Yorumke dostlarr🧚♂️🧚♀️
Sabah uyandıklarında çocuğun kollarının arasında olması rahatlatmıştı Asaf'ı. Yine onunlaydı. Tıpkı olması gerektiği gibi göğsünde uyanmıştı.
Akif uyku sersemi kafasını kocasının göğsüne sürterken mırıldanıyordu.
" Komutanım biraz daha."
" Yavrum anlamadım dedim."
Çocuk askerdeki 'koğuş kalk!" travmalarını atlatamadığı için ağzında bir şeyler geveliyordu.
" Zahir abi tamam dövme ceza alacaksın. Imm."
Asaf şaşkın şaşkın minik ağzıyla br şeyler mırıldanan çocuğa bakıp saçlarını okşamaya başladı.
" Akif, benim, hadi uyan."
Boşta olan elini aşağıya indirip Akif'in çıplak kalçasının bir lobunu sıktı.
" Immm Asaffff."
Adını söyleyip inleyince bir parmağını deliğinin çevresinde dolaştırmaya başladı ama asla sokmuyordu.
" Ahhh, yine rüya görüyorum."
Çocuğun bu şekilde uyanmayacağını anlayınca dudağına kelebek öpücükleri bırakmaya başladı.
" Sultanım uyanma vakti."
Normalde uyumasına izin verirdi ama uykusunda sayıklamasının nedenini öğrenmek istiyordu. Kötü bir şey olmasından korkmuştu. Huyu değildi çünkü uykusunda sayıklamak.
"Asaf?"
Çocuk sonunda gözlerini açtığında alnından öptü.
" Günaydın nûrum."
" Günaydın."
Sesi uykudan yani uyandığı için boğuk çıkıyordu. Dayanamayıp kırmızı yanaklarından öptü.
"Uykunda bir şeyler söylüyordun."
" Öyle mi? Ne diyordum."
" Anlayamadım. Zahir gibi bir şey dedin sanırım."
Çocuk gözlerini ovuşturup doğrulduğunda deliğinde küçük bir sızı hissetmişti. Bu iyiydi çünkü başlarda bıçak saplanıyormuş gibi hissederken şu anki acı gayette tolere edebileceği bir acıydı.
" Haa Zahir abi askerlik arkadaşım."
" Ne arkadaşın ne?"
Tam şu anda ne var ne yoksa öğrenme vakti gelmişti Asaf'ın. Çocuk her ağzını açtığında dumur olacağı bir şey duyuyordu çünkü.
Çocuk uykulu halini üzerinden atamadığı için kocasının göğsüne yaslanıp kollarını gövdesine sardı.
" Annem her şeyi öğrenince askere gitmemi istedi. Babam olanları duyarsa çok kızarmış. Haklı da. Ama yemin ederim gitmek istemedim. Sadece duyulursa sana bir şey olacağından korktum. Gidelim buradan Asaf artık ayrılmayalım. Ben annemle konuşacağım. Bir daha ayrı kalamam sizden."
Siz derken neyi kastettiğini gayet iyi anlamıytı Asaf. Kocasını ve onun kocaoğlanını kastediyordu.
" Bir daha böyle bir şey olmayacak. Senin yerin benim yanım bundan sonra. Ben her şeyi ayarladım. Buradan uzak bir kasabaya yerleşeceğiz."
Kafasını salladı Akif, onunla nerede olursa olsun yaşardı.
" Orada kötü mü davrandılar sana o yüzden mi sayıklıyordun?"
Bir elini eşine sarmışken bir eli yumruk olmuştu. Ona zarar gelme düşüncesi sinirlendinmişti birden.
" Hayır. Ezecek gibi olduklarında Zahir ve Neco abi beni koruyordu. Biliyor musun çok iyilerdi ama biraz tuhaftılar özellikle Zahir abi. Bir gün birbirleriyle öyle sert kavga ettilerki ödüm koptu. Sonra birden durup ayağa kalktılar beş dakika sonra Zahir abi Neco abiyi köşeye çekip bir sürü öptü Neco abi çok sinirlendi onu öpmesine ama sesini de çıkarmadı, sonra barıştılar.
Çok eski arkadaşmışlar. Durmadan ceza alıyorlardı. Komutanlar bile yaka silkmişti onlardan."
Çocuk kıkırdadı, aklına bir şey gelmiş gibi. Adam ise pür dikkat dinliyordu eşini.
" Zahir abi durmadan Neco abiyi öptüğü için onlara şey misiniz siz dediler. Zahir abide şeyiz diyince ortalık karıştı, bende neredeyse arada kaynayacakken Neco abi beni çekip tüm dayağı kendi yedi. Sonra kavga çıkarttığı için Zahir abiyi dövdü tekrar. İki kez dayak yemiş oldu yani."
Akif o an çok korkmuş olsa bile şimdi hatırlayınca gülmeden edememişti.
Çocuk kahkaha attığında burukça gülümsedi Asaf.
Çocuğun askerlik anılarını dinlemek kendi yarasını deşsede çocuğun buna sahip olduğunu bilmek içten içe çok mutlu etmişti adamı. Bu temiz kalbinin getirisi olarak kaza belasız ulaşmıştı ya kollarına daha ne isterdi.
Sözünü kesmeden bir saate yakın ilgiyle dinledi onu. Aralarda kafasını sallayıp suratından öpüyordu onu.
Çocuk gördüğü ilgiden memnun şekilde anlattıkça anlattı, sonunda Asaf'ına kavuşup yaşadığı her şeyi ona anlatmak tarifsiz bir zevk vermişti ona.
" Sonra da hemen senin yanına döndüm, annemin haberi bile yok daha. Babam öğretmen olduğu için sürekli tayini çıkıyordu ben de sürekli okul değiştirdiğim için 2 yıl kaybım oldu. Bir yılda geç başlamıştım zaten. Annem üniversite okumamı çok istiyor yanında okumamı istiyordu ama yurtta kalıp seni görmememi istiyor artık.
Ama ben çocuk istiyorum. Okumak istemiyorum. Hem kocam var artık okumama gerek yok değil mi?"
Adam çatılmış kaşlarıyla baktı ona.
" Sen nasıl istersen öyle olur. Ben size bakarım ama kendini şartlandırma. İlerde eğer istersen okursun."
Saçını kaşıdı Akif, çatık kaşları hoşuna gitmediği için parmaklanı kocasının kaşlarına götürüp düzeltmeye çalıştı.
" Çatma kaşlarını korkuyorum."
Elinde olmadan yapmasına rağmen çocuğun dediği şey onu rahatsız etmişti. Ondan korkması isteyeceği son şey bile değildi.
" Tamam nûrum, çatmıyorum kaşlarımı."
" O zaman açıktan okurum olmaz mı?"
" Emin misin? Hiç bir şeyden eksik kalmanı istemiyorum."
" Eminim."
Akif Asaf'a göre küçüktü, büyüdükçe düşüncelerinin değişeceğinin farkındaydı, o yüzden üstelemedi.
" Asaf ben anneme gideceğim. Onunla konuşman gerek."
Kaşlarını çatmamak için kendini zorlaması gerekti Akif'in.
" Bende gelirim."
" Hayır, yalnız konuşsam daha iyi olacak.".
" Olmaz."
Korkuyordu Asaf, çocuğu ondan koparmalarından korkuyordu.
" Söz hemen geleceğim, hem sende kalan işleri halledersin, bugün gideriz olmaz mı?"
Yüzünü sıvazladı Asaf. Bir ayrılığı daha kaldıramazdı. Ama çocuğa güvenmesi gerekiyordu.
" Peki ama eğer yarım saat içinde gelmezsen ben gelirim."
" Tamam."
Çocuk kollarını sevdiği adama sarıp boynunu öptü. Son anda aklına bir şey gelmiş gibi geri çekildi hemen.
"Uykumda deliğim kasılıyordu rüya mıydı?"
" Değildi , yokladım seni biraz."
Çocuk otuz iki diş sırıttı kocasının dediği şeye. Hoşuna gitmişti yaptığı şey.
" Bende yine rüya görüyorum sandım. Yine yoklar mısın beni?"
Tek hamlede çocuğu sırt üstü yatırıp bacaklarını havaya dikti. Kalçasını ikiye ayırıp açığa çıkan deliğine sulu sulu öpücükler kondurdukça Akif kıkırdıyordu.
" Yaa Asafff."
Baldırlarını sıkı sıkı sıkı öpüp bıraktı çocuğu.
Kalçasına küçük bir şaplak atmıştı.
" Hadi yavrum geç olmadan git gel, sonra devam ederiz."
Hiç istemese bile onu onaylayıp duraklarından öptü kocasını.
" Tamam aşkım, gidiyorum."
Çocuk babasının okulda olduğunu bildiği için eve gidip kapıyı çaldı o sırada Asaf götüreceği eşyaları at arabasına yüklemişti. Zaten pek fazla bir şeyi de yoktu, gittikleri yerde elleriyle yapacaktı her şeyi.
Gidecekleri yerde ustasınında yardımıyla bir ev bulmuştu. Elindeki parayla oradan bir ev almayı planlıyordu.
Akifse kendinden daha emindi artık. Askere gitmeyi istememiş olsa bile gitmesi bir olgunluk kazandırmıştı ona artık. Bir çocuk değildi, istediği şeyi yapabilmeliydi.
Annesi kapıyı açtığında hemen sıkıca sarıldı oğluna. Burnunda tütmüştü ilk göz ağrısı.
" Oğlum benim. Neden söylemedin geleceğini."
" Buraya geldiğimi söylemeye değil, gideceğimi söylemeye geldim."
O da annesini çok özlemişti ama onu kocasından ayırması ister istemez bir soğukluk sokmuştu araya.
Annesi geriye çekilip oğlunun yüzüne baktı.
" O ne demek öyle Akif?"
" Ben gidiyorum anne. Babama ister okula gitti ister teyzesinde de ama artık burada kalamam."
" O topal mı yoldan çıkardı seni!"
" Kocama öyle söyleme! O hep iyiliğimi istedi. İçi yansa bile her gün evime gönderdi beni. Ama ben onsuz yaşayamam artık. 22 yaşıma gireceğim neredeyse. Bana ömrüm boyunca bebek muamelesi yapamazsın."
Olayları Zahir abisine anlattığında ailesinin karşısına dikilmesi gerektiğini ve isteklerinin peşinden gitme cesaretine sahip olması gerektiğini söylemişti ona.
Hayata bir kez geliniyordu ve bu hakkını istediği şekilde kullanabilmeliydi.
Annesiyse aynı fikirde değildi tabiki.
" Yaparım efendim, yaparım, sen kaç yaşına gelirsen gel benim çocuğumsun. Ben senin hep iyiliğini isterim, o adamdan uzak duracaksın. Beraber gideceğiz buradan. Baban gelsin bir yolunu bulacağım."
" Öyle mi anne. Bana kızım derkende gerçekten benim iyiliğimi mi istiyordun."
Bunu yüzüne vurmak istememişti ama dayanamamıştı işte. Annesinin yüzündeki tüm kan çekilivermişti bir anda.
" Ben.."
" Anne sen kendi yolunu çizdin, bırak bende çizeyim. İzin ver erkek olayım. İzin ver hayattan kendime düşeni alayım. Arkamda ailem var benim, ne olursa olsun kapıları her zaman açık deyip bunun güveniyle istediğim hayatı yaşayabileyim.
Ben Asaf'ı çok seviyorum. Bunu kabul etmen zor biliyorum ama oğlun çok aşık anne. "
Annesi yutkunup ne zaman akmaya başladığını anlayamadığı göz yaşlarını sildi.
" Gitmeseniz burada kalsanız olmaz mı söz bir şey demem babana."
" Olmaz rahat olamayız, bizi tanımadıkları bir yere gitmemiz gerek. Asaf ayarladı her şeyi."
" Nereye gideceksiniz?"
" Buradan uzağa."
" Peki bizi görmeye gelecek misin?"
Hevesle kafasını salladı Akif."
" Geleceğim hemde kocamla."
İster istemez yüzünü buruşturdu annesi. Kocaymış peh.
" Söz ver."
" Söz"
Birbirlerine sarılıp biraz anlaştıktan sonra Asaf'ın yanına gitmişti Akif.
Onlar için yeni bir hayat başlıyordu artık.
Bu bölüm smut yoktu seri üzgün😑