetişmemi zorlaştırıyordu.Bir saniyeliğine koşmaya ara vererek,ayakkabılarımı çıkarıp,elime aldım.Şimdi yalın ayak koşuyordum.Ayaklarımın acıması zerre umurumda değildi.Sevdiğim adama yetişmek zorundaydım.Önemli olan buydu.

Sonunda, mekanın çıkışına vardığım da,etrafımı incelemeye başladım ama onu göremedim.Dışarı da sigara içen,bir kaç adam bana tuhaf şekilde bakıyorlardı.Utanarak kafamı çevirdim.Kim bilir ne halde görünüyordum ama şuan bunu düşünemezdim.Kadir'i bulmalıydım.Umurla aramaya devam etsem de,gittiğini anladım.Geç kalmıştım.

Çaresizce lavaboya geri dönüp,berbat halde ki yüzümü yıkayıp,saçlarımı ve elbisemi düzelttim.Ayakkabılarımı giydikten sonra,aylardır yaptığım gibi,güçlü gözükmeye çalışarak,salona geri döndüm.Girişte belki buradadır diye tekrar gözlerim Kadir'i arasa da, sonuç hüsrandı.Gitmişti.Benim yüzümden.

Nişan bitmek üzereydi,dans eden Sedef'e doğru yaklaşıp,boynuna sarıldığımda,şaşırsa da,aynı şekilde karşılık verdi.

"Seni çok yalnız bıraktım.Özür dilerim.Daha sonra hepsini anlatacağım." diye fısıldadığım da,doğrulup,yüzümü avuçlarının arasına aldı.

"Sen ağlamışsın.." derken sesi telaşlıydı.Şuan bana kızmaktan çok, ne durumda olduğumla ilgilenmesi,onu neden bu kadar çok sevdiğimi bir kez daha hatırlamama sebep olurken,güçlükle gülümsemeye çalışarak,

"Sonra konuşsak olur mu ?" diye sorduğum da,bir an kararsız kaldıktan sonra,olumlu anlamda başını salladığında, bir rahatlama yaşadım.Yanağına bir öpücük kondurup,teşekkür ettikten sonra,yerime geçerken,koluma dokunarak,kulağıma eğildi.

"Ben Kadir'in geleceğini bilmiyordum bebek.Can'da bilmiyordu.Süpriz yapmak istemiş.." diyerek açıklama yaptığın da,içim sızladı.

"Böyle bir şey hiç aklıma gelmedi,inan bana." dedim onu tatmin ederek.Birbirimize gülümsedikten sonra,masama yöneldim.

Garsondan bir beyaz şarap rica ettiğim de, itaat ederek,derhal kadehimi doldurdu. Teşekkür ederek,kadehi kaldırıp,bir seferde,tüm şarabı içtim.Ne yazık ki içim bir nebze, ferahlamamış ya da rahatlamamıştı.Onu bulmalıydım ama nasıl ?

Hangi hava alanı ya da hangi saatte uçacağını bilmeden,onu nasıl bulacaktım ? Bir telefonum olduğunu hatırlayarak,aceleyle,numarasını tuşladım ama kapalıydı.Zaten aylardır,bu hattı kullanmamıştı. Şuan mantıklı düşünemeyecek kadar kötü durumdaydım.

Yanıma birinin oturduğunu hissederek,bir anlık ümitle sol tarafıma döndüğümde, gözlerim Atakan'ı bulunca,hayal kırıklığıyla,gözlerimi kırpıştırdım.

Tepkimi anlamış gibi,kırgın mavi gözleriyle bana bakarak,

"Başka birini mi bekliyordun ?" dediğin de, gülümsemeye çalıştım.Onu bu akşam fazlasıyla kırmıştım,daha fazlasına müsaade etmeyecektim.

"Hayır,nereden çıkardın ?" dediğim de,belli belirsiz omuzlarını silkti.

"Hiç,öylesine.." dediğin de,huzursuzluk ve pişmanlıkla içimi çektim.Masada duran eline uzanarak,elini tutup sıktım.Hareketim karşısın da,başını kaldırıp,gözlerimin içine baktığında,

"Özür dilerim.." diyerek fısıldadım.

Bu akşam gerçekten çok fazla özür diliyordum.Bir süre daha gözlerime bakmayı sürdürdükten sonra,elini tutan elimi kaldırıp,avucumdan öptüğün de,şaşkınlıkla dona kaldım. Bu bir arkadaşın,arkadaşına yapacağı türden hareketlerden değildi.Daha çok,romantik bir hareketti.

Kendime gelerek,ellerimi yavaşça çektiğim de,bana bakmayı sürdürdü.Sonunda gözlerimi kaçırmak zorunda kalmıştım.Kadir'in sözleri,kulaklarım da yankılanmaya başladı.

Seni seviyor...

Hayır,olamazdı. Bu çok saçmaydı ! Biz çok yakın arkadaştık,o kadar. Daha fazlası söz konusu bile olamazdı,en azından benim açımdan ama ya Atakan? Ya o böyle düşünmüyorsa ? İçimi kaplayan korku,kendini belirginleştirmeye başladığında,

"Önemli değil.Yarın stüdyoya gidecek miyiz ?" diye sorduğun da,aklımda dolaşan, düşüncelerimden kurtulmaya çalışarak,

"Evet." diye yanıtladım.

Onu o gözle görmediğimi ve asla görmeyeceğimi bilmesini istiyordum ama bunu nasıl başaracağım konusunda emin değildim.

Yanıma yaklaşan garson,boş kadehimi doldurmak istediğinde,onu kibarca red ettim.Bu akşam haddinden fazla içmiştim ve başım hafiften dönmeye başlamıştı.Daha fazlasını kaldıracak bir bünyeye sahip değildim.

Gecenin son saatlerinde,Atakan bir kaç defa,Kadir'le dansımız ve ortadan kaybolmamızla ilgili,laf soksa da,ona cevap vermemiş ya da oralı olmamıştım.Bununla uğraşacak durumda değildim,bunu anlaması gerekirdi.Beni iyi tanıyordu.

Neyse ki nişan bitiminde, yalnızca aileler ve biz kaldığımız da, aklıma gelen düşünceyle,Sedef ve Can'ın yanına gidip,biraz sohbet ettikten sonra, herkesin gitme vaktiyle,vedalaşıp,gitmeye hazırlanmıştım.Saat neredeyse,ikiye geliyordu.

Normalde Atakan beni eve bırakacaktı ama benim başka bir planım vardı. Bu nedenle,Atakan'a gözükmeden,salonun önünde bekleyen,taksilerden birine atlayıp,kendimden emin bir şekilde,nereye gitmek istediğimi soran taksi şoförünü cevapladım.

"Bebek.."

Kadir'in evinin önüne geldiğim de, hızlı atan kalbimi,biraz olsun sakinleştirebilmek için,bir süre bekledim.Dairesinin camına doğru baktığım da, evde hiç ışık olmadığını görünce,hayal kırıklığına uğramıştım ama yine de yukarıya çıkacak ve şansımı deneyecektim.

Normalde asansör yerine merdiven kullanmayı tercih ederdim ama bu gece ayaklarımı fazla hırpalamıştım. Asansörün kapısı açıldığında,bir zamanlar,neredeyse evim gibi hissettiğim,dairenin kapısında durup,derin bir nefes çekip,kapıyı tıklattım.

Bir süre bekledikten sonra,bir kaç kez daha denemiştim ama açan olmamıştı. Geri dönecekken,aklıma gelen fikirle durdum.Çantamı karıştırdıktan sonra,nihayet anahtarlığımı bulmuştum. Kadir'in verdiği anahtar hala anahtarlığım da duruyordu.Belki de kilidi değiştirmişti ama denemekten zarar gelmezdi.

Yaptığımın yanlış olduğunu biliyordum ama şansımı denemek zorundaydım.Belki uyuyordu ya da delikten beni görüp,bilerek kapıyı açmıyordu. Bunları öğrenebilmemin tek yolu,buydu.

Kararımı değiştirmeden,yavaşça anahtarı,kilide soktuğum da, kapı hiç zorlanmadan açıldı. Demek kilidi değiştirmemişti.İçeri doğru, minik adımlarla yürümeye başladım.

Bir kaç kez seslenmiş ama yanıt alamamıştım.Tedirgin adımlarla içeriye girdiğim de,burada olmadığından emin olmak için,tek tek tüm odaları gezmeye karar verdim.

Ev hatırladığım gibiydi.Değişen tek bir detay bile yoktu. Baktığım her yerde,anılarımız gözümde canlanıyor,gözlerimin dolmasına sebep oluyordu.

En sona yatak odasını bırakmıştım ve şimdi sıra en can alıcı kısımdaydı. Kapıyı yavaşça araladım. Burada da yoktu.Gitmişti. Gece lambasını yakarak,duvarlara dokundum. Yatağa doğru ilerlerken,gördüğüm şey,neredeyse bayılmama neden olacaktı.

Yatağın tam karşısında ki duvarda,boylu boyunca bir tablo vardı. Bu benim tablomdu. Benim resmimi,tablo yaptırıp,yatağının karşısına asmıştı.

Akan göz yaşlarım eşliğinde, tabloya doğru yürüdüm.Önüne geldiğim de,yakından incelemeye koyuldum.Resimde,başım duvara yaslı,cam olduğunu tahmin ettiğim,bir yerden bakıyordum. Resim yan profilden çekilmişti. Uçuşan saçlarım,hafif araladığım dudaklarım ve uzun kirpiklerimle,oldukça hüzünlü görünüyordum. Kadir'in çok sevdiği çillerim gözüksün diye,fotoğraf sanki özellikle yakından çekilmişti. Siyah-beyaz olan tablo,gerçekten çok güzeldi.

Bu resmi kim ve ne zaman çekmişti bilmiyordum ama böyle bir şeyi beklemiyordum.Sarsılmıştım.Beni seviyordu,bana aşıktı. Her sabah uyandığında,karşısında yüzümü görmek isteyecek kadar çok seviyordu beni.

Peki ben ne yapmıştım ? Neredeyse kal demem için yalvarırken,ona gitme diyemeyecek kadar acımasız davranmıştım. Söyledikleri doğruydu.Bencil pisliğin tekiydim ben.

Kendimi,hayatımda en huzurlu uyku uyuduğum,yatağa bıraktım.Onun yastığına başımı gömüp,kokladım.Kadir kokuyordu. Kokuyu içime çekip,ağlamaya başladım.Gözlerim onlara ettiğim işkenceye isyan edercesine zonkluyorlardı.Umursamadım.Sevdiğim adamı kaybetmiştim. Bir kez daha.

Bir müddet yatakta yattıktan sonra, anlık bir kararla telefonu elime aldım.Bir kaç çalıştan sonra uykulu bir ses cevapladı.

"Alo ?"

"Can,uyandırdım mı ? Özür dilerim."

Bir süre durduktan sonra nihayet cevapladı.

"Ne oldu ?"

"Kadir'in uçağı kaçta ve hangi havaalanı ?" diye sordum beklemeden.Şuan onun triplerini kafama takacak değildim.

"Saat kaç ?" diye sorduğun da,saate göz atıp cevapladım.

"04.00.."

"03.45'teydi uçağı." dedi duygusuzca.

"Teşekkürler.." diyerek kapattım telefonu. Uçağı kalkmıştı,gitmişti.Tekrar yatağına uzanarak gözlerimi kapattım.

"Gitme sevgilim,gitme.." diye ağlıyordum ama geç kalmıştım.

Uyumak üzereyken, fısıldadım.

"Hoşçakal sevdiğim.."

Continue Reading

You'll Also Like

66.8K 4.9K 21
batu.demiraslnn: Birkaç kere konuştuk demek ha? batu.demiraslnn: Birçok demek istedin de dilin sürçtü diye düşünüyorum :) melluluca: ?? melluluca: be...
85.6K 9K 28
taehyung kurallarla yaşar, jungkook kuralları yakar
103K 9K 10
Bütün yollarımın sonu sana çıkacaksa, hangi yolu yürüdüğümün bir önemi var mı?
2.2M 109K 39
Rusya'da yaşayan kuzenine yazmak isteyen Narin, numaraları karıştırarak başka bir adama denk gelir. Denk geldiği adam, dünyaca ünlü, karanlık işleri...
Wattpad App - Unlock exclusive features