Multimedia: Bora Balkan
Nasıl gidiyor gençler ? Bölümleri beyeniyormusunuz? Şarkı uyumlu olsun dedim ,
Playlistte : Adele - Skyfall
Ve bu arada haftasonu Ankaraya gidicem , acaba diyorum Ankaradan okurlarımız var mı? Biliyorum şimdi siz diyorsunuz ki , az okuma var ama ben cidden hepinizle tanışmayı çok istiyorum. Acaba diyorum bir buluşma falan düzenlesek ? Olabilir mi? Mesaj atın , bir şeyler düzenleyelim. Yani geliceğim tam kesin değil ama olsun. Yeri , zamanı falan. Ciddiyim sizinle tanışmayı çok istiyorum. Ve akıllarda "hikaye gerçek mi?" sorusu varmış onada bir açıklık kavuştururuz.
Hepiniz seviyorum, kendinize iyi bakın :*
Düzenlenmiştir ...
*
Ve sonunda Başkent e varmıştık. Boraya baktığımda gayet mutlu arabayı park ediyordu. Onunla aynı arabada yolculuk yapmak çok iyiydi. Gerçi ben yol boyu uyumuştum ama olsun. Onun yanında , onun arabasında uyumuştum.
Arabadan indiğimizde okul servisinin bizden önce gelmiş olduğunu gördük. Nedenini anlamamıştım. Çünki bizim araba daha hızlı gidiyordu. Ama Bora arabayı yavaş sürmüştüde yinede olsun. Melis koşarak yanıma geldi "Rüya yarım saat oldu biz geleli , çok merak ettik sizi ama , bir yere uğradıysanız insan bir haber verir ya aklım çıktı, telefonuna da bakmıyorsun. " dedi. Sesinden telaş okunuyordu.
Ben hala nolduğunu anlamamıştım. "Haklısında o kadar geç mi kaldık ? Bora noldu ya ben uyurken sorun mu oldu?" Dedim. Şimdi ikimizde şaşkınca Boraya bakıyorduk. O ise sadece gülüyordu. "Cidden nedenini bilmek istermisin?" Dedi.
İşte şimdi merak etmiştim. Melis ile ikimiz aynı anda birbirimize bakıp "EVET" deyince "ya Rüya arabada uyudun ya , her halinden çok yorgun olduğun belli oluyordu ben de yarım saat sağa çektim sen uyu , dinlen diye. Yani öyle abartılacak bir durum yok " dedi ve ağzım yarım metre açık kaldı.
Oha? Ne kadarda ince düşünceliydi!
"Vay be! Sen nasıl bir şeymişsin Bora " dedi Melis gülerek. Bende aptal aptal sırıtarak Boranın yüzüne bakıyordum. Sonra aklıma geldi "Melis ekipmanlar hazır mı? " Dedim. "Her şey hazır Rüya bir tek sen yoksun" dedi.
Bu sefer soru sorma sırası Boradaydı "Hey ne ekipmanı , Rüya ? Benim niye haberim yok?" Dedi "AA Bora ya ben sana söylemeyi unutmuşum şimdi görürsün" dedim.
Aslıda bilerek yapmıştım. Söylersem ne tepki vereceğini bilmiyordum ve risk almadım.
Platformun üzerine çıkınca , yanımda Kemal hoca açıklama yapmaya başladı "Arkadaşlar , okulumuz öğrencilerinde Rüya Üstün ile tanışın. Kendisinin çok güzel bir sesi var ve ondan bu gün bize mini bir konser vermesini istedik. O da bizi kırmadı. " Dedi.
O sırada orada olan üniversitelilerden bir alkış koptu. Bora ise şaşkınca yüzüme bakıyordu sonra ben söze girdim. " Arkadaşlar bir türkçe bir de yabancı şarkı söylemek istiyorum. Türkçe şarkıyı ben belirledim. ama sonradan sizin istediğiniz olursa söylerim " dedim ve gitariste dönüp hazır olduğumu belirten bir işaret verdim ve şarkıya başladık.
"...Gel beni kendinden mahrum etme n'olur
Bu hayat sen yoksan zehrolur
Duy beni duy n'olur, dön bana dön n'olur
Aşk dediğin elbet bir yol bulur..."
Evet bu aylar önce nerenden duyduğumu bilmediğim o şarkıydı ve ben bu gün onu seçmiştim. ( şarkı seçimi arkadaşlarıma ait , ben pek bilmiyorum. Onlarada buradan teşekkürler)
Ve bunu Boranın gözlerinin içine bakarak söylemeye özen gösteriyordum. O ise gözlerini benden zaten ayırmıyordu.
Majestenin bu şarkısı bence bize çok uyuyordu.
Onunla hastalığı hakkında konuşmaya çalışmıştım ama buna izin vermemişti. Hep konuyu değiştirmişti. Ama ben onu anladım. O hayatı boş buluyordu ben ise ona umut vermek için elimden geleni yapıyordum. Ama hala anlayamıyordum. Nasıl bu kadar umutsuz olabiliyordu? Yani yaşamak bence gayet güzel. Ne yaşamıştı da istemiyordu. Ve ya ne yaşamamıştı ? Ben ölmekten deli gibi korkarken o nasıl bu kadar cesaretli olabiliyordu? Lanet olsun!
Şarkı bitince seyircimin ikiye katlanmış olduğunu fark ettim. İnsanlar deli gibi alkışlıyorlardı. Bora ise transa girmiş gibiydi. Sadece bana bakıyordu.
İkinci şarkıya geçmeden önce ara verdik ve millet biraz dağıldı bende sahneden Boranın yanına atladım.
"Hey sen! Beğenmedim mi yoksa ?" Dedim ve dudak büzdüm.
"Bora. .. Ordamısın?" Dedim ve beni yerimden kaldırıp platformun arkasına doğru götürdü. "Hayır Rüya , çok beğendim. Ve lütfen bir daha dudak büzme , bu konuda senle anlaşalım. " Dedi. Ne , Neden bu çocuğun benim dudak büzmem ile derdi neydi böyle?
"Neden ki?" Dedim. "Rüya bir kez olsun istediğimi yapazmısın ? " Dedi. "Tamam öyle olsun bakalım" dedim. "Aferin sana ve lütfen ikinci şarkın biraz daha hareketli olsun ki herkes kendini şarkını melodisine kaptırsın , sesine odaklanamasınlar , istemiyorum. Sadece sesine ben odaklanayım istiyorum. Bu konserin hasabını sonra soracağım . Hayır yani niye bana sormuyorsun? " dedi ve yanağımdan makas alıp gitti.
"Yanlız ikinci şarkı Skyfall , Bora " dedim ve bana döndü "Ciddimisin ?" Dedi.
Bu sefer tekrar dudak büzüp koşa koşa platforma çıktım. Yerine geçip oturduğunda bana pis pis gülümsüyordu.
Ya yerim ama!! Tamam Rüya kendine gel.
Ve tekrar şarkıya başladım. Bu sefer üniversitenin giriş bölümü neredeyse doluydu.
"... Where you go , i go
watch you see , i see..."
bölümü okuduktan sonra güçlü bir şekide bağımam gerekiyordu derin bir nefes aldım ve işte başlıyoruz
".... at Skyfall ..."
Ve gözlerimi açtığımda karşımdaki görüntü beni şoka uğrattı. Şu an üniversitede bulunan hemen hemen herkes buradaydı ve alkış tufanı kopuyordu resmen. Ve en öndeki Borayı gördüm. Ve yanında arkadaşları Çağla , Yiğit , Akın yanında Melis ve onun yanıda Burak.
Oha bu çocuk ne zaman buraya gelmiş. Ve hepsi ayakta beni alkışlıyorlardı.
Oradan Kemal hoca koşarak yanıma çıktı ve konuşma yapmaya başladı.
Bende platformdan inip Boranın yanına gittim. O sıra beni kendine çekip sımsıkı sarıldı.
Yanlız bildiğiniz sıktı. Resmen kemiklerim kırıldı. Sırt kemiğim çıtladı. O sırada arkadan bir çocuk konuştu "Tamam abi , kızı seviyorsun anladıkda , kemiklerini kırmaya gerek yok yani , sonra lazım olacak , değil mi ama haksızmıyım Meliscim?" Dedi. Boradan ayrılıp arkamı döndüğümde konuşanın Burak olduğunu fark ettim.
Gülümsedim. Ve o sırada Akın konuştu "Burak ben sana ne dedim oğlum? Meliscim falan ha?" O sıra Melis pis pis gülüyordu "tamam Akın o da senin olsun , gene ben sapım öylemi ?" Dedi ve güldü.
"Tamam çocuklar , kızın yüzü bağırmaktan kızardı hadi bir yerlere gidip oturalım bu arada sen Rüya olmalısın. Bora senden biraz bahsetti ben Çağla" dedi ve elini uzattı. Bu kızı instagramdan hatırlıyordum.
O sırada bende Boranın onlara benden bahsetmesine şaşırmıştım. Nasıl olduda anlatmıştı merak ediyorum doğrusu. Ve sonra işin ciddiyetini farkına vardım. Bora Balkan beni arkadaşlarına anlatmıştı!
"Ah bende tanıştığıma memnun oldum" dedim ve el sıkıştık. Yanlız bişi diyimi kız fena güzeldi ha ! Sonra arkadan "Bende Yiğit" dedi ve elini uzattı.
Tanışma merasimi ni bitirdikten sonra Melis ve Ben müdürden izin koparıp dışarı çıktık.
Şirin olamayacak kadar lüks kafe gibi bir yere gelmiştik. İçeri geçip otuduğumuzda konuşmaya başladık. Bora ve Melis wc ye giderken , masada ben , Burak , Yiğit , Çağla ve Akın kalmıştık o sırada "Rüya bu arada o gün sana tam teşekkür edemedim Melis için sağol " dedi Akın. "Ahah önemli değil ya borcun olsun" dedim. O da güldü ve masadakiler ne olduğunu anlamamış gibi aval aval yüzümüze bakıyorlarlardı sonra Burak söze daldı" Dur bir dakika ! Ne yani Melisi sen mi Akına ayarladın Rüya?" Dedi. Yazık bu çocuğa ya! Gerçi bende Bora ile tanışmadan önce "sap forever " mod'daydım .
"Teorik olarak hayır ama dolaylı yoldan evet" dedim ve güldüm. "Rüya , bende isterim. Zaten Bora seni nerden bulmuşsa zaten nokta atışı yapmış. Melis de öyle . E birinizde şu dolaylı yoldan banada bulun" dedi Burak.
Ya bu çocuk alem ya! "E ben sana buldum beğenmedim Burak" dedi Çağla.
"Hayır Çağla ben Rüya ve ya senin ya ya Melis gibi istiyorum. Senin bana bulduğuna bak birde Rüya ya bak? " Dedi.
Ya ama ben bu çocuğu şimdiden sevmeye başladım. . .