MULTİ EFTAL'İN GİYDİĞİ BAR KIYAFETLERİ VE EFTAL'İN SÖYLEDİĞİ ŞARKI.
İYİ OKUMALAR BİR DE ARKADAŞLAR TELDEN YAZDIĞIM İÇİN BİRAZ YANLIŞIM VAR.
Burada olmaktan nefret ediyorum.
Hastanedeyim.
Kolumun durumu çok kötüymüş falan filan. Sanki bunlar benim umurumdaydı da. Benim umurum da olan tek şey belli zaten. İki hece altı harf;
Görkem.
Bana o cümleyi söyledikten sonra çekip gitmişti. Tabi ben sarıldıktan sonra gitmişti. Ben ona aile terbiyesi görmüş birisi demiştim, oysa annesi yokmuş. Bence aile terbiyesi görmek için anne şart.
Aile şart.
İkimizinde ne annesi ne de ailesi yoktu. Ben umursamıyordum. Umurum da bile değildi. Ama artık umursamaya başlamıştım.
Annem, babam olsa nasıl olurdu? Bir ailem olsa nasıl olurdu?
Bu soru zihnimde yankılanıp duruyordu. Ama güçlü olmalıydım. Ben Eftal Kara idim. Üstesinden gelebilirdim. Bu zamana kadar umursamadıysam bundan sonrada umursamayacaktım. Bana dayımla yengem yeterdi.
Kolumu sarmayı bitirebildiklerin de eşyalarımı alıp çıktım. Kolumu uyuşturmuşlardı. Ama eminim etkisi geçince çok şiddetli şekilde acıyıp ağrıyacaktı.
Telefonum çalmaya başladığın da kim olduğuna bakmaya üşenip direk açtım.
"Alo"
"Hey"
"Cevap versenize"Arayan kişi cevap vermiyordu. Sadece nefes alış-verişlerini duyuyordum. Kim olduğuna bakmak için telefonun ekranına baktım. Arayan kişi numarasını gizlemişti. Ama Görkem olmadığına eminim.
Daha fazla beklemeyip telefonu kapattım.
CANDAN
"Sıçmıklı yelloz yelloz yelloz. Gız seni öpüvirem oy oy oy. Dırırırım oyyyy oyyyy. Sıçmıkların etrafa yayılıvirmiş topla onları gız seni yelloz yelloz oy."
Tahmin ettiğiniz gibi şarkı söylüyordum. Kendi uydurduğum bir şarkıyı söylüyordum da diyebiliriz. Biliyorum biliyorum şarkım çok kusel saolun.
Tam şarkıma devam edecektim ki telefon çaldı. Arayan Eftaldi.
"He yıfrıaygırım"
"Can bir şey sorabilir miyim?"
"Tabikisi sorabilirsin yavrumbilmemne"
"Köpekler osturur mu?"
"Bunu nerenden çıkardın?"
"Ya şimdi ben bir bankta oturuyordum."
"Eeee"
"Bir tane köpek geldi."
"Sonra"
"İşte ben köpeği sevdim falan , ama sonra pis koku gelmeye başladı. Ben köpeğe yaklaştıkça koku artıyor uzaklaştıkça azalıyor ve koku gidiyor."
"Yani"
"Yanisi köpekler osturur mu?"
"Şimdi kanka senin kedi osturuyor mu?"
"Hee"
"O zaman deniz de yaşayan canlılar hariç her canlı osturur."
"Neden denizde yaşayan canlılar osturamıyor?"
"Çünküm onlar hep yosun gibim şeyler yiyor. Biz ise hayvanlara ne bulursak veriyoruz. Kuru fasulyeden tut bulgur pilavına kadar."
"Evet anladım da bir tane daha sorum var. Hamam böcekleri gıdıklanır mı?"
Hiçbir şey demeden telefonu kapattım. Ne diyebilirdim ki? Kesin kafası karışık bu yüzden de böyle saçma sorularla beynini oyalıyor.
Doğukan'ı aramaya karar verdim. Çünkü o böyle konularda ne yapılacağını iyi bilir.
"Ne var?"
"Eftal varya."
"Nolmuş Eflal'e?"
"Ya sen onu bul işte konuşacak halim yok."dedim ve kapattım.
EFTALDEN
Ah, be Can. Telefonu niye kapatıyorsun Can? Oysa ben senin saçmalıklarını dinleyip kafamı dağıtacaktım. Yapılır mı bu bana be?
''Yapılmaz tabi''
''Ha?''
''Sesli düşünüyorsun be güzellik.☆''
''Ha tağam yani hı hı anladım..''
Hiç bir şey demeden yanıma oturdu. Bende böyle yapmasını istiyordum zaten. Bir süre konuşmadan önümüzdeki denizi izledik. Hangi mal eylül ayında sahile gelirdi ki? Tabi ki de biz. Çünkü biz biziz. Denizi izlemeye devam ederken bu karamsar düşüncelerden nasıl kurtulurum? Diye düşünüyordum.❔❔❓❓
E tabi yine bir Eftal olarak bunları düşünürken Karnım acıktı. Bisküvi olsa da yesek .
Görkem acaba şuan ne yapıyordur? Bu soruyu cidden merak ediyordum. Doğukan da zaten konuşup kafamı oyalamıyor.
Gerizekalı biraz önce iyi ki sustu diyordun. Şimdi ne oldu?
Sen de haklısın be bro. Bro? Aynen bro dostum demek. Yani sen şuan kendine dostum diyorsun? Vay be. Şuan ne dediğimi biliyor muyum ben sanki?
''Ya Eftal yeter!! İki saatir sana sesleniyorum. Neden cevap vermiyorsun??''
''Sanane benim cevap vermememden SANANEĞ!!''
''Cidden delirmişsin. Cidden.''
''Pardon ya yanlışlıkla didim ben öyle.''
''Neyse ya tamam önemli değil.''
"Eee sen bana ne diyecektin?"
"Bugün biraz gezelim mi? Diye soracaktım."
"Gezelim madem de ne yapacağız kiğ?"
"Paten süreriz ha?"
"Ayy çok küsel olur." Diyerek Doğukan'ın boynuna atladım. Hem zaten ne zamandan beri paten sürmüyordum. Benim içinde bir farklılık oldurdu.
Doğukan dan ayrıldığım da "Hem akşam kızları da alıp bar'a gideriz ha?" böyle deyince tekrar sevinçten yanağını öptüm.
Tam öptükten sonra Görkem'in kızgın bakışlarıyla karşılaşınca hemen onun yanına gittim. Sonuçta onu çok merak etmiştim ve onu bu kadar erken görmem hoşuma gitmişti.
"Görkem?"
"Ne var?"
"Hani gündüz gitmeden önce bana söylediğin şe-"
"O söylediğim şeyi kimseye söylemiyeceğine söz versen iyi olur bücür şey."
"Ben de zaten onu söyleyecektim aptal!" Tam ağzını açıp bir şey diyecekken Doğukan geldi. Elini omzuma attı ve beni bulunduğumuz yerden götürdü. Bu kadar beklemesi bile mucizeydi zaten. Sessizce bizim eve yürümeye başladık. Patenleri alacaktık yani. Onun pateni de bizim evin kiler gibi yerindeydi. Çünkü Ezgi teyze Doğukan'ın patenlerin den hiç hoşlanmıyordu. Anahtarı göt cebimden çıkarı kapının deliğine soktum.(Fesat anlama taym yhjktrh)
Kapı açıldığında tekrar hiç bir şey söylemeden içeri girdik.
"Sen burada bekle ben alıp gelirim."dedim. Aslında ben bu kiler gibi yerden çok korkuyordum. Çok fazla karanlıktı fazla. O zaman ışığı açsana mal. Ha şey yani ıhım ıhım tamam. Ben de tam onu yapacaktım zaten. Kesin kesin.
Işığı açıp içeri girdim ve benim siyah patenlerimi Doğukan'ın da lacivertle karışık siyah patenlerini alıp odadan ya da kilerden her neyse bulunduğum ortamdan çıktım. Kapının önüne geldiğimde ışığı kapatmayı unuttuğumu hatırlayıp, loned ederek ışığı kapatmaya gittim. Kapattım ve tam gidecekken yengem seslendi.
"Yengecim nereye?"
"Paten sürmeye gidiyorum yenge."
"Gidemezsin!"
"Ne? Ne demek gidemem?!"
"Bak Eftal her gün bize haber vermeden dışarı çıkıyorsun, arkadaşların da kalıyorsun, bazen 2-3 gün bile eve gelmediğini biliyorum. Bize haber vermen gerektiğini düşünüyorum artık. Aynı evde birbirimizi bile göremiyoruz kızım. Artık cidden seni özlemeye başladık. Aynı evde!''
Ne kadar inkar etmeye çalışsam da yengem haklıydı. Diyecek bir şeyim yoktu. Sessizce "Tamam yenge"diyerek kapıya yöneldim. Doğukan'a da ne diyeceksem artık.
"Ya kanka ben gelemiyorum."
"Merak etme neden gelemediğini biliyorum. Sizi duydum."dedi ve yanağımdan öpüp gitti. Gerçekten böyle dostlara sahip olduğum için şanslıydım hemde çok. Hemen koşarak merdivenlerden çıkmaya başladım. Odaya girip yatağıma oturdum. Daha doğrusu yayıldım.
Şaka bir yana cidden hamam böceklerinin gıdıklanıp gıdıklanmadığını merak etmiştim. Millet matematiği merak eder.-iığğğ- Benim merak ettiğim şey ise hamam böceklerinin gıdıklanıp gıdıklanmadığı. Evet harikayım biliyorum ayol.
Hemen leptopun başına geçtim başka bir şey olsa üşenir kalkmazdım. Google kediye yazdım. Hamam böcekleri gıdıklanır mı? Açıkçası hiç bir şey çıkmamıştı. Tam başka bir siteye girecekken yengem geldi ve "Yemek hazır" diye neşeli neşeli söyledi.
Kesin bir şey olmuştu. Yengemin ardından ben de inmeye başladım. Sofraya oturduğumda ilk başta sarma tabağına saldırdım kızmadı. Normalde kızardı. Patatese saldırıp ne olacağını bekledim ama yine kızmadı. Suyumu höpürdettim, geğirdim, elimle yedim, masaya doğru öksürdüm ama hiç birinde de kızmadı.
"Ah yeter artık ne olduğunu söyleyecek misiniz?"
"Tamam hazır ol. Hani Selma var ya hamileymiş."
Hemen birbirimize baktık ve masadan kalkıp sarılarak hem aaa diye bağırıyorduk hemde yerimizde zıplıyorduk. Selma yengemin kardeşi üç senedir falan çocuk yapmaya çalışıyordu ama olmuyordu. Her şeyi denemişlerdi ama cidden olmuyordu. Onun acısı artık bizim de acımız olmaya başlamıştı. Şöyle ki Selma abla her seferin de üzülüp kendini eve kapatıyor. Yengem ona üzülüyor ben de her ikisine üzülüyordum.
Masaya geçtiğimizde aklıma bara gideceğimiz geldi.
"Yengecim lafı fazla uzatmayacağım. Bara gideceğiz de ben gitsem mi ki?"
"10 da evde ol."
"11"
"10:07"
"09"
"12"
"Anlaştık."
"Ne ama sen hile yaptın."
"Söz ağızdan bir kere çıkar yengeciğim."diyerek akşam olmasını bekledim.
-----------------------------_______________________________-----------------------------
Kıyafetlerimi giyip.( multii) Makyajımı yaptım ve Doğukan'ı beklemek için aşağı indim. Tam ben indiğimde Doğukan da gelmişti zaten. Arabaya binerek yola koyulduk. Kısa bir yolculuğun ardından bara geldiğimizde hemen inerek içeri girdim.
Gözlerim hemen bizimkileri aramaya başladığında onları sağ taraftaki loş ışıkların oradaki lacivert masada otururken buldum ve hemen yürümeye başladım kızlar gerçekten benim kadar güzel olmuşlardı.
Şevval mavi dizinin iki karış üstünde biten belinde beyaz kurdale kemer ile mavi bir elbise giymişti. Altına da beyaz değişik ama güzel bir platform giymişti. Melekte straplez pudra renginde belinde gümüş simli kalın kemer ile hoş görünüyordu. Altına ise gümüş simli converse giymişti.
Masada Can, Mert, Doğukan, Melek, Şevval ve Görkem vardı.
Ha? Görkem.
Neyse diyerek boş yere oturdum. Tam o sırada şarkı başladı. Canlı müzik. Nedense burada ki kimse dans etmiyordu. Kimse. Ama ben şarkın ritmine takılıp kafamı falan sallamaya başladığımda şarkıyı söyleyen çocuk bana bakıp;
"Gel buraya şarkı söyleyeceksin ve itiraz istemiyorum.!"
"Şarkı mı? Phen mi?"
"Evet şarkı ve shen. Ne oldu kendine güvenemiyor musun?"
Gaza geldim ve sahneye çıktım. Şarkıya giriş yaptım.
Puttin' my defences up
Gardımı aldım
'Cause I don't wanna fall in love
Çünkü aşık olmak istemiyorum
If I ever did that
Eğer aşık olursam
I think I'd have a heart attack
Kalp krizi geçirebilirim
Never put my love out on the line
Aşkımı sınırların dışına çıkarmam
Never said yes to the right guy
Doğru erkeğe hiç evet demedim
Never had trouble getting what I want
İstediğim şeyle ilgili hiç sorun yaşamadım
But when it comes to you, I'm never good enough
Ama bela beni bulduğunda, hiç sorunu çözemedim
When I don't care
Umursamadığımda
I can play 'em like a Ken doll
Onlarla bir oyuncak gibi oynayabilirim
Won't wash my hair
Saçımı yıkamayacağım
Then make 'em bounce like a basketball
Onları basket topu gibi zıplat
But you make me wanna act like a girl
Ama benim bir kız gibi davranmamı
Paint my nails and wear high heels
Tırnaklarımı ojelememi ve yüksek topuk giymemi istedin
Yea you, make me so nervous
Evet sen, beni çok gerdin
That I just can't hold your hand
Öyle ki ellerini bile tutamıyorum
You make me glow, but I cover up
Sen beni ışıldattın ama ben gizledim
Won't let it show, so I'm
Görünmesine izin verme, ben devermeyeceğim
Puttin' my defences up
Gardımı alıyorum
Cause I don't wanna fall in love
Çünkü aşık olmak istemiyorum
If I ever did that
Eğer olursam
I think I'd have a heart attack (x3)
Kalp krizi geçirebilirim (x3)
Never break a sweat for the other guys
When you come around, I get par
When you come around, I get paralyzed
Sen geldiğinde, kımıldayamıyorum
And everytime I try to be myself
Ve kendim olmaya çalıştıkça It comes out wrong like a cry for help
Ağlarcasına yardım istiyorum
It's just not fair
Bu hiç adil değil
Pain's more trouble than it all is worth
Acısı, değdiğinden daha belalı
I gasp for air
Güçlükle nefes alıyorum
It feels so good, but you know it hurts
Çok iyi hissettiriyor, ama bu acı veriyor
But you make me wanna act like a girl
Ama benim bir kız gibi davranmamı
Paint my nails and wear high heels
Tırnaklarımı ojelememi ve yüksek topuk giymemi istedin
Yea you, make me so nervous
Evet sen, beni çok gerdin
That I just can't hold your hand
Öyle ki ellerini bile tutamıyorum
You make me glow, but I cover up
Sen beni ışıldattın ama ben gizledim
Won't let it show, so I'm
Görünmesine izin verme, ben devermeyeceğim
Puttin' my defences up
Gardımı alıyorum
Cause I don't wanna fall in love
Çünkü aşık olmak istemiyorum
If I ever did that
Eğer olursam
I think I'd have a heart attack (x3)
Kalp krizi geçirebilirim (x3)
The feelings got lost in my lungs
Hissettiklerim ciğerlerimde kayboldu
They're burning, I'd rather be numb
Yanıyorlar, keşke hissiz olsaydım
And there's no one else to blame
VE suçlayacak kimse yok
So scared I take off and I run
Çok korktum yükseldim ve uçtum
I'm flying too close to the sun
Güneşe çok yakın uçuyorum
And I burst into flames
Ve hızla alevlere daldım
You make me glow, but I cover up
Sen beni ışıldattın ama ben gizledim
Won't let it show, so I'm
Görünmesine izin verme, ben devermeyeceğim
Puttin' my defences up
Gardımı alıyorum
Cause I don't wanna fall in love
Çünkü aşık olmak istemiyorum
If I ever did that
Eğer olursam
I think I'd have a heart attack (x5)
Kalp krizi geçirebilirim (x5)
Şarkıyı söyledikten sonra Doğukan'a baktım. Bana öpücük attı. Tam ben de ona öpücük atacaktım ki Doğukan'a bir adet Görkemden gelen yumrukla olduğum yerde kaldım.
MERHABA CANIMCIMLAR BUNDAN SONRA BÖLÜMLER DAHA UZUN OLACAK.