Nefesimi kesen büyük bir acıyla gözlerimi
Bıçağı tutan elin sahibi yüzüne taktığı peçe yüzünden gözükmüyordu anlayabildiğim tek şey gözlerinin açık kahverengi olduğuydu.
Neden ben? Diye düşündüm.
Diğer iki kişi büyük bir hışımla bana döndü.
Daha önce üzerlerindeki pelerinin başlığı yüzünden cinsiyetlerini anlayamadığım iki kişi, bana bakınca onların yüzünü saklamak için herhangi bir çaba göstermediklerini anladım.
Gördüğüm kadarıyla yüzünü saklamayan kişilerden biri kızdı. Bembeyaz teniyle bir ölü gibiydi. Ancak gözleri aynı şeyi söylemiyordu. Gözlerinin ve dudaklarının rengi bir vampirin dudakları gibi kırmızıydı. Sanki her an birini gözünü bile kırpmadan birini öldürebilecekmiş gibi bakıyordu, muhtemelen yapardı da. Saçları hiç görmediğim kadar siyahtı
Yanında ki diğerlerinden biraz daha uzun çocuğun bakışları biraz daha yumuşaktı. Tabii normal insanlara göre oldukça sert bakıyordu.
Boğazıma bıçak tutan çocuk daha korkmuş,daha acemi bakıyordu.
Vampire benzeyen kız yanıma geldi ve, "Ne biliyosan çabuk söyle!" Diye kükredi. O küçük bedenden nasıl bu kadar ses çıktığını anlayamamıştım.
Benden bir bilgi almaya çalıştıklarını anlamıştım artık. Tek sorun, ne bildiğimi bilmiyorum.
Daha uzun olan çocuk yanıma yaklaştı, sert ama sakin bir sesle "konuş"
Benden ne söylememi istediklerini anlayamıyordum. Sahi benden ne istiyolardı,neredeydim hiç bir şey bilmediğimi fart ettim. Kendi adımı bile.
Hemen etrafıma baktım sol tarafımdaki yatağı hemen karşımdaki kapıyı,kapının hemen solundaki kitaplığı ve sağımda duran çalışma masasını gördüm
"Nerdeyiz? Siz kimsiniz?benden ne istiyorsumuz ve neden hiçbirşey hatırlamıyorum?" Diye bağırdım tabii biraz daha gevşemiş, boğazıma dayalı hançerin izin verdiği kadar.
Hepsi önce şaşkın bi şekilde birbirine baktı birkaç saniye sonra çığlıklar atarak birbirlerine sarılmaya ve alkışlamaya başladılar ben ne olduğuna anlam vermeye çalışırken vampire benzeyen güzel hanımefendi, elindeki saatte yaklaşıp bir şeyler fısıldamaya başladı
Anın heyecanı ile boğazımda ki bıçağı tamamen çekmişti, diğerlerine göre daha acemi ve korkak olan.
Etrafı incelemeye devam ederken duvarda ve ekibin kıyafetlerin de gördüğüm logo dikkatimi çekti. E harfi ve etrafında bir halka vardı hemen altında "Ersyius" yazıyordu. Logonun rengi kırmızıydı, gayet sade bir logo ama ne ifade ediyor olabilirdi?
Ardından aklımı başıma topladım ve sorumu tekrarladım
"Siz kimsiniz?"
Güzel kızın sevgilisi olduğunu tahmin ettiğim -az önceki kargaşa da kız çocuğa sarıldığı için bu fikire kapıldım- ve aynı zamanda en uzunları olan kişi "etrafına bakarsan anlarsın."ellerini iki yana açtı ve etraftaki logoları gösterdi
"Ersyius da ne?"
"Bilmemen gereken bi konu." Diye söze girdi kız ,ve uzun oğlana sert bir bakış attı.
Odanın dışından güçlü adım sesleri geliyordu
Bir kaç koruma ile içeri bir kadın girdi
Sanırım liderleriydi çünkü ben olsam lider olarak onu seçerdim
Kadın çok uzun, güçlü ve yenilmez gözüküyodu
Ne için geldiğine anlam veremediğim sırada hâlâ neler olduşunu kavrayamamıştım.
Hemen önümde dikilen kadını incelerken siyah saçlarını kafasının tepesinden at kuyruğu yaptığını ve gözlerinin de siyah olduğunu fark ettim. Beyaz bir gömlek,siyah kravat,beline kadar gelen siyah bi ceket ve ceketiyle aynı renkte bir pantolon giymişti
Herkes ellerini önde birleştirip yanlara doğru çekildi ve kadına yol açtı
Elini öne uzattı fakat ellerimin bağlı olduğunu görünce acıma duygusuyla karışık bi utançla dudaklarını bastırdı yanındaki çocuğa kollarımdaki ipi açtırmak için gözleriyle beni işaret etti.
Tam bir patron gibi.
Maskeli, kollarımdaki ipleri açmak için az önce boynuma yasladığı bıçağı kullandı
Ellerim serbest kaldığında yeniden elini uzattı
"Selam, ben Nojh. Senin adın ne?"
"Ben, Bilmiyorum"
Cümlem bittiği anda gözleri parladı ve heyecanlandı
"Gerçekten mi?" diye bağırdı mutlu bir ses tonuyla
Ben hâlâ aval aval bakarken...
Küçük bir kız gibi ellerini çırpıyordu az önce adının Nojh olduğunu öğrendiğim kız.
"Lilth" diye seslendi Nojh.
Anladığım kadarıyla güzel kızın adı lilth
"Yeni misafirimizi daha fazla yormayalım, eşyalarını getir biraz dinlensin"
Lilth eşyaları getirmek üzerere koridorun karanlığına gömüldüğü sırada; Nojh "İyi geceler" giyerek odadan çıktı.
Omzumun üzerinden çalışma masasının ilerisindeki pencereye baktım. Hava daha yeni yeni kararıyordu.Anlam veremedim.
Sırayla herkes odadan çıkarken ben hâlâ olduğum yerde,sandalyedeydim.
Bi süre sonra lilth geldi. Yastık ve battaniye getirmişti.
Ben kızın siyah saçlarını ve kırmızı dudaklarını hayranlıkla izlerken,"bunları buraya bırakıyorum, kıyafet lazım mı?" Diye sordu.
Kıyafetlerime baktım ve bir eşofman takımının fena olmayacağını belirttim
Bir pantolon giymiştim ve üzerinde bir gömlek vardı.
Beyaz bir gömlek ve siyah pantolon. Her kim giydirdiyse iyi bir zevki varmış
Bir süre sonra lilth eşofman takımıyla geri geldi
"İyi geceler!"
Aynı şekilde karşılık verdim
Kendimi yorgana sardım ve kişilerin isimlerini kafamda kodladım siyah saçlı kırmızı dudaklı kız lilth, muhtemeln liderleri olan yine siyah saçlı kızın adı Nojh erkeklerin adını ise henüz bilmiyorum.
Ardından neden kendim hakkında hiç bir şey hatırlamadığımı, ama dünyanın geri kalanı hakkında çoğu şeyi hatırladığımı sorguladım. Bunu yapmaktan yorulunca ve bir sonuca varamayınca kendimi zorlamamaya karar verdim ve kendimi rahat bırakarak uyumaya çalıştım.