BEDENİMDEKİ SIRLAR

By Nnt864

116K 549 329

#BilimKurgu'da 1 Sıradan... Ne kadar basit görünse de zamanın kısacık bir saniyesinde dahi özleyeceğimiz bir... More

1. Bölüm: Sıradan

17.1K 549 329
By Nnt864


-Lütfen hikayem üzerinden reklam yapmayın.-

Herkese merhaba, Bu hikaye benim Wattpad' deki ilk deneyimim, bu yüzden okuyunca oylayıp görüşlerinizi belirtirseniz sevinirim:)

-Anlatım düzenlenecek ve olay akışında bazı değişiklikler yapılacaktır, bu yüzden tüm bölümler kaldırılmıştır. Düzenlenen bölümler tekrar yayımlanacaktır .Düzenlenenlerin başında {} olacaktır. Yayımlanan bölümlerin başında {} yoksa bana söyleyin, lütfen.-

- Wattpad bazı paragrafları kendiliğinden silebiliyor. Benimle alakalı bir sorun değil. -

{}


   Sıradan bir hayat... Aslında değerini bilmediğimiz, sahip olduğumuz muhteşem bir gerçeklik... Bazen öyle günler geçirir, öyle olaylarla karşılaşırız ki bu sıradanlığı farkında olmadan kaybetmiş oluruz. Ve her kaybettiğimizde onu geri ister, elde ettiğimizde ise ne kadar değerli olduğunu yine unuturuz...

Ceren... Onun da sıradan bir hayatı vardı eskiden. Fakat o da birçok insan oğlu gibi  karşılaştığı akıl almaz olaylar yüzünden değerini bilmediği sıradan hayatını yitirdi...

                            ...

Her zamanki gibi alarm çaldığında, Ceren homurdanarak alarmı kapattı, o sırada kalbinde bir sızı hissetti. Ne zaman kıpırdasa sızısı artıyordu. Uyku sersemiyken " Belki bugün hafta sonudur." diye düşünerek telefonuna baktı.

" 7 Nisan 2050, Salı " Hayır, bugün hafta sonu değildi. Okula gitmek zorundaydı. Yataktan kalkıp üstünü giymek için dolabına yaklaştığında annesi çağırmıştı; " Ceren, hadi kızım, geç kalacaksın okula! "

Gardrobundan kıyafet seçmeye çalışıyorken " Geliyorum anne! " diyerek bağırınca kalbindeki sızı daha da arttı. Acı içinde yüzünü buruşturduktan sonra, giymek için dolabından çıkardığı yarasa kol tişörtü ve şortunu giyiyorken kalbindeki sızı garip bir şekilde artmaya devam ediyordu. Genç kız bir türlü anlam veremiyordu. Durup dururken beliren ağrı kuşkulanmasına yol açmıştı. Oysa, dün gayet iyi hissediyordu. Banyoya gidip elini, yüzünü yıkadıktan sonra aşağıya indi. Kahvaltı çoktan hazırdı, kardeşi oturmuş; başlamıştı kahvaltı yapmaya.

Kocaman olan mutfakları her zaman renkleriyle ruhunu açıyordu. Beyaz, duvara yapışık dolaplar altında musluk ve tezgah... Hemen diğer köşede buzdolabı yerini almıştı. Mor renge boyanmış duvarlar mutfağa değişik bir hava katmıştı. Açık pembe olan masa tam ortadaydı ve üzerindeki yiyecekler bir hayli leziz görünüyorlardı. Hiç vakit kaybetmeden sofraya oturduğunda annesi ve babası da başladı kahvaltıya. Somurtmuş olmalıydı ki " Ceren' im iyi misin? " diye bir soru yöneltti babası Mehmet Bey. Ceren gülümsedi fakat bu gülümseme saatlerdir çalışıp yorulmuş bir insanın gülümsemesinden farksız değildi.

" İyiyim baba, sadece biraz ağrım var. " dedi boşuna babasını endişelendirmemek için.

" Allah Allah... Hastaneye gitmek ister misin? "

Genç kız babasını başını ' Hayır' anlamında yanıtladıktan sonra  kahvaltılarını yapmaya devam ettiler, kahvaltı faslı bitince de annesi ve babası işe, kardeşi Cem ve Ceren okula gitmek için yola koyuldular.

...

Genç kız okulun içine girdiğinde, onu en yakın arkadaşı Elif her zamanki şen şakrak sesiyle karşılamıştı.

" Günaydın! "

" Günaydın. " Elif'in aksine Ceren'in sesi solgun çıkmıştı.

" Ceren... İyi misin? " Genç kız arkadaşının suratındaki endişeyi gördüğünde onu korkutmamak için iyi olduğunu yalnızca birazcık göğsünün ağırdını söyledi. Yalnızca birazcık...

Bunun üzerine Elif kantine gitmeyi teklif etmişti. Bir bardak sıcak kahvenin arkadaşına iyi geleceğini düşünüyordu. Ceren de bu teklifi gayet sıcak karşılamıştı. Birlikte  kantine gittiklerinde, Ceren boş sandalyelerden birine otururken Elif kahve almaya gitmişti. Bu okula ilk geldiğinde en çok hoşuna giden şey kantinleri olmuştu çünkü kantinde açık kahve, yuvarlak, uzun masalar vardı ve Ceren o tür masaları çok severdi. Döndüğünde elinde iki tane sütlü kahve vardı Elif'in. Ceren'in en sevdiği kahvesi...

" Sağ ol ama iki tane fazla değil mi? " dedi.

" Birisi benim için. Nereye gitti kafan senin? " şeklinde yanıtladı Ceren'i Elif kıkırdayarak.

Elif kıkırdıyordu fakat Ceren'in suratı beş karıştı çünkü ağrısı artmaya devam ediyordu. Elif Ceren' in gülmediğini görünce onun da suratı asılmış, en yakın arkadaşı için endişelenmeye başlamıştı. " Çok mu ağrıyor? "diye sordu. Evet, çok ağrıyordu fakat genç kız Elif' i endişelendirmek istemediği için, " Yok ya. Ondan değil. Dalmışım. " dedi.

" Emin misin? " diyerek diretmişti Elif.

" Evet. Korkma, bir şeyim yok. " dedikten sonra hafifçe gülümsedi.

Ceren ve Elif sohbet etmeye başlamışlardı ki yanlarına Yasin gelmişti. Onların tabiriyle damlamıştı. Yüzüne her zamanki sırıtışını yerleştirip Ceren ile konuşmaya başladı. Ne gündü ama...

" Aa, ne oldu Cerocuk? Pek solgun görünüyorsun. " dedi alt dudağını sarkıtarak.

" Sana ne? "dedi Ceren dişlerinin arasından.

Yasin... Klasik Yasin'di işte. Ceren'in hiçbir zaman anlaşamadığı ve her zaman bir şeyler bulup onu sinirlendirmeyi başaran, ona, çok kızmasına rağmen Cerocuk diyen Yasin'di.

" Aa, darılırım ama Cerocuk. "

Elif olaya el atma gereksiniminde bulunca Yasin' i uyarmaya karar verdi. Aksi taktirde bu olay gereğinden fazla uzayabilirdi.

" Yasin git şuradan. Kız hasta zaten. "

Yasin şaşırmış gibi yaptıktan sonra Ceren'e yaklaşıp hafifçe dürttü. Zaten çok sinirlenmiş olan Ceren, daha da sinirlenmeye başlıyordu ancak bu siniri sanki biraz garipti, biraz fazla gereksizdi...

" Kalksana Cerocuk. Hiç yakışıyor mu sana? "

Kendini sakinleştirmek için elini yumruk yapmış bir şekilde bekliyordu fakat bir türlü sakinleşemiyordu. Elif Yasin'i uyarmaya devam etmesine rağmen Yasin onu dinlemeden konuşup duruyordu. Ağrısı dayanılmaz bir hale gelmeye başlamıştı Ceren'in. Kalbi sıkışmaya başlamıştı. En sonunda dayanamayıp bir hışımla sandalyeden kalktı, ardından Yasin'e döndü.

" Seni var ya mah- "devamını getirmemişti. Kıpırdayamıyordu. Kalbi sanki yerinden fırlayacak gibiydi. Acıdan hiçbir şey görmüyor, duymuyordu. Gözleri fal taşı gibi açılmıştı ve bacaklarındaki güç yavaşça çekiliyordu. Vücudu artık kendini taşıyamayınca dizlerinin üstüne düştü. Etrafındakiler sürekli konuşup duruyordu fakat ne dediklerini algılayamıyordu Ceren.

" Ceren, ben... Ben çok özür dilerim. Böyle olsun istemedim. Ceren!"

Nefes alamıyordu. Cevap vermeye çalışıyordu lakin yapamıyordu. Son kez denedi havayı içine çekmeyi. Ağzından hırıltı gibi sesler çıkıyordu. Başını okulun zeminine eğdi istemsizce. Sesler azalmamış, aksine daha da artmıştı.

"Birisi ambulansı arasın! Ceren, hadi tatlım, kendine gel. " Ağrısı çok fazlaydı. Dayanamıyordu. Takati olsa çığlık atacaktı lakin ona bile dermanı kalmamıştı... Geriye doğru düştü. Onu birisi tutmuştu. Kim olduğu hakkında hiçbir fikri yoktu. Ağzından bir damla kan okulun zeminine doğru yolculuğa çıktı. O anda kalbi atmayı bıraktı, hemen ardından açık gözleriyle karanlığa gömüldü.

...

Ceren'i hastaneye vaktinde yetiştirememişlerdi. Her şey birbirine girmişti. Annesi ve babası hala şoku atlatamamışlardı. Yasin bir sandalyeye oturmuş, hissettiği vicdan azabının onu öldüreceğini düşünüyordu. Onu sadece... sadece sinir etmek istemişti, öldürmek değil. Cem'in gözü Yasin'in pişmanlıkla dolmuş gözleriyle karşılaşınca hissettiği ızdırap kardeşinin katilinin üzerine atlamasına sebebiyet vermişti.

" Katil! Katilsin sen! Onu... benim ablamı... benim bir tanecik ablamı öldürdün... " diyerek haykırıyor, peş peşe yumruklarını Yasin'in yüzüyle buluşturuyordu. Vurdukça, vurası geliyor, bir yandan zamanın hızlı bir şekilde geçmesini istiyor, diğer yandan ise hep bu anda kalmak, sonsuza dek yumruklamak istiyordu onu. Sonuçta, ablasını elinden almıştı Yasin... Elif bir köşeye çökmüş sessizce ağlıyordu. Ceren' in annesi ve babası morga yönelmişti. Bugün, sıradanlığın bittiği gündü.

...

Ceren kendini buz gibi bir yerde bulmuştu. Nerede olduğu hakkında en ufak bir fikri dahi yoktu. Hiçbir şey görmüyordu. Gözleri kapalıydı; kımıldayamıyor, açamıyordu gözlerini.

" Geçecek. Sen artık bizimlesin. " diye bir ses duydu. Çok korkuyordu. Bu garip ses de neyin nesiydi? Neler oluyordu? O anda çok tanıdık bir ses işitti. Üzerinden çarşaf gibi bir şey çekmişlerdi.

" Kızım! Hayır, hayır, hayır! O ölmedi, o ölmedi! " diyerek bağırdı bir kadın. Sesi, annesinin sesine çok benziyordu. Babasının da sesini duyar gibi oldu. " Ölmek mi? Neredeyim ben? Ne oluyor? " dedi fakat kimse onu duymamıştı. Hiçbir şey anlamıyordu. Korku usulca bedenini ele geçirmeye, çığlıklar bir yumru oluşturup kulaklarını yumruklamaya başlamışlardı genç kızın. Çığlık atmak istiyor, annesine ölmediğini söylemeye çalışıyordu lakin bir türlü yapamıyordu. O anda her şey yerine oturmaya başlamıştı. Bu kadar soğuk olabilecek bir yer, annesinin ve babasının feryatları tek bir şeyi ifade ediyordu: Bedenlerin geldiklere yere, toprağa, tekrar dönmeden önce bulundukları soğuk cehennem, morg. Genç kızı ölü sanmışlardı fakat yanılmışlardı.

" Hayır, ölmedim ben! Ölmedim! " dedi. Onu yine hiç kimse duymamıştı. Sağır olmuştu kulakları Ceren'e karşı. Genç kız korku içinde lanetler okumaya başlamıştı. Onu duyamazlardı çünkü konuşan iç sesiydi, kıpırdatamadığı, morarmış dudakları değil. Olan biteni anlamaya çalışıyorken daha demin kendisiyle konuşan ses tekrar ortaya çıktı.

" Sakinleşmelisin. Yakında anlayacaksın, sadece kendini rahat bırak. " dedi kadın sesine benzeyen ses.

 Ceren birçok şey sormak istiyordu; Kimsin? Neden öldüm? Öldüm mü? Fakat sormadı. Neden bilmiyordu, yine de sormadı. Annesinin ve babasının haykırışlarıyla kendini tekrar boşluğa bıraktı.

Continue Reading

You'll Also Like

177K 21.6K 38
2150 yılında robotların hakim olduğu bir sisteme isyan eden 7 genç, başkanın oğlunu kaçırırsa ne olur? minsung✨ 08.07.2021
MIHRA By Hira

Science Fiction

2.8K 237 12
Duyguların ölçüldüğü, düşüncenin suç sayıldığı bir ülkede devlet herkesi izlerken, birileri görmeyi seçti. Gözetim Adası Hapishanesi'nde bir kadın s...
83.9K 3.7K 32
25 yaşında olan genç kadın geleceğine mi bakmalı yoksa geçmişine mi sıkışıp kalmalı... peki bu genç kızın yaşadıkları bir yalan çıkarsa veya Küçük...
2.5K 222 13
Bilim adamları tarafından, üzerinde yapılmış deneyler sonucu; yabancı bir bedende uyansaydın, ne yapardın?
Wattpad App - Unlock exclusive features