~İYİ OKUMALARR~
(hikaye için önerileriniz varsa yorum ya da mesaj atabilirsiniz.)
Yarışı benim çok bilmiş kardeşim Enes kazandı. Tabi istediği şeyle afalladım. Bizim eve bu akşam misafir geleceğini ona Ece söylemiş heralde. Benden istediği de gelen misafirlere olabildiğince deli gibi davranmam. bunu yapmak kulağa hoş ve eğlenceli geliyordu. ilk başta bunu dediğinde. "benim bu şekilde davranıp davranmıycağımı nerden biliyorsun " dedim. Onun cevabı ise " Yanında gelemiyeceğim akşam Egemen le kız tavlıycaz kanka ama Ece gelcek senle. yaptığın hareketleri ve davranışları da videoya alacak. " diyerek kurnazca sırıtmıştı. Sonuç mu? Tabiki de yapıcam.
Akşama doğru Eceyle eve geldik. Duş aldıktan sonrada kıyafet seçmek için dolabın karşısına dikildik. " Ada bak şu tişörtle bu şortu gitsem nasıl olur? Berk beğenir mi? " kafamı evet anlamında aşağı yukarı salladım. Ona kıyafet seçmiştik ama benim düşündüğüm tek şey bu akşam gelcek misafirlerin bir oğlunun falan olmamasıydı yoksa rezil olurdum. Zaten olacaktım da neyse bakalım. Ecenin giyinmesi için odama geçtim. Dolabıma bakıp surat astım. Kenarda gördüğüm ve nadiren kullandığım koyu mavi şortumu bir çırpıda giydim. Altına da beyaz bilekte biten converslerimi geçirdim bağcıklarını bağladıktan sonra tişört arayışına çıktım. Pembe... hayır, Yeşil..... hayır, Mor.... alsa, Beyaz.... bak bu oluurr. Üstünde mavi baskıyla COOL yazan tişörtümü giyip telefonumu da cebime kattım.
~kamerayı kimsenin göremeyeceği ve salonu tam gösteren bir yere koymuştuk. neyse ki Hatice teyzeye de söylemiş Annem, Babam ve Berk 'e söylemesi için rica etmiştim. O da beni kırmayıp tamam demişti.~
Kıyafetlerimi giydikten sonra Ece' 'nin odasına daldım. " Adaaa bu gelen misafirlerin kızı var. " Derken cama bakıyordu. Onun odası kapının girişini gösteriyordu. Yanına gelip çok alımlı giyinen kumral kıza baktım. Üzerinde kırmızı bir elbise ayağında da siyah stiletto ayakkabı.. uzaktan da olsa kız güzeldi. " kanka bu iyi oldu erkek kardeşi olsaydı... düşünemiyorum." Diyerek gülmeye başladım.
Tüm cadılığımı, sevgilim olmadığı için atamadığım tripleri , yapamadığım cingenlikleri gösterme zamanı geldi. iç sesim tam bir deliydi ben bu deliyi bugün dışarı salacaktım.
Aşağı koşarak indim Ece de arkamdan kikirdeyerek geldi. Masada oturan misafirlere göz gezdirip sandalyeyi hızlıca çektim. Karşımda bakımlı 35 yaşlarında bir kadın sağında kızı sandığım kumral ve solunda da kocası sandığım bir adam. Babam bana dönüp kaş göz yaptı. Kafamı ne var diye salladım. "Baba hayırdır karşın gözün ayrı oynuyor ? " dediğimde yüzündeki ifade gülmeye değerdi ama ben ciddiyetimi korudum ve karşımdaki kadına dönüp elimdeki çatalı hızlıca tabağa vurdum. " Nerde benim mantım ?!!!" Diyerek bağırdım. Elimi gözlerime bastırıp ağlamaklı bir sesle " Hep böyle yapıyorsunuz. Bıktım sizden. " dediğimde deli gibi davrandığını farkettim. Eceyse gülüyordu. "Ada Noluyo kızım sana." Diyen zeliha sultana bakıp. "Hep abimin dediğini yapıyorsunuz yeter ya. Beni niye dışlıyorsunuz. Ben sizin kızınız değil miyim? ?!!" Ellerimi göğsümün altında birleştirdim. Abim sinirden çok, yapmacık bir sesle. "Ada kendine gel" sesi çok yapmacık çıkıyordu ama ben aldırmadan konuyu değiştirdim. " kız.." diyerek kadının sağındaki kızın tabağına kaşığımı attım. Kız bana angut gibi bakarken abimin yüzündeki gülümsemeyi farkettim. " benim bir adım var." Diyen kumral kız kaşığımı benim tabağıma fırlatmış ama masanın ortasına kalmıştı. "Adın beceriksiz mi? Bir kaşığı isabetli bile atamıyorsun " diyerek kahkaha attım. " Benim adım beceriksiz değil. Adım, Dünya. " daha çok kahkaha atıp " Bende Mars " diyerek dalga geçtim. Kızın annesi ve Babası bana ters ters bakıyorlardı hoş bizimkilerinde bir farkı yoktu. Kahkahamı yarıda kesip " misafir çocuklarından hiç hoşlanmam sende buralarda fazla dolaşma bücür. Bu arada Annesi ben buna laptobumu falan vermem istediği kadar size şikayet etsin, ağlasın umrumda değil. " dememle Annemin. " yeter Ada " diyerek kolumu sıkması bir oldu. Kafamı ona çevirip " Ay çok korktum " sandalyeyi hızla çekip " Hep oğlunuzu koruyun ben bişey yapınca da böyle azarlayın beni. " bahçeye çıktım. Ece arkamdan koşarak geldi. " kanka nasıl rol yapıyorsun lan seni bi an deli sandım . " diyerek kahkahalara boğuldu. Bende gülüyordum. Ne olduğunu anlamadan abim kolumdan çekti. Biraz sarsıldım ama denge mi kaybetmedim. Ona soran gözlerle baktım. "Kardeşlerin gülü sen bitanesin." Diyerek alnımdan öptü ve sıkıca sarıldı. " abi hayırdır demin masada kızıyordun bana?" sarılmayı kısa kesip. " Ada herşeyi biliyorum." Afalladım bi an sonra kendimi toparlayıp Eceye döndüm. "Yok artık Ece ne ara söyledin. " Ece ellerini havaya kaldırıp. " ben yumurtlamadım kanka" abim sırıttı. "Onu suçlama Enes dedi. Daha doğrusu ben istedim bunu yapmanı. İçerdeki fondöten kutusu dünyayla babam beni evlendirmeyi düşünüyor Ada buna birtek sen el atabilirdin. Böyle davranman benim çok işime yaradı masadan kalktılar salonda oturuyorlar." Abimi ağzım açık dinledim. " ha bu arada Ece sende sorun çıkarmaya çalış bana yavşıyormuş gibi davran. Buraya bunun için geldim. Neden benim öyle davranmadığıma gelirsek. Ben bi fondöten kutusu için karizmanın bozmam." Göz kırpıp içeriye gitti. Ece sevinçten çığlık attı ve boynuma atladı. " o kızla evlenmeyi istemiyor Oley düşünsene benim için istemediğini Ada inanamıyorum. "
Yaklaşık 10 dakika sonra Eceyle salona girmiştik. Tabi benim elimde bir adet içi nescafe dolu bardakla. Dünya denen kızın yanına oturdum sonra kalkıp koltukta zıplamaya başlamamla fondöten kutusunun başından aşağı nescafe dökülmesi ve kızın çığlık atması bir oldu. Bardağın dibine bakıp " canım bu kadarının da hatrı kalmasın arkandan ağlarlar sonra" dedim ve geri kalanını da başından aşağı döktüm. Tabi abimde saf erkek rolü yapıyordu. Bana bağırıp "Ada naptın fondöten-...dünyaya" Diyerek kızı kolundan tutup odasına çıkarırken Eceyle arkasından gittik. Odaya girdi ve kıza banyoya gösterdi. "Ece tatlım Dünya için bir kaç kıyafet getirir misin? " ooo abiciğim Eceyle tatlım demeler falan. Ece kurnazca gülümseyip " tabiki de" Diyerek yanımızdan ayrıldı. Fondöten konuşmaya başladı. "Berk ya ben eve gitsem. Burda bana rahat yok zaten ." imalı imalı konuştu. Bende şaşırmış gibi yapıp " oha fondöten kutusu nasıl konuştu ?" derken Ece elinde dizi yırtık pantolon ve tişörtle geldi. "Buyur Berkciğim "diyerek abime uzattı. Kesin bişey yapmıştı bu ama ne? Fondöten abimin banyosuna girdi. 10 dakika içinde çıktı ama ne görsün. Ece abimin yanağına öpücükler konduruyordu. Abim fondöten kutusunu görünce Eceyi itti. Kız daha da çok sinirlenip " Yeter artık ben sizi daha fazla çekemiycem. Berk bu iş burada bitti senle asla evlenmem. " ağlayarak geçti. Bizde sırıttık. Önümüzden giderken gülmemek için kendimi zor tuttum.Ecenin pantolonun popo kısmına küçük küçük delikler açmış olduğunu farkettim. Abim bunu farketmemiş olacak ki mal mal bakıyordu. Abimi yanıma çağırdım ve dünyanın poposunu göstermemle kahkahalara boğulması bir oldu. Kız bize dönüp ne var dercesine baktı."bişey yok fondöten devam et sen." Aşağı indiğimizde kızın Annesi ve Babası bizim yaptıklarımıza dayanamayıp bağırıp çağırdı. Sonunda da gittiler.
Babamın bir yığın azarını yememde bir oldu. Onları kafama takmadım. Odama gidip tavşanlı pijamalarımı giyip kendimi uykuya bıraktım....