KENDİME YABANCIYIM

By Giry_Happy

638 33 57

Yaşanan her seneyi, size ihanetinizin bana vermiş olduğu acılar şeklinde yolluyorum umarım sizde benim yaşad... More

Yaşadığım Anlamsız Trajedi

Sadece Hissediyorum

279 15 30
By Giry_Happy

Kapı çalınca babam ve annemin arasındaki soğuk bakışlara aldırmadan yerimden kalktım. Aslı'nın olması umuduyla elime çantamı alıp kapıya doğru yürüdüm. Beklediğim gibi karşımda Aslı'yı görünce müthiş bir sıcaklık bedenini sardı ve hemen evden çıkmak istedim ama arkadan gelen babamın sesiyle başımı o tarafa doğru çevirdim.

"Kendine iyi bak."

Klişe gibi duran bu cümleyi herzaman olduğu gibi şimdi de o kadar içtenlikle söylediki umursamadan edemedim. Göz ucuyla anneme baktığımda ise meşgul olduğunu görünce aldırmayarak hemen evden ccıktım

Aslıyla birlikte arabaya geçdiğimizde etraftaki sessizliği herzamanki gibi bozan yine Aslı oldu.

"Günaydın, soğuklar kraliçesi."

O anda atamadığım ters bakışımı atarak ona döndüm.o ise bana bu atar kime dercesine kaşını kaldırınca ikimizde bu saçmalığa gülerek önümüze döndük.

"Kızım abartma sadece arada bir içimden sıcak davranmak gelmiyor"

"Sen onu geç de sabah ki halin neydi öyle ya? Resmen telefonu suratıma kapattın"

Dün gece olanları birine anlatsam iyi olacaktı sanırım. Hazır Aslı'da soruyorken derin bir nefes aldım ve anlatmaya başladım.

"Şey dün..."

Alışık olduğum Aslı'nın durmaz çenesi onun duyma organını devre dışı bıraktı ve kelimeler boğazıma takıldı. O ise kestiği cümlenin farkında olmadan devam etti.

"Asıl haberi sana vermedim. Doğum günün için sana partner buldum. Bizim bir üst sınftan Koray."

"Nereden çıktı bu partner işi? Hem onu nasıl buldun?"

"Valla ben bulmadım, o seni buldu."

Aslında parti, partner bunlar keyfimi yerine getirebirdi. Bu yüzden konunun üstünde çok durmadan, iyi olur, diyerek geçiştirdim.

Okula yaklaştığım sırada Aslı son kez kendine aynasında bakarken ben de Üniversitenin garajına arabayı park etmek için boş yer arıyordum. Arabadan indiğimizde gördüğüm birçok öğrenci kalmış olduğu dersleri vermek için benim gibi yazın okula geliyorlardı. Aslında derslerim iyi olmasına rağmen son zamanlarda üstünde çok durmamış olmayımki bazı derslerden kalmıştım.

Öğlene doğru dersler bitiğinde okuldan çıktım ve Aslıyı aramak için elimi cebime soktum. Telefonumu aldığım sırada Aslıdan mesaj geldi.

Canım sen beni bekleme. Birde giderken dikkatli ol.

Ben bile kendimi bu kadar düşünmezken Aslı ve babamın herseferinde uyarı belirten ifadeleri sık sık kullanmaları belli bir süreden sonra canımı sıkıyordu. Elbette ki beni düşünmeleri iyi bir şey fakat bir insan güzel bir kokunun bulunduğu ortamda uzunca bir süre kalırsa belli bir süreden sonra kokuyu alamamaya başlar demi. İşte benimki de o hesap. Bana sürekli "dikkatli ol" demelerine rağmen ben artık onları duyamıyordum bile.

Yabancı bir sesin "Hey sen iyimisin?" Demesiyle düşüncelerimden sıyrılıp
kafamı kaldırdığımda uzun boylu sarışın bir çocuk yakışıklı denecek kadar güzel bir gülümsemeyle bana sırıtıyordu. O bana böyle bakarken benimde gözlerim yere saçılmış kitaplara ilişti. Sanırım onunla çarpışmıştık. Kitapları toplamak için yere eğildiğim sırada eğilmeme firsat vermeden hızlıca kitapları toplayıp ayağa kalktı. Bu sırada içinden kendine ait olanları seçip geri kalanları bana verdi. Okula doğru bakarak "Yazın ders çalışmak kadar sıkıcı bir şey..." Aniden çalan telefonla konuşması yarıda kesilmişti. Ekrana baktığım sırada babamın aradığını gördüm. Bunun üzerine gözlerimi ekrandan alıp ona doğru yönelterek özür diler gibi saçma bir bakış attım ve "Bakmam lazım" diyerek yanından ayrıldım.

Telefonu açtığımda babam "Neredesin? Eve geldin mi?" diye soruları peş peşe sıralamaya başladı.

Ses tonu o kadar endişeli geliyordu ki ben de onun ritmine kapılıp "Niye baba? Bir şey mi oldu?" dedim.

Verdiğim cevap onu rahatlatmış olacak ki sesini yumuşatarak "Bizim eve giden yolda bir kaza olmuş. Anneni de aradım ama daha eve gelmedi diyince korktum."

Babamı rahatlatmak için, iyiyim ben eve gelince mesaj atarım dedim ve telefonu kapattım.

Arabaya yaklaştığımda kapıyı açmak için kolumu uzatacağım an omuzuma dokunana elle refleks olarak arkaya döndüm. Az önceki yakışıklının nefesini yüzümde hissedince korkuyla birkaç adım geriye doğru savruldum.

"Pardon, korkuttum. Şey... Bu senin galiba. Çarpışırken düşürmüş olmalısın."

Elimi göğsümün sağ tarafına bastırarak farketmeden tuttuğum nefesimi birçırpıda bıraktım. Bu sayede gevşeyen vücudumun getirdiği etkiyle göz kapaklarımı serbest bıraktım.

Elini bana doğru uzatıp " Ben Koray. Sende Mira olmalısın. "
Şaşırarak ismimi nerden biliyordu diye aklımdan geçirdim. Geçen o kelimeleri daha fazla düşünmeden direk kendisine sorunca aldığım yanıtla fazla şaşırmadım.

"İsmin defterin kapağında yazılıydı." O bunu söylerken havada duran elini farkettim ve bekletmeden hemen tuttum. O kadar hızlı tutup bırakmıştımki abarttığımı anlayıp biraz utandım. Koray'ın yüzünde gördüğüm yarım gülümseme, daha fazla dayanamayıp gözlerini devirmeme neden oldu.

Fark etmesine rağmen konuşmasına " Sen Mira olduğuna göre ben de senin doğum günün partnerin olacağım "diye devam etti.

Demek Aslı'nın bahsettiği Koray bu aferin kız bu seferki partner diğerleri gibi yılışık değilmiş, İçimden Aslı'ya teşekkür edip dikkatimi Koray'a verdim.

" Sen Serra'nın kardeşiydin değil mi? Senden bizim gruba çok bahsederdi."

Ablam, benden çok mu bahsederdi! Ortaokulda bile gösterilerde başkalarının sunumlarını dinlemez, kendi sırası geldiğindeyse herkesi öğretmenler de dahil önceden onu dinlemeleri için tembihlerdi. Ne oldu da fırsat bulup arkadaşlarına beni anlattı.

Koray devam edince düşüncelerim etrafa dağırdı. Acınası bir yüz ifadesiyle "Biraz problemli olaylar yaşamışsın. Geçmiş olsun." dedi.

Söylediği şeye nasıl tepki vereceğimi düşünürken birkaç çocuk Koray'a seslenince elimi sonra görüşürüz dercesine kaldırdım oda gülümseyerek yanımdan ayrıldı. Gidişini izlerken söylediği son şeye anlam yüklemeye çalıştım yanlız işin içinden çıkamayınca ablamla bu konuyu sonra konuşuyoruz diye kendimi şartlandırıp arabaya bindim.

Yolda giderken babamın bahsettiği kazayı gördüm. Feci olaydan sonra hurdaya dönmüş arabanın yakınında küçük bir kız çocuğunun boş gözlerle etrafı izlediğini gördüm. Merakıma yenik düşüp arabadan indim ve belki bir şey öğrenirim diye küçük kıza doğru yaklaştım.

Kazaya doğru bakarak "Küçüğüm burda ne oldu böyle?" diye sordum.

"Annem ölmüş."

Söylediği şeyle başımı ona doğru döndürüp yüzündeki ifadesizlikden şokta olduğunu anladım. Elimde olmadan küçüğü öğle bir hızla kollarımın arasına aldım ki, bedenim de hissettiğim ıslaklıkla kızın gözyaşlarını bıraktığını anladım. İçimi kaplayan hüzün, özlem ve daha anlatamadığım birçok duyguyu biri bana asılıyormuşçasına en dip noktama kadar hissediyordum. Canım öylesine yanıyordu ki yaşamadığım bu kaybı aslında her saniye yaşıyormuşumda küçük kanayan yarama dokununca daha da sızlamıştı sanki.

Küçüğü kollarımın içinden ayırıp gözyaşlarıyla ıslanmış yüzüne baktım ama konuşamadım. Çünkü hafif acılar konuşabilir derin acılar dilsizdir.

O an sadece eve gidip uyumak istedim. Uyumak acımı bastırabilirdi. Arabaya nasıl bindim eve ne zaman geldim bilmiyorum ama kendimi anahtarla kapıyı açarken buldum. Eve girdiğimde annemin sesiyle olduğum yerde kaldım. "Serra senmisin?"

"Hayır. Benim anne, Mira"

Verdiğim cevaba karşılık alamayınca odama girdim. İlk farkettiğim şey bana "Al beni" gibi bakan yatağıma kendimi bıraktım. Babama atman gereken mesajı hatırlayınca elimde telefonu aldım ve "Eve geldim, babacığım." diye mesaj attım.

Yaşadığım olayın getirdiği etkiyle kafamı yastığa koydum ve kısa sürede uykuya daldım.

....

Uyandığım sırada odamdaki yarı karanlık havaya bakılırsa akşam olmuştu. Uyku ile uyanıklık arasında bir çizgideyken dışarıdan gelen konuşma sesleri ayılmamı sağladı. Midemden gelen bulantıyı hissedince daha fazla uyumak istemedim. Bu bunaltının yemek yemeden geçemeyeceğini bildiğim için yüzümü yıkadım ve aşağı indim. Salondan gelen annemin sesini duyunca konuşmalara dikkat kesildim.

"Yaptığın bütün o şeylere rağmen Seçkin neden geri döndü."

Ablamın sesi de konuşmaya karışınca merakım daha da arttı.

"Anne belkide beni sevdiğini farketti ve geri döndü."

"Son bir yıldır ortaya çıkmadı. Seni sevdiğini farkedincemi buralara kadar geldi. Ah benim zeki kızım ne geldiyse başımıza senin bu Seçkine olan tutkundan geldi."

"Anne, zaten Mira yaşadıklarının farkında değil. Bu kadar abartmana gerek yok."

Bu gün Korayın'da söyledikleri aklıma gelince kendini tutamadım."Farkında olmadığım ne yaşamışım ben" diyerek salona daldım.

Continue Reading

You'll Also Like

181K 7.8K 53
"Kendime ait bir hayat kurmuşken sizi buna dahil etmeyeceğim."
63.6K 4.3K 24
Ben Aden Lavinya. Yıllarca tek gecelik bir hatanın ürünü olduğuma inandım. Bir dedenin sevgisiyle büyüdüm, krizlerimle boğuştum, yalnızlığımı köpeğim...
184K 9.5K 50
17 yaşındaki Defne Elanın hayatının basit bir DNA testi ile mahf olması yetmemiş gibi birde yıllar önce onu terk eden eski sevgilisi dönerse ne mi ol...
19.7K 1.4K 18
Ukde; içte düğüm olmuş acı, bastırılmış duygu, söylenmemiş söz. Esved Demir Alaca, Feza Akdemir'in ukdesiydi.
Wattpad App - Unlock exclusive features