"Önemlisin Melodi. Çok önemlisin."dedi
"Sen de benim için önemlisin. Sarp bana ne olduğunu anlatman lazım ki sana yardım edebiliyim."dedim.
"Ne kadar az şey bilirsen o kadar iyi senin için."
"Bu işin içindeyim ve ne olduğunu bilmem lazım."dedim
"Hadi hazırlan eve bırakıyım seni."dedi
"Sarp bana ne olduğunu anlatmak zorundasın. Onus kim? Niye beni öldürmek istiyorsun. Bunları bilmem lazım."dedim
"Melodi lütfen."dedi
"Sarp lütfen."dedim cam gibi gözlerine bakarak.
"Tamam sana her şeyi anlatacam. Ama önce eve gitmen lazım."dedi
"Peki. Sen ne yapacaksın."diye sordum.
"Yarım kalan işlerimi halledeceğim."dedi
"Teslim olmayacaksın. Sarp eğer teslim olursan.."
"Hayır Melodi teslim filan olmayacağım."dedi
Oh be içim rahatladı. Ama sana güvenebilirmiyim bilmiyorum.
Verdiği kıyafetleri giydim. Ardından aşağı indim.
"Gidelim."dedi ve arabanın anahtarlarını alarak evden çıktı. Bende peşinden gittim ve arabaya bindim.
Yol boyunca hiç konuşmadı. Ağzından tek kelime dahi çıkmadı. Hafif bir müzik ve gürültüden başka hiçbir ses yoktu. Arabayı evin önüne parketti ve "Dikkat et. Telefonun devamlı açık olsun. Yalnız kalma. Bir şeylerden şüphelenirsen takip filan edildiğinden hemen beni ara."dedi
"Pekala ne zaman buluşacağız. Bu olanları bana anlatacaksın değil mi?"dedim
"Benden haber bekle işlerimi halledip arıycam seni. Ya da gelir alırım."dedi
"Tamam sende dikkat et ve aptalca bir şey yapma."dedim arabadan inerken.
Eve girdiğimde annemle babam yoktu yine. Yasemin abla da mutfakta yemek yapıyordu. Bu halimle gözükmek istemediğimden hemen odama geçtim. Pamuk ve tendirtiyotu alıp yatağıma oturdum.
Yavaşça elimdeki sargıyı açtım. Uff canım çok acıyor. Salak mı bu çocuk. Bence tam bir sadist.
Elimde çok belli olan bir S harfi. Niye yaptı ki bunu. Şimdi kapatmam gerekecek iyileşene kadar. Hele annemler veya Mete görürse var ya.
Tendirtiyotla temizledim ve yeni sargı bezini sardım. Aynadaki görüntümle karşılaşınca kendimden korktum. Bu halim neydi böyle. Hemen banyoya girdim ve uzun soluklu bir banyo yaptım. Bir elimi kullanmadan ne kadar yapabilirsem tabiki de. Ardından saçlarımı kuruladım ve siyah badimle kot pontolonumu giydim. Saçlarımı toplasam mı ki. Ya Meteyi görürsem. En iyisi açık bırakmak.
Saçlarımı tarayıp açık bıraktım. Ardından telefonum ve para alarak evden çıktım. Yasemin teyzede öyle dalmış ki beni hiç görmedi.
Bulduğum ilk taksiye atlayıp Eslemlerin evini tarif ettim. Acaba evdemi onu da bilmiyorum. Telefonumu alıp açtım ve Eslem'i aradım.
"Melodi nerdesin sen aklım çıktı."dedi
"Yoldayım size geliyorum."dedim
"Ben kafedeyim Ranayla diğerleride gelicek şimdi.Mete dün çıldırmış gibiydi. Nasıl gönlünü alacaksın bilmiyorum."dedi
"Geliyorum ben o zaman."dedim ve telefonu kapattım.
Kafenin önünde indim ve içeri girdim bizimkiler ordaydı. Yanlarına ilerledim ve "Meraba gençler."dedim
"Ooo birileri bizi hatırlamış ne güzel."dedi Mete.
"Mete biraz konuşalım mı?"dedim
"Tabiki buyur konuş."dedi
"Yanlız konuşsak."dedim
"İyi tamam gel."dedi ve ayağa kalkarak çıkışa doğru ilerledi.
Bende peşinden ilerledim.
"Konuş"dedi
"Mete lütfen böyle davranma."dedim
Elimi görünce hemen "Eline ne oldu."diye sordu
"Ufak bir kaza."dedim
"Eline ne oldu dedim."
"Kestim."dedim
"Nasıl oldu."
"Şişe parçalarını toplarken oldu. Ya biraz sakin olsana."dedim
"Lan nasıl sakin olayım. Dün sabahtan beri seni arıyorum telefonun kapalı. Herkese soruyorum haber yok. Meğer bizim hanım kuzeniyle birlikteymiş sarjı bitmiş. Lan insan bir haber verir canım çıktı düşünmekten sana bir şey oldu mu diye."dedi.
Allahım bu çocuk gerçekten beni seviyor. O kadar telaşlanmış ki ve ben ona yalan söylüyorum. Ne olur affet beni Mete.
"Ya özür dilerim Mete. Bak söz veriyorum bir daha olmayacak. Ne olur ya böyle yapma."dedim
"Bak Melodi ben böyle bir ilişki istemiyorum."dediği an gözlerim doldu.
"Ya ağlam hemen."dedi ve gözyaşlarımı sildi.
"Seni çok merak ediyorum. İmkanım olsa seni yanımdan ayırmam. O yüzden nerde olduğunu bilmek istiyorum. En azından telefonun açık olsun sesini duyayım iyi olduğunu bileyim yeter bana."dedi
Senin düşünceli olduğunu biliyordum. Ama bu kadarı fazla geldi gerçekten.
Ona sarıldım sıkıca ve kokusunu içime çektim. Ona yalan söylüyorum. Onun benim için bu kadar endişelenmesine karşı beni bu kadar önemsemesine karşı ben ona yalan söylüyorum.
"Özür dilerim. Her şey için."dedim bana sarıldı ve saçlarımı kokladı. "Tamam sakin ol."dedi
Keşke şuan zaman dursa da böyle kalsak.
"Hadi içeri geçelim."dedi
Kafenin içerisine girdiğimizde elimi tuttu.
"Sahipsiz sanmasınlar."dedi göz kırparak. Az önceki ruh halimden eser kalmamışdı. Masaya oturduğumuzda Eslem "Oh be sonunda."dediğinde ona gülümsedim.
Mete oturdu ve yanınaki sandalyeye beni otutturdu.
Tuğrul "Yenge eline ne oldu."dedi off Tuğrul ya.
"Ufak bir kaza."dedim
Rana "Kesik mi?"diye sordu
"Evet" dedim
"Dün bizi ektin unutmadık."dedi ardından Rana.
"Telafisi olacak söz veriyorum."dedim
"Bu akşam olsun."dedi Eslem.
"Kuzenimle programım var."dedim
"Olmuyo böyle ama o da gelsin. Hem kuzeninden hiç bahsetmemişdin bana."dedi
"Bayadır görüşmüyoduk süpriz yapmış işte."dedim
"Kız mı?"diye sordu Mete
"Evet."dedim
"Ooo güzel mi bari."dedi Yağız.
"Yani idare eder."dedim
"Tanıştırsana."dedi Yağız.
"Sevgilisi var."dedim
"Yani bi kızın da olmasın sevgilisi yani."dedi
Kızlarla kendimizi tutamadık ve güldük.
"Sana kız mı yok Yağız."dedi Rana. Telefonumun titremesiyle arayanın kim olduğuna baktım.
"Efendim."dedim
"Nerdesin?"dedi
"Kafedeyim."
"Hangi kafe?"
"Martı niyeki kötü bir şey mi oldu?"
"Hayır ordan ayrılma bir saat sonra seni gelip alıcam."dedi ve telefonu kapattı.
Emredersiniz Sarp bey ya.
"Kim aradı?"diye sordu Mete
"Kuzenim. Bir saate gelip alıcakmış beni. Program yapmış."dedim
"Bir saatimiz varsa sahilde yürüyelim mi?"diye sorduğunda Eslem ile Rana kıkırdadılar.
"Olur."dedim
Sahile indiğimizde elimi tuttu. Bende eline baktım. Napıyım alışık değilim böyle durumlara.
"Ne oldu sevgilimin elini tutamıyacak mıyım?"dediğinde dondum kaldım. Ne demişdi o sevgilim mi dedi. Sevgilim dedi dimi.
"Alışamadım ya henüz ondandır."dedim
"Ne yapıcaksınız kuzeninle."diye sordu
"Bilemiyorum. O plan yapmış."dedim
"Bana haber vermeyi unutma tamam mı?"dedi
"Tamam."dedim
Uzun bir süre boyunca yürüdük el ele. Denizin kokusu iyi gelmişdi banada.
"Eline bakmamı ister misin?"dedi
"Yok ya ufak birşey zaten de işte sardık mikrop kapmasın diye."dedim
"Çok sessizsin. Normalde hep saçmalarsın canını sıkan bir şey mi oldu?"dedi
"Yok olmadı."dedim
Ardından beni kendine döndürdü ve belimden sarıldı. Bu kadar yakın olmak zorunda mıydı.
"Kalbinin sesini duyuyorum."dedi
"Gerçekten mi?"dedim
"Bu kadar heyecanlanmana bayılıyorum."dedi ardından.
"Ay bana sıcak bastı yanlız."dedim
"Benim utangaç sevgilim."dedi ardından. Sevgilim dedi ya.
"Sen gülünce sanki dünya duruyor benim için. Sadece seni izlemek istiyorum. O kadar içten o kadar doğalsın ki seni kim gönderdi bana."dedi gözlerimin içine bakarak.
"Yalnız ben şuan ölebilirim."dedim
"Niye ki"dedi ve kendini bana daha çok yaklaştırdı. Ardından beni kendine çekti.
Hadi Melodi. Az cesaretli ol.
"Mete"
"Efendim sevgilim." O kadar yakınım da duruyor ki. Nefesini hissedebiliyorum. Nefesi bile güzel kokuyor.
"Seni seviyorum."dedim
Ardından dudaklarındaki gülümseme ile dudaklarına baktım.
"Bende seni sevgilim."dedi dudaklarıma bakarak. Allahım ölüyorum yardım edin.
Gözlerini kapattı bende onunla birlikte kapattım.
BOM telefonumun sesiyle irkildim.
"Hay ben senin."dedi Mete kızarak.
Arayanın Sarp olduğunu görünce ona olan sinirim bir kat daha arttı. Böyle bir an bozulur muydu.
"Efendim."
"Bu romantik anı böldüm ama seni bekliyorum."dedi
Kafamı çevirdiğimde yolun kenarına parkedilmiş siyah arabayı gördüm. Camları bile siyahtı işte bu güzeldi.
"Tamam geliyorum."dedim ve telefonu kapattım.
"Şey kuzenim."
"Bu kuzenin fazla olmuyor mu?"dedi
"Gelmiş de."dedim
"Kızdın mı?"diye sordum peşinden.
"Biraz bu anı böldüğü için."dedi
"Özür dilerim."dedim
Yanıma geldi ve beni anlımdan öptü. "Önemli değil sevgilim. Dikkatli ol ve bana haber vermeyi unutma."dedi
"Tamam. Görüşürüz."dedim ve arabaya doğru ilerledim.
Kapıyı açıp bindim.
"Kıpkırmızısın."dedi Sarp.
"Az önce hayalini kurduğum anı yaşıyordum. Beş dakika beklesen ölmezdin değil mi?"dedim
"Hayalini kurduğuna an Metenin seni öpmesimiydi."dediğinde sinirle ona döndüm.
"Hayır Metenin bana beni sevdiğini söylemesiydi ve yaptı. Ama sen içine ettin çok saol."dedim.
"Neyse Meteyle uğraşamıycam. Bu kılıkla seni yanımda da dolaştıramam."dediğinde daha da sinirlenmişdim.
"Ne varmış halimde?"dedim
"Sana kıyafet alalım."dedi
"Bana her şeyi anlatacaksın. Bunun için buluştuk."dedim
"Ben değil arkadaşım anlatacak. Ben konuşmayı beceremem. Hem onlarla tanışmış olursun."dedi
"Burda bekle. Sana şu mağazadan bir şey alıp geliyim."dedi ve arabadan indi.
Elinde poşetlerle döndü ve poşetleri elime tutuşdurdu.
Ne aldığına bakmak için poşeteki elbiseyi çıkardığımda ağzım açık kaldı.
"Ben bunu giymem. Fahişe miyim ben."dedim
"Gideceğimiz yerde çok dikkat çekmezsin."dedi
Diğer poşetteki topukluları görünce zaten dünyam durmuşdu.
"Bunlarla da yüreyemem."dedim
"Her şeyi öğrenmek istiyorsan yürümek zorundasın."dedi
"Geldik zaten arabanın arkasına geç ve giyin ben aşağıdayım."dedi ve indi
Arkaya geçtim ve elbiseyi inceledim straplez göğüs bölümü kırmızı siyah dantelli eteğide düz siyah bir şeydi. Elbiseyi zorlana zorlana üzerime otutturdum. Siyah topuklu ayakkabıları giydim.
"Giydin mi?"dedi Sarp.
"Ya bak ben bunlarla rahat edemem. Bu ne böyle ya."dedim
Kapıyı açtı ve yanıma oturdu.
"Hımmm hiç fena değilsin. Ardından çantanın içinden kırmızı ruj çıkardı. Bunu da sür."dedi
"Bak ben makyaj yapmayı sevmem."dedim
"Bunları senin iyiliğin için yapıyorum."dedi
Ruju aldım ve sürdüm. Kabarık olan saçlarımad sağa sola kabarttım.
"Oldumu?"dedim
"Şahane oldun bebeğim."dedi
Koluna bir tane geçirmemle öksürdü.
"Hadi inelim."
Arabadan indiğimde yanıma gelip koluma girdi.
"Bak şimdi sevgiliyiz biz bunu kafana yaz. Burda bizi kimse tanıyamaz çünkü büyüceler buralarda takılmazlar. Zaten farklı gözüküyosun her hangi bir tehdit farkedersen bana söyle."dedi
"Tamam."dedim ve içeri girdik. Sanırım burası kumaraneydi. Erkekler okey oynarken. Götü başı açık kızlar onlara sürtünüyordu. Bu kadar iğrenç bir şey hayatımda görmedim.
Biraz ilerledik ve bir odaya girdik. Gördüğüm manzara karşısında donup kaldım. Çüşş yani gidin işinizi başka yerde halledin.
Sarpın öksürmesiyle kendilerine geldiler. Kız hemen üzerini düzeltip ayağa kalktı.
"Hoşgeldiniz. Çok şıksın tatlım."dedi ardından
Masaya oturduk. Çocuk "Ne alırsınız?"diye sordu.
"Bira"
"Meyvesuyu."dediğimde kız kıkırdadı.
"Çok tatlısınız ya."dedi
"Abartma istersen Jale."dedi Sarp.
"Kaya ve Jale. Onlarda bizim gibiler."
"Biz?"diye sordum.
"Cadı."dedi
"Ben miyim cadı?"dediğimde Kaya kahkaha attı.
"Onus haklıymış."dedi.
"Onus kim?"dedim
"En iyisi sana herşeyi baştan anlatayım. Hazır hissediyo musun kendini."dedi Jale.
"Hiç olmadığım kadar."dedim
"Biraz saçma gelebilir ama zamanla alışırsın. Bak bizler cadıyız. Yani amatör olarak. Yetişdiriliyoruz. Onus bizim başımız baş cadılarımızdan ve güçleri hepimizden çok fazla. Sende bizdensin ama bizim düşmanlarımızdansın. Bu savaş yıllardır sürüyor. Ve lanetin bozulması için Sarp'ın seni öldürmesi gerekiyodu. Ama o kanlarınızı birleştirdi ve sen şuan bizim kanımızı taşıyorsun. Kurallarımız gereği bizim kanımızı taşıyanlar kurallarımızı çiğnemediği sürece öldürülmez. Sarp bunu çiğnedi ve Onus her yerde onu arıyor. Tabiki seni çünkü sen her iki tarafında kanını taşıyorsun."dedi
"Peki bu düşmanlık ne?"diye sordum.
"Büyücüler ve cadılar arasında. Bak cadılar her zaman büyücülerden üstündür. Büyü yapmak bizim doğal yeteneğimuz bunu yapmak için malzemelere filan ihtiyacımız yok. Tarih boyunca onlar bizi hep kıskandılar ve güçlerimizi elimizden almak için büyüler yaptılar. Bunu hiç pes etmeden yapıyorlar. Bizlerde onlardan birini öldürerek kanını alıyoruz. Bin kişi olunca büyücüler tamamen etkisiz kalıcak. Sende bu binincisisin."dedi
"Ben büyücüysem niye bundan haberim yok."dedim
"Sorunda burda zaten. Ailen sana bundan bahsetmemiş. Herhalde sıradan bir insan olman için büyü yapmayı öğretmemişler sana. Onusda senin kolay lokma olacağını düşündü. Ama Sarp seni öldürmedi."dedi
O sırada Sarp'a döndüm bizi izliyordu daha doğrusu beni. Beni öldürebilirdi ama o bunu yapmadı bunun yerine benim için kendi hayatından vazgeçti.
Jale konuşmaya devam etti.
"Bu yüzden tek yok kanımızı taşımandı. Bunu yaparsa Onus'un ona yapacaklarını biliyordu ama yaptı. Yalnız tam araştırmamış. Bu büyü sizi birbirinize bağladı. Artık rüyalarda buluşabilirsiniz. Ve duygularınızı hissedebilirsiniz. İsterseniz tabiki. Eğer biriniz ölürse diğeri bu acıyı hissedecek. Buna dayanabileceğinizi zannetmiyorum çünkü Kaya ile bizde aynı durumdaydık. Onusa boyun eğdik. Elinde sonunda sizi bulur. Dikkatli olun."dedi
Nasıl yani şuanda biz birbirimize mi bağlıydık rüyalarda buluşabilirdik öylemi. Birbirimizin rüyalarını görebilirdik. Bu her ne kadar harika bir şey gibi gözüksede. Hayatımı nasıl etkileyeceği konusunda hiçbir fikrim yok.
"Benim ölmem sorun değil ama Melodinin bunu hissetmemesi lazım. Büyüyü bozamazmıyız."diye sordu Sarp.
"Eğer bozabilseydik biz bozardık."dedi Jale.
"Valla ben halimden memnunum."dedi Kaya gülümseyerek.
"Benim için ölmene izin vermiyeceğim."dedim Sarp'a.
"Senin izin vermenle olmuyor. Ölmek istiyorum ama senin yüzünden ölemiyorum."dedi
"Ne demek benim yüzümden keşke öldürseydin de kurtulsaydın."dedim
"Lanet olsun ki öldüremedim."dedi
Ardından sinirle masadan kalktım odayı terkettim. Ne demek lanet olsun ya. Madem bu kadar istiyordu niye öldürmedi o zaman.
Hızla koridordan geçerken bir kolun beni çektiğini hissettim.
Sarp beni duvara yapıştırdı ve bana o kadar yaklaşdıkı burunlarımız birbirine değiyordu.
"Ne yap-"diyemeden "Şişşştt takio ediliyoruz. Sevişiyomuşuz gibi yap."dedi
"Ne hayatta olmaz."dedim
"Tamam böyle kal ses etme."dedi
"Yaklaşıyorlar sakin ol."dedi
"Ayrıca kalbine söyle bu kadar hızlı atmasın."
"Gerildim."dedim
"Çek-"
Dudakları dudaklarımla buluşdu. Beni iyice duvara yapışdırdı ve üsteme abanarak sert bir şekilde öpmeye başladı.
"Karşılık ver anlayacaklar."
Ah yine o his yavaşça karşılık vermeye çalışdım. Ama bu benim ilk öpücüğüm lanet olsun.
"Biliyorum."
"Neyi?"
"İlk öpücüğün olduğunu."
"Ama sen."
"Unutma birbirimize bağlıyız ve ben bu konuda uzmanım."
Yavaşça geri çekildi.
"İlke göre fena sayılmaz ha."dedi
"Sen tam bir pisliksin."dedim elimle dudağımı silerek.
"Hadi çıkalım yakalanmadan."dedi ve klüpten çıktık.