Kıvılcım

By aynurs_1

201K 5.3K 132

Alihan Arslanoğlu...Tüm Mardin'in korktuğu,sert fakat bir o kadar da adaletli, hakkaniyetli genç bir adam. Ne... More

Giriş
Çekişme
Avukat Hanım
Buluşma
Nişan
Hazırlık
Düğün
Aynı evde
Nefret
Güller
En nadide çiçek
Fatma Hanım
Bağ
Otel
Şirket
Yeni Başlangıç
İtiraf
Kaza
Birlikte aşmak
Yeniden
Barıştırmak
Düğün
Bir olmak
Yeni üye
Kutlama
İlan
Korku
Gerçek
Nişan
Dolma meselesi
Davet
Sürpriz
Heyecan
Alp&Ceylin 👰‍♀️
Evrenin sonsuzluğu kadar
Asiye&Gökhan
Tehlike
Kaybetme Korkusu
❤️
Hesaplaşma
Cinsiyet
Karakter
Küçük Kız
Aile olmak
Yiğit Efe Arslanoğlu
Kavuşmak
Özlem
Ben Sözümün Eriyim
Evimiz
Marifetler
Zaman
Fena&Felaket

Bırakmak

3.5K 87 1
By aynurs_1

Neva Gökçe'den
Alihan'ın göğsünde uyandım. Her zamanki yerimde. Onun sayesinde her şeyi göğüsleyebildim, onun sayesinde ayakta durabildim. Benim limanımdı o. 2 ay öncesine kadar yüzünü görmek istemiyorken şimdi bir an olsun yanımdan ayrılsın istemiyorum. Hep kokusu burnumda olsun, hep sesini duyayım, hep tenini hissedeyim istiyorum. İlk defa yaşıyorum bunu. İzledim onu uyurken uzunca bir süre. Saate baktığımda 9'a geldiğini gördüm. Elimi kaldırdığımda parmağımdaki tek taş çarptı gözüme. Yeni bir tane almıştı evlilik teklifi edecek diye, her şey tam, her şey benim isteğime göre olsun istiyordu.
Alihan'ın çenesine dudaklarımı bastırdım. Küçük bir öpücük kondurdum. "Aşkım?" "Hmm" "Kocacığım?" "Hmmm" "uyan artık Alihan" diye sızlandım. "Ne güzel gidiyorduk böyle yavrum? Niye Alihan'a döndük?" "Uyanmıyorsun çünkü." "Belki de bu güzel sözlerini duymak istiyorumdur?" Diyerek tek kaşını kaldırdı. Kıkırdadım bu surat ifadesine. "Yeterince güzel sözler sarf ettiğimi düşünüyorum kocacığım." "Hmm..öyle demek" diyip beklemediğim anda üstüme çıkıp gıdıklamaya başladı. Gülmekten nefes alamıyordum. "A-Alihan d-dur. Nefes alamıyorum." Dedim kahkahalarımın arasında. Durup küçük bir öpücük kondurdu dudaklarıma. Alihan'ın telefon sesiyle yatağa oturdu ve komodindeki telefonuna uzandı. "Efendim Melahat Hanım?" Konaktan arandığını anlamıştım. Kaşlarını çattı. "Tamam" diyip düz bir sesle kapattı telefonu. Ama yüz ifadesi çok kötüydü. "Alihan? Bir şey mi oldu?" "Annem.. odasında ölü bulunmuş." Ağzım açık kalmıştı. Nasıl bu kadar sakindi? Şokta mıydı acaba? O kadın için ağlamayacaktım ama sevdiğim adamın annesiydi sonuçta. "Alihan iyi misin? Korkutuyorsun beni." "İyiyim güzelim." Deyip alnıma bir öpücük kondurdu. "Hadi gel kahvaltımızı yapalım. Sonra da ben şu cenaze işlemlerini hallederim." Dedi sakince. Hala bu sakinliğini anlamlandıramıyorum. "Sevgilim hazırlanıp çıkalım direkt." "Hayır hazırlanacağız, kahvaltımızı yapacağız ve çıkacağız." Kafamı salladım. Üstüne gitmedim. Kafamı salladım sadece. Lacivert bir pantolon ve bej rengi bir kazak aldım dolaptan. Bir de şal aldım başıma örtmek için. Unutmamak adına çantamın yanına bıraktım.
Alihan da hazırlanınca aşağı indik. Merdivenlerden inerken elimi sıkıca tutmuş ve bırakmamıştı. Kızlar aşağıda kıpkırmızı gözlerle bizi bekliyorlardı. "Abi annem..." dedi sadece Ceren. Melahat Hanım tüm çocukları aramıştı. Alihan üçünü de kolları arasına almıştı. Kızların iç çekişleri duyuluyordu Alihan'ın kollarındayken. "Şşt ağlamak yok." Dedi Alihan. Üçünün de saçlarından öptü. "Hadi kahvaltımızı yapalım, sonra sizi konağa bırakayım. Şimdiden söylüyorum yok abi canım istemiyor, yok yiyemem kabul etmiyorum." Dedi Alihan.Kahvaltımızı yaptık. Alihan'ın sakinliği beni korkutsa da üstelemedim. Sadece elini tutmak istiyorum. O nasıl bana destek olduysa, ben de ona desteğimi hissettirmek istiyorum. Arabaya bindiğimizde bir eli yine elimde, diğer eli direksiyondaydı. Hiç konuşmadık. Sessizlik hakimdi hep. Beni konağa bıraktığında Asiye çoktan konağa gelmişti bile. Gökhan'ın gözleri dolu doluydu çaktırmamaya çalışsa da. Alihan elini omzuna koydu Gökhan'ın. "Hadi gel işlemleri yapalım." Dedi. Alihan gitmeden önce elini belime koydu. "Güzelim, kızlar yengemle sana emanet." Deyip alnıma bir öpücük kondurdu. Başımı salladım. İçeri geçtiğimizde oturduk koltuklara. "Yenge siz nasıl dayandınız?" diye sordu Elif. Derin bir nefes aldım. Asiye'yle birbirimize baktık. "Geçiyor. Alışıyorsun sadece." Diyebildim. Ne diyebilirdim ki? Hiç kolay değildi.
"Geçecek yengecim." Dedi Asiye. Sarıldık beşimiz de birbirimize. Ceylin daha dirayetli durmaya çalışıyordu, kendini onların ablaları olarak görüyordu çünkü. "Ceylin'im?" Dedim saçlarını okşarken. Bana cevap vermeden baktı. "Ağla yengecim, tutma içinde."dedim. "Ağlamak istiyorum ama ağlayamıyorum." Dedi omuzlarını silkerek. Ne kadar böyle durduk bilmiyorum ama Alihan ve Gökhan'ın eve gelmesiyle ayaklandık hepimiz. "İkindi namazından sonra cenaze kalkacak. Bekletmeyelim istedik." Dedi Gökhan. Başımızı salladık hepimiz. Alihan konağa girilmesini istememişti. O yüzden camide duayı okutup yemek dağıttıracaktı. Asiye'ye kaş göz edip mutfağa çağırdım. Kimse istemese bile, biraz kahve yapmak istedim. "Asiye Alihan çok tepkisiz. Hiçbir şey olmamış gibi davranıyor." "Şuan kardeşlerinin de sorumluluğunu aldı Gökçe. O yüzden güçlü durmaya çalışıyor." "Hayır sonra çok kötü patlayacak diye korkuyorum. Gökhan nasıl sence?" "Yani o da güçlü durmaya çalışıyor ama ilk öğrendiğinde çok ağladı." Neva Gökçe derin bir nefes verdi. Kahveleri yapınca içeri geçtiler. Bir kısmını da Asiye aldı kahvelerin. "Sağol güzelim." Dedi Alihan kahvesini alırken. Neva gülümsedi sadece. Kızların da kahvesini verip Alihan'ın yanına oturdu. Yanımda oturan Ceren'in gözleri halının desenlerinde takılı kalmıştı. Hafifçe omzuna dokunduğumda irkildi bir anlık. Yavaşça kendime çektim. Göğsüme yaslandı. "Yenge nefesim daralıyor." Dedi sadece. Bir şey diyemedim. Ben de öyleydim çünkü. Saçlarına bir öpücük kondurdum.
Kahveleri içtikten sonra camiye gitmek için yola çıktık. Ceylin, Ceren, ben ve Alihan aynı arabada; Elif, Asiye ve Gökhan aynı arabada gitmiştik. Sela verildikten sonra erkekler mezarlığa gittiler defnetmek için. Biz de camide kalmıştık birazdan dua okunacaktı.
Dua sırasında kızları sakinleştirmek en zoruydu. Alihan ve Gökhan, kızlara öyle sahip çıkıyorlardı ki. Alihan gözümde daha da yücelmişti. Duadan sonra yemek dağıtılmış, biz de kendi evlerimize geçmiştik.
Hepimiz sessizce salonda otururken Melahat Hanım bize yemek hazırlamıştı. "Kızlar azıcık yiyin bari." Dedi Gökhan. Bunları daha yeni yaşadığım için yemek konusunda üstlerine gidemiyordum. İnsanın boğazı düğümleniyor, midesine yumru oturuyor çünkü.
Gökhan ve Alihan'ın zoruyla bir şeyler yemişlerdi. Sofra toplandıktan sonra oturduğumuzda "Abi şimdi ne olacak? Ne yapacağız?" Diye sordu Ceylin. "Şimdi abim, ne zamandır planım olan şeyi yapacağız. Siz üçünüz buraya taşınacaksınız artık." "Yengem kabul eder mi ki?" Diye sordu Neva'ya bakarak. "O nasıl söz Elif? Siz benim ailemsiniz, kabul etmek ne demek?" Dedim sarılırken. Şuan yalnız hissediyordu. Çok iyi biliyorum bu hissiyatı. "Bizi bırakmadığınız için çok teşekkür ederiz." dedi Ceren de diğer tarafımdan sarılırken. Kucakladım ikisini de. "Ne demek yalnızlık? Sizin iki abiniz iki yengeniz var. Hem bizim evimizde de yeriniz hazır. Ne zaman isterseniz bir kapınız daha var." Dedi Asiye.
Yazar'dan
Kızlar yengelerinden yana da abilerinden yana da çok şanslı hissediyorlardı. İyi ki varlardı. Kızlar da anneleriyle anlayamazlardı. Çocukluklarında çok döverdi anneleri onları. Hata yaptıklarında günlerce aç bırakırdı. Babalarının geleceği saati iple çekerdi çocuklar. Babaları, annelerinin veremediği şefkati tamamlamaya çalışırdı evde olduğu sürede.
"Biz kalkalım artık." Dedi Gökhan. "Kalsaydınız biraz daha" dedi Neva. "Gökhan çok yoruldu canım. Kalkalım artık. Yarın şirkette görüşürüz." Dedi Asiye. Neva "görüşürüz" deyip sarıldı Asiye'ye. Kızlar da odalarına çekilmişti. Alihan ve Neva da odalarına çıkıp uyumuşlardı bile.
Sabah ilk Neva uyandı. Aşağı indiğinde Nazan Hanım "günaydın Gökçe hanım. Nasılsınız?" "İyiyim Nazan hanım çok teşekkür ederim. Menemen yapacaktım da ben." "Ben yaparım Gökçe Hanım siz zahmet etmeyin." "Yok bu sabah ben yapayım" diye ısrar edince Nazan Hanım bir şey demeden peynirleri kesmeye devam etti. Menemen hazır olduğunda yukarı çıktı tekrardan. Alihan'ın yüzüne bir öpücük koydurduğu an Alihan gözlerini açmıştı. Çok kötü bir uyku uyumuştu. "Günaydın aşkım. Hadi kahvaltı hazır. Kızları uyandırmak konusunda kararsız kaldım ama." Dedi Neva. "Günaydın yavrum.Uyandır uyandır. Bugün şirkete gelmesinler ama kahvaltılarını gözümün önünde yapsınlar. Hatta senden ricam senle yengem de gelmeseniz bugün? Kızlar tek kalmasın." "Sen nasıl istersen sevgilim." Öpücük kondurdu Neva'nın alnına ve kalkıp lavaboya girdi. Neva da o sırada telefonunu eline alıp Asiye'yi buldu.
Neva: kuzum günaydın. Alihan bugün kızları işe göndermiyormuş. Yengemle sen de gitmesen dedi. Ben bugün işe gitmiyorum sen ne yapacaksın?
Çok geçmeden cevap geldi.
Asiye: Gökhan da gitme dedi canım. Size gelirim kahvaltıdan sonra.
Neva: bize gelin kahvaltıya
Asiye: hazırlanmış kuşum bizde. Yiyip gelirim kahve içeriz.
Neva: tamamdır.
Ceylin'in odasına gitti önce genç kadın. Uyuyordu. Yatağın kenarına oturdu Neva. Saçlarını okşadı. "Kuzum" diye seslendi yumuşakça. Ceylin gözlerini araladı. Böyle uyandırılmamıştı hiç. Genelde alarmıyla uyanırdı. Ya da annesi bağırış çağırış uyandırırdı onu. "Hadi uyan artık fıstığım. Abin kahvaltıya bekliyor." Kafasını sallayıp doğruldu yatakta. "Ben diğerlerini de uyandırayım. Aşağıda buluşuruz." Dedi odadan çıkarken. Sonra hemen yanda Elif'in odasına girdi. "Benim güzelim, hadi uyan." Dedi aynı şekilde saçlarını okşarken Elif'in de. Elif hemen doğrulmuştu. Başını salladı yavaşça. Ceren'in odasına girdiğinde ise mırıldanmalarını duydu. "Anne...biraz daha kal. Söz veriyorum uslu biri olacağım. Bir daha dövme beni." Diye yarı anlaşılır yarı anlaşılmaz sayıklıyordu. Terlemişti de. Neva hemen yanına gidip saçlarını sevdi genç kızın. Aralarında en küçüğü o olduğu için en çok yıpranan o olmuştu. "Ceren'im..Kabus görüyorsun fıstığım uyan hadi." Dedi sakince. Gözlerini açtı Ceren. "Yenge?" "Benim canım." Ceren, Neva'nın beklemediği bir anda doğrulup beline sarıldı hemen. "Yenge yalvarırım sen de gitme." Neva sardı onu. "Şşş..Kimse bir yere gitmiyor. Ben hep sizin yanınızdayım." Dedi sakince. İç çekerek ağlıyordu Ceren. Bir süre öyle kaldılar.
Alihan aşağı indiğinde göremeyince Neva'yı aramaya başladı evin içinde. Ceren'in odasının önünde ise sesleri duymuştu. Yavaşça girdi içeri. Güzel kalpli karısı, kardeşine sarılmış sakinleştiriyordu. İç çekti Alihan. Kendisinin içi annesine karşı soğumasa da, kız kardeşleri daha hassastı. Anneleriyle paylaşmak istedikleri daha farklı şeyler olabilirdi ve bunların hiçbirini yaşayamadılar diye düşündü Alihan. Boğazını temizledi fark edilmek için. "Abi?" "Abi ya küçük hanım. Karımı aldın bırakmıyorsun." Diye takıldı Alihan Ceren'e. Zoraki gülümsedi Ceren. Ceren'in diğer yanına da Alihan geçti. "Abim. Sizi hiçbir zaman bırakmayacağız, söz veriyorum." Dedi alnına bir öpücük kondurup. "Ama şimdi kalkmanız lazım ve kahvaltı yapmamız lazım. Bak biraz aç kalınca bayılıyorsun Ceren ve ben bundan korkuyorum abim. Hem karım bize mis gibi menemen yapmış soğuttunuz menemeni. Şimdi yeniden ısıtılacak." Dedi sonlara doğru Ceren'e takılıp saçlarını karıştırırken.
Ceren yataktan çıktığında Neva da rahat hazırlanması için çıktı odadan. Ceylin ve Elif de inmişti. Menemeni Nazan Hanım masaya getirdiğinde çayları da doldurmuştu. "Hadi bakalım. Size menemen yaptım." Alihan Neva'nın elini yakalayıp öpücük kondurdu. "Ellerine sağlık." "Afiyet olsun." Diyip gülümsedi Neva. Kahvaltılarını yaptıktan sonra Neva Alihan'ı şirkete gönderdi. Kızlarla biraz sohbet etmek için salona geçtiler. O sırada Asiye de gelmişti. "Hoşgeldin" deyip sarıldı Neva Asiye'ye. "Kızlar nasıl?" Diye sordu fısıldayarak. "Eh işte." İçeri geçtiler. "Nazan hanım bize kahve yapar mısınız?" Diye seslendi mutfağa. Olumlu cevap alınca o da oturdu koltuğa.
Alihan şirkete geldiğinde odaya girdi. Kendine bir kahve isteyip ceketini dilsiz uşağa astı. O sırada kapısı birden bire açıldı. Kaşlarını çattı Alihan. "Abi!" Dedi göz yaşlarının arasında Gökhan. "Oğlum ne oluyor?Geç otur şöyle." "Abi ben bir şey öğrendim." Alihan sehpadaki sürahiden su doldurup Gökhan'a uzattı. "İç şu suyu da sakin sakin konuşalım." Dedi Gökhan'ın bardaktaki suyu içmesini beklerken. "Abi babamı annem öldürmüş." Kaşlarını çattı Alihan. "Nasıl?Annem mi?Babam kalp krizinden öldü ya oğlum biliyorsun." Dedi Alihan şaşkınlıkla. "Abi evin eski çalışanlarından Aslı'nın elinde kayıt varmış. Yıllarca annemi bu kayıtları yaymakla tehdit ederek para almış. Şimdi ölünce de bize attı." Diyip mailinden gelen videoyu açtı. İzlerken Alihan gözyaşlarına hakim olamamıştı. Videoda annesi günlerce babasının yemeğine,içeceğine ilaç katmış, birkaç gün sonra uykusunda kalp krizi geçirerek ölmesini sağlamıştı. İki erkek de tutamamışlar kendilerini ağlıyorlardı. "Ben dün bu kadın için göz yaşı döktüm lan.Önce babam sonra yengem. Yengeme vuran da oymuş biliyor musun?Yengem Asiye'ye söylemiş ama tembihlemiş yine de kimseye söyleme diye. O da dayanamadı dün söyledi bana. Ben,kardeşlerim biz bu kadın için gözyaşı döktük!" Diye bağırdı Gökhan. Alihan yine tepkisizdi. Sadece sicim gibi akıyordu göz yaşları.
"Yürü gidiyoruz." Diye kalktı Alihan. "Nereye abi?" "Erkek erkeğe kafa dağıtalım biraz. Artık kaldıramıyorum amına koyayım." Gökhan da ayaklandı.
Çıkarken saat 16.00'ydı. Telefonunu alıp Neva'yı buldu. "Gökhan'layım. Akşam gecikiriz." Yazmıştı.
Neva çok geçmeden mesajı okumuş,Asiye'ye söylemişti. Gökhan gelene kadar Asiye de onunla olacaktı.
"Bir şey mi oldu acaba?Gökhan'ın huyu değildirp böyle." Dedi Asiye. "Bilmiyorum ki." Deyip omuz silkti. Yemeklerini yemişler,kızlar biraz daha açılmışlardı. Sohbet ettiler uzun uzun. Gece yarısını geçtiğinde kızlar uyumak için odalarına çıktılar. Asiye ve Neva da hala kocalarının eve gelmesini bekliyordu.
Gece 2 civarı kapıda tıkırtı duymasıyla ayaklandı Neva. Karşısında iki tane kör kütük sarhoş adamı beklemiyordu. Asiye de koştu kapıya. "Ne bu haliniz!" Diye söylendi Neva şokla. Asiye Gökhan'ın eve girmesine müsade etmeden kolunun altına alıp evlerine yürüttü. Neva ise Alihan'ın kolunun altına girip salona koltuğa yürüttü. Oturttu. "Aşkım neden bu kadar içtin?" Dedi Neva. "Yoruldum. Hem de çok." Dedi ağzı kayarken. "Sen uzan ben bir kahve yapayım sana." Neva sert bir kahve yaptı,Alihan'ın önüne koydu. Alihan hiçbir şey söylemeden kollarına beline sarıp başını Neva'nın göğsüne koydu. Çocuk gibi sığınmak istedi. Neva ise saçlarını okşamaya başlamıştı. "Neyin var sevgilim?Korkuyorum." "Annem dediğim o kadın.." dedi sesi titremeye başlarken. "Babamı o kadın öldürmüş." Gözyaşları Neva'nın göğsünü ıslatmıştı bile. "Annem hiçbirimizi sevmezdi. Bunu da hissettirirdi. Bize eziyet etmek için doğmuş resmen. Bir gün 6-7 yaşlarındayım. Oyuncak arabamı biraz sert ittirip kırdım yanlışlıkla. Üzüldüm. Annem görünce bir tokat attı bana. Babam da o zamanlar işlerini yeni kurmuş, sık sık şehir dışına gidiyor kendini tanıtmak için. Babam gelene kadar 3 gün boyunca beni odama kilitleyip aç bırakmıştı." Neva dehşet içindeydi. Bir anne nasıl yapabilirdi ki? "Ben dayak yemeye alışıktım da Gökhan'ı da Ceylin'i de Elif'i, Ceren'i hepimizi çok döverdi. Gökhan'ı elinden almaya gücüm yetmezdi,küçüktüm. Ceylin'e de yetemedim bazen. Bir de babama söylemememiz için tehdit ederdi. Yüzümüzde,babamın görebileceği bir yerde yaramız falan olursa yalan söyletirdi. Küçüğüz tabi.Ama bir gün Elif 8 yaşında falan. Ben de işte 14-15 yaşlarındayım. Artık canıma tak etmiş,her gün kardeşlerimin ağlamalarını duyuyorum. Bir gün okuldan geldim. Elif'e vuruyordu. Aldım elinden. Bir daha dedim,kardeşlerime el kaldırırsan,yemin olsun babama söylerim evden attırırım seni dedim. Bu ona en büyük tehditti. O bizi,babamı falan değil konağı seviyordu çünkü. Biz de zaten onun güvencesiydik sadece.Sonra bir daha dövemedi." Tüm içini döküyordu Neva'ya. Yaralarını gösteriyordu. Neva, Alihan'ın saçlarına öpücükler kondurdu. "Bir insan,anneyi de geçtim,bir insan nasıl bu kadar kötü olabilir Neva'm? Babam bizi çok severdi. Sanki annemin bizi sevmediğinin farkındaymış gibi, annemin açıklarını hep kapatmaya çalışırdı. Babam bunları hak etmedi." Dedi. Normalde söylemeyecekti de sarhoşlukla ağzından kaçırarak "annemin sana vurduğunu bana neden söylemedin?" "Annenle aranı açmak istemedim." "İlk bana gelmen lazımdı." Cevap vermeden konuyu değiştirdi. "Alihan,uyu sevgilim." Odaya çıkaramazdı. Koltuğa uzandı ikisi de.

Yeni bölüm geldiii :) vote ve yorum yaparsanız çok mutlu olurum :))

Continue Reading

You'll Also Like

707K 28.2K 81
Tamamen hayal ürünüdür.
634K 55.2K 40
Hayatın ne getireceğini hiçkimse bilemezdi. Yüzleştiği ihanetin sonucunda yıllarını içeride yitirmiş bir adam özgürlüğüne kavuştuğunda karşılaşacağı...
361K 7.6K 60
Kimi hikâyeler bir tesadüfle başlar, kimi kaderin ince ince ördüğü bir ağla... İşte bu kitap, geçmişin acı izleriyle yaşayan genç bir kadının, karanl...
572K 13.4K 30
Elona, Atina'ya kaçtığını sanıyordu. Oysa Atina onu çoktan seçmişti. Atina... Günahların sahne aldığı, sırların fısıldandığı şehir. Elona burada sade...
Wattpad App - Unlock exclusive features