Tarih atar mısınızz~
Sabah okula gittiğimde herkes bana garip bakıyordu. 11. sınıf olmuştum ve bu okula yeni transfer olmuştum. Hiç kimse bana güler yüzle bakmıyordu, garip hissetmiştim....
Tam o sırada aralarındaki kızıl saçlı oğlan dikkatimi çekmişti. Kimseyi umursamayan, kendi dünyasında biri gibiydi ve oldukça da çekici duruyordu.
Daha ilk günden kendimi kötü hissetmiştim. Yavaşça merdivenleri çıkarken kendi sınıfıma doğru ilerledim. Sınıfa girdiğimde Chan adında birisi sınıfın en büyüğü olduğu için rolleniyordu.
"Şu koskoca sınıfta tek olgun kişi benim galiba, cidden şu sınıfta kendimi kreş öğretmeni gibi hissediyorum"
Açıkçası bu kadar kendini beğenmiş davranması garibime gitmişti. Ne olduğunu tam anlayamamışken sakince ilerledim ve en arkada boş bulduğum bir sıraya oturdum. Tam o sırada ders zili çaldı, ders biyolojiydi. Sınıftaki uğultu yavaş yavaş azalırken kapının önünde bi hareketlilik oldu. Biyoloji hocasının sınıfa girmesini beklerken koridorda gördüğüm kızıl saçlı oğlan soğuk bir tavırla içeri girdi. Aynı sınıfta olduğumuzu anlayınca kalbim hızla atmaya başlamıştı.
Gözleri bi an bana kaydı ve önümdeki sıraya oturdu. Oğlanın sınıfa girdiğini gören Hyunjin seslendi:
"Ooo Minho sonunda geldin!"
İşte o an adını öğrenmiştim. Adını duyunca kalbim büyülenmişti resmen. Daha onun şokunu atlatamamışken bi anda arkasına döndü. Gözlerimiz bi anlığına buluştuğunda kalbim yerinden çıkacak gibiydi. Tam o sırada ses tonunu sadece benim duyabileceğim şekilde ayarlayarak konuştu:
"Selam... Seni okul koridorunda görmüştüm, yeni gelen kişi sen olmalısın. Adın ne?"
Elim ayağıma dolaşmış, ne diyeceğimi şaşırmıştım. Bakışları o kadar etkileyiciydi ki donup kaldım. Yutkundum ve titreyen sesimi toparlamaya çalışarak sadece, "Ben Jisung... Han Jisung" diyebildim.
Adımı söylediğim an, Minho'nun o soğuk bakışları yerini hafif bi tebessüme bıraktı. Adımı zihnine yerleştirmeye çalışırcasına tekrarladı, "Han Jisung... Bende Lee Minho"
Tebessüm ettim fakat ellerim hâlâ titriyordu.
Hoca sınıfa girdiği an sınıfı derin bir sessizlik kapladı. Biyoloji hocası Bay Choi aynı zamanda sınıf öğretmeniydi. Hoca dersi anlatmaya başlamışken Minho aniden elini kaldırdı ve konuştu:
"Hocam, ben yeni gelen arkadaşımızın yanına geçebilir miyim?"
Şok olmuştum, kalbim hızla atarken hocanın başını onaylarcasına salladığını gördüm. Minho çantasını alıp yanıma oturdu ve bana baktı, dudağının kenarını kıvırırken "Selam tekrardan" dedi.
"S-selam" diyebilmiştim sadece. Karşılık verdiğim an, Minho memnun bi ifadeyle tebessüm etti ve sanki az önce kalbimi yerinden oynatan o değilmiş gibi dersi dinlemeye devam etti.
Ders sonunda bitmişti, çantamı toparlayıp okuldan çıktım. Bugün hava güzeldi bu yüzden eve yürüyerek gitmeye karar vermiştim... Eve vardığımda bugünki düşüncelerimi yazmak için ajandamı açtım. Yeni okulum ve okula girdiğim gibi dikkatimi çeken kızıl saçlı oğlan Minho hakkında bir şeyler yazıcaktım. Çantamdan kalemliğimi almak için gittiğimde çantanın içinde farklı bir defter olduğunu fark ettim. İlk sayfasını açtığımda kapak sayfası olarak 'Minho'nun Ajandası' yazıyordu. Okumak istiyordum, içim içimi yiyordu...
*****************************
Bölüm sonu