KARA'M

By HaticeifaKayd

5 1 1

"Öyle sevki beni şimdiye kadar sevmediğin için kalbin ağrısın. öyle sevki beni şimdiye kadar sevmediğin için... More

×KARAM= 1. BÖLÜM×

5 1 1
By HaticeifaKayd

Merhaba arkadaşlar yeni kitabıma hoş geldiniz. Bu kitap kilolu lise kızlarının da sevildiğini gösterecek. Hadi başlayalım.

• Ses İLYAS YALÇINTAŞ' ın sesi ve şarkılarıdır. Yeri geldiğinde dinleyin lütfen. İlyas Yalçıntaş en sevdiğim ve en güzel şarkıları olan bir müzisyen olduğu için onu kullanmak istedim. Hadi başlayalım...❤️

× KARA'M=1. BÖLÜM×

Sınıfınızda ki o tombik kıza itafen

"Özgür oğlum. Yanda da ki soru senin. Kalk ve arkadaşlarına nasıl yapıldığını göster." Serra hocanın gaz veren sesi ile sıradan kalktım ve tahtaya geçtim. Tahdanın ikinci tarafında ki soruya göz attım. Sonrada hızla çözdüm. Hocaya baktığımda "aferin geç yerine hadi "dedi. Yerime geçtim. Hoca benden sonra Siyah'a tahtaya çık dedi. Ona da bir soru gösterdi. Siyah soruyu iki dakika içinde çözdü. Yeterince kısa bir süreydi.

Teneffüs zili çaldığında hoca sınıftan çıktı. Ben ise hâlâ sevdiğim kıza bakıyordum. Kime mi? Tabiki Siyah'a.

Siyah; 10. Sınıf öğrencisi. 75 kilo 1.74 boyunda siyah gözleri beyaz teni ve simsiyah beline kadar gelen saçları ile beni kendine aşık etmişti. Her kantine indiğinde karam aldığı için ve ismi sayesinde onun adı bende Kara'm dı.

Hayvan gibi koluma vuran Hakan ile gözlerimi Kara'm dan aldım. "Oğlum kıza böyle bakmaya devam edersen anlayacak."diye uyardı.

Önüme döndüm ve bizimkilerin muhabbetini dinliyor gibi yaptım.

Annesi büyük bir marka kurmuş  elbise üretiyor ve  cemiyetten cemiyette koşuyor babası belediye başkanı. Ömürlerini de bir kere Siyah'a kendi evlatları gibi bakmamışlar. Evet öz çocukları ama onu o kadar ilgisiz büyütmüşlerki. Sadece cemiyete kızım demek için annesi onu mükemmelliyetci olarak yetiştirmiş. Yok şunu yeme yok bunu yapma diye Siyah bir gün dayanamamış ve büyük bir kavga etmiş ailesi ile. Abisi ise bizim okulun müdürü ve sahibi . Kavgadan sonra ailesini bırakıp abisinin yanına taşınmış. Ailesine olan sitresi yüzünden kendini yemek yemeye vermiş.

Buraya bu yıl geldi. Hep yalnız takılmayı sever ve tüm dersleri yüksek. Sınıfın ineği olan Elif hocaya hocam kopya çekiyor diyerek onu özel sınava sokmuştu ama o yine yüz aldı. Elif'in de bu halerine büyük bir kapak oldu.

"Özgür Arel ve Siyah Akça Melis hoca sizi müzik salonuna çağırıyor." Diyen nöbetçi öğrenci ile kendime geldim. Siyah sıradan kalktı. Bende kalktım beraber sınıftan çıktık ve sesiz bir şekilde iki kat aşağıdaki müzik salonuna gitmek için asansöre bindik. Asansör yolculuğunda sesiz geçmişti. Çünkü o konuşmayı sevmezdi.

Kapının önüne geldiğimizde Siyah kapıya iki defa vurdu. İçeriden gelen gel sesi ile içeriye girdik. Melis hoca tüm sempatikliği ile karşımızda duruyordu.

"Evet benim güzel öğrencilerim. Şimdi duyduğuma göre Özgür çok güzel sesin varmış ve bestelerin. Birde harika gitar çalıyormuşsun. Demir beyden duyduğuma göre Siyah seninde harika bir sesin varmış. Hiç bir itiraz istemiyorum. İkimizde bu yılki okul etkinlikleri için şarkı söyleyeceksiniz. Hemde Özgür'ün şarkılarından birini." Dedi. Benim için sıkıntı yoktu.

"Hocam benim yerime başka biri söylese?" Dedi Siyah. Melis hoca kafasını olumsuz anlamda salladı. "Hayır. Senin sesin harika. Ve onuncu sınıfların en çalışkan öğrencisi sin. Sen söyleyeceksin." Siyah istemese de kabul etti.

"Özgür arkadaşlarına mesaj at sana yazdığın şarkılardan getirsinler."

"Peki." Dedim ve telefonu çıkarıp Asım'a mesaj attım.

Kime: Asım Kanks.

Asım benim  çantamda ki siyah dosyayı müzik salonuna getirir  misinin

Telefonu kapattım ve cebime koydum. İki dakika sonra bizim grup burda oldu.

"Hocam bu güzelliğinizi görünce gözlerim kamaşıyor. "Dedi Erkin yalaka yalaka. Siyah buna göz devirirken hoca teşekkür etti. Ve bizimkileri kapı dışı etti.  Dosyanın içinden ' adım adım  ' adlı şarkımı çıkardım. Hoca baktı ve "harika"dedi.

"Şimdi ben bunun fotokopisi çekeceğim ve Siyah'a vereceğim ikinizde yarına kadar çalışacaksınız yarın ise buraya gelip beraber çalışmaya başlayacağınız."dedi ve fotokopi makinesinin yanına gitti iki tane fotokopi çekti birini kendi aldı birini Siyah'a verdi asıl kağıdıda bana verdi. İyi dersler diyerek bizi postaladı.

Asansöre geldiğimizde "güzel şarkı tebrik ederim."dedi Siyah ve beni çok mutlu etti. "Umarım bir gün gerçekten bu şarkıyı biriyle söyler ve Türkiye'ye nam salarsın."dedi.

"Teşekkür ederim."dedim gülümseyerek. Asansörden çıktık ve sınıfa girdik. O yerine ben yerime geçtik. Bizim grup beni hemen sorguya çekti.

Asım
"Ne diyormuş hoca?"

Hakan
"Neden şarkı sözlerini istedi?"

Erkin
"Siyah'ı niye çağırmış?"

Koray
"Söylesene oğlum!"

"Lan bir susarsanız eğer söyleyeceğim." Tamam işareti ile herşeyi anlatım. Onlar tepki vermeden Necla hoca sınıfa girdi. Ayağa kalktık ve hoca otur deyince oturduk.

"Evet son iki hafta kaldığı için ders işlemiyorum bu yüzden serbestsiniz." Diyen hoca ile tüm sınıf sevinçten havalara uçtu. Hocanın yanına gittim ve bu şarkı işinden bahsettim. Sonrada Siyah ile dışarı çıkıp çalışacağımız dan bahsettim. Hoca Siyah'ı çağırdı ve dışarı çıkıp çalışmamızı söyledi. Siyah kağıdı aldı ve dışarı çıktık. Okulun bahçesinde indik yine sesiz bir yolculuk ile. Bir banka yan yana oturduk ve birbirimize baktık kafa salladık.

Önce ben başladım.

Bu aralar deliyim
Gel de çok severim
Senin adın meleğim
Ben de serserinim

Bu yola baş koydum
Ağır, ağır yandım
Beni de kandırdın
Ama kararsızdım.

Sonra birlikte söylemeye başladık.

Adım, adım gelelim
Adına aşk diyelim
Sonu hiç olmasın istemem ayrılık
Değerini bilelim

Bir ara aç soluma
Gelirim her oyuna
Kalbin uçsa da başka diyarlara
Kalırım hep yanına

Şimdi yalnız o söylüyordu

Bu aralar deliyim
Gel de çok severim
Senin adın meleğim
Ben de serserinim

Bu yola baş koydum
Ağır, ağır yandım

Beni de kandırdın
Ama kararsızdım.

Tekrar birlikte.

Adım, adım gelelim
Adına aşk diyelim
Sonu hiç olmasın istemem ayrılık
Değerini bilelim

Bir ara aç soluma
Gelirim her oyuna
Kalbin uçsa da başka diyarlara
Kalırım hep yanına

Şarkı bitmişti. Biraz daha çalıştıktan sonra zil çaldı. Sınıfa çıktık ve çantalarımızı aldık. Son ders bittiği için eve gidecektik. "Siyah telefon numaranı verirsen eğer bir şey olduğunda sana haber verebilirim." Siyah söyleyince bende yazdım ardından onu aradım ve oda beni kaydetti. Okulun çıkışına gelince Demir hocanın Siyah'ı beklediğini gördüm. Bende yanına yürüdüm "iyi günler hocam."dedim.

Demir hoca güldü ve "okul dışında bana hocam deme kendimi yaşlı hissediyorum." Deyince bende güldüm. "Peki Demir abi." Dedim. 

"Gel kerata seninde eve bırakalım." Dedi ne kadar inkar etsem de beni zorla arabaya bindirdi.  Siyah'la ben yan yana oturuyorduk. "Kerata nın anlamını biliyor musun?"

"Bir çeşit sevgi sözü değilmi?" Dedim Siyah'ın sorusuna karşılık. "Evet ama tek anlamı o değil." Dedi.

"Peki ne?"diye sordum.

Gülümsedi ve "karısı tarafından aldatılan erkek." Demesi ile beni bir öksürük tuttu. "Ama abim sana sevgi anlamında söyledi."dedi.

Şu zamana kadar masum bildiğim kelime aslında hiç masum değilmiş. Demir abi arkasını döndü ve "bir şey mi oldu gençler?"diye sordu.

"Yok Demir abi tükürüğüm buğazıma kaçtı. "Dedim Demir abi tekrar arkasını döndü. Siyah ise resmen sırıtıyor du. NE SİYAH SIRITIYOR MU?

Evet gerçekten sırıtıyor du. Telefonunu çıkardı ve kendini dünyadan soyutladı.

Benim evimin önüne gelince Demir abiye teşekkür ettim ve arabadan inip eve yürüdüm.  Annem ve babam doktor olduğu için ikisinde hastane deydi. Anahtarımı cebimden çıkardım ve kapıyı açıp içeri girdim. Bir şeyler atıştırdım sonra odama çıktım. Üzerime siyah bir eşofman giydim ve çalışma odama girdim. Beş yaşından itibaren piyano ve gitar dersleri almıştım.

Gitarımı aldım ve çalmaya başladım. Sonra ise söylediğimiz şarkıyı söylemeye başladım. Bir saat kadar çalıştıktan sonra odama çıktım.  Bilgisayarımı aldım ve yatağın başlığına doğru koydum yatağın üzerine yattım ve Efsanevi Katil i izlemeye başladım.

O bu değilde adam harika dövüyordu. Tabu sonunda üzüldüm ama güzle filmdi.

"Özgür oğlum gel yemek hazır." Diyen annemle aşağı indim. Babam ile annem masaya oturmuş beni bekliyorlardı. Bende oturunca başladık. "Eee oğlum okul nasıldı?" Diye sordu babam.

"Güzeldi. Müzik hocamız yazdığım şarkıyı yıl sonunda müdürün kız kardeşi ile söylememi söyledi. Siyah la yani o kızla ona çalıştık."dedim. Babam kafasını mutlu mutlu salladı. Annem de çok mutlu olmuştu. Yemek bitince babamla ben çalışma odama girdik. Babamın bana sözü vardı beraber piyano çalacaktık. Babamla birlikte piyanonun arkasındaki geniş sandalyeye oturduk. Birer elimizi koyup çalmaya başladık. On beş dakika çaldıktan sonra babam çok yorulduğunu söyledi ve odasına geçti.

Bende odama geçtim. Yatağa girdim ve gözlerimi kapatıp durum analizi yaparken gözlerim kapandı.

Continue Reading

You'll Also Like

251K 18.5K 56
Sarsılmaz bir otorite ve kimsenin dokunmaya cesaret edemediği buzdan bir irade. Ta ki o sert duvarlar, Güneş'in naif parıltısıyla sarsılana kadar. B...
350K 23K 47
(TAMAMLANDI) Rusya'da yaşayan kız gerçek ailesinin Türk olduğunu öğrenir. Çekinceleri olurken yeni ailesinin kendisine nasıl davranacağını bilemiyord...
334K 17.1K 36
Ben Eylül. Sadece, dümdüz Eylül. Rastgele bir sabah deli cesaretiyle kalkışmıştım bu işe. Sonunda pişman olacaktım belli ki. Ama bildiğim tek bir şe...
80.5K 5.6K 17
Araf: Okulda benden nefret ettiğini söylüyormuşsun Araf: Sen benden nasıl nefret ediyorsun ya UYARI: ilerleyen bölümlerde cinsellik, argo vb içerikle...
Wattpad App - Unlock exclusive features