~
Dolaptan bugün giyeceklerimi aldım ve yatağa koydum. Sabahtan beri heyecanla annemin gelmesini bekliyordum.
Son 2 saat kalmıştı sadece. Saçlarımı düzleştirdim ve aralarında hafif dalga atmaya çalıştım.
Gözlerime eyeliner sürdüm daha sonra rimelle kirpiklerimi belirginleştirdim. Elbiseme uygun allık sürdüm ve kırmızı mat rujumu yaydım. Kırmızı dudak kalemiyle belirgenleştirdim.
Yataktaki elbiseyi üstüme giydim daha sonra odadan çıkıp giyinme odasına gittim. Ordan ayakkabılarımı seçip elime aldım. Odama girip şarjdaki telefonumu da alıp aşağı indim.
Babam arayınca telefonu açtım. "Kızım annen yarım saate gelir sende bir an önce arkadaşlarınla birlikte burada ol." dedi.
"Ta-tamam baba." dedim. "Çok heyecanlısın değil mi?" diyince gülümseyip "Evet." dedim daha sonra telefonu kapattım.
Arabamın anahtarını alıp kapıdan çıktım. "Justin?" dedim şaşkınlıkla. Arabasının üstüne yaslanmış bekliyordu.
"Senin ne işin var burada?" dedim sonra. "Seni bekliyordum, beraber gideriz diye düşündüm." dedi gülümseyerek.
Çok yakışıklı görünüyordu. İstemsizce gülümseyip yanına gittim. "Teşekkür ederim, o zaman gidelim." dedim.
Arabanın kapısı açtım ve koltuğa oturdum. O da oturduktan sonra kapısını kapattı ve arabayı çalıştırdı.
"Güzel görünüyorsun." dedi. Yeterince güzel gözüküyor muydum bilmiyordum fakat yine de teşekkür ettim.
"Teşekkür ederim, sen de bir akşam yemeği için oldukça ideal görünüyorsun." Aslında dileğim ona şuan onu öpüp ve çok yakışıklısın demekti.
Telefonumdan mesaj sesi gelince çantamın gözünü açıp içinden telefonu aldım.
Bilinmeyen Numara;
~ Küçük iyilik meleğimiz bugün dışarda geziyormuş. -H
Numaraya geri mesaj attım. Camdan dışarıyı izlerken cevap geldi.
~Kurbanım olduğunu işin başında öğrenmen iyi oldu. Sahneye 10 adım önceden başladın. Sana zarar vermeyeceğim sadece bu gecenin son perdesinde gelip rol yapacağım merak etme.
~ Kes sesini. Bugünümü mahvetmene izin vermem.
~Çok sıkıcısın. Hayata bir kez geliyorsun, aksiyon kat bir şeylere. -H
~Eğer annemi üzecek bir şey yaparsan seni yaşatmayacağımı bil istedim, bu kadar acımasız olma, ben senelerce seni annem olarak bildim ve bana hiçbir zaman anne olarak destek olmadın şimdi senin sahadan çekilme vaktin.
~Selena. O yemekte yanında olacağım sadece.
~Senin yanımda olmana ihtiyacım yok Hanna.
~~~~~~~~~~
Hanna'nın buraya gelme korkusundan annemi bekleyemiyordum tam geldiği anda ya bir şey yaparsa? Ondan her şeyi beklerdim.
Kızlara anlatmıştım onlar da umursama demişlerdi. "Selena iyi misin?" diye sordu babam. Ona ters bir bakış salladım.
"Hanna buraya gelmeyecek baba, öyle değil mi?" dedim. Bacağımı sallayıp duruyordum. "Selena, tabi ki hayır. Böyle bir yemekte onun yeri yok." dedi.
"Telefonuma mesaj attı." diyip telefondan mesajlar bölümünden bulup okuması için ona gösterdim.
"Başka bir yere ayarla baba lütfen o kadının huzurumuzu bozmasını istemiyorum." dedim. "Merak etme sen." dedi. "Ben arabadaki GPS'i kapatacağım." diyip yerinden kalktı babam.
Justin "Siz oturun, kalkmayın. Ben halledip geliyim." diye lafa atladı. Noluyor bu çocuğa? "Teşekkür ederim, bak işte arabaya bilirsin sen." dedi.
"Adım Justin." diyip elini uzattı. "Siz de Brian biliyorum." dedi. Babam şaşırmışçasına bir bana bir Justin'e baktı.
Sırıtıp Justin'e baktım. Sonra "Nerden öğrendin?" Ve "Delirdin mi?" bakışı attım. O da gülmüştü tabi. Yanaklarım kızarmıştı utançtan.
O gidince babam bana birkaç bakış attıktan sonra suyundan bir yudum aldı. 2 dakika sonra Justin geldi ve "Tamamdır." diyip yanıma oturdu.
"Baba, çok heyecanlıyım." dedim. "Sakin ol. Ne yalan söyleyeyim ben de yıllardır görmedim, heyecanlıyım." diyip güldü. Ellerini koyacak yer bulamamıştı heyecandan sanıyorum ki.
Etrafıma bakınırken bir kadın gördüm. Dünyalar güzeli. Kırmızı dar kesim diz üstü elbisesi krem rengi çantası ve ayakkabısıyla dikkat çekiyordu. Saçları kumral ve maşaydı. Makyajı yoğun değildi ama dudaklarına parlatıcı sürmüştü.
O muydu? "Mandy." dedi babam. Heyecanla ona baktım daha sonra da ilk defa karşılaştığım anneme. Kalbim çok hızlı atıyordu. Şu an yerinden çıkabilirdi ve ben bayılabilirdim.
Mandy buraya gelince herkese teker teker baktı. Justin kulağıma fısıldadı. "Sakin ol, sadece sakin ol. Kötü düşünme rahat ol." Sesi bana iyi gelmişti.
Nefes alıp verdim daha sonra ayağa kalktım. "Selena." dedi. Aman tanrım. "E-evet. Ben Selena." diyip gülümsedim.
"Ben Mandy. Annen." dedi. "Farkındayım, bu çok saçma oldu." diyip göz kırpıştırdı. Ben bu dediğine gülüp ona sarıldım.
"Kızıma sarılıyorum. Bu gerçekten çok özel bir duygu." dedi Mandy gözleri dolmuştu. "Ağlama lütfen. Ne de olsa artık beraberiz kaçış yok ve doya doya sarılırız." dedim.
Ama ben de ağlıyordum tabi. "Sen çok güzelsin. Dünyalar güzeli kızım varmış benim. Fotoğraflardan daha güzelsin." dedi gözlerini silmeye çalışarak.
"Hayır. Ben senin yanında neyim ki?" dedim. Gülümsedi ve babama sarıldı. "Hoş geldin." dedi babam.
"Merhaba çocuklar." diyip kızlara sarıldı. "Anne." dediğimde bana baktı. "Çok teşekkür ederim Selena. Çok özel bir his bu." dedi.
"Benim yakın arkadaşlarım Taylor ve Demi. Bunlar da Ryan, Nick arkadaşlarımız. Bu da Justin aynı şekilde çok yakınım." dedim. Justin derken duraklamış ve göz göze gelince kızarmıştım.
"Hepiniz arkadaşsınız yani, ne kadar güzel." dedi ve masaya oturduk. "Demi. Taylor. Ryan ve Nick sen de Justin demek. Tanıştığıma sevindim çocuklar." dedi.
"Biz de." dedi hepsi bir ağızdan. Yemeklerimizi yerken sohbet ettik ve samimi bir ortam oluştu. Sonra daha detaylı bir şekilde konuşmaya başladık.
Sanırım artık bizimle yaşayacaktı ve annem neden gitmek zorunda olduğunu anlatmıştı. Babam bozulsa da belli etmemeye çalışıyordu.
Tabi ki gözlerim yanıyordu, ama geçmişte kalmıştı. Telefonum çalıyomuş gibi yapıp tuvalete gittim ve makyajımı tazeledim.
Çıktığımda Justin bekliyordu. "İyi misin?" dedi. "Sayılır." diyip gülümsedim. "Seni şu an anlayabiliyorum sanırım ama sonuçta geçmiş geçmişte kalmıştır artık geleceğe bakmak daha doğru." dedi beni rahatlatmaya çalışarak.
"Haklısın." diyip ona sarıldım. O kadar iyi geliyordu ki bana tarif edemiyordum. Ardından yerimize geçtik.
Justin telefonuna mesaj gelince masanın altından cevap yazdı ve şarabından bir yudum aldı.
Kulağına "Bir sorun yok değil mi?" diye fısıldadım. "Hayır, sadece annem. Yemeği soruyor." diyip göz kırptı.
Önüme dönüp anneme baktım. Bize bakıyordu. "Bana numaranı verir misin?" dedim. "Ah tabi." diyip numarayı verdi.
"Sana mesaj gönderdim. O da benim numaram dedim." ve gülümsedim. "Teşekkürler." dedim sonra. "Ne demek hayatım." dedi.
Herkes kalkıp evlerine gitti. Babam, annem ve ben kalmıştık. "Selena biz bir ev bakıyoruz." dediler.
"Ne güzel." dedim. "Evlendikten sonra yerleşmek için." dediler. "Çok sevindim gerçekten." diyip güldüm.
"Normalde fazla tepki bekliyordum açıkçası." dedi annem. "Farkındayım, şaşırdın fakat sadece bu sefer ağlamak, sinirlenip çığırmak yerine içine biraz merak duygusunu ekledim." dedim.
"Bu da bizi sevindirdi." dedi. "Eve gidelim mi artık?" dedim sonra. Eve gitmek ve onunla her şeyi konuşmak istiyordum
"Arkadaşların için de sorun değilse tabi ki." diye cevap verdi annem. Herkese teker teker sarıldım ve vedalaştım. Justin'e sarıldıktan sonra kulağı'na "Bugün herkesten çok sen yanımda olduğun için minnettar olduğumu söylemek istiyorum." diye fısıldadım. Bana gülümsedi ve "Her zaman." diye cevapladı.
Sonrasında anmem ile birlikte arabaya doğru ilerledik babam ise hesabı ödeyip yanımıza geldi.
Eve gelince odama çıktım. Üstümü değiştirip yatağa oturdum. Justin mesaj atmıştı.
~ Güzel geceydi değil mi?
- Evet, çok güzeldi. Başlarda çok kasacağımı düşünmüştüm.
~Sevinmene sevindim. Çok güzel bir iş çıkarttın.
-Senin sayende demeliyim.
~İyi geceler o zaman.
-İyi geceleeer.
Daha fazla konuşmak istiyordum. Bir anda iyi geceler diyip konuşmayı bitirmişti ama çok fazla kafama takmadım. Belki de annemle vakit geçirmemi bozmak istemediğinden böyle yazıp bitirmişti.
"Selena." diye kapıyı çalarak odaya girdi annem. "Bir şey mi oldu kendi kendine gülümsüyorsun." dedi. Sırıttığımı şuan fark etmiştim.
"Y-yok bir şey olmadı." dedim. "Sana karşı kazanmam gereken bir güven olduğunu biliyorum, bugün seninle ilk günümüz, benimle paylaşmak istediğin bir şey var mı?" dedi.
"Samimiyetine güveniyorum anne gerçekten. Kimin olmaz ki?" dedim gülümseyip. "Bir sorum var aslında sana." dedi. "Tabi sor." dedim.
"Şu Justin, erkek arkadaşın mı?"
~
-Y☘