Magical Night

By maiimia

107K 7.5K 4.3K

Yeni yerleştiğim kasabada hiç birşey normal değildi. Efsaneler kol geziyordu ortalıkta. Peki bunun doğru olma... More

* TANITIM *
- Bölüm 1 -
- Bölüm 3 -
- Bölüm 4 -
- Bölüm 5 -
- Bölüm 6 -
- Bölüm 7 -
- Bölüm 8 -
- Bölüm 9 -
- Bölüm 10 -
- Bölüm 11 -
- Bölüm 12 -
- Bölüm 13 -
- Bölüm 14 -
- Bölüm 15 -
- Bölüm 16 -
- Bölüm 17 -
- Bölüm 18 -
- Bölüm 19 -
- Bölüm 20 'M' -
- Bölüm 21 -
- Bölüm 22 -
- Bölüm 23 - 'Final'
- 14 Şubat Özel -
Uzaklarda Sessizlik

- Bölüm 2 -

5.1K 368 248
By maiimia

Gözlerimi yeni güne açtığım da her şeyin daha güzel başlayacağını biliyordum. 

Yavaşça sıcak yatağımda doğruldum. Oturur vaziyete geldiğim de biraz etrafı izledim boş gözlerle. Şimdi annem olsa hemen bana kızmaya başlardı. Düşüncem ile yüzümde bi gülümseme belirdi. Sonra ise boş evden gelmeyen sesler ile oda uçup gitti..

Daha fazla vakit kaybetmeden sıcak yatağımı geride bırakarak odam da ki banyoma yol aldım. Aynada kendime baktığım da uykusunu alamamış bi' Luhan ile karşılaşmıştım. Ama bunu çok dert etmedim ve hemen elimi yüzümü yıkadım. Sonra odama geçip hafta içi Baek ile aldığımız okul formamı giydim. Güzelce boydan aynam da kendimi süzdükten sonra bal rengi saçlarımı gelişi güzel elimle düzeltip çalışma masamdan sırt çantamı alıp odadan ayrıldım. 

Ben odadan çıktığım anda Baekhyun bahçenin kapısından görünmüştü. 

Ah cidden bu çocuk çok dakik. 

Baek'i gördüğüm de yüzümde bi' gülümseme belirdi ve hemen karşıladım onu.

"Günaydııın Baekkiiii~" aegyo yapmamı çok sevdiğini söylemişti bende öyle konuşuyordum bazen.

"Günaydın Lu-ge~ Hazır mısın? Çıkalım vaktimiz az kaldı." kafamı sallayıp yanına ilerledim. Birlikte bahçeden çıkarken sessizdik. Taki okulun yoluna kadar. Bana neler olacağı hakkında bilgiler verdi filan.

Sonunda okula geldiğimizde hatırı sayılır bi' kalabalık okulun önüne toplanmıştı. Anlaşılan klasik okul müdürü konuşması yapılacaktı. Bizde Baek'in gösterdiği yere gelerek sıraya geçtik. 

Müdür yaklaşık yarım saat bize nutuk çektikten sonra sınıflarımıza geçmemizi söyledi. Bizde yavaş yavaş sınıflarımıza dağıldık. Baek'in gösterdiği yere öğretmen masasının hizasında ki yani cam kenarında ki sıraların sonuna geçmiştik. Yanımıza hemen Kyungsoo'da gelmişti. Yanında dinazor görünümlü bi çocukta vardı. Kendini tanıttığında adının Chen olduğunu öğrendiğim çocuk. İkisi de ön sıraya oturduğunda sınıfın yarısı neredeyse dolmuştu. Sonra kapıdan 3 çocuk girdi. Nedense sınıfın bütün bakışları onlara dönmüştü. Herkes başı ile bu üçlüye selam verdi şaşırdım.

Ve hemen Baekhyun'a sordum.

"Bunlar kim Baek? Neden herkes selam veriyor?" ben bunu derken üçlüde bizim hizamızda yani en arka sıraya geçmişlerdi. duvardan tarafta olan sıralardaydılar. Aramızda bi blok sıra daha vardı. 

"Onlar hem sınıf hem de okul liderleri. Yani her şeyde onların sözü geçiyor. Çok bulaşma onlara Luhan." dedi yavaşça.

"Neden ki? Serseri tipli durmuyorlar ama!?" demiştim ve haklıydım. Hayır çete olmaları serseri gibi durduklarını kanıtlamıyordu. Gayette düzgün duran tiplerdi.

"Ama öyleler Luhan. Evet derslerinde başarılılar hepsi ayrı alanda çok iyi ama bazen tam bi' psikopat oluyorlar." onlara dönüp baktığımda pek de inanmak gelmemişti içimden.

"Peki adları ne?" merak etmiştim doğrusu.

"Bak uzun boylu yoda kulaklı psikopat gibi sırıtan Chanyeol. Liderin sol kolu. Yanında duran esmer tenli olan ise Kai aslında adı Jongin ama Kai diyorlar ona. Oda Liderin sağ kolu. Ve ölümcül derecede soğuk bakışları olan poker face de şu siyah saçlı olan Sehun. Lider o. Cidden korkunç birisi. Chanyeol ve Kai dışında konuştuğu çok az kişi var yani hatta 8 kişilik ekibi dışında kimse ile konuşmaz." demişti o an gözüm Sehun'a kaydı. 

Cidden çok soğuk bakışları vardı ve sınıfı süzüyordu. Kulağındaki kulaklık sayesinde kimseyi umursamadığı da bariz bi' şekilde belliydi. Ben ona bakarken bakışlarımın farkına varmış olsa gerek ki bi anda kafasını bana çevirdi. 

Bi anda göz göze geldiğimizde ciddi anlamda korkmuştum. Gözleri saf ateşi barındırıyormuş gibi kıvılcım çıkarıyordu. Gözlerini benden alamadı. Nedendir bilmem ama korkmama rağmen bende ona bakmaya devam ettim. Taki hocamızın sınıfa girerek;

"Buraya odaklanın çocuklar!!" demesi ile gözlerimi Sehun'dan almıştım. Ama onun halen bana baktığını hissediyordum. Hoca konuşmaya başlarken göz ucu ile ona baktığımda bakışlarını benden çekti.

Tanrım şükür!! Üzerimde delik açacak sanmıştım!.

"Evet çocuklar sizin için önemli bir sene. Hem lise bitiyor hemde hazırlanmanız gereken önemli bi sınav var bu yüzden bu senenizi berbat etmeyin!." Hoca sonra yoklama almaya başladı. En sonunda benim ismime geldiğinde başını kaldırıp sınıfa baktı. -yani bana-

"Xi Lu Han? Yeni birisi katılmış aramıza anlaşılan?" dedi sorar gözlerle bana bakarken. Bende ayağa kalkmış hocaya bakıyordum. Bütün sınıfın başı bana çevrildi.

"Evet hocam transfer öğrenciyim." 

"Ahh anlıyorum Luhan buraya gelip arkadaşlarını selamlar mısın?" diye sorduğunda hemen denilene itaat edip tahtanın önüne geldim. O anda fark ettim ki Sehun yine bana delici bakışlarını atıyordu.

"Merhaba arkadaşlar. Ben Xi Lu Han. Seoul'dan son dönem için transfer oldum. İyi anlaşalım!!" dedikten sonra eğildim. Hocamın teşekkürü ile yerime geçtim. Halen Buz Prens Sehun bana bakıyordu ciddi manada sinirim bozulmuştu. Umursamamaya çalışarak derse odaklandım.

*.*.*

Nihayet ilk ders bittiğinde hocanın işkence gibi olan sesinden kurtulmuştum. Ciddi manada bok gibi bi sesi vardı. Adamın sesi uzun bir süre kulağımda çınlayacaktı bundan emindim.

Çoğu kişi sınıftan çıkınca ders dinleme anlayışı uyumak olan canım arkadaşım Baekhyun'da en sonunda kafasını sıradan kaldırdı ve bana dönüp gülümsedi.

"Alıştın mı sınıfına Lu?" Yaa ne demezsin birazdan bayılacağım dememek için kendimi zor tuttum. İlk günümüzü böyle berbat etmek istemiyordum.

"Sayılır Baekkie. Hoca dersi blok yaptı ya 3 ders bitmiş oldu. Sırada hangi ders var?" Evet lanet hoca lise öğrencisi olmamıza bakmadı ve dersi block yapmıştı. Bu yüzden Öğle arasına erken çıkmıştık. Yemek yiyecektik ama Baekhyun'un önceden dediği gibi yemekhane belirli saatte açılıyordu. Beklememiz lazımdı.

"Ahh sanırım müzik dersimiz vardı Luhan. Hem ilk düşündüğün ders mi? Ben açlıktan ölüyorum dostum!!" 

"Merak etme Baekkie bende ölüyorum!!" bende onun gibi kızarmış gibi tepki verince ikimizde kıkırdamıştık. 

"Neyse Lu hadi yemekhanenin olduğu kata inelim vakit gelmek üzere." onu dinleyerek yerimden kalktım. Baek de yanıma gelip kolunu omuzuma attı. Birlikte giriş katında bulunan yemekhaneye indik.

Yemekhanenin önünde bi sıra oluşmuştu bile. Kafamı çevirdiğimde kapının köşesinde ki duvar kenarına yaslanmış Buz Prense göz göze geldim. Hiç istifini bozmadan beni izliyordu.

Tanrım bu çocuğun amacı neydi?! Tamam okul başkanı cartı curtu olabilirdi ama gözleri ile beni rahatsız etme hakkı yoktu.

Sonunda yemekhanenin kapısı açıldığında sırada bile olmayan Buz Prens Sehun ve tayfası -daha doğrusu saz arkadaşları- en ön sıraya geçip ilk giren olmuştu.

"Bunlar kendilerini ne sanıyorlar da sırada değilken bile en öne geçiyorlar Baek!!" sinirimi ifade ediyordum kızgın bi şekilde. Baekhyun hafif bi gülümseme ile bana döndü.

"Burada işler böyle yürür Lu. Alışmalısın.." hiçte alışmaya niyetim yoktu sinirimi bozmuştu bu durum.

Daha fazla konuşmayıp yemek sırasında ilerlemeye başladım. Zaten hızlı hızlı hareket ettikleri için çok kısa bir süre sonra bize gelmişti sıra.

"Kimchilerimiz çok güzel oluyor Lu. Bol al." dedi Baek sırıtırak. Bende dediği gibi yapıp fazla almıştım. Yemeklerimizi aldıktan sonra Baek cam kenarına oturmak istedi. Görünen tek cam kenarı Sehun'ların masasının yan tarafıydı. Sesimi çıkartmadım ve oraya ilerledim.

Ama lanet şansım yaver gitmedi..

Tam Sehun'ların masasının yanından geçerken adının Chanyeol olduğunu öğrendiğim yoda kılıklı aptalın yere koyduğu çantaya takıldım. Ama düşeceğim sıra birisi beni belimden kavradı. Ne kadar Baek'in bol al dediği kimchim tepsim den kayıp yere düşse de beni tutan kişi sayesinde tepsim ile ben sağ salim yere çakılmadan durmuştuk. 

Baekhyun telaşla elimden tepsiyi aldı. Bana korkmuş gözlerle bakıyordu. O an dönüp arkama bakma gereği duymuştum.

Tanrım! işte bu çok utanç vericiydi çünkü beni belimden tutup kendi göğsüne sabitleyen Buz Prens Oh Sehun'du!!

Utançtan hemen bir adım geriye gittim ve önünde teşekkür ve özür için eğildim. Sehun'un uyuz arkadaşları kıs kıs gülüyordu.

"Ö-özür dilerim. Yanlışlıkla o-oldu." Lanet!! heyecandan sesim titremişti. Oysaki heyecanlanacak ne bok vardı ki. 

Başımı kaldırdığım da Sehun bana yamuk bi gülüş sundu. Sonra ise cevap vermeden yerine geri oturdu.

Tanrım minnettar olmam gerekirken daha uyuz olmuştum kendini beğenmiş bu salağa.!!


---*---*---*---*---*--- 


Continue Reading

You'll Also Like

2.3M 129K 36
「Tamamlandı」 Genç kadın, morluklarla dolu olan karnına baktı. Karnında taşıdığı varlık onu her gün biraz daha zorlasa da bunu yapmak zorundaydı. Onu...
2.8M 129K 47
"Bir şey söylemeyecek misin?" Aidan'ın bunu demesiyle gözlerimi ona çevirdim. Gözleri kırmızıya dönmüştü. Söyleyeceğim sözcüklerin harfleri birbirine...
1.8K 133 17
rin isagiden hoşlanıyordu ama isagi rinden nefret edip onu zorbaliyordu peki ya rin toplam 4 yıl sonra isaginin eski esinden olan çocuğunun öğretmeni...
217K 8.9K 37
Sadece kafa dinlemek için çıkmıştım evden bir daha dönüşüm olmadı eve bir vampir tarafından esir tutuldum bu beni oldukça korkutuyor kaçmaya çalıştı...
Wattpad App - Unlock exclusive features