Piyon

By darklordil

2.2K 163 43

''Aşık olduğunuz anda panik yapmayın.Bir yere oturun,derin nefes alın.Ve katilinizle tanışmanın tadını çıkarı... More

-1-
-2-
-3-
-4-
-5-
-6-
-7-
ÖNEMLİ!!!!
-9-
-10-
-11-
❌DUYURU❌
-12-
-13-
-14-
-15-
-16-
-Vezirden Not- ^^
-17-
-18-

-8-

111 9 9
By darklordil

Arkadaşlar bu bölümü zetutek e ithaf ediyorum.Umarım beğenirsiniz.Birde bu sefer multiler çook işinize yarayacak.O yüzden bakmadan geçmeyin.Bu bölümün tamamı Tuana-Rüzgar aşkı üzerine.Sizi sefyom💕

Uzun,eğlenceli ve yanlız olmadığım yazın sonuna gelmiştik.Cidden harika bir yazdı.Sevgilimle,kankalarımla...Müthişliydi.Tuana ile ile hayalimizdeki gibi aynı üniversiteyi kazandık.Cerrah Paşa Tıp!!Evet,belki beni mal olarak görmüştüm ama kaybettiğiniz kıza dön bi bak istedim .d
Bu üniversiteyi her şeyden çok istiyorduk.Kazandığımızı öğrenince havalara uçtuk.Barış da Rüzgarla bütün yaz postacıda çalışmış istedikleri parayı toplamıştı.İkisi de üniversiteyi bırakmış gitmiyolardı.Bu beni mutsuz etse de onların hayatına karışmak istememiştim.
----
"Geç kalıcaz hadi acele et!!"diye bağırdım."Zaten senin tosbağa saatte en fazla 30 yapıyo."diye devam ettirdim.

Koşan adım sesleri koridorda yükselirken aynada kendimi düzeltmeyi bırakıp,işaret parmağını tehdit edercesine sallayan Tuana'ya döndüm.

"Bak velet,bana laf et ama tosbağıma edersen,evleniceğim gün seni arkasına konserve diye bağlarım sürünürsün düğün salonuna kadar!!"

"Lan seninle evlenicek biri çıksa,çocuğun beyin tümörünün benim yerimi tutacağını bilip intihar ederim zaten!!"diye bağırdım.

Evet,laf sokmuştum.

"Biraz daha konuşursan intihar etmene gerek kalmadan ölüceksin."dedi.

Yüzü solmuştu.Az önce 'Hadi acele et!!' diyen bendim ama ayakkabılarını giyip benden önce inen oydu.Aslında cidden suç bendeydi.Kız daha dün Rüzgarla öpüşen kızın sevgili olduğunu öğrenip yıkılmıştı.Of Su,yine sıçtın sıvadın Su!!

Aşşağıya indikten sonra siyah dar pantolonun üstüne giydiğim Hard Rock Cafe Barcelona tişörtümü düzeltip arabaya bindim.Tuana ben bindikten sonra yüzüme bile bakmadan gaza basmıştı.Sinirliyken tosbağayı daha hızlı kullanıyordu.Belki de bu tek tesellimdi.
---------
Okuldan 500m ötede olan kırmızı ışıkta durduğumuzda Tuana oflayarak açık bıraktığı önündeki kumral saçlarını arkaya attı.Ona dönüp yüzüne baktım.Üzüldüğü her halinden belliydi.'Tuana'yı sinirden ağlarken görürseniz o ortamı terkedin.Bu sağlığınız için çok önemlidir.'kamu spotu aklımdan geçerken arabada kaçıcak bir yer olmadığını farkettim.Arabada onla konuşamazdım.Bir kere böyle bir şey olduğunda en son hastanede uyanmıştık.Kaza geçirmiştik.Sonuçların yine aynı olmaması için sustum.Onun sinirden ağlaması beni üzüyordu.Bi de benim yüzümden ağlıyordu ya...En çok da o koyuyordu.
---------
Arabadan indiğimizde hemen koşarak Tuana'ya sarıldım.Tuana,ise burnunu çektikten sonra hafiften kıkırdayarak karşılık verdi.

"Okulun ilk günü gülüm.Ağlayarak gidemeyiz."dedim sarılmaya devam ederken.
"Saçın ağzıma giriyo."diyip kıkırdadı.
"Bende seni aşkım."dedim sesimi kalınlaştırarak.
Geri çekilip baş parmaklarımla göz yaşlarını sildim.Sonra birden arkadaki sarışın taşa bakıp.
"Arkadaki daş galp phen."dedim kıkırdayarak.Tuana arkasını dönüp kafasını bana çevirdi.
"Lan senin sevgilin var olumm!!Valla söylerim Barış enişteme boşar seni."
Daha yeni aklıma gelen Barış'ın kıvırcık saçlarını düşünüp öksürüyomuş gibi yaptım.
"Aa...Şey o zaman arkadaki daş galp sen kanka."dedim.
----------
"Bak bu şarkıyı söyleyebiliriz."dedim 'Radioactive' şarkısını göstererek.
Baran başıyla onaylayıp elektro gitarına döndü.Fundi ise baterinin başına geçti.Tuana benim yanımdaki orga geçip mikrofonu boyuna ayarladı.Ee,tabii okul başladığına göre BBKF Grubu olarak Limon Cafe'deki sahnemizi alıyorduk.Nerdeyse hergün okul çıkışında burdaydık.İnsanlar bize bayılıyordu.Hatta çoğu sadece bizi dinlemek için geliyordu kafeye.Bunu bilen Ersan Dayı (kafenin kurucusu) bize para vermek istemişti ama biz kabul etmemiştik.
Mikrofona bir iki defa vurup sesin yayılıp yayılmadığını kontrol ettim ve şarkıya başladım.

I'm waking up to ash and dust
I wipe my brow and I sweat my rust
I'm breathing in the chemicals
Whoaa
I'm breaking in, shaping up, then checking out on the prison bus
This is it, the apocalypse
Whoaa

Nakarata giriceğimiz için herkes daha sert çalmaya başladı.Ben de sesimi daha çok yükselttim.Baran ve Tuana bana eşlik ediyordu.

I'm waking up, I feel it in my bones
Enough to make my systems blow
Welcome to the new age, to the new age
Welcome to the new age, to the new age
Whoa, whoa, whoa, whoa, whoa, I'm radioactive, radioactive
Whoa, whoa, whoa, whoa, whoa, I'm radioactive, radioactive

I raise my flags, don my clothes
It's a revolution, I suppose
We're painted red to fit right in
Whoaa

I'm breaking in, shaping up, then checking out on the prison bus
This is it, the apocalypse
Whoaa
Tekrar nakarata giricektik.O anda gözlerim giriş kapısına kaydı.Barış gelmişti!!Bütün tatlılığıyla ve kıvırcıklığıyla karşımdaydı.Arkasından giren Rüzgarı görünce gözüm Tuana'ya kaydı.Tuana geldiklerini anlamıştı ama görmezden geliyormuş gibi yaptı.Barış bana göz kırptıktan sonra nakarata girdik.
I'm waking up, I feel it in my bones
Enough to make my systems blow
Welcome to the new age, to the new age
Welcome to the new age, to the new age
Whoa, whoa, whoa, whoa, whoa, I'm radioactive, radioactive
Whoa, whoa, whoa, whoa, whoa, I'm radioactive, radioactive

Bateriden yavaşladığımızı gösteren işaretten sonra Baran elektro gitardan ellerini çekti.Tuana ise orgu yavaşlattı.

All systems go, the sun hasn't died
Deep in my bones, straight inside

Yavaşlamamızı sona erdirdikten sonra Fundi bateride kısa bir solo yaptı ve tekrar son nakarata girdik.Sesimi kat kat yükselttim ve final için hazırlandım.

I'm waking up, I feel it in my bones
Enough to make my systems blow
Welcome to the new age, to the new age
Welcome to the new age, to the new age
Whoa, whoa, whoa, whoa, whoa, I'm radioactive, radioactive
Whoa, whoa, whoa, whoa, whoa, I'm radioactive, radioactive

Şarkı bittikten sonra bir alkış tufanı koptu.Diğer şarkıyı kararlaştırmak için döndüğümde Tuana'nın koşarak kafeden çıktığını gördüm.Normalde günde 3-4 şarkı söylüyorduk ama Tuana gitmişti.Onsuz yapamıyacağımızı bildiğim için seyirciye dönüp.
"Üzgünüm bugünlük bu kadar yarın görüşürüz.Yani umarım..."dediğimde kırgınlıkla 'aa'layan bir grup gördüm.Onları takmadan bende koşarak kafeden çıktım.Bardaktan boşalırcasına yağmur yağıyordu.Yağmurdan Tuana'nın yüzünü bile göremiyordum.Ama taksiye bindiğini seçebilmiştim.
------
Tuanadan:
"Kanağım lütfen aç şu kapıyı!!İçeride olduğunu biliyorum!!Lütfen!!"diye bağıran Günsu'nun sesini duymazdan geliyordum.Şu ana kadar tek kelimesiyle hayatımı değiştiren kankamı duymazdan geliyordum.Bunu tabiiki de ilk kez yapmıyordum.Cidden ama Barışla tanışma anlarını 347. kez anlatırken dinliycemimi düşünüyordun?!Hadi ama sanki sen yapardın.
İç sesimle konuşmamızı "A yok bu iş böyle olmaz!!"diyen Su böldü.Ne yapıcağı umrumda değildi.Şu kapıyı kırıp yanıma gelse bile yine mutsuz olacaktım.Rüzgarı her gördüğüm de tekrar o kızı sömürmesi gelicekti aklıma.Daha çok zevk için öpüyomuş gibi görünüyordu.Tutkusuzdu ama koyuyrodu işte.Hemde çok koyuyordu.
Ağlamamı artırırken elimi ciciklemeye başlamıştım.Genellikle bu sinir krizi gibi olan şeyde Su elime içi jel dolu bir baykuş oyuncağı koyardı.Baykuş önümde durmasına rağmen onu elime almak istemiyordum.Acı çekmek istiyordum.Kanamak istiyordum.Acıyı bedenimde hapsetmek yerine bütün vücuduma dağıtmak istiyordum.
"Tuana hadi be kızım aç kapıyı!!"dedi.
"Rüzgar"diye mırıldandım içimden.Burdaydı.Ah Su bilmez miyim ben sana yapacağımı.Bittin kızım sen.
"Kapıyı aç lütfen!!Bak eğer kapıyı açmassan yine kapıyı kırıp girerim!!Elinde sonunda girerim ama hasar yapmamak için aç şu kapıyı!!"
Camı açtım sırtı çantama eşyalarımı doldurup gitmeden önce "Özür dilerim!!"dedim titrek sesimle.
"Tuana aç!!"dedi ama demesine rağmen camdan atlayıp kaçtım.İlk katta olmanın yararlarını görmüştüm.Dışarıda yağmur olduğunu bildiğim için aldığım hırkaya biraz daha sarılıp kapşonunu kapattım.Sırt çantam koşarken zıpladığı için rahatsız ediyordu ama umrumda değildi.
--------------
Nizamiyeye yaklaşırken duraksayıp yüzümü kapşonuma sakladım.Yürüyerek çıktıktan sonra bir taksi çevirdim.Adam nereye gittiğimizi sorunca "Albatros Bar"dedim.Beni orda bulacaklarını sanmıyordum.Hatta şuan kapıyı kırmadılarsa beni hala odada biliyorlardır.Şoförden acele etmesini istediğimde isteğimi yerine getirip arabayı hızlandırdı.
------------
"Her zamankinden."dedim barmenciye filmden alıntı yaparak.Aslında buraya ilk kez geliyordum.Yani,evet maldım.Adam anlamaz gözlerle bana bakmaya devam edince "Bira ver!"dedim.Adam başıyla onaylayıp en köpüklüsünden bir bira verdi.Birayı alıp deri koltuklardan birine oturacaktım ki gözüm kenarda sömürülen kıza kaydı.Sonra biramı kafama dikmemle püskürmem bir oldu.Ayağa kalkıp kızın yanına ilerledim.Beni görünce duraksayıp çocuğu itti.
"Se-senin burda ne işin var?!"dedi.
"Asıl senin burda ne işin var!!"diye çığırdım.Ellerimi saçına doladığımda bir kaç kerhane sürtüğü çığlık attı.
"Bırak saçımı!!"diye cırlamaya devam eden sürtüğe bir daha döndüm.
"Rüzgar senin gibi sürtükleri haketmiyor."diye çığırdım dünki öpüşmeleri aklıma gelirken.
"Ama senin gibi rahibelere de bakmadığına göre bence sus."dedi.Tamam,haklıydı ama kız elimde olan saçlarının daha farkına varmamıştı heralde.Saçını daha sıkı sarıp kendime çektim.
"Şu olanları Rüzgar'a anlatmamam için sadece bir sebep söyle!"dedim.
"Çünkü desende sana inanmaz,çünkü o beni seviyor,çünkü daha dün tanıştığı bir kıza 3 yıllık sevgilisini satamaz ve beni kaybetmeye göze alamaz.Daha fazla sebep ister misin?"dedi.Lanet olsun yine haklıydı.Gözümü ondan ayırıp arkama baktım.Kıza tekrar döndüm.
"Ama bir şey atlıyorsun zeki faişe."diyip elimi girişte duran Rüzgar'a çevirdim.Kızın saçları elimde olduğundan o da oraya bakmak zorunda kaldı.Rüzgar "Su bırak onu!!"diye bağrınca ellerimi kızın üstünden çektim.Kızı Rüzgar'a itip "Al sevgilini!!"diye çığırdım sonra masadan çantamı alıp çıkışa büyük adımlarla ilerledim.Önümü kesmeye çalışan Su'yu görünce elimle onu ittim.Yere düşmekten son anda kurtulmuştu.Barış onu tutmuştu.Sinirlenince böyleydi işte.Kimseyi görmez içimden şarkımı mırıldanırdım.(LORDE-EVERYBODY WANTS TO RULE THE WORLD)Bu seferki şarkım buydu.Şarkıyı mırıldanmaya devam ederken bileğimi sıkıca tutan kişiye baktım.
"Bırak elimi Rüzgar!!Canımı acıtıyorsun!!"diye bağırdığımda elini hafiften gevşetti.
"Ö-özür dilerim."diyince gözlerimi devirip terkrar önüme dönecektim ki beni kendine döndürüp dudaklarını dudaklarıma bastırdı.
Dudaklarımızın arasından akan yağmur damlaları ateşimizi söndürmeye yetmiyordu.Adeta alevlerle yanarken ben de ona karşılık verdim.Gözyaşlarımla yağmur suları karışmıştı.Yine ağlıyordum ama nedensizdi.Ellerini belime indirince ben de ensesine indirdim.Su'nun telefonundan çıkan fotoğraf sesini duyunca ikimizde geri çekildik.(Multidee)
Su kaçmaya başlıyınca gülerek arkasından koşturduk.Ayağım kayıp yerdeki su birikintisine düşünce bildiğim tüm küfürleri mırıldandım.Beni kaldırmaya gelen Rüzgar ve Su'nun ellerinden çekip onlarında düşmesini sağladım.Su'nun düştüğünü gören Barış koşarak yanımıza geldi.Onun da ayak bileğinden tutup düşmesini sağladım.Çünkü kankalık...

Continue Reading

You'll Also Like

173K 11.4K 34
Elçin ŞAFAK, okulunda onun tabiriyle 'mafya babası' gibi takılan gruptan arada konuştuğu Ufuk ÇOŞKUN'a yazmak istemiştir fakat birşeyler ters gitmişt...
1.7M 118K 52
asrın ve alisa. tamamlandı. asrin_celik gönderinizi beğendi. "Chat sakin olun amına koyayım." @23: alisanin gonderisini beğenmiş kral @78: asrın yeng...
49.5K 5.6K 40
Gözlerimin karasına,bak kalbimin yarasına.
369K 20.9K 54
"Ece..." dedi sesi ilk defa bu kadar kısık ve boğuk çıkarken. Testi bana doğru salladı. "Bu ne demek? Hamile misin?" Cevap veremedim, sadece daha şid...
Wattpad App - Unlock exclusive features