Evet arkadaşlar bu bölümde okulun birinci gününüde yazıcam ve ekşınlı yapmaya çalışıcam :dd. Umarım beğenirsiniz. Şu Mira'nın sevgili olayına yorum yaparsanız sevinirim :dd.
Seviliyosunuz iyi okumalarr :).
■■■
Sabah güneş ışığıyla uyandım. "Ah , lanet olsun ya. Gece perdeleri kapatmayı unutmuşum."
Esneyerek yatakta doğruldum. Komidinin üstündeki telefonumu aldığımda direkmen saate baktım. Saatin '1' olduğunu gördüğümde omuz silkip banyoya sürüklendim. Güzel bi duş alıp odama geri döndüm. Ben bornozla dolaptan giysi seçerken telefonum çaldı. Telefonun yanına geri sürüklenip elime aldım.
Pelin arıyor..
"Alo kanka uyandın mı?"
"Yok hala uyuyorum."
"Ha ha ha! Çok güldüm gerizekalı. Her neyse. Birazdan orda olurum. Hazırlan , okul kıyafeti almaya gidicez."
Cevap vermemi beklemeden yüzüme kapattı. Bende omuz silkip telefonu yatağa geri attım ve dolabıma döndüm. Hmm. Poyraz'dan tişört çalmam gerekiyor.
Altıma siyah kot şortumu ve üstünede salak saçma bi tişört giyip odamdan çıktım. Poyraz'ın kapısını çaldığımda 'gel' diye bağırdı. İçeri girdiğimde masasına oturmuş kitapta soru çözüyodu. Ona göz devirdim ve yüzüme sahteden bi gülümseme taktım.
Bana baktı. "Ne istiyosun abla?" Omuz silkip yatağına oturdum. "Aman ne isticem be. Senin eşyana mı kald.. Yani şey , kardeşlerin en güzeline bakmaya geldim. Özlemiş olamaz mıyım?" Bana tuhaf tuhaf baktı. "Hayır olamazsın. Ayrıca hani bizim kardeş olduğumuza kimse inanmazdı?" Göz devirip ayağa kalktım ve odada mal gibi dolandım. "İnanmaz zaten ilerizekalı." Ne dediğimin farkına vardığımda gözlerimi kocaman açıp yanına gittim ve yanağını öptüm.
"Her neyse. Sen dersine çalış aferin. Bende birazdan çıkarım zaten." Başıyla onayladığında yatağa baktım. Katlanmış olan siyah bi tişört bulduğumda alıp odadan çıktım. Odama girip tişörtü giydim. Hm batman tişörtü lan bu. Hassiktir! Zaten bu benim tişörtümdü. Gözlerimi kısıp Poyraz'ın odasına hızla girdiğimde gülüyodu. "Senden daha zekiyim." Gözlerimi kısıp kötü kötü baktım. "Benden daha zeki olma ihtimalin yok ufaklık. Aa , dün annemin ütülediği tişörtlerin nerde acaba? Ah , unutmuşum. Bende ya." Sinsice gülüp odadan kapıyı çarparak çıktım. Arkamdan iç çekti.
Üstümü değiştirmeden saçlarımı açtım. Özenle örüp önden iki parça serbest bıraktım. Eyeliner sürdüğümde çok tatlı olmuştum. Ayağımada siyah supralarımı giydiğimde tamamdım.
Aşağıya indiğimde annem mutfakta kahvaltı yapıyoken babam maçlara bakıyodu. "Günaaydıın sevgili Zac ailesi. Ailenin en muhteşem ve harika ve sevilen çocuğu olan Mira Zac geldi!" Kimse beni takmadığında göz devirip mutfağa girdim. Kahvaltıya oturup bişeyler atıştırdım.
O sırada kapı çaldı. Annem kalkarken onu geri otutturdum. "Pelin geldi anne ben bakarım sen otur." Ellerimi yıkayıp hızla kuruladım ve kapıya koştum. Pelin içeri girince annemle babama selam verdi. Merdivenlerden Poyraz indiğinde oda umursamazca selam verdi.
Telefonumun kabına bi miktar para yerleştirip çıktık. Tabiki de çanta almicaktım.
Taksiye binip adresi söyledik. Adam başıyla onayladı. Biz giderken telefonumu cebimden çıkartıp gruba mesaj attım.
ÇOK BOLOYON SON! ( Çizgi Mira:dd )
- Biz okul kıyafeti almaya gidiyos..
Omroğğ ; Ben önceden almıştım zaten.
Melisağağ ; Ben sonra gidicem.
Aras.s.s ; Bende oraya gidiyorum. Buluşuruz.
- Tamam.
Pelin'e döndüğümde etrafa bakındığını gördüm. "Aras'ta oraya gelicekmiş. Buluşucaz yane." Başıyla onayladı. "Timam." Bu lafına yüzümü buruşturup 'senden tiksiniyorum.' Bakışları attım.
Araba okul kıyafetleri satılan mağazada durduğunda parayı ödeyip indik. Mağazanın kapısına yaslanmış ve tek eli cebinde tek eli telefonunda olan çok havalı Aras'ı gördüğümde gülümsedim. Tam o sırada telefonum çaldı. Aras'ta telefonunu kulağına koyduğunda onun olduğunu anladım. Telefonu cebimden çıkarıp kulağıma koydum. O hala bizi görmemişti.
"Nerde kaldınız lan. Ağaç oldum."
"Kök salmazsan gelmem."
Sesi yakından duyduğunda kaşlarını çatıp bizim olduğumuz tarafa döndü. Bizi gördüğünde gülümseyip telefonu kapatmadığında bende sırıttım.
"Dakikalarımı sikmek istediğini bu kadar belli etmemeliydin."
"Niye. Napçan ki?"
"Bunu." Suratıma kapatıp sırıttığında gözlerimi kısıp kötü bakışlarımı ona çevirdim. "Bok ye."
¤¤¤¤¤¤¤
"Özel Leanorda Lisesi'nin , 3 Tişört , gömlek ve pantolonu. 2 de eteğini istiyoruz."
Kasadaki kadın başıyla onaylayıp dediklerimi bedenlerimizi tahmin ederek getirdi. Elimize alıp yanyana olan kabinlere aynı anda girdik. Kabinden diğerlerine seslendim. "Tamam. İlk önce tişörtleri deniyoruz." Tişörtümü çıkarıp okulun tişörtünün düğmesini açıp giydim. Üstümde yakalarını ve kollarını düzeltip arkamdaki aynaya baktım. Güzeldi. Yine seslendim. "Hazır mısınız?" İkiside onaylayıcı sesler mırıldandığında "3 , 2 , 1" diyip çıktım.
Hepimiz aynı anda çıktığımızda güldüm. Tişörtün yakaları , kolunun uçları ve amblemi koyu lacivert olduğu için çok güzel duruyodu. Saçlarımda karamel tonları olsada çoğunlukla sarı vardı. Gözlerimde gökyüzü mavisi olduğundan dolayı gerçekten güzel durmuştu.
Kabinlere geri girdik. "Bu sefer gömlek. Altına pantolonuda giyin."
Tişörtü çıkarıp gömleği giydim. Gömleğin dirsek kısmına kıvırabilmek için düğme koyduklarını gördüğümde tatmin olmuş şekilde sırıttım. Okulda kızlara dar erkeklere geniş olan pantolonuda elime aldım. Buda lacivertti. Onuda giydiğimde bağırındım."1,2,3!"
Çıktığımızda bunlarda çok güzel durmuştu. Özellikle Aras'a gömlekle pantolon çok yakışmıştı. Kasları olduğu için gömlek vücuduna yapışıp kaslarını belli ediyodu. Pantolonun sonundada zaten supraları vardı. Ellerini cebinede sokmuştu. Uff yane. Jsjxıex.
Kabinlere girip eteği elime aldım. Gömleği çıkarmadan pantolonu çıkarıp eteği giydim. Düğmesini kapattığımda iyice düzelttim. Çok tatlı olmuştu.
Kısa denilebilicek bi boydaydı fakat çokta abartı değildi. Kabinden çıktığımızda Aras karşımızdaki koltuğa oturmuş bizi süzüyodu.
"Sizce de biraz kısa değil mi?" Ona göz devirdim. "Hayır değil. Şortlarımdan daha uzun." Başıyla onayladı. "İyi. Güzel. Tamam giyinin hadi alıp çıkıyoruz."
Kabinde normal eşyalarımı giydim. Okulun eşyalarınıda elime alıp çıktım. Kasaya gittiğimizde telefonumu çıkarttım , tabi Pelin'de cüzdanını. Telefonun kabını açıp parayı elime aldığımda Aras mal mal baktı. "Noluyo be ne bakıyon?" Göz devirip para olan elimi aşağıya indirdi. "Saçmalamayın. Bendensiniz." Piççe sırıttım. "Eyvallah centilmen kardeşcanım." Yanağını öptüğümde gamzelerini gösterip gözlerini kocaman açtı. Çok tatlı durmuştu. Kafasına hafiften vurdum. Parayı verdiğinde poşetleride alıp arabaya ilerledi. Bizde peşinden tabi.
Arabanın bagajına onları koyup kapattı. Pelin öne oturmuştu. Bende arkaya geçtim. Aras'ta bindiğinde kemerini taktı. "Ee nereye gidiyoruz?" Pelin dudak büzüp düşünmeye başladı. Ona göz devirip Emre'yi aradım.
"He."
"He değil efendim."
"Efendim."
"Napıyon."
"Kardeşimle plastitanion oynuyom sen." ( inşallah düzgün yazmışımdır ıdıdjx.)
"Aras ve Pelin'leyim. Bişeyler yapalım diyoz. Napalım?"
"Ne biliyim amına koyıyım. Ekin'i ara. Nerdeyse banada haber ver. Orda buluşalım."
"Oks. Bay."
Kapatıp rehberde Ekin'i aradım. Bulduğumda aradım.
Kas yığını aranıyor..
"Mira?"
"Ne?"
"Yok bişey noldu."
"Sıkıldık. Nerdesin?"
"Bora'yla Mado'da oturuyoruz."
"Taam geliyos."
Cevap vermesini beklemeden kapattım. "Mado'dalarmış." Aras başıyla onaylayıp gazı kökledi. Bende Emre'yi arayıp ilettim. Oda yola çıktı.
¤¤¤¤¤¤¤
Mado'ya geldiğimizde arabadan indim. Arkamı döndüğümde Emre Jaguar'ından iniyodu. Ona güldüğümde oda sırıttı. Yanıma geldiğinde direk sarıldım. "Noldu lan. Çok mu özledin." Gülerek söylediği şeye güldüm ve ondan ayrıldım. Tek kaşımı kaldırdım. "Evet kardeşimi özledim. Olamaz mı?" Arkamı dönüp ilerlediğimde arkamdan gülüp bana yetişti ve omzuma kolunu attı. Bende güldüm.
Mado'ya girdiğimizde köşedeki masada Ekin'le Bora'yı gördük. Onlara ilerlediğimizde Emre kolunu indirip Ekin'le erkeksi bi şekilde selamlaştı. Bende Bora'ya sarıldım. Emre Ekin'i bırakıp Bora'ya yönelince bende Ekin'e gittim. Birbirimize mal mal bakarken sırıttı. "Ee sarılcan mı bugün?" Yüzümü buruşturdum. "Sen sarılmayıda mı bilirdin? Ben seni odundan yontma bi insan sanıyodum da." Daha çok sırıttı. "Tamam sarılma." Göz devirip Emre'nin yanına oturdum. Pelin ikisinede sarılıp diğer yanıma oturduğunda Ekin Pelin'i işaret etti. "Bak. Görde öğren. İnsancıl bir kız." Ben göz devirirken Pelin kıkırdıyodu.
Pelin'e dönüp Ekin'i gösterdim. "Bak. Görde öğren. Kütükten yontulmuş duygu fakiri olan bir insan taneciği."
Hepsi kıkırdarken Ekin sırıtıyodu. Ya ciddi benim laf sokmamdan psikopatça zevk alıyo bu.
¤¤¤¤¤¤¤
Akşam olduğunda kalkıp evlere dağıldık. Yarın okul vardı. Alarmımı kurup telefonu komidinin üstüne bıraktım ve gözlerimi yumdum.
¤¤¤¤¤¤¤
"Uyan! Uyan! Uyan! Uyan! Dırırırırı ve tekrar uyan!"
Alarma kendi sesimi kaydettiğimi unuttuğumda o sesle yatakta zıpladım ve göt üstü yere çakıldım.
Acıyla komidinin üstünde mehter marşı gibi çalıp fink atan telefonumu aldım ve alarmı hızla kapatıp yatağa geri attım.
Saat daha 7:30 du.
Acıyla ayağa kalktım ve götümü ovaladım. "Ah , ne harika! Popom artık yassı!"
Sürüklenerek banyoya gittim ve soğuk denilebilicek bi suyla duş aldım. Duştan çıkıp bornozla okulun eteğini çıkardım. Tişört mü giysem , gömlek mi? Hızla yatağa uçtum ve telefonumun kilidini açtım. Aha , hiç şaşırmadım. ÇOK BOLOYON SON! grubundan okunmamış elli dört mesaj.
Hepsini geçip en sona baktım. Kimse giysi mevzusunu konuşmamıştı. Tam soruyodum ki ardı ardına mesajlar geldi.
Omroğğ : Okulda gömlek giyiyoruzz..
Melisağağa : Peki. Gömlek ❤.
Arasağağa : Bence de gömlek.
Pepeğeğe : Gömlek olur.
- Tamam o zaman gömlek giyiyorum.
Melisağağa : Etekle beraber.
Pepeğeğe : Aynen. Ve topuklu ayakkabıyı sakın unutmayın. Müdür ilk hafta kontrolde ediyo.
- Off manyak lan o. Neyse ben hazırlanıyom. Emre beni almaya geh.
Omroğğ : Tamam.
Telefonu bırakıp etekle gömleği çıkardım. İç çamaşırlarımı giyip banyoya geri yöneldim. Saçımı havludan kurtarıp güzelce tarayıp düzleştirdim. Saçım dümdüz ve yumuşacık olduğunda tatmin olmuş şekilde gülümsedim.
Gömlekle eteğide giyip gömleğin kollarını kıvırdım. Kilotlu çorap tabiki de giymicektim. Kısa beyaz çorabımı giydim. Lacivert beyaz bacıklı ama deri olmayan topuklumu alıp giydim ve bacıklarını düzelttim.
Boy aynasına geçtiğimde kendimi baya bi beğendim. Taş denebilicek bişi olmuştum. Eyeliner ve rimel sürdüm. Derste kemirince tat versin diyede dudağıma portakallı parlatıcı sürdüm.
Lacivert çantama 2 defter kulaklık ve telefonumun şarj aletini koydum. Aşağıya indiğimde herkes kahvaltıya oturmuştu. Bende çantamı fortmantoya bırakıp mutfağa geçtim. "Günaydın. Ailenin en hari ve en sevilen çocuğu geldi." Poyraz göz devirdiğinde ibnece güldüm.
Kahvaltıyı bitirmeye yakın telefonum çaldı.
Omroğğ arıyor..
Ağzımda ki ekmeği yemeye devam ederek konuştum. "Ofondom konko."
"Yavaş ye. Kapının önündeyim dicektim. Gel hadi."
"He tamam. Ya sen gelsene bize. Hem bişeyler atıştırırsın. Hem annemle babamda ne zamandır görmüyo seni. Ayrıca saat daha sekizi çeyrek geçiyo. Ve küçük bi işim var."
"Tamam kapıyı aç."
Kahvaltıdan kalkıp kapıya koştum. Kapıyı açtığımda karşımda ultra yakışıklı Emre'yi gördüğümde baştan aşağıya süzdüm. Oda beni süzdüğünde aynı anda birbirimize bakıp gözlerimizi açtık. "Oha."
İkimizde güldüğümüzde yanaklarını öptüm. "Sen geç mutfağa mutfaktalar. Bende dişlerimi fırçalayıp geliyom." Başıyla onaylayıp mutfağa ilerledi. Bende merdivenlere giderken annemin sesini duydum. "Oo Emre oğlum. Hoşgeldin. Ne zamandır görmüyorum çok özlemişim annen nasıl?"
Annem tabiki de Emre'yi tanır ve çok sever. Bebeklik arkadaşım olduğu için Emre'nin büyümesinde onunda emeği vardır. Tıpkı benim büyümemde Melek teyzenin emeği olduğu gibi.
Dişlerimi fırçaladığımda tekrar parlatıcıyı sürüp aşağıya indim. Mutfağa girdiğimde Emre ağzına zeytini atmıştı. Annemle babamı öptüm. Poyraz'ında yanağına sulu bi öpücük bırakıp özenle yapılmış saçlarını karıştırıp ibnece güldüm. Gözlerini kısıp bana pis pis baktı. "Emre abi , şunu götürüp dolaba sok ve kilitle." Piççe sırıttım. "Kitle ki gelecek nesillerde benim kadar harika bi varlığı görebilsinler." Poyraz'a göz kırpıp arkama döndüm.
"Teşekkürler ellerine sağlık Mine teyze. Neyse biz çıktık." Emre anneme teşekkür edip yanıma geldi. Bende telefonumu ve çantamı alıp çıktım. Emre'de peşimden gelip arabayı açtı. Arabaya binip saate baktım. Daha yirmi geçiyodu. Güzel.
¤¤¤¤¤¤¤
Arabadan indik. Okula girerken Emre omzuma kol attı. Ona gülmeye başladım. "Emre kısmetimi kapatıyosun kanka." Oda piççe kahkaha attı. "Ne güzel işte. Senin kısmetinle beraber benim kısmetimde kapanıyo. Saplık güzel kanka." Güldüm.
Köşede ağacın gölgesinde dikilmiş bizim kileri gördüğümüzde oraya ilerledik. Yanlarına geldiğimizde hepsi selam verdi. Emre'nin omzuna kolumu dayadım.
"Evet gençler sizce bu sene okul nasıl geçicek. Hadi içinizde ki sezgisel güçleri ortaya çıkarın. Bence bok gibi geçicek."
Emre elini kaldırdı. "Söyle Emre." Yanaklarını şişirip üfledi. "Bence bu senede başına aldığın belaları dinlicez."
"Çok harika olduğum için beni kıskanıyolar. Ben napıyım. Sonra başına yine mi bela aldın. Ben almıyorum. Onlar bana veriyo." Kurduğum cümlenin bokluğunu anladığımda yüzümü buruşturdum. "Her neyse. Bakış açını yinede sevdim Emre. Başka?"
Bu sefer Melisa elini kaldırdı. "Evet Melisa." Burnunu kırıştırdı. "Bu sene çikolata krizi geçirmedin. Bence senin çikolata krizinle uğraşıcaz."
"Olabilir tabi. Oda güzel. Ama konumuz bu değil." Aras elini kaldırdığında ona döndüm. "Söyle."
"Bence fazla yeni öğrenci gelebilir. Çünkü devlet okulları bok oldu. Yanii %89 gelme ihtimali var." Göz devirdim. "Aferin. Zeki çocuk. Zekasınıda benden almış. Ama hiç biriniz konumuzla ilgili bişey söylemediniz. Bok kafalılar." Pelin elini kaldırdığında ona döndüm. "Söyle."
Tırnaklarıyla oynadı ve bana döndü. "Bence bol bol sürtük olucak. Ve ben kendime bi sevgili yapıcam. O sürtükte ona yavşadığında tırnaklarımı gırtlağına sokup delik deşik edicem." İşaret parmağımla Pelin'i gösterdim. Gözlerimi kıstım. "İşte aradığım mizah. Bunu birdaha duymak istiyorum. Mizahşör. Harikasın. Muhterika. Tekrar yap."
Hepsi güldüğünde arkadan mikrofon sesi geldi. Göz devirdim. "Ah , müdür çıkıyo. Hadi sıraya geçelim."
Sıraya geçip müdürü dinledik. Saçma sapan şeyler mırıldandı.
"2014 , 2015 eğitim öğretim yılında jsjsjs jsjsjs jsjsj sjsjsj sjsjjs sjsjsj sjsjjs sjjs sjsjjs sjsjsj xjsjsj jsjsj djsjjs jsjsjs jsjsj jsjsj sjsjjs usjsus hshs jsjsjs jsjsjs blah blah bla bla bla bla bla bla bla falan filan inter milan cuppa cuppa iyi dersler!"
İstiklal Marşı'nıda söyleyip sınıflara girdik. Cam kenarında en arkada oturuyodum. Önümde Emre'yle Pelin , yan sıramdada Melisa'yla Aras vardı. Tek oturmayı seviyodum.
¤¤¤¤¤¤¤
Edebiyatçı sınıfa girdiğinde iç çektim. Ya lanet girsin ya. Okulun ilk gününün ilk dersi edebiyat olur mu? Tamam öyle beden falanda beklemiyodum ama , ne biliyim bir müzik , yada resim niye olmasındı. Hemen cevaplıyorum. Çünkü bok var.
Ben başımı sıraya gömmüşken edebiyatçının sesi duyuldu. "Bidaha geç kalmak yok. Okulun ilk günü diye affediyorum. Geçin." Başımı kaldırdığımda içeri Bora'yla Ekin girdi. Ne! Bunlar bizim okulda , hatta bizim sınıfta mı!
Bora yanıma gülerek gelirken ben şokta bi ona bi Ekin'e bakıyodum. İkisinede kızlar 'Burası boştu aslında..' diye mırıldansalar da Bora benim yanıma , Ekin'de Melisa'yla Aras'ın önündeki boş sıraya tek başına oturdu. Bana bakıp piççe sırıttı ve göz kırptı. Yanımda ki Bora'ya döndüğümde arkasına yaslanmış gülümsüyodu. Salakça mırıldandım.
Bora'ya döndüm. "Tenefüste okulu gezdirme mi ister misin?" Gülümsedi. "Olur."
¤¤¤¤¤¤¤
Zil çaldığında Bora'yla beraber sınıftan çıktık. "Bi kat aşağıda kantinle yemekhane var. Onun aşağısıda zemin zaten."
Ben böyle anlatırken karşı duvarda Ekin'i gördüm. Bi kızı yine sömürüyodu. Kızdan ayrıldığında kızın yüzünü gördüm.
"Ahahaha. Şaka ya bu. Dimi? Şaka yani. Dalga mı geçiyosunuz lan!"
Sömürdüğü kız Didem'den başkası değildi.
Didem'le orta okulda tanışmıştık. O aralarda bi sevgilim olmuştu. Didem'de ona aşık olduğu için beni kıskanıyodu. Bana ciddi zararlar vermeye başladı. Ondan o zamanlar gerçekten çok korkuyodum çünkü gerçekten psikoloji bozulmuş ve psikolojik destek almayı kabul etmiyodu. Ondan korkup o zamanlar sevgilim olan Kerem'den ayrıldım. Ama Kerem bana aşık olduğu için mektuplar yazıp mesajlar atıyodu. Bu manyakta benim peşimi bırakmışken bu mektuplardan birisini yakalayıp 'Kerem sana aşık' diyip yine benim peşimden koştu. Bunu Emre öğrendiğinde ise müdüre yetiştirip okuldan atılması ve psikolojik destek almadan eğitimine devam edemiyeceği öğrenilmişti.
■■■
Meraba arkadaşlar. İnşallah ekşınlı olmuştur. Acaba Didem'le Mira'nın arasında neler olucak?
Diğer bölümde görüşmek üzere.. Sizleri seviyoruum.