SAMİMİ EGOİST

By sunger_bob123

33 0 0

Kendini fazla düşünmeyen egoist ama samimi bir genç kızın hikayesi. Yaşadığı bazı şeylerden dolayı hissizleş... More

1. Bölüm
2.BÖLÜM
4.BÖLÜM
5.BÖLÜM

3. BÖLÜM

3 0 0
By sunger_bob123

Selam. Yine ben. Sizce Mira'ya sevgili yapmalımıyım yoksa böyle daha mı iyi? Yorumlarınızı bekliyorum. Sizi seviyorum.

İyi okumalar.. =))

■■■

Sabah uyandığımda dışardan sesler geliyodu. Çoğu gülüşme sesleriydi ve tanımadığım seslerde vardı.

Turkuaz ve siyah göbeği açık bırakan tişörtümü ve siyah yırtık yüksek bel kot şortumu hemen giydim. Yüzümü temizleyip eyeliner la rimel çektim. Saçlarımı ellerimle tarayıp yandan özenle ördüm. Aynaya baktığımda kendimi beğendim.

Saçlarım karamel tonlarındadır ama içinde bol bol sarı var ve uçları hafiften dalgalı. Gözlerim zaten parlak gökyüzü mavisidir. Dudaklarım dolgunken kendiğilinden pembeye kaçar. O yüzden fazla makyaja gerek duymam. Kendime göre öyle aman aman bi güzelliğim olmasada idare ediyodum. Tabi ki bu egomu bastırabilicek bişey değil.

Çadırdan çıktığımda etrafı süzdüm. Nerdeyse kimseyi tanımıyodum. Bunlar kim şimdi ya. Noluyo amına koyıyım.

Gri armuta oturup diğerlerine mal mal bakan Emre'yi gördüğümde derin bi nefes alıp yanına gittim. Emre beni dördüğünde gülümsedi. "Günaydın uyku meleği." Yüzümü buruşturdum.

"Gonoydon oyko moloğo. Çok biliyon sen. Ben fazla uyumuyorum. Siz erken kalkıyosunuz bi kere!" Emre gülüp burnumu sıktı. Diğerlerine döndüğümde Bora'yı yanındaki sarışın çocukla muhabbet ettiğini gördüm. Yanındaki Ekin'e baktığımda ise..

Bakmaz olaydım! One lan! Ekin kucağına bi kızı oturtmuş dudağını sömürüyo! Sömürmekte değil bu. Resmen süpürge görevi görüyo!

Öksürüp rahatsız olduğumu belirtmek istedim çünkü bunu daha fazla görürsem kusabilirdim. Benim öksürüğümü takmadıklarında resmen böğürdüm. "Höst lan höst. Aile var burda." Sağ elimle sağımdaki Emre'nin gözünü kapatmaya çalışırken sol elimle kendi gözümü kapatıyodum. Emre kahkaha attığında sağ elimle hafiften ağzına vurdum. "Ne gülüyon be. Töbest ya. Çok tövbe. İsterseniz biz gidelim siz daha rahat edersiniz!" Ekin kızı sömürmeyi bırakıp bana piççe sırıttı. Kızın yüzünü gördüğümde küçük çaplı bi şok geçirdim. Küçük. Küçücük.

Bu İlayda'dan başkası değildi. İlayda bi bana bide Ekin'e baktı. "Siz nerden tanışıyosunuz?"

İlayda'yla geçen sene barda karşılaşmıştık. Yine başka adamların altına giriyodu. Üstüme içki döküp bana hakaret etmesiyle olay çıkardım. Tabi biraz da sarhoş olduğumda ordan şişeyi kafasında patlatıp kesiğiylede bacağını boydan boya kesmişim. Hayal mayel hatırlasamda hastanede bacağına dikiş attırıldığını izledim. Halada izi vardır.

Elimi yüzümde gezdirip ofladım. "Pek güzel bi tanışma değildi." İlayda bana baktı. "Bizim tanışmamızdan daha kötü olamaz heralde Mira Zac." Sinsice gülümsedim. "Kesinlikle İlayda Kılıç."

Ekin'de aynı soruyu ikimize yönelttiğinde acımasızca gülümsedim. "Anlatmak ister misin?" İlayda derin bi nefes aldı. Tabi bizim aramızda ki gerginliği herkes sezince bize kitlendiler. Emre'nin armutta yer açtığı yere oturdum. Oda omzuma kol atıp İlayda'yı dinledi. Aslında oda biliyodu olayı çünkü oda yanımdaydı.

¤¤¤¤¤¤¤

İlayda hikayeyi bitirdiğinde Ekin ile Bora direkt bana döndü. "Sen ne tür bi psikopatmışsın" diyen Bora'ya kötü bakışlarımı attım. "Üstüme bira döktü. Ayrıca binbir tane küfür etti. Hem benimde kafam güzeldi napçan." Bora kahkaha atarken Ekin gülmemek için yanaklarını dişliyodu. Onlara göz devirdim ve bunların Ekin ve Bora'nın arkadaşlarını öğrendiğimde onlarla tanışmak için onlara döndüm.

Hepsiyle tanıştığımda sıkkınlıkla arkama yaslandım. Emre'nin omzuma attığı kolunun omzumdan sarkan elinin parmaklarıyla oynamaya başladım. Oha amına koyıyım. O kadar dolaylı ve detaylı yoldan anlattım ki şuan kendimden iğreniyorum. ( şimdi silseydin o zaman gerizekalı niye silmedin diyenleriniz varsa onlara sesleniyorum ; sanane arkadaşım. Sanane! Benim hikayem. Dilediğim gibi saçmalarım.)

Gözüme indirilen ellerle kendimle savaşmayı bıraktım ve gözlerimdeki ellere dokunmaya başladım. "Iıı bence bu Pelin. Öküz gibi eller. Evet bu kesinlikle Pelin." Arkamdan büyük bi kahkaha duymamla gözlerim açıldı. Arkama baktığımda kahkaha atan bi Melisa ve pis pis bakan bir adet Pelin gördüğümde şirince sırıttım.

"Ee şey , bebeğim ben öyle demek istememiştim aslında yani. Şaka amaçlıydı. Ama zaten dedim ki Pelin olsa bile benim güzel kardeşim şaka kaldırabilen bir insan old.."

"Kes sesini Mira. Seninle gerçekten uğraşamam. Az önce maskemi yaptım ve sana sinir olarak yüzümü kırıştırmak istemiyorum. Benden uzak Emre'ye yakın ol."

Yanımda gülen Emre'nin saçlarını karıştırıp güldüm. "Güzel duaydı. Bu yüzden sana bulaşmicam makyaj manyağı. Evet şimdi gidebilirsin." Arkamda Pelin'in iç çekişini ve adımlarını duyduğumda arkama baktım. Pelin uzaklaşıyodu. Ayağa kalkıp voleybol topunu aldım ve Melisa'nın yanına geri döndüm. "Sıkıldım. Gel voleybol oynayalım kanka" başıyla onaylayıp fileye ilerledi. Bende peşinden gittim. Filede karşılıklı geçtiğimizde Melisa servisle başladı. Tek pas oynuyoduk. Normal parmak pas yaparak ona gönderdim. Manşet ile pleseye oynadığında filenin dibine uçup manşet ile karşıladım ve yere düşüp yaralanmamak için rulo attım. Ayağı kalktığımda parmak pası attı. Bende karşılık verdiğimde smacı bastı. Top benim sahama girmeden filede bloğa kalktım ve sertçe topu kendi sahasına gönderdim. Yakalayamadığında sinsice güldüm.

Biz böyle oynarken yanımıza diğerleri geldi. Öne İlayda ile Yonca çıktığında topu tutup durdurdum ve onlara kitlendim. İlayda iç çekti. "Maç. İkiye iki. Siz ikiniz biz ikimiz. Om beşte biter iki set." Başımla onayladım. O sırada Melisa yanıma geldi. Yumruklarımızı tokuştururken Emre bağırdı. "İzlemesi kız kavgasını izlemek kadar keyifli olucak!" Sırıttım. O sırada güneş bize vurduğunda sesli bi küfür savurdum. İlayda yerine geçtiğinde ellerini birbirine sürttü. "Yazı turayla başlayalım" dediğinde göz devirip ona attım. "Siktir etsene. O bastığın kuma sıcak sıcak gömülüceksin!"

İlayda servisle başladığında parmak pasla Melisa'ya gönderdim. Bana yüksek bi top çıkarttığında havaya kalkıp parmak pasıyla hızlı bi şekilde İlayda'nın yüzüne ittirdim. İlayda zar zor yüzünden parmak pasıyla Yonca'ya ilettiğinde Yonca ona düzgün pas atabildi. İlayda direk smaca kalkıp basmaya çalıştığında bloğa kalktım ve kendi sahasına topu düşürdüm. Melisa'yla alayla gülüp yumruklarımızı tokuşturduğumuzda İlayda kızarıp bozarıyodu. O sırada da Ekin'i hakem yapmıştık.

¤¤¤¤¤¤¤

İkinci seti smacı İlayda'nın yüzüne patlatarak bitirdiğimde Melisa üzerime zıplayıp sarıldı. Gülüp bende ona sarıldığımda taraftarlarımızda ayağa kalkmış gülüp alkışlıyodu. Melisa'yla sarılmayı bitirdiğimizde son kez İlayda'ya baktım. Dokunsan ağlicak. Yazık.

"Birinci set on beş'e yedi aldık. Bunuda on beş'e üç. Düşme var sizde. Hatalarınızı kontrol edin ve oynamayı öğrenip karşımıza çıkın!"

İlayda sinirle arabasına atladığında Yonca'da peşinden gitti. Gözlerimi hemen Ekin'e çevirdim. Her zaman ki gibi ifadesizdi. Melisa'yı bırakıp Ekin'in yanına ilerledim. Yanında durduğumda bana baktı. Tek kaşımı kaldırdım. "Peşinden gitmicek misin?" Başını iki yana salladı. "Hayır." Armuta oturduğunda bende yanında ki armuta yerleştim. "Sevgili olarak asli görevin sevgilin trip atınca peşinden gitmek değil miydi?" Bana bakıp sahteden güldü. "Biz İlayda'yla sevgili değiliz. Bizimkisi çıkar ilişkisi. Sadece ihtiyaç giderme diyebiliriz." Başımla onayladım. Gülümsedi. "Bu arada helal. Güzel yendiniz." Bende gülümsedim. "Eyvallah."

Üstüme Emre'nin koşmasıyla ayağa kalktım. Beni kucaklayıp döndürmesiyle gülmeye başladım. O ise resmen anırıyodu. "Yılların değişmeyen şampionu.. Miraa Zaac!" Sonra niye Mira egoist. Kahkaha atıp Emre'nin boynuna doladığım kollarımdan birini yanıma doğru açtım. Seviyorum bu hayatı.

¤¤¤¤¤¤¤

Gece olduğunda hepimiz ateşin başında yine toplandık. Salak salak öyle dururken Bora atladı. "Mira'nın çok güzel bi sesi var." Gözlerimi pörtletip Bora'ya pis pis baktım. Sonra öbürlerine gülümseyerek döndüm. "Hayır kesinlikle öyle bişey yok." Ekin sırıttığında ona kaşlarımı kaldırarak 'hayır' demeye çalıştım. Ekin kalkıp gitarını getirdiğinde elimi yüzümde gezdirdim. "Ah , hayır Ekin. Söylemicem." Ekin piççe sırıttı. "Sana değil zaten. Aslı? Söylemek ister misin? Senin sesinde güzel gibi." Aslı heyecanla el çırptığında derin bi nefes verdim. Ekin o kızada 'Castle In The Snow feat Kadebostany'i seçtiklerinde tek kaşımı kaldırdım. Bakalım söyleyebilicek mi.

Kız söze cıyak cıyak girdiğinde herkes kulaklarını bi kapattı ama sonra kız üzülmesin diye açtık ve kızı dinlemeye başladık. Ekin ortasında kesip "Boşver Aslı. Sen yorma sesini" dediğinde hafiften güldüm ama sonra öksürerek belli etmedim. Ekin bana tebessümle döndüğünde güldüğümü anladığını anladım. Ekin burnunu çekti. "Bide Mira'dan dinleyelim he? Olmaz mı?" Derin bi nefes aldım. En azından Aslı'dan daha kötü olamazdı.

Ekin'e sırıttım. "Hazır mısın?" Piççe sırıttı. "Her zaman bebeğim sen yeter ki başla." Güldüm. Derin bi nefes aldım ve gözlerimi yumdum. Şarkıya başladığımda Ekin'de girdi. Çoğu şarkıyı çok güzel söylerdim. Buda onlardandı.

Şarkının el çırpma yerine geldiğimizde etrafımdan o sesleri duydum. Gözlerimi hafifçe açtığımda herkesin keyifle dinleyip tempo tuttuğunu gördüm. Gülümsedim.

Şarkının nakaratında Ekin'de katılıp arkamdan tekrarlıyodu.

Şarkı bittiğinde hepsi alkışlayıp ıslık çaldı. Bende gülüp Ekin'i alkışladım. Ay harikayız lan.

¤¤¤¤¤¤¤

Herkes sıkıldığında çadırıma gittim. Siyah kapşonlu hırkamı alıp kapşonunu taktım. Onların yanından geçip nehirin solunda kalan denize yürümeye başladım. Denizin ilersine giden iskelede yürümeye başladım. İskelenin sonuna geldiğimde yavaşça oturdum ve ayaklarımı sarkıttım.

Ayın denizi aydınlatmasını izlemeye başladım. Gerçekten çok güzeldi. Huzur veriyodu. Denizin dalgalarını belli ediyodu.

Ben öyle dalmışken iskele gıcırdadı. Arkama baktığımda Bora'nın geldiğini gördüm. Gülümsediğimde oda gülümseyip yanıma oturdu.

"Napıyosun burda tek başına?"

"Denizi izliyodum. Çok güzel."

Ben denizi seyrederken o bana bakıyodu.

"Evet , gerçekten çok güzel."

Ona bakıp kaşlarımı çatıp aynı zamanda gülümsedim. Oda öksürüp denize bakmaya başladı. "Huzur veriyo." Ayaklarımı sallandırmaya devam ettim.

Uykumun geldiğini esnememden anladım. Gerçekten gözlerimi açıcak halim yoktu ama burdan kalkmakta istemiyodum. Gözlerimi usulca kapattım.

Bora'nın ağzından ;

Denizi öyle seyrederken Mira'nın esnemesini duydum. Ona baktığımda esnerken ağzını kapatmaya çalışıyodu. Tatlılığına gülümseyip denize geri döndüm.

Mira'nın saçları karamel olsada içinde baya sarıları vardı. Gözleri parlak gökyüzü mavisi olduğu için fazla tatlı gözükürdü. Kirpikleri uzun ve sık olduğu için rimele gerek yoktu fakat o bu haldeyken bile sürüyodu sanırım. Gamzeleri zaten ayrıydı. Kendi gibi davranması onu fazla samimi ve tatlı yaparken , sinirlendiklerine sözleriyle çok korkunç ve egoluda gözükebiliyodu. Ve iki gün içerisinde sadece onunla ilgili bunları biliyorum. Bakalım daha neler öğrenicem.

Ben böyle düşünürken Mira'nın kafası omzuma düştü. Ona kaşlarımı çatarak baktığımda başını omzuma daha çok gömerek ağzını şapırdattı. Sessizce "Mira" diye fısıldasamda ses gelmiyodu. Gözlerinin kapalı olduğunu gördüğümde hafifçe güldüm. Kız uyudu ya.

Hafifçe başını omzumdan kaldırdım. Kendim ayaklarımı sarkıtmayı bırakıp hafiften kalktım ve ayaklarımın üstüne sağlam basabildiğimde Mira'yı kucakladım. Ayağa başarıyla kalkabildiğimde Mira kollarını boynuma dolayıp başını göğsüme gömdü. Ona gülüp bizimkilerin yanına döndüm.

Yanlarına geldiğimizde sessizce "Mira'yı çadırına yatırıyorum ve ordan bende çadırıma giriyorum. Herkese iyi geceler."

Hepsi başıyla onaylayıp 'İyi geceler' diye mırıldandılar. Siyah çadıra geldiğimde göz devirdim. Bu kızın niye her şeyi siyah? Çömelip Mira'nın belini ve bacaklarını dizlerime koydum. Başını hala tek kolumla tutarken diğer elimle fermuarı açtım. Tekrar Mira'yı kucakladığımda mırıldandı. Onu yatağına yavaşça yatırdığımda boynumdaki kollarını düşürdü ve yastığına sarıldı. Onu öyle gördüğümde gülümseyip saçlarına öpücük kondurdum ve çadırdan çıktım. Fermuarıda yavaşça kapatıp kendi çadırıma ilerledim. Çadırıma girip yattığımda Mira'nın az önceki hali aklıma geliyodu. Ne kadar masum görünüyodu. İç çekip gözlerimi kapattım ve Mira'yı düşünmemeye çalıştım. Sonuçta biz sadece arkadaşız..

¤¤¤¤¤¤¤

Mira'nın ağzından ;

"Hadi ama Mira! Bütün gün senin uyanmanı bekleyemeyiz. Gitmemiz lazım!"

Dışarda yüksek sesle söylenen bu şeyi duyduğumda dikleşip gözlerimi kaşıdım. Noluyo ya.

O sırada fermuar açıldı ve Pelin kafasını içeri soktu. "Uyan hadi Mira. Dönüyoruz. Geç kalmak istemiyolar." Başımla onaylayıp yüzümü temizledim. Elimle saçlarımı çözüp düzelttim. Eyeliner falan sürmeden eşyalarımı toplayıp dışarı çıktım.

Ben dışarı çıktığımda daha güneş yoktu ve gerçekten hava çok serindi. Elime aldığım hırkamı giyip kapşonunu taktım. O sırada Ekin'le Emre gelip çadırımı topladılar. Son kez deniz ve orman havasını içime çekip arabaya ilerleyenlerin peşinden gittim.

Ekin bagaja eşyaları tıktığında kapağı kapatmaya çalıştı. Ben yanında bekleyip mal mal etrafa bakınırken Ekin kapağı zorladı. En sonunda derin bi nefes aldı. Havalandığımı hissettiğimde çığlık atıp önüme baktım. Ekin "Bağırınma. İşe yaricaksın ve korkma. İbneliğim tutmazsa seni düşürmem" başımla onaylayıp omuz silktim.

"Kızım kuş gibisin ya. Kapak gram oynamadı."

Ekin beni kucaklayıp bagaj kapağına oturtmuştu. Ama kapak hala kapanmıyodu. O hala kapatmaya çalışırken söylediklerine göz devirip kapağın üstünde bidaha zıpladım.

"Ya Ekin napıyım kapanmıyoo iştee! Yer çekimine meydan okudum resmen! Kendin denemeye ne dersin?!"

Göz devirip beni yine kucakladı ve yere yavaşça indirdi. Arkasını dönüp iki elinide bagaja dayadı. Bagajdan tutunup sertçe kendini kapağa bıraktı. Sonuç : Tek seferde kapandı.

Bana piççe sırıttığında göz devirdim ve bende hafiften güldüm. Ne yani? O gülüşten etkilenmeyen kız yoktur heralde. Hani etkilenmeseydim kendimden şüphelenebilirdim.

Emre'nin yanına gittiğimde burnumu sıktı. "Üzgünüm sıçmıklı panda prensesi. Bizim arabaya herkes doluştu. Sana yer kalmadı. Ekin'le gitmen gerek." Dudağımı sarkıtıp ona sarıldım. Tamam Ekin'le gitmek zevkli olabilirdi belki ama ben Emre'yle gitmek istiyodum.

Arkamda arabasına yani siyah porshe una yaslanıp sigarasını içen kas yığınına döndüm ve yanına ilerledim. O sıradada Emre'ler gitti.

"Ekin. Emre'lerin arabada yer kalmamış. Yani anlicağın sana kaldım."

Umursamazca başıyla onayladı. Göz devirip arabanın ön koltuğuna yerleştim. Bora'yla Melisa'da buraya gelince Ekin'de sigarasını söndürüp bindi.

¤¤¤¤¤¤¤

Gözlerim kapanıyo ama uyuyamıyodum. Kahretsin! Uyuyamıyoruum.

En sonunda pes edip koltukta dikleştim ve kapşonumu indirip etrafıma baktım. Trafik. Nefret ediyorum şu şeyden. Ekin'e döndüğümde hafif sinirli gibiydi. Arkama baktığımda Bora bi kenarda Melisa bi kenarda uyuyodu. Telefonumu çıkartıp fotoğraflarını çektim. Telefonu yerine sokup Ekin'e döndüm. "Daha çok var mı?" Ekin direksiyona vurdu. "Var! Şu lanet trafikten çıkamıyorum ki!"

Tırsarak yerime geri sindim. Telefonumu çıkarıp Ekin yola bakarken onunla bi kaç selfie çekildim. Sonra mallığıma bakıp salak salak güldüm.

¤¤¤¤¤¤¤

"Ekin."

"Ne var?"

"Sıkıldım."

"İyi."

"Radyoyu açabilir miyim?"

"Hayır."

Oflayıp kollarımı bağladım. Nerdeyse 2 saattir trafikteydik ve ben gerçekten sıkılmıştım. Offlayarak bidaha sordum.

"Ekiin."

"Ne."

"Sıkıldıım."

"Tamam."

"Bi insan sıkılırsa ona 'tamam ya da iyi' demezsin. Onunla ilgilenir , sıkıntısını geçirmeye çalışırsın. Bunu biliyorum çünkü banada Pelin söylemişti.

"Ve sende bana kakalıyosun."

"Aynen öyle."

"Radyoyu açabilirsin."

Sevinçle el çırpıp radyoya uzandım. Şansıma 'Bad blood' geldiğinde keyifle arkama yaslandım.

¤¤¤¤¤¤¤

Melisa'yı eve bıraktıktan sonra benim evimin önünde durduk. Ekin'e döndüm. "Şeyi şey ettiğin için şey ederim. Yani şey. Anladın sen." Güldü. "Önemli değil." Tatmin olmuş şekilde gülüp arabadan indim. "İyi geceler ikinizede.." Bora'yla ikiside "iyi geceler" dediklerinde kapıyı kapatıp el salladım ve eve yöneldim. Anahtarla içeri yorgun yorgun girdiğimde salonda babamla annem oturuyodu.

"Selam. Ailenin harika ve en sevilen çocuğu Mira eve giriş yapmış bulunmaktadır. Her neyse çok yoruldum yatmalıyım hoşçakalın , iyi geceler."

Yukarı çıkıp direk soyundum ve salaş şortla badi giyip yatağa attım kendimi. Telefonumu komidine bıraktığımda gözüm tarihede kaçmıştı. Lanet olsun 2 gün sonra okul başlicak. Gözlerimi yumdum.

¤¤¤¤¤¤¤

Meraba arkadaşlar. Okulda Mira'mızın başına çeşitli çeşitli olaylar gelicek ve hikayeye heyecan ve aksiyonda katıcam. İnşallah beğenirsiniz. Diğer bölümde görüşmek üzere..♡♡

Continue Reading

You'll Also Like

431K 22.4K 42
İnci:Bak seni gebertirim. Kemiklerini köpeklere yem niyetine veririm! İnci:Senin benimle derdin ne? İnci:Açık açık söylesene. Bir çatlak bir hanzo K...
1.7M 116K 51
asrın ve alisa. tamamlandı. asrin_celik gönderinizi beğendi. "Chat sakin olun amına koyayım." @23: alisanin gonderisini beğenmiş kral @78: asrın yeng...
162K 10.7K 33
Elçin ŞAFAK, okulunda onun tabiriyle 'mafya babası' gibi takılan gruptan arada konuştuğu Ufuk ÇOŞKUN'a yazmak istemiştir fakat birşeyler ters gitmişt...
793K 36K 49
05**:Seni bırkamak benim için intiharla eş değer. Bu ihtimali kafandan sil. 05**:Sen benim yaşam kaynağımsın ve seni kazanmak için nelerden vazgeçeb...
Wattpad App - Unlock exclusive features