PAPATYA KIZI

By esranurzileli

3K 277 35

Papatyalara aşık bir kız, Sayem. Herşeyin bir gidişle bittiğini sanan ve hiç yola çıkmasada yarı yolda bırakı... More

PAPATYA KIZI-1
PAPATYA KIZI-2
PAPATYA KIZI-3
PAPATYA KIZI-4
PAPATYA KIZI-5
PAPATYA KIZI-6
PAPATYA KIZI-7
PAPATYA KIZI-8
PAPATYA KIZI-9
PAPATYA KIZI-10
PAPATYA KIZI-11
PAPATYA KIZI-12
PAPATYA KIZI-13
PAPATYA KIZI-14
PAPATYA KIZI-15
PAPATYA KIZI-17
PAPATYA KIZI-18
PAPATYA KIZI-19
PAPATYA KIZI-20
PAPATYA KIZI-21
PAPATYA KIZI-22
PAPATYA KIZI-23
PAPATYA KIZI-24
PAPATYA KIZI-25
PAPATYA KIZI-26

PAPATYA KIZI-16

106 8 2
By esranurzileli

Yorum yapmanızı ve vote kullanmanızı umarak başlamak istedim. İyi okumalar :)

Tam iki gün. Koskoca iki gün beni buraya hapsettiler. Fiziksel bir şiddete uğramamıştım. Ama kalkmama izin verilmeyen sandalyede ayaklarım uyuşmuştu. Sadece yemek yiyeceğimde çözülen bileklerimdeki ip, bileklerimi morartmıştı.
Korkmuyordum.
Evet, ilk başta çok korkmuştum ama artık korkmuyordum. Niyetleri bana zarar vermek değil Deniz'e zarar vermekti. Onlara göre sanırım Deniz için değerliydim. Hatta belki sevgilisi olduğumu sanıyorlardı. Bunun böyle olmadığını bin defa söylesem de beni dinlemediler. Şimdi buradan nasıl kurtulacaktım ben? Deniz hayatıma girdiğinden beri ne kadar çok şey gelmişti başıma. Ama her seferinde beni bir şekilde kurtarmıştı. Yine kurtarmasını dilemiştim. Ama iki gün geçmişti. Ve Deniz'den ne bir haber vardı ne de başka bir şey.

Babam ne haldedir acaba? Polise haber vermiş midir? Ya da büyük bir holdingin patronu olduğu için kızının fidye istenmek üzere kaçırıldığını mı düşünmüştür? Başım hala ağrıyordu. Ben nasıl bir oyunun içindeydim? Bu adamlar Deniz'den ne istiyordu da beni kaçırmışlardı?
Ölmek istiyordum, tam anlamıyla ölmek.

Bir anda silah sesleriyle irkildim. Noluyordu lan öyle?

Aradan iki dakika geçer geçmez deponun kapısı açıldı. Gözlerim bağlıydı. Kim olduğunu göremiyordum. Koşarak yanıma geldi. Gözlerimi açmak için eğildiğinde, sanki nanenin baharatla harmanlanmış kokusu doldu burnuma...onun o güzel kokusu. O zaman anladım gelenin Deniz olduğunu. Cılız sesimle sadece Deniz diyebildim.

Ellerimi ve ayaklarımı da çözdüğünde defalarca 'geçti artık burdayım' dedi.

Elimden tutup sandalyeden kalkmama yardım etti. Ama ayaklarımı hissetmiyordum. Tökezledim. Dudaklarımdan güçlü bi 'Ah!' çıktı.

"Tamam tamam geçti."

Beni kucağına alıp hızlı adımlarla ilerledi. O kadar adamı nasıl geçmişti?
Hızlı adımlarla ilerledik arabaya. Beni arka koltuğa bırakıp tam gidecekken kolundan tuttum;
"Nereye?"

"Hesap sormam lazım Sayem. Herşeyin hesabını soracağım! Burada kal sakın, sakın arabadan çıkma Sayem!"

Arabanın kapısını sertçe kapatıp gitti. Bağırdım arkasından gitme diye ama duymadı. Belki duydu ama umursamadı. Silahlar patlıyordu. Deniz yalnız gelmemişti. Arkadaki siyah Cipten anlamıştım bunu. Ama duramazdım burada. Belki bu yaptığım tamamen salaklıktı ama duramazdım. Ayaklarım kendine gelir gelmez attım kendimi arabadan dışarı.
Topallayarak gittim silah seslerinin geldiği yere. Deniz'i gördüm ileride. Belki 200 belki 300 metre ileride de beni kaçıran o kel adam.
Az daha ilerleyip;

"Yeter! Durun artık!"

Diye bağırdım.

Bir anda ölüm sessizliği çöktü ortama. Herkes ne diyor bu kız diye bakıyordu suratıma.

"Ne alıp veremediğiniz var sizin! N'apıyorsunuz siz? Kendinizi Hollywood filmlerinde mi zanettiniz!''

Deniz yüzüme sana arabadan çıkma demedim mi ben bakışı attı. Duramazdım ki. Buna bi son vermem gerekiyordu. Deniz'e bir şey olmasına öylece göz yumamazdım. Ya da o birilerini öldürürse hiçbir şey olmamış gibi davranamazdım.

O kel adamın gözlerinin içine diktim gözlerimi. İntikam hırsıyla bürünmüş zifiri bir karanlık. Nasıl bu kadar farklı olabilir? Sonra konuşmaya başladı o adam:

''Benim canımı aldınız lan siz! Şimdi bende sizin canınızı alacağım.''

Silahını bana doğrulttu. Aramızda bu kadar mesafe varken ıskalaması imkansızdı. Ama o an korkmadım vurulmaktan ya da ölmekten. Kaybedecek hiçbir şeyi olmayan insanlar korkusuz olurdu çünkü. O an orada aklımdan o kadar çok şey geçti ki. Geride bıraktığım babama acıdı kalbim sadece. Deniz üzülür müydü? Belki sırf onun sözünü dinlemediğim için kızardı bana. Ağlar mıydı karanlıklar prensi?

''Sakın Şahin, sakın!''

Deniz delirmiş gibi bağırsa da hiçbir şey değişmeyecekti. Bunu o da biliyordu.

Sonra bir silah patladı ansızın. Üzerimde ki şaşkınlığı atlatamadan öylece yığıldım yere. Kötü adamların kaçışları. Deniz'in 'yaşatmayacağım ulan sizi' diye bağırışları. Hepsi... eksikti biraz. Yanımda belirdi Deniz. Başımın altına koydu elini. Sağ kasığımdaki kurşun, beni ürkütmüyordu. Beni ürküten şey belki bir daha Deniz'i göremeyecek olmamdı. Eliyle yaramın üzerine bastırıyordu kan kaybetmemem için. Evet papatya kızının hikayesi son buluyordu artık. Gidiyordu... Ondan gidenlere inat o da gidiyordu artık benliğinden.

Yüzüne yerleştirdi ellerini Deniz'in. O keskin yüz hatları ne kadar da kusursuzdu.

Gidiyordu işte Sayem.

Ona hiç günaydın diyemeden gidiyordu. Onun o mükemmel kokusunu içine çeke çeke uyuyamadan gidiyordu. Ona daha doyasıya sarılamadan gidiyordu. Ondan hiç papatyalar alamadan, gidiyordu. O dağınık saçlarını okşayamadan gidiyordu. Birlikte aynı kulaklıktan müzik dinleyemeden gidiyordu... Aşık olduğu adamın karanlığına karışamadan gidiyordu.

Siren sesleri geldi kulağını kesik kesik, canı içinden söküp alınırcasına yanarken. Elini yüzünde gezdirdi Deniz'in.

''Ve Karanlıklar Prensi'yle, Papatya Kızı'nın hikayesinin sonu geldi.''

Elleri titriyordu adamın. Hayatında ikinci kez bu kadar korkuyordu kaybetmekten.

''Bırakma kendini güzelim, sakın bırakma. Bir daha kaybedemem Sayem, bırakma beni.''

Elleri güçsüzleşti kadının. Kaybediyordu kendini, kaybediyordu aşık olduğu adamı. Yana düştü elleri usulca. Gözkapağındaki ağırlığa artık engel olamıyordu.

Ambulansın içinden görevliler koşarak gelmeye başladı, kadın ve adamın yanına. Adamın ellerinde, üzerinde kadının kanı. Kadının her yanı kan içinde. Kaybediyor her şeyini işte. Hiç onun olmayan adamı bile kaybediyor sessizce.

Dudaklarından 'Hoşçakal Karanlık Kahramanım' döküldü yavaşca.

Ve sonra belki bir daha açamayacak olduğu gözlerini kapattı, sessiz gözyaşları içinde.

Continue Reading

You'll Also Like

111K 7.9K 25
Ben İnci Mavi Herkül. Ablamın ve eniştemin evine aldığı, evlerinin ilk çocuğu saydığı, soyadlarını verdiği çocuklarıyım. Ben İnci Mavi Karduman. Biyo...
77.5K 5.5K 15
Ülkenin milli sporcularına yaptığı tasarımlarla ünlenen Ahu, bir gün maçlarını izlemeye bile çekindiği Milli Kickbokscu Devran Seha Kılıçalp'e aşık o...
151K 9.6K 33
Elçin ŞAFAK, okulunda onun tabiriyle 'mafya babası' gibi takılan gruptan arada konuştuğu Ufuk ÇOŞKUN'a yazmak istemiştir fakat birşeyler ters gitmişt...
73.4K 3.3K 78
Bi anlık hevesle yazıyorum işte oku sende😝
Wattpad App - Unlock exclusive features