"STEP BROTHER/TEACHER"

Oleh Ttaeelaallii

436 36 178

Lisa, annesi boşandıktan baya bir sonra tekrardan evlenme kararı alınca ne kadar karşı çıksada annesinin tekr... Lagi

Épisode 2
Èpisode-3
-DUYURU-
Èpisode-4
Èpisode-5
Èpisode-6
Èpisode-7

Épisode 1

101 8 4
Oleh Ttaeelaallii


.....

"Ve eğer biraz daha inat edip aşşağıya inmezsen Lisa..olacaklardan ben sorumlu değilim!" Aşşağıdan gelen annemin sesi ile yatağımdan oflayarak doğrulmuş ve hazır olan bavulumu elime almıştım. Son bir defa doğrulup odama bakınca gözüme masamın üstünde duran fotoğraf çerçevesi takılmıştı. Gözlerim bir an takılı kalırken ani hareket ile öne atılmış ve hemen fotoğrafı yüz üstü kapatarak hızla odadan çıkmıştım..artık her şey bitmişti...ne önemi vardı..

Yada..

Tekrardan hızlıca odaya girmiş ve yüz üstü yatırdığım fotoğrafı alarak bavulumun içine atmış ve kendimden emince tekrardan odadan çıkmış ve çıldırmasına ramak kalmış annemin yanına inmiştim.

"Tanrı aşkına uçağımız kaçmak üzere! Ne yapıyordun bunca vakit odanda!" Kapıdan çıkmam ile annemin boş siniri beni dahada gererken hiç bir şekilde konuşmamış ve yüz asarak taksiciye bavulumu vermiş ve diğer tarafa geçerek taksiye binmiştim. Annem bana anlamazca bakarken asla yüzüne bile bakmadan kulaklığımı kulağıma takmış ve Spotifydan rast gele çalma listelerimden açmıştım..ve kafamı taksi camına yaslamıştım..aksi taktirde asla onunla konuşmak istemiyordum.. oda bunu bildiği halde halen üstüme gelmeye devam ediyordu..çünkü beni asla anlamıyordu..

..
Sessiz ve kısa süren bir yolculuğun ardından eni sonunda havaalanına gelmemiz ile kulaklıklarımı çıkarak camdan dışarıya bakmış ve kısık bir sıkkın nefes vermiştim dışarı doğru..
Ve tam hareket edeceğim sırada elimin üstüne gelen el ile gözlerimi sıkkınca kapatmış ve açarak elin sahibine dönmüştüm..Aynı sırada elimide çekmiştim.

"Lütfen böyle yapma canım..Biliyorum bu senin için çok büyük bir değişim..ama lütfen benim açımdanda bakmaya çalış..biz birbirimize çok aşığız. O çok iyi biri..eminim onu sende çok seve-"

"Yeter anne! Gerçekten midem bulanıyor!..her zaman her şeyi kendi açından değerlendiriyorsun!..Hiç bir zaman benim açım önemli olmadıki!..sen şimdi bana neyden bahsediyorsun!"Bir anda kendime hakim olamayışım sonunda kapıyı hızla açmış ve hıxla taksiden dışarı çıkmıştım..ardından taksicinin hazır ettiği bavulumuda alarak hızla havaalanına doğru ilerlemeye başlamıştım..Her şey bitmişken bana açıklama yapması çok saçmaydı..Bütün hayatım altüst olmuştu. Bütün arkadaşlarımı, sevdiklerimi,düzenimi, evimi, anılarımı..sevgilimi..hepsini geride bırakarak gidiyordum..ve o gelmiş bana her şeye kendi açısından bakmamı söylüyordu..hıhhıh..her zamanki gibi!

Hava alanına girmem ile ayayaklarım yavaşlayınca annem arkamdan yetişmişti bana..onun yüzüne bile bakmadan önüme geçerek bizim bölüme doğru ilerlemişti..sanırım tsm zamanında yetişmiştik çünkü tam herkes uçağa binmişti ve bizde hemen pasaportlarımızı göstererek uçağa doğru geçmiştik..ve sanırım bunlar son adımlarımdı..ve uçağa binmem ilede her şey bitmişti..Nefesim daralırken gözümden istemsizce bir damla yaş akmıştı..hıh..ne önemi vardıki..

Yer numaramızı bulmamız ile cam kenarına hızla geçerek oturmuştum..Annemde yanıma oturmuştu..

"Lütfen böyle yapma Lisa..Arkadaşlarını ve sevdiklerini bırakmak çok kolay bir şey değil..biliyorum..ama halen çok gençsin bebeğim..emin ol orada bunlardan daha güzel anılar, arkadaşlıklar biriktiriceksin..inan bana..Seni böyle görmek benide üzüyor..lütfen daha fazla böyle yapma,tamammı?.." içten bir şekilde söylediği şeylere sadece göz devirmiş ve tekrardan kulaklıklarımı kulağıma takarak yanıma aldığım sırt çantasından bir kitap çıkararak açmış ve okumaya başlamıştım..bana göre en iyisi buydu..çünkü dinledikçe daha çok sinirleniyor ve onun kalbini daha çok kırıyordum..biliyorum bu şekildede kırıyordum fakat bağırıp çağırmamdan kat kat iyiydi..sessizlik her zaman en iyi silahtı..
Tabi o bunu anlarsa..
,

Bir zaman sonra uçak havalanmıştı..Gözlerim benden izinsiz bir şekilde kitaptan pencereye dönmüştü. Her yer minicik kalmıştı..Doğduğum, büyüdüğüm yer artık yavaş yavaş kaybolmaya başlamışken gözlerim tekrardan üzüntü ile kitaba dönmüştü. İçimdeki sıkkın havayı bir nefesle dışarı verirken kitabıma doğru dalıp gitmiştim. Yani pekte okuyorum sayılmazdı, sadece boş kalıp annem ile muhattap olmak istemiyordum..kitaba boş boş bakmak boş sohbetlerden kat kat iyiydi..
Yoksa bana tekrardan yeni kocacığına ne kadar aşık olduğunu, benim daha çok genç olduğum için yeni arkadaşlıklar ve iyi anılar biriktireceğimi ve yeni hayatımızın çok güzel olacağından vesayre!..

Eğer o babam olacak şerefsiz ben daha 6 yaşındayken annemi aldatmasaydı..belkide daha iyi bir hayatım olabilirdi!..Ben babamı çok severdim..o benim süper kahramanımdı..her baba gibi, fakat annemi aldattığını duyduğumda.. o benim için bitmişti..daha 6 yaşımdayken..6 yaşındayken öğrenmiştim her şeyi..nasıl yıkılmıştım o yaşımda..ama yinede küçücük halim ile dik durmuş ve bunca zaman her zaman annemin yanında durmuştum. O beni desteklerken ben onu desteklemiştim..
Fakat..
Bunca yıl sonra bu benim ikinci yıkılışım olmuştu...tabi bu annemin de hakkıydı..onada hak veriyordum tabiki..daha genç yaşındayken aldatılmıştı ve bunca zaman beni yetiştirdiği için hiç ilişkisi olmamıştı..o da haklıydı tabi..ama ben hâlâ istemiyordumki.. ben yeni bir baba istemiyordum..başka birine baba demek istemiyordum..ben o sayfaları kapatalı çok olmuştu..bu yüzden annemin ilişkisini öğrendiğim günden belli karşı çıkıp durmuştum..ve son günlerde de pes edip sessiz kalmaya başlamıştım..bir yandanda kırılmıştım ona.. çünkü kendisi yetmezmiş gibi benide sürüklüyordu..bir yandan sürekli yeni hayatlara çekilmekte yormuştu beni..

Ben yeni bir hayat, arkadaşlıklar, anılar ve en önemlisi yeni bir baba istemiyordum hayatıma..

Ve işte o bunu anlamıyordu..yada en başından belli anlamazlıktan geliyordu...

....

Kolumdan dürtülmem ile rahatsızca uyumak için gözüme taktığım göz bandını bir elim ile yukarı kaldırmıştım. Diğer elim ilede kulaklığımı çıkarmıştım.

"Hadi kalk tatlım geldik.." annemin ince sesi ile uyumaktan şişmiş hissettiğim gözlerimi üfelemiş ve kafa sallamıştım. Sessizce yerimden doğrulurken yanıma aldığım çantamıda omxuma asmıştım. Annem beni koltukların dışında beklemeye başlarken son bir defa oturduğum yeri kolaçan etmiş ve koltukların arasından çıkarak dışarı çıkmaya yönelen annemin peşine takılmıştım. Üstümde uykunun ağırlığı varken başımda ağrımaya başlamıştı. Bütün yolculuk sessiz geçmişti. Çünkü hiç kulağımdan kulaklığı çıkarmamıştım. Ve eni sonundada uykuya dalmıştım.. annem bu sessizliğime çare arıyordu, bunu gmrebiliyordum fakat şu sıralar gerçektende bana karışmayıda bırakmıştı..yani bana biraz sürede tanımasıda lazımdı zaten..her şeyi kabullenmişken..alışmak biraz uzıyacak gibi gözüküyordu..

Uçaktan indikten sonra bavullarımızıda alarak hava alanının içinde çıkışı aramaya başlamıştık..hava alanı okadar büyüktiki..gözlerim inanmazca etrafta bir tur gezmişti.. Her yerde korece ve ingilizce yazoyordu..Tabi ben ingilizceden büyümüştüm fakat annem..yani kendisi zaten güney koreli olduğu için koreceyide biliyordum. Fakat Amerikada doğduğum için ve babamda bir amerikan olduğu için ingilizceyide biliyordum..o benim ana dilimdi..ama koreceyide gayet iyi biliyordum..aslında çok kolay bir dildi..yada banamı öyle geliyordu..orası karışık.

"Bak Lisa çıkış orada!" Annem eli ile çıkışı göstererek oraya yönelmemizi sağlamıştı. Fakat ilerlediğimiz yerde bir çok bakışın ve övgünün hedefi olurken bir kaç kişide eli ile direk beni göstererek fotoğrafımı bile çekmişti. Bunu fark etmem ile rahatsız olmuş ve kapuşonumu kafama geçirmiştim. Ellerim sırt çantamın kulplarını daha çok kavrarken biraz daha annemin dibine girmiştim. Doğruyu söylemek gerekirse ilk gözlenimim bu ülke üstünde kötü ve korkutucuydu..insanlar sanki hiç insan görmemiş gibilerdi..ünlü olmamama rağmen sanki üstüme atlıyacak gibi gözükmüşlerdi gözüme.
Bir adım daha anneme yaklaşırken sessizliğimi bozmuştum.

"Anne insanlar neden 'öküzün trene bakışı' gibi bize bakıyorlar?" annemin kısa boyu nedeniyle yürürken annemin kulağına eğilmiş ve kısıkça konuşmuştum. Annem dik bir şekilde yürümeye devam ederken bir dudağının yanı kıvrılmıştı..

"Sana kısaca söyliyeyim tatlım..Koreliler dış görünüşe bayılır..Yani güzele önem verirler.."
Annemin imalı sözleri ile kaşlarım çatılırken bunu kabullenmemiştim..kesinlikle onlar beni çekmiyorlardı o zaman-

"Meraba..şey sizinle bir fotoğraf çekine bilirmiyiz acaba."bir anda yanımıza gelen birisi orta yaşlarda kadın olan diğeri hemen hemen orta okul yaşlarında gözüken çocuk ile kaşlarımı anlamazca çatmıştım. Gözlerim anında annemi bulmuştu.

"Tabi..tabi, fakat ünlü değiliz biz.." annem kadına gülümseyerek mahcubca konuşunca kadın elini kaldırarak gülmüştü..

"Hayır..ünlü olup olmamanız sorun değil..kızınız tanrıça gibi gözüküyor..güzelliği kızımın dikkatini çok çekti.." kadın beni gösterip kızının omuzlarını tutunca hayran bir şekilde bana bakan kıza şaşkınca bakıp içten bir şekilde gülümsemiştim. Çok tatlıydı..

Kadının bana hitap şekli beni utandırırken annemin fotoğraf çekinmeyi kabul etmesi sonucunda bende ona ayak uydurup gülümseyerek kafa sallamıştım.

Çocuk anında sevinçle yanıma gelirken çok utangaç olduğunu da anlamıştım..

Yanına eğilip ellerimi omzuna attığmda annesi telefonunu çıkarıp verdiğimiz pozları çekmişti.

"Çok güzelsin abla..gözlerin oyuncak bebekleri anımsatıyor bana..umarım bende büyüdüğümde senin gibi güzel olurum.."
Küçük kızın utsnç ile yüzüme bakarak konuşması ile kıkırdamış ve elimi başına götürüp sevmiştim.

"Çok teşekkür ederim..ve emin ol sen benden daha güzel olacaksın küçüğüm..bana inan."
Tebessüm ile dudaklarım kıvrılırken küçük kız kafasını sallayarak sevinçle bana sarılmış ve geri çekilerek annesinin yanına gitmişti.

"Çok teşekkür ederiz.." anne kızının omuzlarına ellerini koyarken tebessüm ile bize minnetle konuşup yanımızdan ayrılırken küçük kızın minik elleri ile bana el sallamasına gülümsemiş ve bende aynı şekilde ona el sallamıştım.

"Bakıyorumda yanakların kızarmış.." annemin konuşması ile el sallamayı bırakarak ona dönmüştüm. Dedikleri ile tekrardan eski haline bürünürken sırt çantamı dahada sıkı tutarak bavulumuda almış, arkamı dönmüş ve çıkışa doğru ilerlemeye devam etmiştim.

Eni sonunda çıkışa vardığımda kapıdan dışarı doğru bakmıştım..Sanırım geri kalan hayatımın bir süresi burada geçecekti...

Bir ayağımı dışarı atmam ile kendimide dışarı yönlendirerek dışarıya çıkmıştım. Gözlerim etrafa yabancı iken adımlarımda yabancıydı..nereye gideceğini bilmezken gözlerimde nereye bakacağını bilmiyordu..
Annemin yanıma gelmesi ile ciddileşmiş ve daha anlamlı bakmaya başlamıştım..ilk başta buradan nasıl gidecektik..Sanırım bir taksi çağırmamız lazımdı..

"Bir taksi çağıralım-"ciddice anneme döndüğümde onun başka bir tarafa doğru yöneldiğini görmüştüm.

"Taksimiz hazır.." kendinden emince konuşup siyah bir lüks araca doğru ilerlediğinde şaşkınca bakıp yavaşça bende istemeyerek o tarafa yönelmiştim..Saçmalık..

"Bayan Kim..hoş geldiniz.." aracın yanındaki siyah giyimli gözlüklü koruma tipindeki adam annemin elindeki bavulu alırken kulağıma çok yabancı kelimeler gelmişti..

Bayan Kim?..Tabiya..Bayan Kim!

"Teşekkür ederim Jiwoon.." annem ona karşılık verirken bir diğer adamda benim bavulumu almak için uzandığında izin vermemiştim.

"Teşekkür ederim ama ben hallederim!" Net bir tonda konuşup bağaja yöneldiğimde adam buna izin vermemişti.
"Üzgünüm küçük hanım..bu benim görevim.." orta yaşlardaki adamın elimdeki bavulumu alması ve hitabı ile olduğum yerde kalırken. Annem ile göz göze gelmiştik. Kafası ile arabayı gösterince..bunu yapmak istemediğimi belirtmiştim. O ise kaşlarını çatıp tekrardan kafası ile arabaya binmemi belirtince oflayarak arabaya binmiştim. Kapıya uzanıp örtceğim anda adamın örtmesi ile elim havada kalırkenkaşım dahada çatılmıştı, bu kadar hizmetin neden olduğunu sorgulamıştım bir an..bu kadarıda fazlaydı..neydim ben, kraliçe Elizabeth'mi!..

Kollarımı önümde bağlayıp arabaya binen anneme bakmıştım.

"Ben Taksiyi tercih ederdim!" Buraya ait olmadığımı belirtircesine yüzüne doğru söylenmiştim. O ise çantasından çıkardığı büyük YSL mor gölgeli siyah gözlüğü gözüne takarak bana gülerek üstten bakmıştı..
Hah..zenginlik havası şimdiden başlamış gibiydi..

Ben ise kollarımı dahada çok birbirine sararak göz devirmiş ve yolu izlemeye başlamıştım. Yoksa dayanamıyacaktım..

..
Gözlerimi hiç yoldan çekmemiş ve yolu seyretmiştim sadece..gerçekten amerika gibi bir ülkeydi..rengarekti..her yer korece yazılmış tabelalardan doluydu..ve...ve insanları..diyebilirimki hepsi bakımlı bakımlıydı..hiç tipsiz bir şekilde giyinmiş veya makyajsız bir insan görmemiştim. Ve işte bu konuda sıçmıştım sanırım..çünkü makyaj kullanma diye bir düşüncem pek yoktu..genellikle özel günlerde kullanırdım fakat bu kadara girmezdim..şimdi insanları görünce biraz garip olmuştum diyebilirdim..aksi taktirde Amerika böyle değildi..hemen hemen her yerde tipsiz insan görebilirdiniz..çok dağınık bir ülkeydi..fakat burası çok düzenli duruyordu ve buda benim bir yandan ilgimi üzerine çekmişti..
Ama yinede her şeye rağmen hâla Amerikayı seçerdim..evet..

..

Hemen hemen yarım saatin sonucunda özel mülke benzer bir yere gelmiştik..
Burası Korenin içine göre daha daha sakin ve evlerin saray gibi büyük olması büyük bir ayrıntıydı..
Evler Villa tarzında dizayn edilmişti..Sanarsın Kore değil başka bir eyalet..

"Nasıl..beğendinmi?" Camdan dışarıyı seyretmeye devam ettiğim sırada annemin omzuma dokunarak konuşması ile ona dönmüştüm.
İlk başta omzundaki elini düşürürken daha sonrada göz devirerek yolu izlemeye tekrardan dönmüştüm..Konuşmak istemiyordum..

"Alışacaksın Lisa..Eni sonunda kabulleneceksin."
Ortaya çöken sessizliği tekrardan kendisi bozduğunda kulak vermiştim fakat dönmemiştim..sessizce yolu seyretmeye devam etmiştim..Ve dediklerinide acı şekilde bende biliyordum zaten..sadece kabullenmek çok zordu...

Eni sonunda büyük bir demir kapının önünde durduğumuzda kendimden istemsizce gözlerim merakla dışarıyı bulmuştu. Demir kapı yavaş bir şekilde açılmaya başladığında araba tekrardan hareket ederek içeriye girmiş ve büyük bir süs çeşmesinin yanından geçerek beyaz ve lüks evin merdivenlerinin yanında durmuştu.. gözlerim arabanın içinden evi seyrederken kapımın açılması ile korkmuştum. Fakat hemen bozguna vermeden toparlıyarak yavaşça dışarı çıkmıştım. Annem ise benden önce çıkmış ve içerden bize doğru yaklaşan hemen hemen 45-50 yaşlardaki adamın kollarına hoplamıştı..

"Hayatımmm!"
"Hoş geldiniz bebeğim!"
Bir birlerine hasretle sarılıp birde üstüne öpüşmeleri ile gözlerimi tuhaf bir duruma girmiş gibi kaçırmiştim.

"Sende hoş geldin Lisacım. Ben Kim Joshua."Garip durumun ardından adamın sesi ile gözlerimi tekrardan o tarafa çevirmiştim. Bana doğru gelip elini uzatınca eni sonunda sahte bir gülümseme yapmayı akıl ederek gülümsemiş ve bende elimi ona uzatıp kafa sallamıştım.

"Yeni evine hoş geldin kızım." Adamın sıcak gülümsemesi ile yüzümdeki sahte gülümsemeyi silmeyerek tekrardan kafa sallamıştım.

"Teşekkür ederim Bay Kim.."Sahtecikten konuşmuş ve elimide çeker çekmez yüzümdeki gülümsemeyi silmiştim anında..annem bunu görüp kaş göz yapatken adam görmeden hemen arkasını bana dönerek anneme dömüştü tekrardan..annem tekrardan eski halini alırken gülümsemeye devam etmişti..

"Eee..kızımıza yeni evimizi gezdirmiyecekmisin hayatım..hadi önden geçelim." Adamın stabil ve sevinç dolu sesi ile annem onun koluna girmiş ve bana dönmüştü..

"Hadi bebeğim..sana yeni odanı göstermek için sabırsızlanıyorum.." annem sevinçle konuşunca gale almayarak arabayı göstermiştim.

"Bavullarımız-"
"Onları biz hallederiz küçük hanım."
Elim ve kelimelerim havada kalırken göz devşrmiştim..Bunlar neden her şeye el atıyorlardı anlamıyordum..

"Hayır..kendimde taşıyabilirim..sağolun."sert bir naziklikle bağaja yönelip bavulumu alcağım sırada adamda bavulu tutmuştu..

"Küçük hanım biz yapabiliriz."
"Lisa..uzatma."

Adamın ısrarı ve annemin ikazı ile oflayarak bavulun kulpunu bırakmıştım. Adam anında memnuniyetle gülümseyip bavulu aldığında göz devirerek büyük kapının yanında beni bekleyen ikiliye sıkkınca ilerlemiştim. Bay Kim eli ile önden buyur edince annemde gülümseyip gözüyle içeri girmemi göstermişti. Kafamı sallayıp sahte bir gülümseme ile içeri geçmiştim. İkilide arkamdan hareketlenip beni takip etmişlerdi.

"Burası evin girişi" annem arkadan beni bilgilendirirken gözlerim içeriyi süzmüştü. Ne kadarda ihtişamlı duruyordu. Süzmemek elde değildi..

"Burası evin salonu tatlım..şurasında yemek yediğimiz yer..şu beyaz kapının arkasıda mutfak ve ikinci kattada yatak odaları, lavabo ve banyolar bulunuyor. Zaten her odanın kendine ait bir banyosu var..Ve senin odanda üçüncü katta abin Taehyung ile yan yana. Eminimki çok iyi anlaşacaksınız onunla.."

Annem etrafı gösterip odaların nerede olduğunu bana bildirmişti. En sonda söylediği isim ile gözlerimi devirmiştim. Bu kadar şey üstüne birde üvey abim olmuştu(!). Onu hiç görmesemde annem sağolsun anlat anlat bitiremiyordu. Bu beni onu görmeden dahi sıkılmama neden olmuştu. Ve daha birde odalarımızda yan yanaydı!.. Kahretsin!

"Tamam..ben odama çıkıyorum."bu ortamda dahada bulunmamak adına dikkat çekercesine çantamı dahada sıkı tutup sıkkınca yüzlerine doğru konuşmuştum.

"Sen bilirsin hayatım.."annemin stabil tonu ile Bay Kim bana gülümsemişti.

"Bir şeye ihtiyacın olursa sakın çekinme kızım..Jiwoon'a söylemen yeterli..Hadi sen dinlenmene bak." Bay Kim bana doğru konuşması ile yapmacıkca gülümseyip kafa sallamış ve arkamı dönmüştüm. Arkamı döner dönmez gülümsemem solurken annemin gösterdiği merdivenlere doğru ilerleyip yukarı çıkmaya başlamıştım. Annemin tarifi üzere üçüncü kata kadar her yeri inceleyerek ve süzerek çıkmıştım. Ev o kadar büyük ve ihtişamliydıkı.. Evin tam ortasında büyük bir avize bulunuyordu..ince detay işlemeli hemde..

Bu durumada fazla takılmamış ve kendimi toparlıyarak üçüncü kata ulaştığımda bir dakika boyunca nereye gideceğimi çözemesemde ayaklarım bilgisizce ilerlemeye başlamıştı. Kendi tahminlerime dayanıp karşıma çıkan odanın kapısını açıp içeriye doğru bakmıştım. Ve bir odaydı. Ayaklarımı içeriye çegingence atıp içeriye girmiş ve kapıyı örtmüştüm. Kimse olmadığına göre benim odam olmalıydı..fakat neden bu kadar tek renkti..Siyah ve giri tonlarında dizayn edilmişti..

İçeriye doğru iyice ilerlemiş ve etrafı kolaçan ettiğimde masanın üstünde duran fotoğraflar dikkatimi çekmişti. Bir kadın ve bir erkek çocuk fotoğrafı. Dikkatlice elime alıp daha yakından bakmaya başlamıştım-ki

"Sana bu odayın kime ait olduğunu söylemediler sanırım." Kalın ve derin bir sesin tam arkamdan gelmesiyle korkmuş ve elimdeki çerçeveyi düşürüp hızla temkinsizce arkamı dönmüştüm. Fakat ne ara tam dibime geldiğini bilemediğim iri bir beden ile burun buruna gelmiştik. Korku ve şaşkınlık ile gözlerimi ayırarak geri çekilmiştimki ayağımın yerdeki parçalara takılması ile dengemi kaybedip korku ile küçük bir çığlık atınca düşmek üzereyken belimi kavrayan kaslı kollar ile o bedene doğru çekilmiştim...Yere çakılmayı beklerken zemin kadar sert bir benene çarpmam ile olduğum yerde öylece kalmıştım..

Bölüm Sonu...

°°°°°°

Hikayedeki Lisamız..(Görünüş)

Hikayedeki Taehyungumuz..(Görünüş)

Umarım bu yeni hikayem tutulur..
Tutulmayınca kendimi kötü hissediyorum..
Ama bana ilham veren kişiye güveniyorumki bu tutulacak..🤍😗❤️‍🔥❤️‍🔥

Lütfen Oy vermeyi ve yorum yapmayı unutmayın..🙏🏻😶🫵🏻

Yeni bölüm için yorumlarınızı ve düşüncelerinizi merak ediyorum..🙏🏻🙏🏻🤔😉😗

Hatalarım varsa eğer çok özür dilerim..🙏🏻🤧

SİZİ SEVİYORUM❤️‍🩹❤️‍🩹🫶🏻🤍

Teruskan Membaca

Anda Juga Akan Suka

211K 18.3K 35
[🌸🧚🏻‍♀️] 𐙚⋆˚ ੈᥫ᭡ tk' Alfa Kim Taehyung çocuklarının velayetini almak için evlenmek zorundaydı. Bu zor süreçte karşısına son sınıf tıp okuyan Omeg...
61.7K 2.9K 44
Fadime, dört yıl uzak kaldığı memleketine döndüğünde geçmişi de peşinden gelir. Kan hakkı, yarım kalmış aşklar ve bir kurşun her şeyi yeniden başlatı...
134K 8.7K 38
Açelya ve Eren Elmalı'nın "anlaşmalı" evliliği.
143K 8.3K 45
Fadimenin kimseye aciklayamadigi büyük bir sırrı vardır. #isfad |11.04.2026| • 1 #hamile • 1 #furtuna |11.04.2026| • 1 #kocari |09.03.2026| • 1 #erze...
Apl Wattpad - Buka kunci ciri eksklusif