CANSIZ YILDIZLAR | Texting

By CHERRYBERRYMANGO

570K 41.7K 19.1K

Onu elde etmesinin tek yolu artık kız kılığında ona yazmaya başlamasıydı. 🌟 TAMAMLANDI✔️ 02.05.2023🎼 by CH... More

1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
32
33
34
35
36
37
38
39
40
41
42
44
45
46
47
48
49
50
51
52
53
54
55
56 - Final

43

5.6K 556 211
By CHERRYBERRYMANGO

Selamm. Duygu karmaşası yaşayan bir Mango. İlk kitabı kaldırıp başka bir şekilde yayımlayacağım dedim, sonra bundan vazgeçtim. Final verdikten sonra bunu düşüneceğim. Okuyan böyle okudu bozmak bize yakışmazdı.

İyi okumalarrr.

🌟Sınır: 60 oy.🌟
-

Toygar'ın lokantaya olan sürpriz ziyareti beni bir taraftan mutlu etmiş, bir taraftan da üzmüştü. Çünkü o an Barış'la gerçekleştirdiğimiz çalışma pek onun hoşuna gitmiş gibi değildi.

Okula bugün tek gelmiştim. Barış işi olduğunu söyleyip önden çıkmıştı. Oysa ki Toygar'a, işimizin daha uzun süreceğini ve daha yeni başladığımızı söyleyerek bir nevi gitmesine sebep olmuştu. Zaten Barış gibi biriyle okula gelecek değildim ama bu hareketi sinirimi bozmuştu.

Dersimizin başlamasına yarım saatten az kalmıştı ve bu nedenle kafeteryaya uğramaya karar vermiştim. Ders başlamadan önce bir kahve içsem kesinlikle bana iyi gelecekti. Hele de Barış'ın o saçma tavırlarından sonra.

Kahve siparişimi verip çok geçmeden de siparişimi aldıktan sonra masaların tekinde oturan Ayşenur'u görmemle duraksadım. Onu uzun zamandır görmüyordum ve haliyle yanına gitmeden edememiştim.

"Ayşenur?" Dalgın gibiydi. Kafasını ancak birkaç saniye sonra kaldırıp bana doğru bakabilmişti. Yüz ifadesinde tuhaf bir şeyler vardı, bir şey canını sıkıyor gibiydi.

Hemen karşısındaki sandalyeyi çekip oturdum. "Bir şey mi oldu?" Çünkü bunu sormamam imkansızdı. Bir şey olduğu o kadar belliydi ki!

Derin bir nefes eşliğinde önüme koyduğum kahvemi aldı ve koca bir yudum aldı. Bu hareketi bana o kadar ani gelmişti ki, şaşıramadan edememiştim.

En sonunda kahvemi geri önüme bıraktı ve "özür dilerim," dedi hemencecik. "İçmem lazımdı."

"İç iç." Deyip tekrardan ona doğru uzattım. "Biraz kendine gelirsin."

Yüzünde yersiz bir gülümseme belirdi ve kafasını olumsuzca salladı. "Kendime bir süre gelebileceğimi sanmıyorum."

Şaşkınlıkla sordum, "nasıl yani?"

"Melih." Dedi ve gözlerini devirip dağılmış saçlarını kulaklarının arkasına yerleştirmeye çalıştı. "Benden ayrıldı."

"Ne?!"

Kafasını salladı. "Artık eskisi gibi değilmişiz." Güldü. "Gel de delirme, bahaneye bakar mısın?"

Bu olayın Ayşenur'u etkilediği o kadar belliydi ki. Ağladı ağlayacak bile diyebilirdim. "Bahane olduğunu mu düşünüyorsun?"

Bana doğru neredeyse geldiğimden beri ilk kez net bir şekilde baktı ve söyledi, "tabii ki bahane Masal. Bunun bahane olduğunu babaannem de anlar."

Bu hâlde bile beni güldürebiliyor olmasıyla ben de hakkını verip güldüm.

"Üstelik abimle bile tanıştırmıştım onu. Artık o bile aramızdaki ilişkiyi biliyordu."

Şaşırmadan edemedim, "abin mi vardı senin Ayşenur?"

Kafasını salladı. "İsmi Utku. Çekilmezin teki." Nedense içim bir kötü olmuştu bu ismi duyar duymaz. O beni takip eden iğrenç sapıkla aynı isme sahipti.

"Herneyse işte. Buna rağmen benden ayrılabiliyor ya, bravo doğrusu. Oysa ben onu abimle bile tanıştırmıştım Masal. Düşünebiliyor musun? Abim benim neredeyse tüm çevremi tanır ama sevgilimi bilmezdi. Ben bunu Melih'le kırmıştım."

Sanırım söylenecek tek bir şey vardı. "Kendi kaybetti."

Ayşenur, durdu durdu ve bu söylediğimle yersiz bir kahkaha attı. "Allah razı olsun Masal." Ben de güldüm ve nihayetinde kahvemden bir yudum aldım.

Bir süre daha Ayşenur'la bu konu hakkında konuştuk ve dersime ancak bir beş dakika kaldığını görmemle tam Ayşenur'a veda edecektim ki, masamıza gelen kişiyi görmemle olduğum yerde kalakaldım.

Gaye?

Gaye benle Ayşenur'a doğru sevecen bir tavırla baktı ve "merhaba kızlar," deyip izin bile istemeden direkt arkasında kalan masadaki sandalyeyi bizim masaya doğru çekip oturdu.

"Merhaba," dedi Ayşenur şaşkın bir biçimde.

Ben de "merhaba" dedim ama bu, isteksiz bir 'merhaba'ydı. Çünkü ne yalan söyleyeyim, Gaye'den pek hoşlanmıyordum. Onunla tanışma hikayemiz de pek tatlı geçmiş olmadığından, üstelik Barış gibi biriyle takılmış olduğundan ona sıcak bir bakış açım yoktu.

"Kusura bakmayın." Dedi Gaye gülümser bir biçimde. "Hiç izin bile almadan direkt böyle oturdum ama ne bileyim, canım sıkıldı." Umursamazca omuz silkti. "Ben de bir başka kızlarla tanışayım bari diye düşündüm."

"İnsan önce bir selam verirdi," diye kendimi tutamayıp bir göndermede bulundum. Bu söylediğim sonrası Gaye direkt bana doğru dönmüştü. Bu, Barış'la yapacağım ilk öğrenci çalışması konserinde bana söylediği şeyle aynı şeydi.

Saniyeler sonra Gaye, sanki bu aklına gelmiş gibi yapmacık bir şekilde gülümsedi ve bakışlarını Ayşenur'a doğru çevirdi.

"Herneyse," diye karşılık verdi Ayşenur zoraki bir gülümsemeyle. Sanırım o da, bir insanın izin bile istemeden direkt dahil olmasından rahatsız olmuştu.

Gaye gülümsedi ve benle Ayşenur arasında gözlerini gezdirdi. "Ee tanışalım bakalım." Ardından gözlerini tekrardan bana doğru çevirip "seni tanıyorum, seninle tekrardan tanışmama gerek yok," dedi.

Ayşenur hiçbir şey anlayamaz gibi kaşlarını çatarken ben ise kafamı onaylarcasına salladım. "Bence de gerek yok."

Gaye gözlerini devirdi ve Ayşenur'a doğru döndü.

Bu tavırlar da neyin nesiydi böyle?

Zaten dersimin başlamasına az bir süre kaldığı için saniyeler sonra Ayşenur'a veda ederek masadan kalktım. O ikisi devamında o masada daha ne konuştu, bundan hiçbir fikrim yoktu ama.

•••

Dersten sonra toplanmak üzere kemanımı çantasına bir güzel yerleştirdim ve ayağa kalktım. Toygar, şaşırtıcı bir şekilde derse gelmemişti. Bu beni nedense endişelendirmişti çünkü daha sabah onu görmüştüm ve neredeyse beraber gelecektik okula.

Ya yine bir süre okula gelmeyecekse?

Heyecanım katlandı. Bu meraka daha fazla dayanamazdım. Telefonumu çıkardım ve nerede olduğuna dair tam bir mesaj atacaktım ki birden sınıfa doğru yürüyor olduğunu görmemle telefonumu indirip yerimde kalakaldım.

"Toygar?" Mırıltımı ben bile zor duyabilmiştim, onun duymuş olabilmesi imkansızdı.

Bana doğru bir anlığına baktı ve yoluna devam etti. Ancak sınıfa girdiğini görmemle ben de ani bir şekilde onu takip etmeye başladım.

Sınıfta ancak birkaç kişi kalmıştı, çoğu çoktan toparlanıp gitmişti. Toygar, Barış ve konuştuğu birkaç kişinin yanına doğru ilerledi ve tan Barış'ın önünde durdu. Barış bunu fark eder etmez bir anlığına şaşırdı ve kaşlarını çatıp alay edermiş gibi gülümsedi. "Selam dostum?"

Ve bu dediği şeyle yumruğu yemesi bir oldu. Gözlerim kocaman açıldı ve ellerimle ağzımı kapama ihtiyacı hissettim. Sınıftaki üç beş kişi de işi gücü bırakıp Toygar'ın yaptığı bu harekete doğru dönerken Barış ise, yediği yumruk sonrası çarptığı sıradan doğrulup Toygar'a doğru tepkiyle baktı. "Noluyor lan?!"

"Noluyor mu?" Diye sordu Toygar tepkili bir şekilde. "Bir de soruyor musun?!" Ardından yakasına doğru yapışıp kendisine doğru çekti. Buna daha fazla dayanamayıp yanlarına ilerleyip "Toygar?" Diye seslendim şaşkınca. "Ne oluyor?"

"Bırak beni!" Diye haykırdı Barış ondan kurtulmaya çalışırken. Ancak Toygar onu o kadar sıkı tutuyordu ki kurtulması imkansızdı.

"Öğrenci konser etkinliği, ha?" Toygar'ın hafif gülümser bir şekilde söylediği bu şey sonrası anlayamaz bir şekilde kaşlarımı çattım. "Sen kimi kandırıyorsun lan?!"

"N-ne demek istiyorsun?" Diye sordu Barış hafiften tereddütlü bir tavırla. "Bırak beni! Deli misin nesin?!"

"Öğrenci konser etkinliğine kayıtlı falan değilsiniz!"

Nefesimi tutmuş bir şekilde öylece Toygar'a doğru bakıyordum. Ne demekti bu?

"Masal'ı baştan beri kandırıyorsun!" Dedi Toygar tepkili bir şekilde. "Hocayla konuştum. Siz o etkinliğe hiç dahil bile olmamışsınız!"

Boğazım düğümlenmiş gibiydi. Bu söylediği bir hayalden ibaret olmalıydı. Ne demekti bu? Ne demek istiyordu Toygar?

"Toygar." Diye dahil oldum titrediğine şahit olduğum sesimle. "Ne demek bu etkinliğe hiç dahil olmamışız?"

Toygar sanki bu cevapmış gibi Barış'ın tuttuğu yakasını bıraktı ve geriye doğru birkaç adım attı. "Seninle sonra görüşeceğiz."

Ve ben cevabımı çok iyi almıştım.

Barış bir kez daha beni kandırmıştı.

-
***Baris'a boydan... devamını heyecanla bekleyin böyle merakla merakla.

Continue Reading

You'll Also Like

182K 9.6K 34
Siz: Burada çalışman 6 ayı buldu Siz: ama bir defa bile "Evet, Hayır, Olur, Tamam" dışında söylediğin uzun bir şey duymadım. siz: birisiyle doğru düz...
662K 27.5K 29
0535**: Bir daha önüme atlama. Siz: Ay sanki bilerek önüne atladım ne bu tavır? '03.03.2024 - 29.09.2025 🩵 📣Küfür ve Argo içerir.
421K 23.1K 39
❝ Konserdeki Sevgilim: Mine, üç ay. Konserdeki Sevgilim: Sadece üç ay çıkıyormuş gibi davranacağız. Konserdeki Sevgilim: O kadar. Siz: Üç ayın sonun...
906K 54.6K 31
İrem, ansızın telefonuna bilinmeyen numaradan düşen bildirimle tüm düzeninin değişeceğinden habersiz, o numaraya yanıt verir. 053*; Denemede birinci...
Wattpad App - Unlock exclusive features