Sen Benimsin ! (Düzenleniyor)

By MagicAuthor

127K 3.6K 657

. More

1.Bölüm°
2.Bölüm°
3.Bölüm°
4.Bölüm°
5.Bölüm°
6.Bölüm°
8.Bölüm°
9.Bölüm°
10.Bölüm°
11.Bölüm°
12.Bölüm°
13.Bölüm°
14.Bölüm°
15. Bölüm°
Sizlere Bir Soru

7.Bölüm°

6.9K 228 24
By MagicAuthor

Enes'in Ağzından•

Ah Hayal, korkak kızım...
Benim seni o yapmacık, kirli kızla takas edeceğimi düşünmene çok kızdım. Hele ki o sokakta tek başına olmana! Dengesiz ve korkaksın o sokakta sana neler olabileceğini tahmin bile etmeden nasıl tek başına eve dönebildin!
O'nu her seferinde uyarmıştım, yanımdan ayrılmayacaktı sözümden çıkmaması gerekirdi. Bunun bir cezası vardı ve çekecekti bunu sen istedin Hayal.

Dün yıllar sonra oraya Hayal ile gittim.Her şey film şeridi gibi gözümün önünden geçti ve sonra 'Bam!' Her yer kanlarla dolu kahverengi topraklar artık kırmızıydı hiç olmadığım kadar üzgün ve pişmandım kaybettiğim her şey oradaydı ben masum insanların katiliydim. Ama seni kaybetmeyeceğim Hayal, sana bu kadar erken bağlanmışken kaybetmek olmaz. Tanrı o gün karşıma seni çıkardı biliyorum bu şans değil, kaderdi. Onunla yaptığım her şey zevk veriyordu sanki en az bende o'nun kadar masum biriymişim gibi hissettiriyordu sonra geçiyor zaten kim olduğumu hatırlıyorum. Sen benim hiç bir yerde bulamayacağım ilacımsın Hayal, şimdi bunları düşünmeyi bırakıp cezanı düşüneceğim cesur korkak! Ama önce seninle bir telefon görüşmesi yapmalıyım,

Kaçıncı çağrım bilmiyorum ama cezası telefonlarımı açmadığı için epeyce katlandı,
Elimdeki sigarayı yakıp yatağa uzandım dudaklarımdan süzülen her duman için lanet ettim. Ayçayı aradım son birkaç gündür o'nu fazlasıyla aksatıyordum, "Nerelerdesin sen? Dün gelecektin hani söz vermiştin, birlikte gidecektik!" Kırgın ve kızgın ses tonu ağladığının en belirgin haliydi."Şşh..sakin ol kızma beni biliyorsun pis herifin tekiyim işte unutmuşum, siktir et ağlamayı da hazırlan birazdan gelip seni alacağım." Telefonu kapattım ve elimdeki bitmiş olan sigarayı parmaklarımın arasına alıp söndürdüm, üzerime siyah tişörtümü geçirdim ve yola çıktım... Kornayı binlerce kez çalmama karşılık Ayça hala ortada yoktu arabadan inip eve girdim, hassiktir! Yine mi be kızım! Evde yine krizi tutmuştu!

''Ayça bana bak!''

''Abim ölmedi benim, abim ölmedi beni o'na götür yalvarırım!''
Kan ter içinde kalmış titreyen bedenini kontrol edemiyordu evdeki her şey kırık döküktü ve susturamayacağım kadar bağırıyordu yapma böyle Ayça, yapma!

Yanına gittim kollarını tutup hareket etmemesini sağladım ve koltuğa oturttum,
''Ağlama!'' dedim çok da üzerine gitmemeye çalışarak,

''Ölmedi o biliyorum ben.'' Dediğinde içimden bir kez daha lanet ettim Ayçayı sakin tutacağım diye kendi kontrolümü kaybediyordum,

''Senin abin öldü anladın mı!? Öldü.'' Bedenini sarsarak söylediğim bu sözler canını yaksa da kabullenmesi gerekirdi 1 sene geçmesine rağmen alışamıyordu bunun yüzünden krizi tutmasından nefret ediyordum onun kadar benimde canım yanıyordu. Titreyen vücudu artık rahatlarken yüzünü yıkaması için o'nu lavaboya götürdüm,

''Abime gidecek miyiz?''

''Hayır.''

''Neden? telefonda bana gideceğiz demiştin !?''

''Yine o aptal krizin tutmasaydı gidecektik Ayça ! Ama sen kaybettin sana kaç defa öldü demem gerekiyor, sende oradaydın! her gitmek istediğin de krizin tutuyor abin seni böyle mi görsün istiyorsun?'' Ellerimi tutup konuşmak için yutkundu,''Enes.. sen olmasaydın bana neler olurdu düşünmek bile istemiyorum, iyi ki varsın.'' Ellerimi ellerinden çektim. ''Boş ver hadi burada seni bekliyorum git bir duş al. Ha, bu arada iğneni aldın mı bugün?''

''Almadım, yani alacaktım sonra ellerim titremeye başlayınca..-''

''Tamam yeter, dediğimi yap duş al sonra madde işini hallederiz.'' Derken devam ettim, ''Dozu alçak kullanıyorsun değil mi?'' ''Hayır.'' Dedi söylerken kızacağımı anlamışçasına başını öne eğerek, sinirle kalktığım koltuktan Ayçanın yanına gitmek için iki adım attım,

''Sen kendini öldürmeye mi çalışıyorsun ha !? Sana dozunu alçak kullanmanı söylemedim mi?'' Sesim her kelimemde daha da yükselirken sinirimi kontrol edemiyordum.

''Sen kendine hiç bakmıyor musun? Benden kötü durumdasın aşırı doz kullanıyorsun, şimdi kendini öldürmeye çalışan kim Enes!?'' Sabrımın son damlaları kovayı doldurup taşırırken derin bir nefes aldım.. ''Ayça... uzatma! Bir daha sana yüksek doz vermemeleri için uyaracağım.''

''Yapamıyorum anladın mı? O günden sonra düşük dozlarla toparlanamıyorum en iyi sen biliyorsun zaten hep seni arıyordum ama sonra bunu Ercan'a anlattım hani şu bana sürekli gelen, o'da bana yüksek doz almamı önerdi yarınında getirdi o günden sonra hiç krizim tutmadı sadece bugün oldu o'nun da sebebi belli zaten.''

''Ercan'la görüşmeni yasaklıyorum. Bitti. Şimdi artık gidip bir duş alabilirsin.'' Dedim ellerimi saçlarımda kenetleyip, Ayça söylenerek banyoya gitti.

Duştan çıkana kadar koltukta biraz gözlerimi kapayıp Hayali düşündüm, benimle geçirdiği her saniyeyi... arabadan indiğinde tekrar gelip arabanın arkasından koşuşunu, öperken önce karşılık vermeyişini sonra karşılık verip beni sonuna kadar o'na bağlamasını, dudaklarının tadını.. biraz zor bir kız o'na her bakışımda dudaklarını arzulamam kesinlikle normal değildi ve ne garip ki Ayça'nın 'Enes' diye seslenişi bile Hayali düşünmeme yetiyordu,

''Bir sorun mu var Ayça?''

''Gelir misin? İyi değilim ellerim titriyor yine.

Başımın belası yine mi?!
Banyodan çıkmış yatağın üzerinde C'nin pozisyonunu almıştı. Çıplak bedenini vücudunun özel bölgelerini az da olsa iç çamaşırları kapatıyordu, kapının önünde durup öylece bakmayı kestim ve yatağa geçtim,

''İyi misin?'' diye sordum mayışmış halimle,

''Hayır, üşüyorum.'' Dediğinde içimi kaplayan cehennem ateşi bir kez daha küle çevirdi beni yaptıklarımızın, yaptıklarımın bedelini hala ödüyor olmamın pişmanlığı ve yorgunluğu yok ediyor beni,

''Kahretsin! Hadi biz yaptık sen niye bu bataklıktasın ha !? Neden !?''

Önce yatağında duran havlusunu alıp üzerindeki ıslak su damlalarını sildim, tişörtümü çıkarıp vücudumu o'na yasladım kollarımla bedenini hafifçe ısıtmak için vücuduma bastırdım, konuşmuyordu, gözleri kapalıydı biraz daha yanında yatıp bekledim gitmeden önce sıcaklığı var mı diye elimle kontrol ettim ve üzerini örtüp odadan çıktım. Uyuyordu.

Masasının üzerine uyanır uyanmaz madde kullanması için not bıraktım. Biraz daha bekletirse işimiz zordu, o lanet şeye bağlanmasını söyleyen kimdi! Sürekli krizleri tutuyor titremesi bazen 1-2 saat devam ediyor birde hiç işim yokmuş gibi her şeyimi bırakıp yanına gidiyorum. Lanet olsun ki zorundaydım o'nun yanında olmam gerekirdi, iyi bakmak zorundayım kendime ve o'na bu sözü verdim ve tutacaktım.

Arabayı eve sürmek yerine depoya gittim, her zaman olmaları gereken yerdeydiler, söylediklerine göre Hayal evden çıkmamış ve yalnızca annesiyle telefon görüşmesi yapmış duyduklarıma gülümseyip herhangi bir durumdan beni haberdar etmelerini söyleyip hemen eve gittim.

Banyodan çıktıktan sonra biraz televizyon da oyalandım saatler çabuk geçiyordu ve telefonuma gelen mesaj harika şeyler olacağının habercisiydi, "Abi, kız arkadaşlarıyla telefonda görüştü, arkadaşları eve geleceklermiş birazdan."

Hayal'in Ağzından°

Evde vakit hiç geçmiyordu ya da annem evde olmadığı için ben öyle sanıyordum saate neredeyse bir saattir bakıyordum ve hala akşam 18:30'u gösteriyordu kafamı dağıtacak bir şeylere
ihtiyacım var diye düşünürken telefonumda 'Eda Arıyor' yazısı çıkınca sevinmiştim,
"Nasılsın Hayal?"
"İyiyim,s-" sözümü bitirmeden devam etti, "Bende iyiyim, ben diyorum ki bir şeyler mi yapsak Emre, Kerem, sen, ben bir yerlere çıkalım hatta dışarıya falan da değil siz direk bana gelin bizimkiler şimdi evde değil, abim de yıllık ziyaretini yaptı gelmez bir daha ev boş yani,"

"Ya, yani iyi fikirde hiç dışarı çıkasım yok yorgun gibiyim biraz siz bana gelseniz? hem evde yalnızım kimsede gelmez zaten annem teyzemde bütün gün boşum kısacası."

"Tamam o zaman ben bizimkilere mesaj atıyorum gelirken bir şeylerde alsınlar gece biraz uzun sürsün içkiler, sohbetler, oyunlar falan,"

"Peki. Sen mesaj at bende biraz kendime geleyim her yerim ağrıyor."

"Sen iyi misin ?"

"İyiyim, iyiyim. Evde bütün gün yatıyorum diye herhalde tutuldu her yerim birazda yorgun hissediyorum o kadar. Asıl sen tamam mısın?" dediğimde iyi olduğunu söyledi telefonu kapattıktan sonra yataktan kalkıp üzerimi değiştim aşağıya inip mutfaktaki abur cuburları çıkarttım ve gelmelerini bekledim...
°°°°
''Ya Kerem n'apıyorsun? Karşı takımın kartına bakmak yasak!''

Tabu oynuyorduk ve ikişerli gruplara ayrılmıştık Emre ve Kerem, Edayla ben Kerem oyunbozanlık yapıp kartları bin türlü bahanesiyle görürdü bu hep böyleydi ne zaman böyle oyunlar oynansa Kerem şebeklikleri ve oyunbozanlığıyla oyundan vazgeçmemize sebep oluyordu aslında bu da dostluğumuzun tadı tuzuydu her ne kadar da oyun bozanlık olsa da eğleniyorduk,

''Haksızlık ama ya ben oynamıyorum.'' Dedi Eda her zamanki küstüm oynamam halini takınarak. Bu şekilde bu oyunumuzda bitmişti.

''Ee..ne yapıyoruz şimdi?'' Dedi Kerem.

''Bar'a gidelim?'' önerisiyle Emre içimi karartmıştı, Eda hemen çocuk gibi sevinmişti, ne buluyorlardı şu bar'da ya da hakkında bilmediğim bir şey mi vardı, bilemiyordum. Ama hiç gidesim yoktu. ''Evde takılsak olmaz mı? Zaten böyle anlaşmıştık, yorgun gibiyim biraz.''

''Neden Hayal?''
Eda'nın sesi adeta bir kedinin miyavlaması gibi çıkmıştı,

''Bacaklarımda ağrıyor zaten birde hazırlanıp gidersem kötü olurum, gitmeyelim başka zaman gideriz.''

Bu iyi bir bahanemiydi bilemiyorum ama umarım 'Tamam, boş ver' deyip geçiştirirler.

''Neyse ya madem istemiyor gitmeyelim.'' Dedi Emre.

Gülümsedim. '' Kusura bakmayın gerçekten ama-''
sözümü yarıda kesip devam etti, "önemli değil."

''Yukarıdan ses mi geliyor?'' Keremin tırsarak söylediğine gülüyordum evde yalnızca biz vardık,

Emre, ''Kerem korktun mu?'' Dedi alaycı bir şekilde,

Aslında sesi bende duymuştum ama büyük ihtimal havlu falan düşmüştü tabi havlu bu kadar ses çıkartmıyor, ne saçmalıyorum böyle!? Aslında evde tek değildim diye pekte endişe etmeye gerek duymadım yine ses duyarsak birlikte çıkıp bakardık.

''Bunun üzerine mısır ve korku filmi ne güzel gider ama!''

''Paranormal Activity'i izleyelim.'' Bu sefer fikir bendendi.

''Ya başka bir şey olmaz mı? ilkini izlediğimde çok korkmuştum.''

Kerem, ''Zaten filmin amacı korkutmak Eda.'' Dedi az önce duyduğu sesten korkan ama şimdi aramızda izlemeye en heveslenendi ufak bir tartışmanın arasından ayrılıp onlar kendi aralarında konuşurken ben mutfakta mısırların hazır olmasını bekliyordum,

''Hayal söyle şunlara ben korku filmi izlemek istemiyorum!'' derin bir iç çekip mısırları aldım ve salona geçtim, ''Daha ortak bir karar yok galiba?'' soruma Eda hemen atlayıp, ''Evet. Ben izlemek istemiyorum.'' Dedi ve Keremin ''Tamam Edacığım biz Emreyle sana çizgi film açarız sen o'nu izlersin.'' Demesiyle Eda söylenerek sonunda izlemek için ikna olmuştu, hepimiz koltuğa sıralı bir şekilde oturmuştuk Eda kollarını bana sarmış filmin daha başından gözlerini kapatıyordu.
Herkes filme odaklanmışken bir ses! 'Hayal.' Diye seslenmişti, tanıdık gibi gelse de duymak istemedim kesinlikle filmin bir yan etkisiydi başka bir şey olamazdı. Ses bu kez daha yakından geldi, "Hayal, gelir misin ?" Sesin geldiği tarafa bakmak için döndüğümüzde Enes merdivenin başında boxerıyla duruyordu! Ne işi vardı burada hem de bu halde! Kahretsin ne yapmaya çalışıyor bu yeterince hayatımı mahvetti zaten!
Emre ayağa kalkıp bana baktı, "Hayal, bunun burada ve bu halde ne işi var !?" Bağırmıştı ve sorduğu sorunun cevabını bende bilmiyordum. "Hayal gerçekten ne işi var bunun burada?" diye tüm sorular bana yönelirken donuk bir ifade aldım, "Bende bilmiyorum Eda." Gözümden yaşlar süzülüyordu nasıl bir duruma düşmüştüm ben böyle!
"Çabuk söyle bu neden burada !?" bilmediğim halde Emre'nin bu baskı yapması olan derdimi daha da ağırlaştırıyordu,
"Emre yemin ederim bilmiyorum."
'Allah'ım n'olur yardım et sadece kabus olsun n'olur' İçimden bu sözcükleri mırıldanmamın şuan içinde bulunduğum durumu değiştiremeyecek olması canımı acıtıyor.

''Sizin karşınıza da böyle çıkmak istemezdim kusura bakmayın pantolonumu bulamadım da Hayal bir bakar mısın?'' dedikleri tokat gibi defa defa yüzüme çarparken tüm öfkemle bağırdım, ''Yaa ne pantolonu ne dediğinin farkında mısın sen !? Çıldırtmak mı amacın beni !?'' Bizimkilerin bana inanmaz bakışları üzerine Keremin kalbimin dedikleriyle tam ortasına taş oturtmasıyla olduğum yerde sendeledim, ''Hayal boşuna oynama bize neler döndüğünü az çok anlayabiliyoruz.''

''Hayal bak mahcup oluyorum arkadaşlarına da, gel bir bak pantolon yatak odasında bir yerde ama bulamıyorum hadi gel bak uyku sersemiyim zaten,'' İçimde bağıra bağıra Enes'e lanet ediyordum gözyaşlarım ard arda süzülürken bile hiçbiri bana inanmıyordu sadece kızgın gözlerle izliyorlardı,

''Çık! Çık odaya beni bekle! Sizde bakmayın böyle! Yemin ediyorum bende bilmiyorum.''

Konuşmuyorlardı lanet olsun ki ölmek istiyordum!

Yukarıya yorgun adımlarımla çıkmaya başladım daha üçüncü basamağa bile çıkmadan Emre kolumdan çekip geri dönmemi sağladı,

''Hayal aranızda bir şey geçti mi?!''
Gözlerinden alev fışkırıyordu resmen fazla kızgındı ve elleri kolumu fazla sıkıyordu bu da acıtmasına sebep oluyordu, Gözlerinin içine bakarak ''Bırak kolumu, canımı acıtıyorsun. Bana inanmıyorsunuz zaten.'' Dedim, ''Sana onunla yattın mı diye sordum !?'' Bağırışı evin içersinde yankı yapmıştı gözlerim ağlamaktan açılmayacak haldeydi küçük bir çocuğun gücü bile kalmamıştı üzerimde birazdan yere yığılacak gibiydim düştüğüm duruma bir türlü anlam veremiyordum bana bunu yapabilecek kadar aciz birimiydi onun hakkında düşündüğümün daha da kötüsüydü ve evdeki kimse benim bu durumdan haberim olmamasına inanmak istemiyordu zaten nasıl inanmalarını bekliyordum ki ben bile inanamamışken ama bulunduğumuz duruma inanmasalar bile bana inanmaları lazımdı, ''Beni öyle biri mi sanıyorsun!? Hiç mi tanımadınız beni!'' dedikten sonra bir kez daha bana inanmaları için bekledim, olması gerekeni..

''Hayal'in üzerinden çek elini! Bir daha da ona bu şekilde yaklaşıp bağırma!''

Enes merdivenlerden pantolonun kemerini ilikleyerek aşağıya indi, gösterdiği korumacı tavrı için gerçekten çok teşekkür ediyordum bütün yaptığı şeyleri bu şekilde mi kapatmaya çalışıyordu !? Gerçi öyle bir şeyin olmadığını bile söylese yine inanmayacaklardı kendi anladıklarıyla kalacaklardı, maalesef.

''Sen mi söyleyeceksin lan bana ona nasıl yaklaşacağımı!?'' Çirkin bir kahkaha atarken devam etti, ''tabi sen söyleyeceksin nasıl dokunacağımı da değil mi !?''

Enes Emre'nin yüzüne attığı yumrukla kavga başlamıştı durun diyecek gücüm yoktu, merdivenin kenarına yığılıp gözlerimi kapattım, hayatıma n'oluyordu böyle? Hatta artık bu yaşadığım hayat mı diye sorgulamaya başladım, Eda yanıma oturdu, "Ben seni biliyorum, bugünü atlatalım yarın uzun uzun konuşuruz. Ağlama lütfen." Dedi geçen onca saatten sonra şimdi bende ona inanmıyorum,
"Sende öyle düşündün biliyorum."
"Hayal lütfen yapma böyle.." kollarını bana sarmıştı,
"Gücüm kalmadı, nefes bile alamıyorum artık." Dedim hıçkırıklarım aniden artarken, Eda, ''Hadi kavga dövüş bitsin! Herkes gitsin artık, gece bitti uzatmayalım.'' çıkmalarını söylese de kimseden ses çıkmamıştı.''Emre uğraşma artık, yürü gidelim.'' Kerem Emre'yi kolundan tutup susması için uyarıyordu, kavga devam edecek gibi gözüküyordu ve ben sesimi bile çıkaramıyordum her şeyden yorgundum,

''Hiçbir şey bitmedi! Ve biliyor musun Hayal seni gerçekten yanlış tanımışım.'' Ve kalbimin tam ortasına koca bir taş daha.. ''Emre uzatma! Yürü gidelim.'' Dedi Kerem Emre'nin kolunu çekerek, ''Öncelik Enes'in,'' Deyip Emre uzatmaya devam ediyordu, lanet olsun kimseyi görmek istemiyordum!

''Sana ne lan benden, defol hadi! Devam edersen evden parçalarını toplayarak çıkartacak arkadaşların seni, ayağını denk al tek parça halinde ben sana bir şey yapmadan uza.'' Enesin sesine bile tahammül edemezken birde geçmiş yaptıklarından sonra arkadaşlarımı tehdit ediyor, tabii eğer hala arkadaşlarımsalar.,. ''Hiçbir şey bitmedi!'' Kerem Emre'yi alıp hiçbir şey demeden çıktılar sanırım bu duruma en çokta o inanmıştı.

''Enes sende istersen git artık biz yalnız kalalım.'' Dedi Eda Enes'ten çekinircesine konuşup. Yavaşça ayağa kalktım, ''Eda, evde yalnız kalmak istiyorum ikinizin de evden gitmesi benim için daha iyi olacak.'' Dedim sakin kalmaya çalışıp,

''Yanında kalmam daha iyi olur bence?'' deyip Eda ısrar etti ama bana inanmayan biri iyi de gelmezdi, özellikle Enesin hala evimde oluşu tüm eşyaları üzerine fırlatma isteğimi daha da arttırıyordu.

''Kimseyi istemiyorum.''
Her kelimemde kalbim sökülürcesine acıyordu fazlaydı bu yaşadıklarım, çok fazla.

Eda kapıyı açıp evden uzaklaştığında Enes kapıyı kapatıp konuştu,

''Ben hiçbir yere gitmiyorum.''

Hala hangi yüzle karşıma geçip bana konuşuyordu!? İstemiyordum evimde, çevremde, yakınımda o'nu hiçbir yerde görmek istemiyordum!

''Sen bana ne yaptığının farkında mısın?'' Sesim o kadar kısık ve güçsüz çıkmıştı ki Enes'in sert bakışlarının yerini acıyla bakan iki çift göz almıştı,

''Biliyorum, kabul biraz fazla ağırdı ama hak ettin Hayal, cezanı çekmek zorundaydın.'' Ne cezası ya! Nasıl bir ruh hastası olabilirsin ki bana bunları yapacak kadar, ne yapmışım sana?!

''Enes, ne cezası neyin saçmalığı bu !? Ben sana tüm bu yaptığın iğrençlikleri hak edecek ne yaptım !? Ya, anlamıyorum hasta mısın? Bir problemin mi var? Neden ben? Neden bana bunları yapıyorsun!?''

Parmaklarımı saçlarımın arasına yerleştirdim, yaslandığım duvar bile beni ayakta tutamıyordu hıçkırıklarım devam ederken duvardan aşağıya süzülen bedenimi izleyen gözlerini gözlerimde birleştirdi hala bir cevabı yoktu, öylece bakıyordu.

''Özür dilerim, bu mu ihtiyacın olan?''

''Sen bana ne yaptığının farkında değilsin! Sen özür dilemeyi bu kadar basit bir şey mi sanıyorsun? Enes sen benim kolumu acıtmadın, canımı yaktın en yakınlarımın yanında beni kötü duruma düşürttün onların bana olan güvenlerini, senin olmayan iğrenç düşüncenle var ettiğin şey yüzünden kaybettim. O zaman şimdi bu yaptığın şey için benim sana teşekkür edecek kadar aptal seninde bana bunları yaptıktan sonra özürle kapatmaya çalışman kadar gurursuz ve şerefsizce olduğunu söylememe gerek var mı bilmiyorum belki de kendinin farkındasındır, hayatımdan çık, sen kaldıkça mahvoluyorum çünkü.'' Dedim içimdeki öfkeyi biraz da olsa dediklerimle dindirebilmiştim, ne söyleyeceğini bekledim ama sesi çıkmıyordu. ''Belli ki söyleyecek bir şeyin yok, şimdi bu kapıdan hiç gelmemek üzere git.''

''Belki de gitmem gerekmiyor, biraz aklımı başıma toplamam öyle düşünüp karşına öyle çıkmam gerekiyor. Hayal neden bilmiyorum ama ben seni bırakamam bana git diyerek bu kötülüğü yapma,'' çocuk gibi yalvaran bu tavrı neydi şimdi? Bana yaptıklarından sonra acımamı ve bensiz olamayacağına inanmamı bekliyor!?

''Git demem seni üzdü mü? Bana yaptıklarının haddi hesabı yokken git demem mi seni üzdü !? Git o zaman Enes, git istemiyorum seni sen bana zarardan başka hiçbir şey değilsin.''

Gözleri dolu gibiydi.. Hadi ama Hayal acımayacaksın değil mi? Senin bir saattir akıttığın bir ton gözyaşına o'nun gözlerinin dolmasıyla susup kalmayacaksın değil mi? Hayır, hayır.

Ağlayan her erkek babamı hatırlatıyordu bana, ölmekten korkmuyordu babam, bizi bırakacağından korkuyordu bizi düşünüyordu, o hasta hiç gücü kalmamış babam,artık neredeyse hiç tutmayan ellerini benim ellerimi tutamayacağı için üzülüp ağlayan yinede 'sen üzülme, ağlarsan dayanamam kızım' diyen koca yürekli tek adamı, babamı kaybettim ben.O benim ellerimi eskisi kadar sıkı tutamadı ama ben o'nun ellerini hep sıkı sıkı tuttum hiç bırakmak istemezken ellerimde üşüdü elleri soğukluğunu hissediyordum bir de en son akıttığı göz yaşının yanağında bıraktığı ıslaklığı.
Ağlayan erkeklere dayanamaz oldum ben aslında hiçbir şeye dayanamıyordum da bu sadece bahane, gitmeyeceğine inandırmıştı bizi babam, annemin çığlıkları geliyor hep aklıma erkekler ağlamasın işte...

Continue Reading

You'll Also Like

590K 23.9K 55
Kadına baktım. Baya afetti, fıstık gibi daş daş. Bu adam, kadını nasıl tavlamış acaba? "Ne bakıp duruyorsun karıma" diye konuşan dayıya baktığımda ka...
1.1M 85.3K 44
+90543***: Yavrum +90543***: Bu yaşa gelmişsin kimse sana kavga eden iki kişinin arasına girmemen gerektiğini öğretmedi mi? başlangıç tarihi: 17.11.2...
531K 28.8K 45
Gece araba kullanırken, rastgele denk geldiğiniz lüx bir arabayla öylesine yarışsanız ve ertesi gün evinize gelen ceza makbuzuyla yarıştığınız kişini...
318K 18.8K 37
Gerçek Ailem ve Asker Kurgusudur. . Ben Okyanus, büyük bir Yangın'dan çıkmayı başarmış ama Kül'e dönmüş bir İstihbarat Ajanı. Karanlık ve fırtınalı...
Wattpad App - Unlock exclusive features