sonunda sakalımız var (sınıf)
mark:
SUKUR KIMYA SINAVI BITTI.
ARKADASLAR IKI DERS SONRA INGILIZCE SINAVI VAR TMM MI
kazuha:
tmm
mark:
VE TEST COZUYODUM CIKABILECEK SORULARA KARSI SIKLI SORULAR (henuz uc tane var a b c olarak ortaokul seviyesine gecememisim ne alakaysa🙄🙄)
jake:
mark olmaz oyle
cok yorma kendini kankam
mark:
of yaptik iste bir seyler neyse
SONRA ONUME BI SIK CIKTI DEDIM AMAN ALLAHIM
CONGRATULATIONS NASIL OKUNUYO
ryujin:
kongırıcileyşıns
niki:
esas bu nasil okunuyor amk
heeseung:
lan bunun a b c sikli bi seviye kitabinda olmasini sorgulayın aq
eunchae:
sikli mi
heeseung:
sikli mi
yunjin:
sik falan demezseniz yalniz hani kizlar falan var
niki:
ozur dileriz yunjin baci
ingilizce klavye biliyosun.
yeonjun:
bir saniye
jake nerdesin sen
jake:
bahcedeyim kanka noldu
yeonjun:
yan siniftan bi cocuk geldi sinifa
iste dedi jake kim falan
jake:
ee
yeonjun:
sonra iste o sirada ryujin siniftan cikiyodu
karsi karsiya geldiler cocuk diyo jake siz misiniz
jake:
amk ne
ryujin ne dedi
yeonjun:
sence ben miyim dedi gitti amk
ne diyebilir sence
jake:
kim ki
yeonjun:
bilmiyom
uzun bir seydi
jake:
sag ol kanka bu bilgiyle hemen bulup geliyorum
yeonjun:
rica
yunjin:
nıkı bana bak cabuk
niki:
he canim noldu
yunjin:
su gerızekalı arkadasına soyle baskette olan
bır daha eunchae'ye 'ben senın babanı tanıyorum, gel senı babana gotureyım' tarzı seyler demesın yemın ederım cok kotu olur
sunghoon:
PUAHDKFOQOXIFIW
NE
niki:
oglum oyle mi demis
ben cikolata desen yeter demistim
sunoo:
ne
niki:
heSEY YANI
CIKOLATA VER BIRAK KIZIN PESINI
OLAYI TATLIYA BAGLA MANASINDA
OF HEMEN UZERIME GELMEYIN TMM YETER COK KOTUYUM
jay:
sus niki bir saniye
JUNGWONN guzel gun isigimm benim
kimya sinavim fena gectii
jungwon:
sevindim jay
jay:
fena derken fena kotu anlaminda
heeseung:
ona sevinmistir zaten aq
guzel gecmesi durumunda iskillenirdi zaten
jay:
kiriyosun.
NEYSE HAYATIM BENIM INGILIZCEM SUPER
calistirayim mi seni??
jungwon:
yok jay teşekkürler
jay:
ama niye ya
sunghoon:
kanka jungwon a kurunda
sen d
belki o yuzden olabilir hani tahmin yurutuyorum sadece
jay:
yurutmeyin kardesim.
neyse sen calistirir misin o zaman beni jungwon??
jungwon:
jay çalıştır beni diye yanıma geliyorsun beni izlemekten yapamıyorsun bir şeyi
hayır yani çalıştırmamı isteyen bir sürü kişi var
boşuna zaman kaybediyoruz sonra
jay:
BOS MU
seni izliyorum ne demek bos💔💔💔
kirdin beni papatyam
gonlumu alman icin yanina geliyorum
jungwon:
kardeşim bi sal
mark:
oha
yeosang:
yuh yanı zorba ya
jay:
kirdin bu sefer
kardesim ne demek ya
jungwon:
jay zaten sınavlar var gerginim
bi dur ya
jay:
tamam hayatimmm tamam
sunghoon:
sundan daha enayi bi insan??
heeseung:
gorebilir misin sence
sunghoon:
yok
huening kai:
olmaz tabii
niki:
BEOMGYU KOS
LAN BEOMGYU
@beomgyu
yeonjun:
sinifta degil
harbiden nerde o
daha kimya sinavina dort ders kala gitmisti
huening kai:
gelmedi daha bilmiyorum nerde
yeonjun:
sen ne dıyecektın niki
niki:
kasar taehyun arka bahcede agaclarin arasinda oturuyo
yaninda da biri var
onu dicektim beomgyu'ya
huening kai:
beomgyu ne alaka
niki:
taehyun sizi sikayet ettikten sonra beomgyu ugrasiyodu onunla
o yuzden her anini haber veriyorum
ugrasir diye
heeseung:
dikkat etsin de fazla ugrasmak ask yapmasin
sunghoon:
FENA KATILDIM BUNA
mark:
+'ladim
yeonjun:
cok sarar bu arada he
yunjin:
sacmalamayın oglum
beomgyu hep ugrasiyo milletle
huening kai:
yani evet dogru
niki:
BIZIM GRUBUMUZUN ADI BOSUNA SAKALIMIZ YOK KI BIZI DINLESINLER DEGIL KIZLAR.
o yuzden siz yoksunuz
kazuha:
ne alaka abi
niki:
sus ya
LANNNNN
jake:
noldu
niki:
VAYY KASAR BEOMGYU
ARKA BAHCEDEKI OYMUS AMK
yeonjun:
NE
niki:
yere bakan yurek yakan senii
camdan gozetliyorum. gelismeleri haber veririm.
huening kai:
vermis mi
sunghoon:
amk
huening kai:
ufak bi merak canim yani siz de
niki:
susun odaklaniyoruz surda
ryujin:
iki ders sonra sinav var ugrastiginiz seylere bakin ya
niki:
taehyun ve beomgyu arka bahcede agaclarin arasinda ne yaptiklarini tam goremiyorum ama bir seyler yapiyolar bundan daha onemli ne var??
ryujin:
SAKA MISIN
mesajları tam okumamıstım.
KAY YANA GELIYORUM
****************************
"Bak şimdi sen sayısalcısın diye anlamıyorsun ama basit abi. You are, She is ya da he. I am. Hani kolay bunlar." dedim ağzımdaki kalemin ucunu ısırarak. Taehyun kitaba bakan bakışlarını bana dikerek alttan bir bakış attı, kalemini ısırdığım için rahatsız olmuş olmalıydı. Omzumu silkerek ısırmaya devam ettiğimde gözlerini devirdi ve sesli sayılabilecek bir nefes verdi. Şahsen ben duymuştum yani??
Islık çalarak ağzımdaki kalemi çıkarttım ve uzun sayılabilecek saçlarıma elimi geçirdim. Alnıma düşen ön tutamları geriye doğru tarayarak arka kısmı salladım ve kıkırdadım kendi kendime. Taehyun sesimle birlikte bana baktığında "Oğlum çok havalı değil miyim ya?" diye sormaktan alıkoyamadım kendimi. Taehyun sabır dilercesine dudaklarını birbirine bastırarak döndü önüne. Rahat etmek için bacağına koymuş olduğum ayaklarımı kıpırdattım ve "Tamam saklama gülümsemeni bakmıyorum ben." diyerek uğraşmaya başladım.
"Ya ruh hastası, niye gülecekmişim?" diyerek karşılık verdiğinde dudağımı büzdüm. Bakışları saniyelik olarak oraya kaydı, ardından tekrardan gözlerime baktı ve kitabına geri döndü. Alnıma dökülen saçlarımı rahatsız olmuşcasına geriye doğru tekrardan tararken onu cevapsız bırakarak bahçeye çevirdim bakışlarımı. Eh, onun da çok umrunda değildi zaten bu durum.
Tekrardan ıslık çalmaya başladım ve görülen okula çevirdim bakışlarımı. Biz ağaçlık alanda kaldığımız için fazla görülmezdik, dikkatli bakılmadığı takdirde. Fakat burdan pencereler net görülüyordu. Sınıfımızı ararken kıstım gözlerimi, bakışlarım en üst katın bir altına çevrildiğinde ise dizilmiş olan dört kişiyle sırıttım. Niki tam ortada buraya doğru el hareketi çekiyordu, onun yanındaki Ryujin dikkatli bakmak için gözlerini kısmıştı. Niki'nin sol yanında duran Sunoo bir şeyler diyerek bizi incelerken, hepsinin arkasında duran Yeonjun ve Huening Kai ise bir şeyler konuşuyordu buraya bakarak.
Hepsinin dizilip bizimle ilgilendiğini görünce sırıtarak el salladım. Anında hareketlenme olurken Yeonjun'un bana sövdüğünü anladım. Huening Kai gülerek cama hohladı ve bir şeyler yazmaya çalıştı ancak bu kadar mesafeden o kadar göremiyordum. Ryujin ve Sunoo tepkilerini bozmazken, Niki işaret parmağını bana doğru sallayarak sırıtmıştı. Cidden, gerizekalılardı.
Onlara hafifçe güldüm ve önüme dönerek ofladım. Başımı geriye atıp gökyüzünü incelerken saçlarım yana dökülmüştü, önümde bir engel yoktu yani. Bir yandan da sıkıntıyla bacağımı sallamaya başladım. Taehyun bundan rahatsız olmuş gibi elini bacağıma koyarak beni durdurdu, zaten bacağının üzerinde durdukları için ne yazık ki sallamayı bıraktım. Başımı kaldırdım ve ortamızda duran defterlere bakış atıp saçımı yine düzelttim.
Bu sırada Taehyun beni izliyordu, gözlerini devirdi ve birden yüzüme doğru uzandı. Ani hareketiyle kaşlarım çatılırken geriye doğru gitmeye çalıştım refleks olarak. Fakat o, buna izin vermeyip yerimde sabitledi beni. "Bir saniye rahat duramaz mısın? Sadece bir saniye." Cümlesiyle kollarımı önümde bağladım ve ne yapacağını beklemeye başladım. Kalem kutusuna dönerek bir şey aramaya başladı.
Aradığı şeyi bulmuşcasına gülümserken, kalem kutusundan iki tane lastik toka çıkartarak tekrardan bana doğru eğildi ve önümdeki saç tutamlarını alıp geriye doğru yatırmaya başladı. İki yandan da gerdirdiği saçlarımı arka taraftaki saçlarımla buluşturunca gülümsedi ve tutamlarını ayırmaya başladı eşit şekilde.
Bir tarafını serbest bırakırken, diğerini sıkıca eliyle tuttu ve yerinde doğruldu. Kalkacağını anlarken bacaklarımı çektim. O da saçımı bırakmadan nazikçe yanıma geçti ve saçımın o kısmını alttan bağladı. Salık bıraktığı kısmı da eline alıp düzeltirken aynı şeyi ona da yaptı. Kıkırdadığımda ise geri çekilerek birkaç saniye baktı eserine, ardından hafifçe gülümsedi. "Bak, en azından böyle daha tatlı oluyorsun."
Dediği şeyle gülümsememi bastırmaya çalıştım fakat olmadı, sahte bir kızgınlıkla söylendim "Sus oğlum, hâlâ havalıyım bir kere." O da kaşlarını kaldırarak 'Tabii.' dercesine bir yanıt verdi bana. Ardından tekrardan yerine oturdu. Eski yerine kolayca kurulurken ben de tekrardan daha deminki gibi uzanır bir pozisyon aldım fakat bu sefer bacaklarımı oturduğumuz banka sığdırmaya çalıştım. Taehyun ise nazikçe bacaklarımdan tutarak bacaklarının üstüne koydu ve eski hâlimize dönmemizi sağladı.
Görmese bile göz devirirken, sustuk ve o kitabına gömüldü. Ben de gökyüzüne çevirdim bakışlarımı. Yani, anlaşmayı denesek iyi anlaşırdık aslında.
Ki bence, anlaşıyorduk.
*********************
alnının bıraz daha acık oldugu halını dusunebılırsınız