Mercek kitabının ilk bölümü sizinle.
Ve bu bölüm en uzunu her detayı kaçırmadan okuyun derim.
Umarım desteklerinizi esirgemezsiniz.
Hepinize İyi
Okumalar.✨
Bugün günlerden pazardı ve bizim eğitim günümüzden biriydi. Ben yataktan kalkalı yarım saat olmuştu ve evden çıkmak üzereydim. Botlarımı da giyip evden çıktım. Arabama binip karargaha gitmeden önce fırına uğradım. Fırından;poçağa,açma ve simit alıp arabaya geri bindim. Karargaha geldiğimde timimin topladığı odaya girdim. Herkes burdaydı. Günaydın kartal timi.
SAĞOLUN KOMUTANIM.
İyi iyi timim uyanmış o zaman kahvaltıda benden ha nazlı şunları dağıtıver bide çay getirsinler.
Tamam komutanım.
Oooo komutanım bonkör çıktı. Biz sizi cimri bilirdik.
Elime yakın olan ilk şişeyi alıp göktuğ'unun kafasına attım.
Hem cimri, hem iyi nişancı, hem güze-
İkinci şişeyi de kafasına attığımda kafasını tutuyordu. Yeter bu kadar labailik. Bakalım bu labaililiğini çalışmada da yapabilecekmisin hı.
Çok acımazsın mira.
Neyse başka bişey varmı?
Mira, komutanım dediki çalışmaya başlamadan mira odama gelsin dedi.
Tamam kumsal. Eee o zaman ben gelene kadar ne yapıyorsan yapabilirsin bunlara kumsal saygısızlık yapanın cezasını verebilirsin.
Hahaha işte bu yaktım canınızı kartal timi.
Mira her seferinde kumsal'a veriyorsun.
Tamam ben gelene kadar sen yaptırcaksın cenk. Haylazlığını görürsem.
Ne haylazlığı mira sen merak etme.
İnşallah.
Tık tık tık.
Gir.
Çaylar geldi. Bu sana mira kızım.
Teşekkürler murat abi.
Ne demek işim bu.
Olsun burdaki herkes sana teşekkür etmek zorunda diye düşünüyorum. Varmı tersini iddia eden.
Sessizlik.
Bende böyle düşünmüştüm. Benim dememe gerek yok. Biri birine hizmet ediyorsa, iş yapıyorsa o kişiye kolayda gelsin denilir, teşekkür ederim de denir.
Ben hak veriyorum komutanıma.
Sağol mahmut. Neyse hadi herkese afiyet olsun. Ben kahvaltımı yaptıktan sonra ayağa kalktım. Oturun kalkmayın bu davranışlarınızı komutanımın yanında yapın yeter. Neyse ben gidiyim sizinde kahvaltınızı bittiğinde çalışmaya başlayın.
Tamam komutanım o iş bende.
Kafamı sallayarak odadan çıkıp albayın yanına gittim. Kapıyı tıktıkladım.
Girebilirsin.
Kapıyı açıp içeri girdim. Beni çağırtmışsınız komutanım.
Evet mira otursana.
Oturduğumda karşımda oturan geniş kalıplı, yakışıklı, yeşil gözlü, siyah saçlı kişiye bakıyordum taki albayımın araya girmesi ile bakışlarım komutanıma döndü.
Mira karşında oturan kişi akkurt timinin yüzbaşı komutanı Kuzey Sancak.
Anladım, komutanım. Peki benim buraya gelme sebebim nedir?
Mira bir çeteyi çökerteceksiniz. Ve bu görevde yanında olacak kişide yüzbaşı kuzey olacak.
Yani emir mi alıcam ondan?
Mira senden gidip uçurumdan atla demiyorum.
Komutanım öyle diyorsunuz da bu benim için daha ağır ben emir almam. Ayağa kalktım, izninizle. Bişey demesini beklemeden odadan çıktım.
Hep böylemidir?
Sinirlendiğinde böyle olur. Ona yaramaz sinirlenmek.
Saygısızlık değil mi?
O benim kızım gibidir. Elimde yetiştirdim. Sende oğlum gibisin kuzey. Bu görevi sana vermemin sebebi kızıma zarar gelmemesi senin onu korucanı ve yanlış karar vermesini Engelleyeceğine inanıyorum.
Komutanım siz nasıl istiyorsanız öyle olacak.
Tamam o zaman yarın ayrıntılı bir şekilde konuşuruz. Ve sende bugün konuş onunla biraz yumuşatmaya çalış da damarına basarsan. Hastanelik olabilirsiniz ona dikkat et.
Peki komutanım izninizle.
İzin senin de odadan çıktığında miraya söyle içeriye girsin.
Kapıda mı? Komutanım kafasını salladı. Kapıyı açtığımda ellerini kütletiyordu sinirli bir şekilde.
Şükür ne konuştuysan komutanımla.
Seni bekli-
Biliyorum diyerek içeri girdim ve kapıyı yüzüne kapattım.
Yüzüme kapanan kapı ile,
Hasbinallah sen sabır ver bana.
Komutanım özür dilerim.
Tamam affedildi olmasın bir daha da otur şuraya.
Dediği gibi gösterği yere oturdum.
Senin sorunun ne mira?
Ben bir anda yükseldim kabul de siz bana güvenmiyormusunuz?
Güveniyorum.
Eee o zaman ne gerek var Yüzbaşı Kuzey'e?
O görevde o da olmalı.
O zaman o benim emrim altına girsin.
Mira söyledim sana yumuşak davranır.
O mu dışardan öyle durmuyor da tam bir öküze benziyor.
Mira bence yeter. Neyse ne diyorsam o anlaşıldı mı?
Anlaşıldı. Ayağa kalktım, izninizle.
İzin senin. Odadan çıktığım da koltuklardan birine oturmuş bekliyordu öylece ay neyse timin yanına indim. Evet bakıyorumda cenk size iyi antrenman yaptırıyor. Neyse cenk sen devam et ben kum torbasının orda olucam bişey olursa ordayım.
Tamam komutanım.
Miranın odadan çıktığını gördüğümde peşinden gittim. Timinin yanına gitmişti. Timinin yanından ayrıldığında gidip konuştuğu kişiyle konuştum.
Mira nereye gitti?
Siz kimsiniz?
Akkurt timinin komutanı Yüzbaşı Kuzey Sancak.
Komutanım özürdilerim ben bilmiyordum. Şey komutanım kum torbasıyla çalışacakmış.
Tamam. Kum torbasının yanına gittiğimde kimse yoktu. Beklemeyje başladım.
Kum torbasının yanına gitmeden üzerimi değiştirip öyle gittim. Kum torbasının yanına geldiğimde o vardı. Neden geldin?
Konuşcaz.
Neyi?
Senin emri altına girmeme konunu.
Ben orda söyledim. İstersen sen benim emrim altına girebilirsin.
Çok büyütüyorsun.
Evet.
Ahaah bide terbiyesiz.
Ne dersen de öyleyim yalan mı söyliyim? Neyse senle uğraşamam diyerek kum torbasına yumruk atmaya ve tekme atmaya başladığım sırada çok yakın duruyordu. Çekil ordan çok takınsın düzgün yapamıyorum.
Ben mi engel oluyorum?
Beni mi sınıyorsun bugün Allahım?
Baksana bana gel biz dövüşelim yenilirsen emrim altına girersin. Eğer sen kazanırsan ben senin emrin altında olucam. Ha nedersin?
Bu fikir kafama yatmıştı. Elimi uzattım kabulilk sırtı yere değen kaybeder.
Elini tutup sıktım kabul.
Mızıkçılık yapmazsın dimi?
Sen kendine baksana, ben Üsteğmen Mira Ulusoy tanıştırayım.
Görcez hadi başlayalım.
Kuzeyin karnına yumruk atıcam sırada elimi tutup ters çevirdi ve diğer elimide eliyle tuttu.
Miranın sırtı bana dönük olduğu için kulağına eğildim. Seni bu kadar çabuk yeneceğimi düşünmemiştim.
Emin olma diyerek tutulankolumu kullanarak onu arkaya sert bir şekilde ittim. Sonra karnınayumruk atmaya başladım. Üçüncüye atıp tekme attım. Ardından karnına bir tekme attığımda yere düştü.
Tekme atmasıyla oturur pozisyonda yere düştüm. Bana elini uzattı kalkmam için.
Merak etme düşene vurmam. Elimi tutup kalktı.
Elini tutup kalktım ve sonrasında da tuttuğum elini kullanarak kendime çektim ve çelme takıp yere düşürdüm ve aynen şunları söyledim. İşte Yüzbaşı Kuzey Sancak kazanır.
Yere düştüğümde sırtım yere değdi ve o kazandı.
Çalış da gel Üsteğmen Mira Ulusoy
Öyle mi diyerek bunun ayağına bir çelme taktım ve bu salak üstüme düştü.
Tam gidiyordum ki ayağıma çelme takması ile bunun kucağına düştüm. Tam kalkacam da...
Komutanım mola verdik yemek yemeye gidicez gelicek-
Ben galiba yanlış bir zamanda geldim pardon komutanım.
Cenkkkkkk çık dışarı, gitme bir yere kapıda bekle.
Tamam komutanım.
Sende üstümden kalk Kuzey.
Nefeslerimiz birbirine değerken suçlu ben değilim sen çelme taktın diyerek biraz daha yaklaştım.
Dayanamadım ve bunu üstümden yan tarafa attım. Hemen eşyalarımı alıp kapının önüne çıktım.
Komutanım hepsi soyunma odasına gitti.
Tamam cenk. Hep birlikte gideriz o da dahil ona da söyle. Buarada cenk bu olayı biri bile duyarsa cezelardan ceza beğen derim.
Tamam komutanım.
İyi diyerek soyunma odasına gittiğimde kumsal orda beni bekliyordu.
Mira noldu? O kimdi?
Kim kimdi?
O yakışıklı, karizmatik olan galiba yüzbaşıymış.
Kesin cenk söyledi dimi?
Bilniyorum da sen bir giyinde yemeğe gitcez hadi.
On dakika sonra hazırlanmıştım. Bu arada bir sorum var. Masal nerde?
Onlar bize yer ayırtmaya gitti.
Kimle?
Sence?
Atlasla dimi?
Evet. Hem biliyormusun evlenne teklifi edicekmiş yarın.
Yarın diyorsun.
Evet.
Napim hadi çıkak. Ben böyle yaptığım da heveai her zaman kusağında kalırdı buda benim hoşuma gidiyordu. Neyse soyunma odasının kapısında göktuğ ve diğerleri vardı.
Nerdeseniz ya patladık burda?
Geldik işte göktuğ. Herkes burdaysa hadi gidelim dediğimde biri yanımda belirdi.
Nereye gidiyoruz?
Yemek yemeye bunudamı sana sorcam?
Hayır senin özel hayatına neden karışayım ki?
Ha burda haklısın yüzbaşı. Eee bakıyorumda timle konuşmuşsun sen mi gittin?
Yok onlar geldi sordu. Tabiki de önce...
Cenk geldi dimi? Hatta o götürdü tanıştırdı.
Evet bu doğru.
Biliyorum o hep öyleydi ve hala öyle.
İyi çocuk.
Evet iyi çocuk ama çenesi düşük.
Yani nerde ne diceğini kestiremezsin.
Belli zaten.
Mira kimle gidiceksin?
Farketmez.
O zaman mira ile kuzey komutan birlikte gitsin.Ben arasla gidiyorum. Cenk, göktuğ, mirza sizde birlikte gidin.
Tamamdır.
Mecburen arabaya doğru yürüdük. Oda bindi arabama ve gidiceğimiz yere sürdüm. Bu arada yüzbaşı yarın kimse gelmicek haberin olsun.
Neden?
Atlas masal'a evlenme teklifi edicek de ondan söyliyim dedim nede olsa sensin ya komutan.
Aferin sana saatler içinde yola geldin.
Yüzbaşı bişey diyim mi?
De üsteğmen.
Senin yerinde bir başkası olsaydı. Kafamı tam o burnuna geçirmiştim. O yüzden benim az olan sabrımı zorlama. Diyerek arabayı park ettim. Sonra ona döndüm ne bekliyon insene dedim ve sonrasında ona döndüm kapını da açıyım istermisin?
Fena olmazdı.
Şansını zorluyorsun dediğimde indi bende inip anahtarla arabamı kitledim.
Burası güvenli mi? Böyle asker kıyafetiyle felan giriyoruz.
Merak etme her zaman ki mekanımız sana özel değil.
Her seferinde laf sokmak zorundamısın?
Ben laf soksam anlarsın. Diyerek içeri girdim ve oda peşimden geldi bizimkiler masaya oturmuşlar bizi bekliyorlardı. Biz geldiğimizde hepsi ayaklandı. Kafamı salladığımda hepsi oturdu.
Mira her zaman ki yerin.
Teşekkür ederim göktuğ diyerek açık olan tarafa oturdum burdan ormanı görebiliyordum. Her zaman karşımda da kumsal otururdu lakin bu sefer bir öküz oturdu. Eee ne yicez sipariş ettiniz mi siz?
Biz ettik siz kaldınız.
Tamam, şştt yusuf bize iki tane köfte ve yanına da büyük iki tane ayran getir.
Tamam mira abla.
İki tane kime?
Sen yemezmisin?
Yerim de nerden bildin onu istediğimi?
Altıncı his kuvveti diyelim. Eeee neyse kendini tanıtsana dicem de bu güzel, iyi kalpli cenk arkadaşım seni hepsiyle tanıştırmıştır. Diyerek suya uzandım içmek için.
Ben istedim de tekrar söylememden hiçbirşey olmaz. Ben Yüzbaşı Kuzey Sancak ve kartal timinin bir süre yeni komutanıyım.
Mira sen kabul etmezdin?
Komutanımız miraya kabul ettirdi. Hatta en son gördüğüm-
Öhöhöh bir anda su boğazımda kaldı.
Atlas şu miranın sırtına vursana bi.
Mira iyimisin?
İyiyim iyi.
Cenk bi sorsana nerde kalmış herkesin yemeği hadi.
Tamam komutanım. Ben gidim soruyım.
Aynen cenk bence sen bide yzüne su çarp yoksa ben çarpcam sana.
Ben bi gidim hemen masadan kalkıp yusufun yanına gittim.
Ne olduysa artık.
Yanımdaki atlasın ayağına bastım.
Aaahhh ayağım.
Aaa noldu atlascım?
Y-yok bişey komutanım galiba ayağımı sandalyeye vurdum.
Dikkatli olsana sandalye yüzünden ayağın kırılcak.
Tamam komutanım.
Aha cenk geliyor noldu geliyormu?
Geliyor komutanım.
İyi git yardım et yusufa sen burda çok durma.
Tamam ben yardım edeyim.
Bence atlas sende gitmelisin?
T-tamam.
Beş dakika sonra bütün yemekler gelmişti. Ve herkes yüzbaşına bakıyordu oda anlamış olacak ki.
Herkese afiyet olsun. Hadi başlayın.
Heekes yemek yemeye başladığında hepsi birbiriyle konuşuyordu ben şuan konuşmak istemediğim için sadece yemeğime odaklandım. Ona rağmen o kadar yavaş yiyordum ki. Yaklaşık yarım saat geçtiğinde herkes çaylarını içiyordu benim yemeğim ise yeni bitmişti. Yusuf şu tabağı alsana. Bide bana demli bir çay getiriver.
Hemen mira abla.
Bir alkış alabilirmiyiz sonunda bitirdi. Kızım yarım saat geçti.
Herkes alkış yaptığında atlasın kulağına yaklaştım. Eğer yarın masala evlenme teklifi etmek istiyorsan. Benim yemek yeme hızımla şaka yapma atlascım.
Tamam komutanım.
Ben geri doğrulduğumda yüzbaşının gözleri beni buldu. Hemen gözlerimi bizimkilere çevirdim.
Bişey dicem kuzey komutanımız orda yalnız kaldı. Hadi bişeyler anlatalım ki kuzey komutan da araya girsin.
Bende bekliyordum kumsalın ne zaman bunu söyliceni.
Ever mirzanın çenesi açıldı.
Tamam kumsal uzatmayın ben atlatayım.
Ne anlatacan?
Çok beğeneceksiniz. İşte bizim askerlikte ilk yıllar mardinde görev yapıyoruz işte bir izin günümüzde mardini gezelim dedik.Çıktık işte gezdik yorulduk . sonra dedik ki kafede oturalım. Gittik oturduk kahvelerimizi içiyoruz felan ben dedim ki lavaboya gidip geliyorum beni bekle dedim. İşte mira tamam dedi. Bak bir dakika geçmedi ben masa döndüğümde mira yoktu. Hayır napmış olabilirsin dimi?
Bi baktım dışarı baktım yoktu. Hani mardini de bilmiyoruz kayboldu felan zannediyorum. İşte hesabı ödeyip kafeden çıktım. Bakın yaklaşık yarım saat aradım hayır yani nerdesin dimi arayamıyom da telefonunu masada unutup çıktığı için bendeydi. Sonra polise gittim böyle böyle dedim. Bilin bakalım nerde çıktı?
Nerde çıkmış olabilirsin ki?
Boşverilim valla.
Suss işte beni emniyette biri aradı açtım. Alo kimsiniz dedim benim dedi mirayım. Nerdesin mal? Göktuğ hastanedeyim beni almaya gelirmisin? Ne yaptın da hastanedesin diyorum diyorki gelince anlatcam işte apar topar hastaneye gittim. Sonrasında olayı öğrendiğimde şok oldum.
Göktuğğğğ anlatma.
Anlatıcam bitmedi ben şokum ayjağı sargıda felan yanındaki adamın da ayağı sargılı felan naptın dedim. Aynen şöyle dedi. Ben hırsız gördüm peşinden koştum yirmi dakika geçti hala peşinden koşuyordum dedi.
Hahaha ay karnıma ağrılar girdi gülmekten.
Göktuğ tamam.
Daha ne var acaba?
İşte sonra anlatıyor daha dur dedim dujrmadı dedi toğuna sıktım dedi. Sonra yanına gideyim derken ayağımıda kırdım. Çukura düşerek bide hastaneye geldik ne öğreneyim hırsız oyuncuymuş aslında ve ben adamı az kalsın öldürüyordum dedi. Mira bişey dicem başka bişey daha yok dimi çünkü şok üstüne şok.
Tam burda herkes kahkaha attı. Mira senden korkulur. Napmışsın bir öldürmediğin kalmış valla.
Manyakmısın lan sadece bir dakika boş bırakmaya gelemiyorsun. Amaaaaa göktuğğğğ. Başlatma göktuğuna adam ne diyor. Ne diyebilir. Dua şeklinde beddua etti. İyi halt etmiş.
Bence yeterli olmuştur diye düşünüyorum.
Kuzey komutanım siz komutanıma dikkat edin. Sizide vurur felan siz bize lazımsınız.
Cenk beni düşünmek güzel ama birazdan o kurşunu yicek sen olcaksın gibi.
Haaa ağzını öpeyi-
Öhöhh sen ne dedin?
Şşşşttt yusuf sen bize hesabı getirsene.
Tamam mira abla.
Hadi çıkarın kartları sende dahil yüzbaşı.
Evet sizce bugünkü hesap kimse kitlenecek?
Yüzbaşına gibi duruyor.
Bende diyorum ki cenk olacak gibi.
Yusuf şimdi gözlerini kapat ve bir kart seç.
Niye gözlerini kapatıyor ki?
Biz her zaman böyle yapıyoruz bu yüzden hangisi bizim olduğunu biliyor bide senin ki farklıya bundan dolayı gözlerini kapatıyoruz ve karıştıyorum.
Seçtim.
Kim?
Mirza Karayel.
Tamam getirme temassızı var zaten, parayı çek. Bide fişinide çöpe at görmeme gerek.
Tamam çekti. Kartı mira ablaya uzatıp mutfağa geri gittim.
Evet herkes kartını aldığına göre ben eve gidecem sonra herkes serbest dimi yüzbaşı?
Serbest ve yarın kimse gelmesin karargaha antreman yok yani çalışmıcaksınız.
Tamam biz yine aynı şekilde gidelim.
Yüzbaşı evin nerde?
Beni karargaha bırak. Ordan kendi arabamla geçerim.
Tamam bin hadi.
Haaaa buarada hepinizin telefonu açık olsun. Tamam mı?
Tamam atlas haydi haydi diyerek onu geçiştirdim. Arabaya bindiğimde yüzbaşı da binmişti. Yol boyunca hiç konuşmadık. Yaklaşık kırk beş dakika sonra karargaha gelmiştik. Arabayı durduğum da kapıyı açıp indi aynı zamanda bende arabadan indim.
Sen neden indin?
Sanane yüzbaşı lavaboya gitcem belki istersen birlikte gidelim ha. Onun bişey demesini beklemeden lavaboya gittim. Lavabodan çıktım sonrasında eve gitmek için arabama bindim ve evime sürdüm. Yolda göktuğ aradı. Alo göktuğ noldu?
Nerdesin?
Eve geçiyorum.
Tamam bende geliyorum.
Bişey mi oldu?
Yok ya canım sıkıldı eve gitmek yerine miraya gideyim dedim. Müsait misin?
Ben kırk beş dakikaya gelirim.
Ben on beş dakikaya evdeyim.
Tamam saksının içinde anahtar alırsın ordan.
Tamamdır. Bişey lazım mı geçerken alayım.
Birşeye gerek yok.
Tamam hadi bay.
Tamam. Telefonu kapatıp yan koltuğa koydum. Kırk dakika sonra arabayı evin önüne park etmiş eve girmek üzereydim. Zile bastım. Kapıyı göktuğun açmasıyla merceğin kucağıma zırplaması bir oldu.
Seni özlemiş sürekli senin odana gidiyordu.
Oyy benim küçük kızım beni mi özlemiş. Kucağıma alıp içeri geçtim. Göktuğ sen merceği al. Ben bi temizlenip geliyorum.
Tamam sen işini hallet gel.
Yaklaşık yirmi dakika sonra pijamalarımı giyip. Saçlarımı da tarayıp odadan çıktım. Salona geçtiğimde şok içinde kaldım çünkü sadece göktuğ yoktu. Kumsal ve aras da vardı. Sizin benim evimde ne işiniz var? Cevap vermediler.
Göktuğ ben eve girdiğimden beri evdeler mi?
Evet evdeydiler.
Niye söylemedin?
Sormadın ki?
Offf göktuğ başladın yine, neyse hepiniz niye geldiniz?
Canımız sıkıldı.
Ohhh iyi canı sıkılan benim eve gelsin.
Kutu oyunu da getirdik. Hem burda da vardı oynarız dedik bide bira işte biçeyler aldık film felan izleriz diye.
Saat kaç kumsal?
Saat 15.46 geçiyor.
İyi tamam oynayalım sonra da film izleriz bende uyurum söyliyim.
Tamam. Kızma birader oynayalım.
İşte oyun oynamaya başladık. Sanki on dört yaşımıza dönmüştük. Biri görse eşşek kadar olmuşlarda daha oyun oynuyor derler bize ama biz böyle büyümüştük.
Heyyyyy mira sura sende ne düşünüyorsan artık.
Kumsal yine aynı konudamıyız? Hayır yani ben söylüyormuyum?
Tamam söyleme sustum.
Neyse bi on dakika sonra kazanan ben olmuştum. Siz hep kaybediyorsunuz ki? Zevki çıkmıyor. Hele aras kumsal kazansın diye onu oyunda yemiyor bile. Neyse hadi film izleyelim.
Tamam biz seçelim, sizde aldıklarımızı getirin.
Kumsalla mutfağa gittik. Niye iki tane pasta aldınız?
Biz üçümüz çikolatalı seviyoruz bide içinde fıstık var. Sana da küçük meyveli pasta alalım dedik.
Bide kişi başı ek aldık.
Tamam ben sizin tabaklarınıza paylaştırayım. Hepsine pastasını koyup göktuğ'un tabağına benim ek hakkımı da koydum. O sırada da kumsal geldi tabakları götürdü bense tabak kirletmek istemedim ve küçük pastamı altlığı ile götürdüm. Sonra da kumsal çayı getirip çayları döktü.
Ellerinize sağlık. Hadi gelin komedi filmi seçtik.
Herkes pastasını yemeye başladı. Ben biliyordum göktuğ çok çikolatalı yemezdi. Meyveli pastamdan bir çatal alıp, uçak geliyor şakasını yaptım yine afiyet olsun.
Bende bu pastadan vermek isterdim ne yazık ki.
Biliyorum biliyorum diyerek geçiştirdim. İşte film ortalarına doğru göktuğ'un göğsüne kafamı koydum ve oda saçlarımı okşamaya başlayınca uykunun kollarına bıraktım kendimi.
Film bittiğinde göğsümde mira yatıyordu. Kokusu öyle güzeldi ki bana lavanta tarlasını anımsatıyordu. Bir çiçek kadar zarifti. Bu tamlamalar mirayı anlatmak için yeterli değildi. Biliyordum.
Göktuğ hadi mirayı odasına götür yatır.
Ben götüreyim de kumsal da yanında yatıcak mı?
Evet yatıcam siz de burda koltukda yatarsınız.
İyi miranın odasına girdiğimde yatağına ilerleyip yatağına yatırıp üstünü örttüm ve o lavanta kokusunu içime çekip odadan çıktım ve salona gittiğimde yataklar serilmişti. Kumsal bize iyi geceler diyerek miranın yanına gitti. Lan aras sen bu kıza niye açılmıyon?
Yarın atlas masala evlenme teklifi edicek siz daha sevgili olamadınız.
Olunuyorsa sen olsana.
Benle kendini karıştırma ben hiç bir zaman öyle bir tepki hissetmedim. Hep karşılıksız olarak sevdim.
Beni niye karıştırıyorsun o zaman.
Aptal kız sana aşık sense onun için ölmeye hazırsın.
Akıl vermek kolay tabi.
Öfff aras ne halin varsa gör diyerek yatağa girip uyumak üzere kapattım gözlerimi.
Göktuğ uyuduğunda bende uyudum.
Sabah uyandığımda yanımda çilek kokusu vardı. Bu kesin kumsaldı o çilek gibi kokardı. Gözlerimi açıp baktığımda kafası yastıktan düşmek üzere olan bir kumsal vardı yine kafasını yastığa koyup yataktan kalktım. Duş aldım ve dişlerimi fırçalayıp. Giyinme odama girdim. Bugün gün boyu ayakta olacağıma emindim. Bu yüzden masalın evinde değiştirmeye karar verdim. Bu yüzden siyah şortlu etek onu içine silah kilotlu çorap giymeyi ve üzerine de dar bir tişört giymeyi düşündüm. Ve sonrasında içime giyeceklerimide alıp banyoya geri dönüp giyindim. Sonra üstüme baktığımda çıplak kaldığımı hissederek bir hırka aldım üstüme oda beyazdı. Sonrasında kumsalı uyandırdım o banyoya girdiğinde bende iki uykucuyu uyandırmaya gittim.
Kouşşş kalkkk.
Haa komutanım. Diye uyanan arasa gülmeden geçemedim ve huysuz bir şekilde uyanan göktuğ'a baktığımda beni süzüyordu.
Geçmi kalktık.
Yooo öğlen olmaya sadece beş dakika var.
Ha iyi o zaman ben uyuyayım da sen niye hazırlandın?
Göktuğ bugün atlas evlenme teklifi etcekye masal' a yardıma gitmicekmisiniz?
Aaaa doğruya atlas saat 14.00 gelmiş olun demiştin.
Göktuğ hadi ben gittim. Mira kumsal seninle gitse olurmu?
Tamam hadi siz gidin. İkiside montlarını alıp gittiğinde odaya geri döndüm. Kumsal da duş almıştı. Ne giycen?
Masal'a bırakmıştım geçenlerde ordan giyicem.
Tamam giyin saçını yap çıkalım bende ne giyeceğime bakayım.
Sen niye bu kadar heyecanlandın ki hayır yani dün tanışmasanız dicem ki kuzey komutana hazırlanıyorsun dicem.
Kumsal sana kızmıcam. Çünkü kızdırmak için yapıyorsun ve bende bunu senin eline vermicem. Giyinme odama gidip. Elbiselere şöyle bir göz attım ve gözüme ilk çarpını elime aldım. Bunu askıyla alıp taşıma poşedine koydum. Kumsalın yanına gittiğimde giyinmiş ve saçları bitmek üzereydi. Bende topuklu çizmelerimi elime aldım. Ve yatağımın yanına oturup onları giydim bunlar elbiseyede güzel yakışacaktı. Çantamı alıp içine telefonumu, cüzdanımı, evin anahtarını ve araba anahtarımıda koydum. Ben hazırım kumsal.
Tamam bende hazırım hadi gidelim. O çizmeler güzel olmuş. Eee böyle mi gelcen?
Yok yanıma elbise aldım. Hadi çıkalım. Evden çıkıp kapıyı kitledim ve arabaya bindik. Kumsal benim telefonumdan masalı bir arasana.
Tamam. Aradım açılır.
Yanımda değilsin tamam mı çaktırma. Alo masal uyuyormusun?
Yok uyumuyordum. Duştan çıktım.
Haaa iyi tamam sen bugün kendini güzel bir şekilde hazırla sanki evlilik teklifi alıcakmış gibi ama çok heveslenme çünkü kumsalı alıp gelicem. Aras evlilik teklifi edicekmiş kumsala ondan herkese tembih etti güzel olun diye.
Tamam çok sevindim kumsal adına. İyi tamam.
Ama şey kumsal senin evde giyinecek bide sanki sana evlilik teklifi edilecekmiş gibi davranırsan oda çakmasın.
Sen varya fazla zekisin.
Biliyorum hadi öptüm bay.
Mira ben bile inandım biliyormusun?
Biliyorum bu işte iyiyim. İşte on beş dakika sonra masalın evinin girişindeydik. Kumsal sen benim elbisemi ve çantamı al çık ben geliyorum.
Tamam diyerek miranın eşyalarını alıp kapıyı çaldım.
Nerde kaldınız?
Offf işte anca geldik. Hadi seni hazırlayalım.
Tamam da senide hazırlayalım da mira nerde?
Geliyor.
Haaa tamam.
Arası aradım.
Alo mira noldu?
Bana bak ikisini de hallettim. Bana bak bu kıza güzel evlenme teklifi et tamam mı?
Ne dedin de anlamadı masal?
Şöyle dedim sana geliyoruz. Aras evlilik teklifi edicekmiş ama kumsal bilmiyor dedim. Ve dedi ki güzel giynmemizi istedi dedim oda tamam dedi ha dedim oda sana evlilik teklifi edilecek diye biliyor dedim. Çakmadılar.
Ohaaaa ben bile inandım zaten öyle de neyse tamam biz şimdi atlasın yanına gidiyoruz. Ormanın içinde güzel ve yeni açılmış bir yeri kapattırmış. Ve hazırlıklara yardım lazım. Şey bide erkek tayfada bilmesin senin dediğin gibi dicem hepsine herkese şok olsun tamam mı mira?
Tamam hadi kapatmam lazım. Evin kapısına yumruk vurdum.
Oha zil diye bişey var.
Ben böyleyim masalcım hadi hazır bile değilsiniz?
Kumsalın saçı bitti. Şimdi makyajına geçti. Tamam sen ne yapcan saçını?
Ben düzleştircem çok abartıya gerek yok.
Tamam güzel olur. Hadi içeri girelim. Odaya çıktık masalın saçlarını düzleştirmeye başladım. Yaklaşık iki buçuk saat sürmüştü.
Tamam benden bu kadar ben saçımı yapayım.
Sağol mira.
Nedemek. Saçıma köpük sıkıp taradım. Ve toplamaya başladım ve hafif dağınık bir topuz yaptım diğer türlü düzgün bir topuz yaptım ve kulaklarımın yanından saç çıkardım. Böyle beğenmiştim.
Sonrasında makyaj olarak gö pınarlarıma beyaz kalemle dokundurdum. Sonrasında ince ama güzel nir eyeliner çektim ve dudaklarımı da nude tonunda bir rujla geçtikten sonra makyajım bitmişti. Hemen elbisemi giymeye gittim. Herşeyi çıkardım sadece külotlu çorabım kaldı onun üzerine satenimsi olan elbisemi üzerime giydim. Aynanın karşısına geçtiğimde diz üstünden bir karış kısaydı. Ve o çizmelerimi tekrar giyip baktığımda biraz sönük kalmıştı. Masal dolabında beyaz uzun hırkan vardıya onu giyebilirmiyim?
Bu da soru mu? Giyebilirsin mira hatta orda yeni aldığım elbiseler var. Beğendiğini giyebilirsin.
Yok teşekkür ederim canım. İşte masal temiz kalpli bir insandı. Ben bunu çok beğendim benim olsun desem verirdi. Biliyordum. Çünkü biz birbirimize karşı böyle büyümüştük. Neyse hırkayı alıp giydim yere kadar sadece iki karış uzaklıktaydı. Ama güzel olmuştu böyle beğenmiştim kendimi hem hırkanın kollarıda uzundu üşümezdim. Sobra kızların yanına gittim. Hazırmısınız?
Hazırız biz.
Masala baktığımda beyaz kısa ama kabarık bir elbise giymişti. Saçlarını düz yapması güzel olmuştu altınada siyah bir stiletto giymişti. Makyajı da çok hafif ve güzeldi.
Kumsal ise kırmızı dar ve yırtmacı olan bir elbise giymişti. Saçlarını dalgalı yapmıştı ve makyajıda doğal duruyordu. Sadece göz çarpıcı kırmızı dudaklarıydı. Ayakkabı olarak da siyah bir topuklu giymişti.
Yani sonuç ikiside güzel olmuştu ikinizde çok güzel olmuşsunuz.
Bence en güzel ve doğal duran sen olmuşsun soft bir güzelliğin ortaya çıkmış.
Teşekkür ederim ben aşağı iniyorum siz gelirsiniz. Ama hızlı olun
Tamam. Çantamızı alıp geliyoruz.
Çantamı alıp aşağı arabamın yanına indim ve atlası aradım.
Alo nerdesiniz?
Biz hazırlanırken saat su gibi akıp gitmiş. Hem saat 19.00 olduğuna göre dört saatte hazırlanmışız.
Tamam laf yok sana hadi ama daha yemek yicez.
Herkes geldimi?
Evet herkes burda ve bütün erkekler jilet gibi olmuş.
Aras bana dediki ormanın içinde yeni açılan bir yeri kapatmışsın.
Evet ama öyle klasim bir yer değil. Çok güzel emin ol. Masalıma çok güzel bir evlilik teklifi olacak.
İyi iyi bana konumu at.
Tamam atıyorum.
Konum.
Tamam yarım saate ordayız. Hem kapatmam lazım. Geliyorlar.
Tamam.
Ay geldik sonunda eee nereye gidiyoruz?
Hadi bininde gidelim.
Tamam öne sen bin istersen.
Bence ikinizde binmeyin arkada kalın. Nedersiniz? İkiniz arkada konuşursunuz hem?
Tamam olur. Masal ile arkaya geçtik.
İkiside arabaya binince arabayı çalıştırdım. Atlas'ın attığı konuma geldiğimizde saat 19.45'di. Hadi geldik inin.
Arabadan indiğimde mekana baktım güzel duruyordu. Ay burası çok güzel.
Yeni açılmış. Aras söyledi hatta bugün burayı da atlas kapat-
Arası anladım da atlas ne alaka?
Miranın son dakika golünü yok etmek için ay gerçekten güzelmiş hadi içeri gidelim.
Tamam diyerek önden girdim.
Masal önden gidince kumsalın eline beşlik çaktım. Aferin kız.
Sağol mira bizde yapıyoz birşeyler.
Neyse hadi önden git geliyorum telefonumu unutmuşum.
Tamam diyerek masalın yanına koştum ve içeri birlikte girdik.
Telefonumu almak için arabaya yürüdüm.
İçeri girdiğimizde özenle hazırlanılmıştı. Aslında kıskanmıştım. Arasla sevgili olsaydık da bu bana yapılan bişey olsun isterdim.
Ayyy çok güzel aras çok ince düşünceli biri keşke atlasda bana etse diye düşünürken. Atlası görmem ile dilim lal oldu sanki.
Oooo gelmiş kızlarımız. Sevgilime bakın ya ne kadar da yakışmış beyaz sana aşık olunası kadınsın biliyormusun?
Çok yakışıklı olmuşsun atlasım.
Kumsalı görünce tekrar aşık olmuştum. Çok güzel olmuşsun kumsal.
Teşekkür ederim sende baya yakışıklı olmuşsun.
Öhöhöh bizde burdayız.
Aaa sizde jilet gibi olmuşsunuz ne diyelim şimdi benim sevgilim varken size mi iltifat edeyim.
Hahahahah kahkaha koptu.
Aaaa kuzey komutanı da çağırmışsınız?
O da bizden artık ve bu mutlu günde yanımızda olsun istedik.
İyi yapmışsınız aras.
Eee hadi masaya geçelim.
Hadi de benim komutanım nerde?
Arabadan telefonumu alıp içeri yürüdüm. İçeri girdiğimde cenk tamda komutanım nerde diyordu? Burdayım cenk komutanını bu kadar özlediğini bilmiyordum.
Herkes sesin olduğu tarafa döndüğünde ben arkama dönüp sese baktığımda ben böyle bir zariflik ve softluk görmedim.Giydiği siyah elbise üstüne cuk oturmuştu, makyajı ve saçı tam ona yakışır şekilde yapılmıştı ve hırkası ve ayakkabısına gelemiyorum çünkü ayakkabı boyuna boy, hırka ise softluğuna softluk, güzelliğine güzellik katmıştı. Ve o, o kadar naif duruyordu ki gerçekten üçü arasında en güzeli o olmuştu. Ve o lavanta kokusu kendimi lavanta tarlasında hissettiriyordu. Noluyor lan hayırdır gönül işlerine mi başladı kuzey komutan bakıyorum da en güzeli felan işi götürüyorsun. Sende sus her zaman devreye girmezsin. En güzel noktada giriyon sus.
Ohaaaaa çok güzel olmuşsun.
Cenkcim ağzının salyaları akıyor lütfen ağzını kapat.
Yalan mı göktuğ?
Yalan değil.
Eeee o zaman. Çekilin diyerek miraya kolumu uzattım. Benim güzel kardeşim bunları bırak gnel birlikte geçirelim bugünü.
Bana uyar abi. İçeri girerken yüzbaşını gördüm kim çağırdı onu?
Ben çağırdım. Sorun mu var?
Ne bağırıyon cenk malmısın?
Pardon biraz heyecanlandım.
Neye heyecanlandın acaba? Tam ağzını açıcaktı tam sus. Bişey patlatıcan yoksa.
Tamam komutanım.
Sen mira diyemiyon mu görev dışında?
Siz niye kuzey komutanımıza yüzbaşı diyorsanız ondan size böyle davranıyorum.
Ağzıma lafı tıkayınca sustum. Neyse nereye oturuyoruz abi?
Buranın balkonu var şurası ve herşeyi oraya ayarladılar ve bence sen karşıma otur.
Tamam olur. Biz geldiğimizde çiftler yanyana oturmuştu. Bu yüzden cenk'in karşısı boştu bide göktuğ'un karşısı yani benim solum boştu. Bir tek oturmayan o kalmıştı oda cenk' in karşısına oturmak yerine benim yanıma oturdu. Birazcık içim kıpırdamaya başlamıştı neydi bu duygu derken yemekler gelmeye başladı.
Rahatsız olduys-
Hayır rahatsız olmadım. Herkes gibi işte iki arkadaş misali oturdun. Niye böyle bir cümle kurdun ki?
Ben oturduğumda yanakların kızardıda ondan dedim.
Ne öyle mi olmuş? Şey ben böyle şeylerde olur olmadık şekilde kızarırım da ondan senden dolayı değil. İnanmayan gözlerle bakarken o bakışı abim kesti.
Mira al bu senin tabağın ye hepsini.
Mirza abim böyleydi. O bu timde en çok beni severdi beni kız kardeşi olarak görür ve bana iyi davranırdı sağlığımı düşünürdü. Ve şimdide önüme bir tabak verdi ve içinde bir kaşık salata bir dilim pizza, altı tane yaprak sarma, bir kaşık kısır, bir tane mercimek köfte ve altı tanede köfte koymuştu. Gözlerimi tabağımdan aldıktan sonra ona baktım çok değil mi?
Çok zayıfsın az kilo alıversen ölmezsin. Ye hepsini. Hep farkediyorum doktor ne dedi az biraz yemek yesin dedi.
Doğru söylüyor mirza ye hepsini.
Ayy birdi iki oldunuz eee tamam yemeye çalışıcam. Biz bu konuşmalarla vakit geçirirken herkes sohbet edip yemeğini yiyordu. O sırada göktuğ ile mirza abim konuşmaya başlamasını fırsat bilerek ayağımın altında olan kediye köftelerimden veemeye başladım. O sırada yüzbaşına yakalandım.
Mira kediye köftelerini veriyordu. Ne yapıyorsun diye kaş göz yaptım. Oda anlar gibi cevap verdi.
Doydum ve kedi de miyavlıyordu ona vereyim dedim.
Mira napıyorsun?
Abi şey çatalımı düşürdüm de onu alayım dedim bulamıyorum.
Yalan söyleme kediye veriyorsun dimi?
Yok ben verdim köftemden o sadece benim verdiğim köfteleri kediye veriyordu.
İyi öyle olsun. Bide söyleyelim de sana çatal getirsinler mira.
Kafamı ona döndürüp teşekkür ettim evet saçmaydı. Benim ona teşekkür etmem ama en azından azardan yırtmıştım ve şuanlık onunla tanıştığıma memnundum. İlk gün olmasada şuan memnundum.
DİKKAT OKUMADAN GEÇME.
İlk bölüm sonu bu en uzun bölüm ilk bölüm diye uzun tuttum daha akıp gidicek ama bende bir bölümün çok uzun olmasını sevmiyorum. Bu yüzden diğer bölümler bundan daha kısa olucak belki uzunda olabilir ama kısa tutmaya özen göstericem.
Ve yorumlarınızı bekliyorum. Karakterler hakkında yorumlarınızıda bekliyorum.
Şimdiden tüm okurlar iyi okumalar.
✨Bölüm bitişi:06/01/2024✨