Vaveyla | Hakan&Mine

By vaveyla_ns

25.8K 1.5K 3.2K

Yıllardır küllenen aşkın izleri onları bir arada tutan şeydi. Yürüdükleri yollar,aynı koridorlar bitmemiş duy... More

KÜL
KIRIK
KORKU
O İNCE ÇİZGİ
DUYGULAR
SOĞUK SAVAŞ
KARMAŞA
GERÇEKLER
MUM
YARA
Fragman
HAKAN
HATA
ACI
MİNE
BİZ BİR AİLEYİZ
İKİ TARAF
SEÇİM
HOŞÇA KAL
MİNELERİMİZ
HAKAN
ÇİZGİ
KURTARAMADIK
BEYAZ
ANI
SOĞUK
BABA
KASIRGA YÜKLENİYOR
İNATÇI
GECE
BURADAYIZ
IŞIK
YENİDEN
DÜŞÜNCE
KIRMIZI
BİZ
✨️Düğün Özel Fragman✨️
EVLİLİK
HABER
ANNE & BABA
ULUÇINARDA İÇ SAVAŞ
HAKAN & YALÇIN
KONFERANS
BEKLENEN
HİS
KAYIP
İYİ Kİ
GEÇMİŞTEN GELENLER
FİNALE SON 2- [FİNAL FRAGMANI]
SONDAN ÖNCEKİ
~FİNAL~
YENİ HİKAYE TANITIMI YAYINDA

HOŞ GELDİM

450 32 23
By vaveyla_ns

Herkese selaaam. Sınavdan çıktığım gibi geldim.Lütfen Yorumlarınızı esirgemeyin. Hepinizi kucaklıyorum. İyi okumalar. Hadddi geçelliim.🐞❤️
.........
.......
.....
Ambulansın sirenleri Uluçınarın bahçesini doldururken Hakan yattığı sedyeden doğruldu. İki görevli ve Turgut onu tutmaya çalışsalar da çok başarılı olamıyorlardı. Ağzındaki oksijen maskesini çıkarıp kalkmaya her çalıştığında Turgut onu geri yatırıyordu. Mineyi görmek istediğini biliyordu. Ama şu an bu mümkün değildi. Ciğerlerine fazlasıyla gaz dolduğundan tedaviye götürülmüştü. Son gördüğü görüntüyü aklından silemiyordu Hakan. Mine'nin sedyeden sarkan elini unutamıyordu.

"Öhhöö öhhöö..Turgut Mine.."

"Kardeşim tak şunu! Mine tedavi ediliyor. Düzgün durmazsan seni şikayet edeceğim. Bir sakin ol!"

"Onu o halde gören sen değildin!"

"Ama tek sen de değilsin! Hepimiz o korkuyu yeterince yaşadık! "

Hakan susup maskesini taktı. Laleyi kucağında Mineyle görünce gülümsedi. Onlara el sallayınca Lale yanlarına ilerledi.

"Mine nasıl?"

"İyi olacak.."

"Benim yüzümden. Ona bebeğimi almasını söylemeseydim yukarı çıkmayacaktı."

Turgut onun sırtını sıvazladı. Küçük kızın saçlarının arasına da uzun uzun öpücük kondurdu.

"Senin suçun değil Lale. Bu yangın bir arızadan da kaynaklanmadı.Mine'nin orada olmasını istemeyen biri yaptı bunu.Senin kızını hesap edemeden.Yani her halükarda olacaktı."

"Mineye yapılanların nedeni ne? Niye bu kadar fazla olay oluyor?"

"Hayatta her zaman başarısı olan insanlar kıskanılır.Mine mesleğinde hem çok başarılı hem de çok seviliyor.Bu yüzden ona karşı kocaman bir çekememezlik var.Onu düşürmek,kötü göstermek için ellerinden geleni yapıyorlar ama başaramazlar.Çünkü biz buradayız.Onunlayız.Yanındayız."

"Artık bizde varız.."

"Tabi ki.Mine bu miniğin resmini nereye gitse yanında götürüyor.Ama sanırım yenisine ihtiyacı olacak.Yangın malum.."

"Biz çok daha güzelini ona hediye etmek için harekete geçelim o zaman.Annecim,Mine ablan için hediye almaya gidiyoruuz."

Lale kızıyla oradan uzaklaşırken Hakan onları izledi.Kendi bebeğinin acısını yeniden kalbinin derinliklerinde hissederken onu kaybetmenin ani şokunu da unutamıyordu.Bir anda hayatına giren o küçük varlığın geldiğii gibi gitmesini kaldıramıyordu.Şimdi de o anlardan birindeydi.Neden? Niye? Niçin? Mine'nin çığlıklarını işitti o an..Bebeği için haykırmasını,acile gelen her bebeğin ardından ağlamasını,yemeden içmeden kesilmesini unutamıyordu.Aklına gelen anıyla kapadı gözlerini.O anın ağırlığı altında eziliyordu şimdi.

"Bebeğim...BEBEĞİM! BEBEĞİMİ GETİRİN BANA! ÖLEMEZ HAKAN! O BİZİM BEBEĞİMİZ! BİZİM BEBEĞİMİZ ÖLEMEZ Kİ! ÖLEMEZ!"

"Mine,şşşhhh...Mine sakin ol.Nolur.Bak atlatacağız.Beraber geçireceğiz sana söz veriyorum bitecek.Her şeyi atlatacağız."

Mine başını sallayarak onun kollarından kurtulmaya çalışıyordu.Zordu o güçlü kolların arasından kurtulmak ama vazgeçmiyordu da.Turgut kollarını tutmaya çalıştıkça daha da hırçınlaşıyordu.Hakan başıyla bırakmasını işaret edince Turgut geri çekildi.

"Ben daha onu kucağıma alamadım ki..O ölmeyi hak etmedi.Benim yüzümden.Başaramadım.Anlayamadım onu.Hissedemedim ki..BEN BECEREMEDİM!"

"Mine bu işin uzmanı sana bunun da olabildiğini söyledi."

"O ne derse desin!Ben bebeğimi kaybettim.Benim miniğim.."

Hıçkırıklarına karıştı son sözleri.Hep bir kız hayalleriydi.Minik bir kız...Mineye benzeyen;saçları güneş,gözleri yeşilin en güzel tonu olan o küçük kız..Hakan onu koynuna çekip sımsıkı sarılırken ağlamaya başlamıştı eşiyle birlikte. Turgut odadan çıkıp onları yalnız bıraktı.İç çekerek birbirlerinin omuzunda ağlarlarken Mine bir şeyler mırıldanmaya başladı.

"Karanlıktan gelicekler

Önünde dikilecekler
Sarı sarı, dişleri olucak
Sivri pencereleri olucak
Yakalayacak sanıcaksın
Ama hep sen kazanıcaksınBen sana, koşmayı öğreticem
Içinden gülmeyi öğreticemYalanlar söylicekler
Sözlerinden dönecekler
Buzdan kalpleri olucak
Acı sözleri olucak
Yaralicak sanacaksın
Ama hep sen kazanacaksınÜstlerine, gitmeyi öğreticem
Düşünce, kalkmayı öğreticem..."

Şarkıyı bitirince fısıldayarak cümlesini de noktaladı.

"Ben ona kavuşamadan onu kaybettim.."

"Hakan uyan.Ne ara daldın?"

"İçim geçmiş.Uyumuşum öyle."

"Hadi kalk.Birileri seni görmek istiyor.Ama o oksijen maskesini de alıyorsun."

"Hadi gidelim ne duruyoruz?"

"Hakan.Al dedim şunu."

Hakan hışımla maskeyi ve minik tüpü alıp Turgut'u takip etmeye başladı.Leyla ve Ömer'in bulunduğu cama yaklaşınca Mine'nin oturduğunu gördü.Yorgun gözlerine,dağılmış saçlarına baktı.Her halükarda muhteşem gözüküyordu..Mine elini zorda olsa kaldırıp gülümseyerek el salladı.Birkaç gün içerisindeki en içten tebessümü buydu.Üst üste gelen olaylara rağmen hep güçlü kalmaya çalışıyordu.

Yanlarına gelen Yalçın'ı fark etmediler.Camın önüne gelip tıklattığında Mine dikkatini oraya verdi.Yalçın elini kaldırıp cama koydu.Turgut ve Hakan birbirlerine bakıp dalga geçercesine güldüler.Hakan maskesini çıkarıp öksürdükten sonra Yalçın'a döndü.

"Hangi hakla buraya geliyorsun Yalçın?"

"Hastaneye gelirken senden izin mi alacağım?"

"İnsanın biraz da yüzü olmalı ama görüyorum ki sende yok.Şimdi git."

Öksürük krizi gelince Turgut maskesini ağzına hızlıca geçirip birkaç sabır sözcükleriyle sabır diledi.Yalçın da arkasını dönüp oradan uzaklaşmıştı.Maskesini takıp Mine'nin yanına girdikten sonra arkasından kapıyı kapadı.Arkadaşının kontrollerini yaparken gülümsemeyi de ihmal etmiyordu.Bu onun ben senin daima yanındayım,arkandayım deme şekillerinden biriydi.Maskesini indirip sürahiden bir su doldurup Mineyi doğrulttu.Minik yudumlarla içirdiği sudan sonra yavaşça yeniden yatırıp bir sandalye çekti.

"Uluçınar'ın kahramanı neden kaçmak istedi buradan?Hı?"

Mine bakışlarını kaçırınca onun kendisine yakın olan taraftaki elini avucunun içine aldı.

"Bana bak,kaçırma o güzel gözlerini.Seni zorladıklarını biliyoruz.Suçlamıyoruz seni.Bak biz yerimizdeyiz.Sen de gel inat etme."

Mine yutkunup maskesini indirdi.

"Geleceğim.."

Fısıltısı zor duyulsa da Turgut onun ne dediğini biliyordu.Başını sallayıp onayladı onu.Örtüsünü düszeltip dosyasını doldurduktan sonra odadan çıktı.

"Gayet iyi.Ama takviye almaya devam etmeli.Biraz da boğazı tahriş olmuş doğal olarak.O çok sevdiğiniz Mine kasırgaları bir süre vizyonda olamayacak gibi duruyor."

Güldüler birbirlerine bakarak.Hakan Mine'yi izliyordu.Tam içeri girecekti ki Turgut tuttu.Hakan bugün ona sinir olmaya başlamıştı.Kolunu çekip karşısına dikildi.

"Turgut hocam.Siz bugün beni sürekli engelliyorsunuz.Bozuşucaz."

"Hakan hocam şu an zamanı değil."

Leyla ve Ömer onları izliyordu.Ne için tartıştıklarını çözemiyorlardı ama anlamaları çok uzun da sürmeyecekti.Acilden çağrı gelince izin isteyerek yanlarından ayrıldılar.Turgutta dayanamayıp izin verince Hakan hızlıca odaya daldı.Mine'nin yanındaki sandalyeyi çekip oturdu.Mine bir anda gülmeye başlayınca ne olduğunu anlayamadı.Biraz da korkmuştu bu ani tepkiden.

"Mine? İyi misin?"

"Yüzün..Temizlesen iyi olur.."

Maskesini yeniden yukarı çıkarıp öksürüğünü durdurmaya çalışıyordu Mine.Aynı zamanda da gülüyordu.Hakan yüzünde ne olduğunu bilmediği için ne demesi gerektiğini bilememişti ama Mine gülünce dayanamayıp o da güldü.Mine yavaşça doğrulup elini Hakan'ın yüzüne koydu.Ellerini sakallarının üzerinde gezdirip yüzündeki siyahlıkları temizlemeye çalışıyordu.Turgut onların bu hallerini yüzünde kocaman bir tebessümle izliyordu.

"Siz neden ayrıldınız ki? Sevenler ayrılmasın be kardeşim! Müstehak mı bu!"

Kendi kendine konuşup olayları yorumluyordu.Mine geri yatıp elini midesine götürdü.Yüzünü buruşturunca Hakan endişeyle doğruldu.

"Noldu? Sorun ne?"

"K-kusucam.."

Hakan hızlıca çevreye göz atıp çöp kovasını getirdi.Mine aniden öğürünce Hakan hazırlıksız yakalanmıştı.Önlüğüne gelen kusmuklara bakıp güldü.Bir kez daha başına gelmişti bu olay.Aynı kişi tarafından,seneler önce..

"Mine çok içmedin mi sence de ?"

"Yoo yo yooo..Bu gece böyylee.."

"Allahım yarabbim ya.Tutun bana."

Mine dans ede ede yürüyordu sokakta.Hakan bir oraya bir buraya yalpalayarak giden eşine bakıp gülerken düşmesinden de korkuyordu.Hızlıca yanına gidip tekrardan koluna girdi.Onu kaldırmaya çalışırken Mine her adımda düşme taklidi yapıyordu ki bir anda durdu.Gözleri büyüdü endişeyle.

"Noldu Mine?"

"Ayyy kusuucaam.."

Başını çeviremeden Hakan'ın üzerine kustu.Hakan üzerindeki kusmuklara baktıktan sonra Mineye döndü.

"MİNE!"

"O günü hatırladın değil mi?"

"Unutmak mümkün mü? Ben bir üzerimi değiştireyim.Sonra yine gelirim."

Hakan odadan çıkınca Leylayla karşılaştı.Leyla onu öyle görünce bir iki adım geriledi.

"Hocam iyi misiniz?"

"Mine'nin hediyesi.Sen bir gir bak.Midesi bulanıyordu."

"Tabii."

Leyla odaya girip kollarını açtı.Mine'nin yanına gidip onu kucakladı her şeye rağmen.Kovaya bakıp anlayışla başını salladı.

"Nasılsın Mine abla?"

"İyi olacağım.Az önce minik bir kriz yaşandı."

"Evet örneğini gördüm."

Birbirlerine bakıp güldüler.Kapı çalınınca dikkat kesildiler.

"Minecim.Hadi minik bir gezintiye çıkalım."

Tekerlekli sandalyeyi içeri sokup Mine'nin serumunu dikkatlice çıkardıktan sonra onu sandalyeye oturttu.Leyla Mine'nin elini tutarken Acile gidiyorlardı.Hakan sensörü açtıktan sonra Turgut sandalyeyi itti.Aynı anda patlayan konfetilerle irkildi Mine.Beklemiyordu. Karşısındaki onu alkışlayan insanlara,gülen gözlere baktı.Minik Mine karşısında çevreye tebessüm dağıtırken Mİne ağlamaya başladı.En hassas noktasının her anda karşısına çıkabileceğini çoğu zaman unutuyordu ama tam  ozamanlarda hayat devreye giriyordu bir şekilde.

"Bebeğim benim..Güzellik..Sen iyi misin hm?"

"Yeniden hoş geldin Mine."

Hakan'ın sesiyle ona döndü.Herkes onu onaylıyordu.Onur girdi hemen lafa.Susamazdı böyle anlarda.Artık herkes anlamıştı.

"Mine abla.Sensiz olmuyor inan.Baksana yeniden canlandık,kendimize geldik.Sen ordayken herkesin çiçekleri solmuştu"

"Baak seen.."

"İki dakika edebiyat yapma Onur."

"Hakan hocam lütfen.Ben duygularımı böyle ifiade ediyorum.Mine abla benim için çok kıymetli.Edebiyat yapmışım çok mu?"

Kendisi için Hakan'a kafa tutan Onura kaşlarını kaldırarak baktı.İyi bir cesaret örneğiydi ama ikisi de biliyordu Mine ayaklandığı an Hakan ondan bunun öcünü alırdı.Kucağındaki kızın minik ellerine öpücük kondurup sözlerine başlamak istedi.

"Burası benim evim..Ne olursa olsun,şartlar ne gerektiririse gerektirsin buradan gitmeye niyetim yok.Hoş geldim.."

..........

Continue Reading

You'll Also Like

387K 39.9K 44
Jungkook: Saçmalama Jimin Benim ne işim olur o serseriyle?
77.7K 3.6K 55
Taşacak Bu Deniz dizisini izlerken aklıma gelenleri tek bölümlük veya iki üç bölümlük sahnelerle yazdıgım kitabıma hoşgeldiniz
281K 23K 35
[🌸🧚🏻‍♀️] 𐙚⋆˚ ੈᥫ᭡ tk' Alfa Kim Taehyung çocuklarının velayetini almak için evlenmek zorundaydı. Bu zor süreçte karşısına son sınıf tıp okuyan Omeg...
95.7K 6.2K 54
Fadime Koçari, abisinin isteği ile Furtuna şirketinde çalışmaya başlar. İsmail Furtuna ise bir ofisi bu hırçın Koçari kızı ile paylaşmayı hiç isteme...
Wattpad App - Unlock exclusive features