GEÇMİŞİN İZLERİ

By xAsiMelekx

1.2K 130 0

Geçmiş olsa da unutulmayan anılar her zaman hayatımızdadır. Tesadüfen karşılaştığımız bir cinayet hayatımızı... More

TANIŞMA
İŞ
UNUTULMAYAN GEÇMİŞ
TESADÜF KARŞILAŞMA
BİR HAFTA SONRA
BİR ŞANS
ARAŞTIRMA
James'la Akşam Yemeği
CİNAYET
KAÇIŞ
Gizli Yer
Eğitim
Savaş
James'ın Sürprizi
Hastaneden Çıkış
Lara'nın Kolyesi
Güvensizlik
Yolculuk
Ada
Kamera Kayıtları
21. Bölüm
Evlilik Teklifi
Bölüm 23
24. Bölüm
25. Bölüm
26. Bölüm
28. Bölüm

27. Bölüm

13 2 0
By xAsiMelekx

Sabah olmak üzereydi, Lena'nın yanına gittim, uyanıktı. Çantasını topluyordu. ''Lena, biraz konuşalım mı?'' Dedim. Evet dercesine başını salladı.

+Biraz daha burada kalalım mı? New York'a dönmek istemiyorum. Lütfen Lena! Dedim. Pek kabul edecekmiş gibi gözükmüyordu.

+Artık dönmemiz gerekiyor gerekiyor James. İşimizi çok ihmal ettik. Dedi Lena. İkna edemeyeceğimi bildiğim için üstelemedim. Lena'nın babası, Jacob, Evelyn ve Lena hazırdı. Bende odama gittim, çantamı hazırladım ve evden çıktık. Havalimanı'na gitmek için taksiye bindik. Gelmiştik uçağımızın kalkmasına yarım saat vardı. Biletleri ve pasaportları hazırlayıp gişeden geçtikten sonra uçağa bindik. New York'a dönüyorduk. İçimi korku kaplamıştı. Ya Lena'ya bir şey yaparsa? O zaman ben ne yapacağım? New York'a yaklaştıkça korkum artıyordu. İnişe geçtik. Beş on dakika içinde inip evimize gideceğiz. Sonun da gelmiştik. Buraya gelmek yerine ömrüm boyunca o adada kalmayı tercih ederdim. Jacob ve Evelyn bizden önce gittiler. Lena'nın babası da şoförünü çağırdı. Üçümüz birlikte gidiyoruz. Ben kafenin önünde indim. Lena ise babası ile birlikte evine gitti. Ortalık sakindi. Saat öğleden sonra üç olmuştu. İşler yolunda görünüyordu. Hesap dosyalarına baktıktan sonra kasadan arabamın anahtarını aldım ve eve doğru yola koyuldum. Gidip biraz dinlenecektim. Evimin kapısını açınca Lena ile yaşadıklarım tek tek gözümün önünden geçti. Onu kaybedeceğim gibi bir his vardı içimde. İçeri girip, koltuğa attım kendimi. Boş boş tavana bakmaya başladım. Aklımda ki iyi ve kötü düşüncelerim tek tek uçup gidiyordu sanki. Kendimi iyi hissetmiyordum. Sehpanın üstündeki tabağı alıp duvara fırlattım. Gözlerimi kapattım biraz uyumaya karar verdim. Gözlerimi açıp saate baktım. Neredeyse gece olmuştu. Gözlerimi kapatıp tekrar uyumaya karar verdim. Yarın Lena ile buluş malıydım. Telefonumu elime aldım ve Lena'ya mesaj attım. ''Yarın saat birde burada ki parkta buluşalım.'' Yazdım. Tekrar gözlerimi kapattım. Sabah olmuştu. Lena ile buluşmak için sabırsızlanıyordum. Üstümü değiştirdim, saçlarımı düzelttim, Lena'nın en sevdiği parfümümü sıktım ve evden çıktım. Parka doğru yürüdüm. Lena oradaydı bankı birinde oturuyordu. Gelmişti. O da ne? Yanına biri oturdu. O adam kimdi? Biraz daha yaklaştım ve eğildim. Lena neden ağlıyordu? Yoksa o...

Lena'nın ağzından;

Yanıma birisi oturmuştu. Kim olduğuna bakmak için kafamı çevirdiğim de göz göze gelmemiz bir oldu. A...ama bu Jack! Na...nasıl olabilirdi? Ben mi hayal görüyordum? Gözlerimi açıp kapattım, tamamen gerçekti. O...o ölmüştü. Nasıl yanımda olabilirdi?

+Lena, aşkım seni çok özledim. Dedi. Gözleri eskisi gibi sevgiyle bakıyordu. Bu bakışları nasıl unutabilirdim ki! Gözlerimden yaşlar süzülmeye başladı. Ölmedi de yıllar sonra neden şimdi karşıma çıktı? Nasıl hayatta kalabildi? Aklım almıyordu. Gözlerimin önünde morga götürdüklerini, sonra toprağın altına gömdüklerini hatırlıyorum.

4 yıl önce;

+Lena'dan kurtulmamız için bir şansımız var hayatım!

+Nasıl kurtulacaksın Tris?

+Bak şimdi hayatım. Jack'in doktoru ile konuştum. Durumu iyiye gidiyor. Ama Lena'ya kötü gittiğini söylemesini istedim Lark.

+Kızcağız ondan harap oldu kaç gündür. Sen nasıl acımasız bir kadınsın Tris? Oğlunun aşık olduğu kişiyi neden elinden almak istiyorsun. O benim de oğlum bunu yapmana izin vermeyeceğim.

+Harap olsun, umurum da değil Lark! Jack benim oğlum ve tek çocuğumuz. İstediğim kadın ile evlenecek o kadar!

+Lena'ya yazık değil mi? Birbirlerini çok seviyorlar. O kızın nasıl acılar çekeceğini düşünsene! Çocukluk aşkı onlar. Onları nasıl ayıracaksın Tris?

+Bak hayatım. İyi dinle beni ve karşı çıkma! Lena, Jack'in durumunu kötüye gidiyor diye biliyor. Jack ise hafıza kaybı yaşıyor. Yani Lena'yı hatırlamayacak bile. Jack uyandığında ona narkoz verip morga götüreceğiz. Sahte bir cenaze töreni düzenleyip, başka bir ülkeye yerleşeceğiz. Benim avukat bir arkadaşım var. Jack'in imzasını ayarlayıp. Onu istediğim kadın ile evlendireceğim. Bu kadar basit işte hayatım.

+Senin gibi acımasız, kötü kalpli bir kadın görmedim hayatımda. Evlendiğimiz de bu kadar kötü değildin Tris. Ne oldu sana? Gidip Lena'ya anlatacağım.

+Hayır! Öyle bir şey yapmayacaksın! O kız oğluma iyi gelmiyor. Bizden uzak durması lazım. Sakın karşı çıkma. Oğlumuzun iyiliği için bunu yapmamız lazım Lark! Ben gidip doktorla konuşup her şeyi ayarlayacağım. Sende gidip Lena'ya öldüğünü söyle.

+Dua et de başımıza kötü bir şeyler gelmesin Tris! Bu işin sonu iyi olmayacak! Elbet bir gün açığa çıkacak.

2 hafta önce;

+Doktor bey, annemin durumu nasıl? Düzelecek mi? Dedim. Annemin birden bire böyle hasta olacağı aklıma gelmezdi.

+Bak Jack, seni üzmek istemem ama annenin durumu hiç iyi değil. Her şeye hazır olmanızı tavsiye ederim. Dedi doktor. Annemin yanına gittim. Babam ve eşimde oradaydı. Eşimle dört yıldır evliydik ama ona aşık değildim. Onunla evlendiğimi bile hatırlamıyordum. Çocuğumuz da olmamıştı zaten. Bu yüzden bir iki yaşında bir çocuğu evlat edinmiştik. Annemin kaldığı odaya yöneldim. Kapıyı açtım ve içeri girdim. Konuşacak hali olmadığı için eliyle yanıma gel işareti yaptı. Gidip baş ucuna oturdum.

+Oğ...oğlum. Sana bir şey söylemek istiyorum. Dedi ama onu konuşturmak istemiyordum. Zaten hali yoktu.

+Sus! Konuşma annecim. Zaten yorgunsun. Dedim. Elimi tuttu.

+Jack, konuşmama izin ver! Be...ben sana çok kötü bir şey yaptım. Dört yıl önce bir trafik kazası geçirdin. Hafızanı kaybetmiştin. Ben de bu durumdan yararlanıp, seni sevdiğin kadından Lena'dan ayırıp Avril ile evlendirdim. Bu günahın cezasını çekiyorum şimdi. Affet beni oğlum. Dedi annem. Son iki yıldır rüyalarımda gördüğüm kadın o olabilirdi. Aklımdan dahi çıkmıyordu. Bu yüzden eşime aşık olamıyordum. Gördüğüm rüyalar, yaşadıklarımız olabilir miydi?

+Nasıl yani? Bana biraz ondan bahsetsenize. Resmi var mı? Dedim. Babam çantasından bir ajanda çıkardı ve bana uzattı. Üzerinde Jack ve Lena'nın günlüğü yazıyordu.

+Siz Lena senin çocukluk aşkındı. Dört yıl önceye kadar da beraberdiniz. Evlenmeyi düşünüyordunuz. Annen bunu duyunca delirdi sonra olanlar oldu zaten Jack. Dedi babam. Ajanda'nın kapağını açtım. Bir sürü resimler vardı. Hepsine tek tek bakmaya başladım. Bu o. Rüyalarımda gördüğüm, aklımdan çıkmayan kadın. Sarı saçları, ela gözleri, belirgin yüz hatları. İşte bu benim aşık olduğum kadındı. Sayfalar da yavaş yavaş geziniyordum. Tarihler, adresler, anılar, telefonlar, arkadaşlar, yemekler. Her şeyi yazmışız. Bir sayfa da benim, diğer sayfada onun yazısı vardı. Geziler, turlar, seyahatlar bu kalın ajanda da tüm hayatımız vardı. Annemin bana böyle bir kötülük yaptığına inanamıyordum.

+Ya sen Avril! Bir gün hatırlayacağımı bile bile nasıl dahil oldun bu oyuna. Son iki yıldır neler yaşadığımı biliyorsun. Dediğim de Avril üzgün bir şekilde bana bakıyordu.

+Özür dilerim Jack. Ben seni seviyordum. Son iki yıldır Lena'yı hatırlamaya başladığını da biliyordum. Kalbim sana aşıktı, söz geçiremedim Jack. Beni sevmediğinin farkındaydım. Dedi üzgün bir şekilde.

+Oğlum Jack. Geri dönüşü yok artık. Ona geri dönemezsin. Aradan dört yıl geçti, o da kendine yeni bir hayat kurmuştur. Gidip alt üst etme. Dedi babam. Babama sinirlenmiştim. Aklımdan geçenleri tek tek söylemeye karar verdim.

+Hadi annemi geçtim baba, sen neden engel olmadın ona? Madem çok aşıktım ona neden ayırdınız bizi? Dediğimde annem de, babam da üzgün bir şekilde bana bakıyorlardı.

+Annen Lena'yı hiç istemedi. Küçüklüğünden beri hayatında ki en değerli insan Lena'ydı. Annen bunu hiç bir zaman kabullenemedi. Eline bir fırsat geçince bunu değerlendirdi. Artık ona dönemezsin Jack. Bir hafta önce babası ile konuştum, yakın zaman da nişanlı bir kadın olacak. Bunu kabullenip onu unutmak zorundasın. Aşkını kalbine göm ve hayatına kaldığın yerden devam et. Zaten seni öldü olarak biliyor. Dedi babam. Bunu duyduğuma kırılmıştım. Aradan dört yıl geçmişti, gayet normaldi bu. Zaten beni bu evli halimle görse kabullenmezdi. Beni ölü olarak bilen bir insanın karşısına nasıl çıkabilirdim ki?

+Boşanalım Jack. Git sevdiğin kadın ile yüzleş. Belki seni tercih etmeyecek ama yine de yüzleş. Dedi Avril. Beni sevdiğinin farkındaydım ve onun için üzülmüştüm. Tamam dercesine başımı salladım. Ajandayı açıp adreslere baktım. New York da yaşıyordu. Biz ise Kanada da yaşıyorduk. Babamdan oradaki evinin anahtarını aldım. Evime gidip bir çanta hazırladım. Bir kaç parça giyecek koydum. New York'a giden ilk uçağa bilet aldım ve yola çıktım. Artık New York da idim ve onunla yüzleşeceğim.


Continue Reading

You'll Also Like

146K 10.9K 52
0545***: Kuleden saçlarını sarkıtmaman sorun değil ben gelmek için bir yolunu bulurum 0545***: Zaten saçlarına da kıyamazdım ki 18 Kasım 2025. 22 Ş...
251K 8.9K 20
"Sadece tutku olmalıydı. Aşık olmak kural dışıydı. Ama bilmiyordum; kalbime söz geçirmeyeceğimi, bu kadar erken mağlup olacağımı bilmiyordum." Lizge...
86.2K 3.9K 22
Rastgele bir numaraya attığım o utanç verici mesajın, ölüm fermanım olacağını nereden bilebilirdim? Bir doğruluk mu cesaret mi oyunu. Masum, aptalca...
1.3M 75K 37
Arkadaşına yardım etmek isterken yanlış numaraya mesaj atan Alara. Arda: Ben Arda değilim. Siz: Ne? Arda: Öyle işte Arda değilim. Siz: Kimsin lan o z...
Wattpad App - Unlock exclusive features