Merhabalar sevgili okurlaruım. Bu
hikayenin ilk bölümüyle karşınızdayım.
Kısa bir bölüm olacak hikayeye giriş
olarak algılayabilirsiniz. Vote durumuna
göre hikayeyi devam ettireceğim, umarım
beğenirsiniz. Okuduktan sonra da mutlaka
yorum atın :)
Açelya: Nazlı uyan! Sınavın var bugün
hadi!
Nazlı: Açelya Allah aşkına dur ya daha
hava karanlık.
Açelya: Karanlık tabi, hava kapalı da
karanlık. Kızım anlamıyor musun yarım
saat sonra sinavin var. Altinda araba var
gibi ne bu rahatlık?
Nazlı: Ne?! Nazlı yataktan fırladı ve
aceleyle üstüne bir şeyler geçirmeye
başladı. İnanmıyorum daha tekrar
yapacaktım ben!
Açelya: Seni kaç kere dürttüm en
sonunda vinç çağıracaktım valla. Masada
simit var al da eline koş git hadi.
Nazlı: Tamam tamam dur.
Açelya: Kız yavaş giriş kartını
unutmuşsun al.
Nazlı: Cansın. Hadi görüşürüz. Nazlı hızla
Otobüsünü saatinde yakalayıp okula geçti.
Hızla sınıfına koşarken biriyle çarpıştı.
Nazlı: Dikkat etsene be!
Demir: Özür dilerim bayan, şey ben
yüksek lisansımı burada yapacağım da
inşallah. İlgili departmanı arıyorum
nerede biliyor musunuz?
Nazlı: Bayan annendir ayrıca. İkinci kat
sağdan ilk kapı.
Demir: Çok kibarsınız ya. Bu arada bir
ara kahve içmek isterim.
Nazlı: Çok beklersin, öküz.
Nazlı kitaplarını toplayıp sınıfına geçti.
Demir: Sağlam hatunmuş ha.
7.
Nazlı sınava son anda yetişmişti. Çarptığı
çocuk Demir de departmanla görüştükten
sonra en yakın dostunu aradı.
Demir: Oğlum kabul ettiler lan! Lan yarın
yüksek lisansıma başlıyorum.
Ali: Aferin la bu kadar karı kız
düşünmeye iyi geldin buralara.
Demir: Sen de baba parası yiyorsun
hatırlatırım ama.
Ali: Hakkıyla yiyorum en azından kızlarla
değil.
Demir: Başlama yine, neyse kız demişken
az önce fena dehşet bir esmerle tanıştım.
Ali: Hızınız 105 yavaş Demir efendi.
Demir: Ya deme öyle, of küçücük
göğüsleri vardı görsen... mis.
2.
Ali: Sapık mısın oğlum ya, git biraz
kendine zaman ayır hemen kız
bulmuşsun.
Demir: Burada öğrenci sanırsam, e ben
de artık burada olduğuma göre şansımı
denerim.
Ali: Dene lan dene, bu kızı da becer.
Demir: Ee sen napacaksın bugün?
Ali: Ferman abimin yanına uğrayacağım
iş yerine. Konuşacak şeyleri varmış
benim için.
Demir: Tehlike yakın farkında mısın?
Ali: Ne tehlikesiymiş o?
Demir: Ya kendine artık bir kız bul
diyecek 26 yaşına geldin evlen artık
diyecek. Ne kuru adamsın sen Ali ya.
Ali: Yok abi yok, kızlar boşa zaman.
Kendime vakit ayırmak varken niye
birisiyle paylaşayım ki hayatı? Şu
dünyaya bir kez geliyorum.
Demir: Nasıl biz seninle anlaşmışız
hayret ediyorum hala.
Ali: Sapık herif seni, yürü git işine gücüne
bak beni de avare etme.
Demir: Kapat lan göt.
Ali: Kapadım bile.
Ali de üstüne rahat bir şeyler geçirip Vefa
Holding'e geçti. Abisinin kapısını çalmadan
içeriye daldı.
Ferman: Artık şu kapıyı çalsan mı
diyorum?
Ali: Şu dünyada bir tane kardeşin var o
da kapıyı çalmadan giremeyecek mi?
Ferman: Gel Allah'ın belası gel.
Ali: Evet mevzu nedir?
Ferman: Ali.. artık diyorum şu şirkete
bir el mi atsan?
Ali: Abi başlama yine.
Ferman: Oğlum 26 yaşına geldin lise
terksin. Evlendiğinde aileni nasıl
geçindireceksin? Karına nasıl destek
olacaksın?
Ali: Evlenmeyeceğimi biliyorsun abi.
Ferman: Bir kere tadınca anlayacaksın
be Ali. Bir şansını denesen? Belki seni
hayata bağlayacak budur.
Ali: Hayata ben zaten bağlıyım abi. Nutuk
çekmen bittiyse gidiyorum.
Ferman: Son bir şey diyeceğim dur.
Ali: Hadi. Ferman masanın üzerinden bir
fotoğraf aldı.
Ferman: Beliz'le bana bak. Çok güzel
değil miyiz?
Ali: Yani. evet öylesiniz.
Ferman: E o zaman problem ne Ali? Nedir
seni kızlardan bu kadar iten?
Ali: Kendimi seviyorum. Kendime vakit
ayırmak varken başkasına ayırmam ben. 2
Ferman: Ulan Ali... yoksa... yoksa gay
misin lan? dedi gülerek.
Ali: Pislik yapma ya.
Ferman: Şaka şaka. Ayrıca olsan nolur
desteklerim ben seni.
Ali: Hadiiii hadiii abicim ben kaçıyorum.
Ferman: İyi hadi görüşürüz. Düşün
dediklerimi.
Ali: Tabi tabi aynen, görüşürüz.
Açelya sabah dersi olmadığından öğlene
doğru okula gelmişti. Boşken Nazlı'nın
sınavının bitmesini bekledi. Kapının
önünde beklerken yanına bir çocuk oturdu.
Daha önce hiç bu okulda görmediği bir
çocuk.
Açelya: Sen yeni misin?
Demir: Yani... evet. Artık burada
çalışıyorum.
Açelya: Çalışıyorsun? Ne olarak?
Demir: Yüksek lisansıma başlıyorum
artık. Tıp ve Hemşireliğin ortak
derslerine gireceğim.
Açelya: Hı, anladım. Hocam olacaksın o
zaman. Hemşirelikteyim ben de.
Demir: Memnun oldum, e tanışalım o
zaman. elini uzatti. Ben Demir. Açelya da
elini sıktı.
Açelya: Ben de Açelya da... e hocaysan ne
işin var sınıfın önünde?
Demir: Hı.. şey. Bir öğrencim sınavda
da ona bakmaya gelmiştim de... seninle
karşılaşmam iyi oldu.
Açelya: Hemen kaynaşmışsınız
öğrencilerinizle.
Demir: Sıcakkanlıyımdır ben, öyle çoğu
hoca gibi gaddar olmam.
O sırada sınav bitti sınıftan öğrenciler çıktı.
Nazlı da çıkınca ikisi de ayaklandı.
Açelya: Nazikom çıktın sonundaa. dedi
sarılarak. Nasıl geçti?
Nazlı: Fena değildi, çalıştığıma değdi Açi.
Demir: Naziko... Nazlı oluyor heralde?
Nazlı: Yine mi sen?
Açelya: Siz... tanışıyor musunuz?
Nazlı: Kendisiyle hiç hoş tanışmadık da.
Öküzlükte üstüne yoktur.
Açelya: Nazlı bence sus.
Nazlı: Hayır hem bana bayan diyorsun
hem de öküz tavırlarına devam
ediyorsun. Nesin sen davar falan mı?
Açelya: Nazlı yeter.
Demir: Ben Asistan Dr. Demir Aldırmaz.
Yeni Fizyoloji hocanızım.
Nazlı: N-ne?
Açelya: Ne yazık ki öyle... Bence gidelim
biz.
Nazlı: Hocam ben... ben çok özür
dilerim.
Demir: Önemli değil tanışmamıştık
sonuçta. Önceki tavrım için özür dilerim.
Yarın derste görüşürüz. dedi ve gitti.
Nazlı: Bu adam sabah böyle değildi? Öküz
ve yavşağın tekiydi noldu buna birden?
Açelya: Bilmiyorum ki. Niye sana yavşadı
mı ki?
Nazlı: Kahve içelim falan dedi ama.. ne
bileyim Açi. Neyse boşver ya hocamızmış
zaten.
Açelya: Hocamız. hoca.
Nazlı: İyi misin sen?
Açelya: Yok iyiyim. Benim dersim
başlayacak şimdi gideyim ben.
Nazlı: Tamam benim dersim yok eve
geçiyorum.
Açelya: Tamam kuzu dikkat et.
Nazlı: Sen de.
Vote ve yorumlarınızı bekliyorum arkadaşlar...