B:Nasıl?
İ: Bella ben sisi kontrol edebiliyorum. Yorgunluk sana iyi gelmedi.
B:Ona demedim.
İ:Neye dedin o zaman?
B: Şu an karanlık taraftayız.
'Olamaz sisin etkisinde. Sis dağılınca beni gebertir ama bu. Of ne yapacağım ben şimdi. Kader hiç mi bana gülmez. Bunu dedikten sonra yanımdaki ağaç devrildi. Opss kaderler olacaktı. Alışkanlık. Kusura bakmayın ama yalan değil bana sadece bir yerinizle gülüyorsunuz. Neyse sizle sonra uğraşırım. Şu an Bella'ya durumu söylemem lazım. İntihar mı etsem? Gerçi ölmem ki. Sadece başka bedene geçerim. Neyse kaderlerden kaçınılmaz. Sizinle sonra görüşeceğiz ihtiyarlar.'
İ: Bella...
B:Ne?
İ:Şu an karanlık tarafta değiliz. Hala geçit ormanındayız.
B:Gözüme mi inanayım sana mı? Görmüyor musun her yer karanlık. Burası başka nere olabilir. Ha bu arada dünya malı dünyada kalır. Yani sen ölmezsin bu gidişle.
İ: Bella ağzımı bozdurma şimdi bana. Ayrıca ben zaten ölemiyorum. Ama senin geçerliyse bilmem. Şu an daha önemli bir konu var. Sana bilmen gereken iki şey söyleyeceğim. Bir burası karanlık taraf değil. İki sen de sisin etkisin desem.
B: İsabella umarım yanılıyorsundur. Yoksa benden çekeceğin var. Aşağılık mahlukat gel çabuk buraya.
İ:Geleyim de canımdan olayım de mi ? Pışşık var mı bende o göz? Avucunu yalarsın sen anca.
'Sözlerimi der demez koşmaya başladım. Ben koşarken o kovalıyordu. Kahkalar atarak koşuyorduk. Birden etrafımı sardı askerler. Oğlum siz nereden çıktınız? Aaa o kız mı? O zaman oğlum kızım siz nereden çıktınız? ''
İ:Ne oluyor?
B:Ne olduğunu açıklayın hemen.
A(askerler): Siz kovalayınca bir suç işledi diye düşündük ve etrafını sardık hemen.
B: Siz düşünmeyin size denileni yapın sadece. Size etrafını sarın diye emir verdim mi ben? Sizi salaklar hemen üçerli sıra oluşturun.
A: Emredersiniz efendim. Ancak bir şeyi anlamadık efendim niye bu kadar kızdınız efendim?
'Oğlum niye böyle kora şeklinde konuşuyorsunuz siz ya? Kafa mafa kalmadı bende. Ağzınıza çakmadan susacak mısınız siz?
B: Karşınızdaki bir leydi de o yüzden. Burada leydilere böylemi davranıyorsunuz siz?
A: Hayır efendim. Sadece leydi derken neyi kast ettiniz?
'Kulağım sağır oldu. Niye hayvanlar gibi böğürüyorsunuz siz? Yoksa hayvan mısınız? Neyse azcık eğlenebilirim gibi duruyor. Karışmayayım da belki kavga çıkar. O zaman dalarım onlara da içimin yağları akar.'
B: Bas baya leydi. İsterseniz heceleyeyim. Ley-di. Anladınız mı aptallar?
'Bu konuşma heyecanlı olmaya başlamıştı. Tam içimden askerlere yapacak eziyetler düşünürken bana döndüler. Oğlum ne diye bön bön bakıyorsunuz? Ayı mı oynuyor burada?'
A: Özür dileriz leydim bizim amacımız efendimizi korumaktı.
B:Leydi İsabella ne ceza verilsin istersiniz?
'Aha ayvayı yedim. Bella dik dik bakıyor. Niye öyle bakıyor ki? Anladım zihnimi oku diyor. Seni mi kıracağım güzelim. Sen istersen bende okurum. Zihninden bunları geçiriyordu: ''135.maddenin 6.bölümü demelisin bu askeri alanda olanlar için gözlem ve uyarı verme maddesi. '' Tamam öyle olsun. Bakalım ne olacak. Hep beraber öğreneceğiz.'
İ:Efendim 135.maddenin 6.bölümünün uygulanmasını istiyorum. Tabi size de uygunsa.
A: Leydim bizim anlayacağımız dilden de söyler misiniz?
B:Normalde böyle bir şeye kızardım lakin bunu cahil olmanıza veriyorum. 135.maddenin 6.bölümü askeri soruşturma, 1 aylık gözlem ve uyarı verilmesi için kullanılan ceza maddesi. Şimdi anladınız mı?
A: Bu ağır olmaz mı efendim?
B:Ağır mı dediniz asker?
A: Evet efendim.
B:Karşınızda kim var biliyor musunuz?
A: Hayır efendim bilmiyoruz.
B:O zaman ben söyleyeyim. İyi dinle asker tekrar etmem bilirsiniz. Karşınızdaki Element Krallığı prensesinin yani benim kuzenim. ona yapılan hata bana yapılır. Kendisi dünyaya soruşturma için gönderilmişti. Umarım anladınız.
A: Evet efendim anladık. Affedin leydim.Büyüklük gösterin affedin.
' Ah nefret ediyorum niye böyle kora şeklinde konuşuyorsunuz siz ya. Her böyle yaptığınızda ağzınıza çakasım geliyor. Neyse şu an daha önemli işlerim var. Bella'nın zihnine fısıldadım: ''Ne demeliyim?'' Düşüncelerinden şunu geçirdi:'' Ceza anayasası 136.maddenin 7.bölümü uygulansın de bu da askeri soruşturma ve uyarı demek gözlem süresi kalkıyor. Bu madde suçunu kabul edip affedilmek isteyenler ağır suç işlememişse indirim olur.'' Amma da karışık yasaları varmış be. İyi ki burada yaşamıyorum. '
B:Leydi İsabella siz ne düşünüyorsunuz?
İ:Ben diyorum ki efendim 136.maddenin 7.bölümü uygulansın.
B: Emin misin? Çok hafif olmaz mı?
İ:Hayır efendim. Çünkü burda sadece onlar değil kimse beni tanımıyor. Ben bu yönde düşünüyorum. Ancak efendim son karar sizindir.
B: Leydinize dua edin indirim uygulanacak.
A : Leydimiz çok yaşayın, leydimiz çok yaşayın.
İ:Yeter. Kesin şamatayı. İndirim olacak ama bu ceza olmayacak anlamına gelmez. Efendim ne arzu edersiniz?
B:Askerler karakola gidin ve bu kağıdı verin.
A: Hangi kağıdı?
İ:Bu kağıdı vereceksiniz. Anlaşıldı mı asker?
A:Emredersiniz efendim.
'Of ya niye beni kuzen olarak tanıttı şimdi bu. Bura Zeus tarafından korunuyor demişti yoksa. Olamaz demi Hades ya da Poseidon çocuğu olabilir mi yoksa? Yürümeye başladık. Neler olduğunu öğrenmem lazım. Neyse şimdi öğrenirim.''
İ: Bella babanın adı ne?
B:Niye sordun?
İ:Meraktan.
B:Tamam adı Hades.
İ: Hades derken? Bildiğimiz tanrı Hades mi?
B:Evet tanrı Hades.
İ: Nico'nun kardeşi misin?
B:O kim?
İ:Tanımıyorsun yani. Tamam sizin dünyanızda adını söyleyeyim Hayalet Kral.
B:Onun adı Nico'mu?
İ:Evet. Demek askerlere kuzen demenin sebebi buydu. Buradakiler elementistler mi?
B: Nereden biliyorsun?
İ:Onları oluşmasını sağlayan benimde.
B:Anlamadım.
İ:Baban Hades'se anlatmıştır. Kızı Bianca yı biliyor musun?
B:Evette sen nereden biliyorsun?
İ:Çünkü o benim. Ben ölmedim. Çünkü ben ölürsem dünya yok olur. Yakın zamanda da tam bir kader olacağım.
B:Bunu yeni mi öğreniyorum ben ya. Babam biliyor mu?
İ:Babam biliyor. Yaklaşık 500 yıldır olduğum her bedeni biliyor. Zaten bilen kaderler ve o.
B:Güçlerin neler?
İ:Pek çok melezin gücü var. Bir çoğunun büyük küçük çocuğu oldum. Dört element oradan geliyor. Zihin okumamam, hızım, yalan söyleyebilmem, hissedebilmem de o yüzden.
B:Peki ilk karşılaştığımız da neden sana çekildik.?
İ:Ah küçüğüm. Ateşti sizi bana çeken. Ateş yolu bana çekildi. İçimdeki ateş ve güç onu çekti.
B.Sen ne dedin? Küçüğüm mü? Kendini çok mu güçlü sanıyorsun?
İ:Hayır sanmıyorum çünkü zaten güçlüyüm. Ben onu yaş olarak söylemiştim.
B:Benden büyük değilsin.
İ:Emin misin ? Büyük değil miyim bir beş yüz sene.
B.Saçmalama.
İ:Ah daha kavrayamadın. Anladım çok üstüne gitmeyeceğim kardeşimsin sonuçta.Bana kalabileceğim bir yer gösterin prensesim.
B:Bu taraftan leydim.
'Bunu der demez yanımızdan birileri geçti. İyi ki hissediyorum yoksa başımız belaya girebilirdi.'
İ:Yırttık. Hemde tam anlamıyla.
B:Gizli bir şey yapmıyorduk ki.
İ:Bak Bella benim bu kimliğimi sadece babam ve kaderler biliyor. Daha doğrusu biliyordu. Bunu kimse öğrenmemeli yoksa bu benim sonum olur. Kurtulamam ellerinden. Ben ölürsem insanlar da ölür. Şimdi yatacak yer gösterin minik prenses.
B:Emredersiniz yarı ölü leydim.
'Bu konuşmanın ardından kahkaha atmaya başladık. Bella iyi bir kardeş olacak bu belli. Odanın yolunu tuttuk sonunda derin bir uyku çekeceğim. Bay yy bay yy esnemekten düşünemez oldum. İzninizle uyuyacağım.'