Unstoppable Love

By Kyungpir

3.3K 322 56

"Tam 2 yıl önceydi. Buraya getirilişim, onun benden tamamen ayrılıp sonsuz olması, her şey tam 2 yıl önce bug... More

Unstoppable Love-Tanıtım
Unstoppable Love 1. Bölüm
Unstoppable Love 3. Bölüm
Unstoppable Love 4. Bölüm
Unstoppable Love 5. Bölüm
Unstoppable Love 6. Bölüm-Final

Unstoppable Love 2. Bölüm

390 44 9
By Kyungpir

Ertesi gün Jongin ve Minseok hastaneye gidip tekrardan danışmanla konuşmaya başladı.

"Biz Lu Han'ı görmek istiyoruz."

"Dün de demedim mi size göremezsiniz diye?"

"Biliyoruz ama bir ayrıcalık yapsanız?"

"Mümkün değil."

"Biraz rüşvet?"

"Sizi polise şikayet edebilirim..."

"Hayır! Hayır! Bekleyin ailesini arayacağım!"

Jongin ve görevli böyle konuştuğu sırada Minseok üst kata çoktan çıkmış etrafa bakınıyordu.

"Acaba hangi kapı?"

diye fısıldadı ve etrafına bakındı. En sonunda soldaki kapıya yaklaşıp kapının kolunu aşağıya indirdi. Kapı yavaşça açılırken bir hemşireye yakalandı.

"Hey siz de kimsiniz! Uzak durun. O hastayı göremezsiniz!"

diyerek Minseok'u yana ittirdi. Ardından uyuyan Luhan'a bakıp kapıyı tekrardan kapattı. Minseok ise onu kısacık görmesinin şokunu yaşıyordu.

"Gidin buradan! Buraya böyle gelemezsiniz!"

diyerek hemşire Minseok'u aşağıya doğru sürükledi. Kısa süre sonra ise Jongin'le birlikte hastaneden atılmışlardı.

"Onu gördüm..."

"Görebildin yani!"

"Uyuyordu..."

"Yani o seni görmedi."

"Jongin, acaba merdivenin var mı?"

"Merdiven mi?"

"Evet."

"Ne yapacaksın?"

"Luhan'nın beni görmesini sağlayacağım..."

"Nasıl?"

"Hiç filmlerde görmedin mi? Ailesi kızını eve kapatır sonra oğlan kızı görmek için cama merdiven dayar."

"Bu durumda kızımız Luhan mı?"

"Şu an takıldığın şey o mu Jongin!"

"Özür dilerim. O halde bir merdiven bulup gece buraya geri mi dönüyoruz?"

"Evet."

"Tamam."

Hava karadığında Jongin ve Minseok evden çıkıp merdivenle birlikte hastaneye geri döndüler.

"Minseok bunun iyi bir fikir olduğunu düşünmüyorum."

"Kapa çeneni ve merdiveni tut tamam mı?"

Jongin başka bir şey demeden merdiveni tuttu. Minseok ise hemen merdiveni tırmanıp Luhan'nın camına vurdu.

"Ah hadi ama Lulu, senin uykun bu kadar derin değil..."

"Minseok biraz hızlı ol, birileri geliyor..."

Minseok hızla birkaç kere daha cama vurdu. Luhan ise uyanıp etrafına bakındı. Camına birisinin vurduğunu anladığında ise kalkıp camın karşısına geçti. Bir suratın ona doğru baktığından emindi ama kim olduğunu anlayamamıştı. Bu yüzden daha da yaklaşıp camı açamaya çalıştı ama kilitliydi.

"Minseok buraya geliyorlar!"

"Camın karşısında dikiliyor ama açamıyor..."

"Minseok acele et! Merdiveni bırakmak zorunda kalacağım!"

"Luhan! Beni duyuyor musun?!"

Luhan camın arkasından gelen sesle şok oldu.

"Min-Minseok!"

Jongin o anda merdiveni bırakıp kaçmaya başladı. Minseok ise altıdan kayıp giden merdiven ile panikleyip mermere tutunmaya çalıştı.

"Luhan benim Minseok! Lütfen yardım et düşeceğim!"

"Min-Minseok, s-sen o-olamazsın ki..."

diye fısıldadı Luhan.

"Luhan lütfen düşeceğim!"

diye tekrardan bağırdı Minseok. Luhan ise ne yapacağını bilemeyerek masasında duran bibloyu alıp kilide vurmaya başladı. Kilidi hemen kırıp karşısında Minseok'u gördü. Minseok cama geri tırmanmaya çalışıyordu...

"Hey sen! Bekle orada! İçeri girmeyi aklından bile geçirme!"

diye bağırdı aşağıdaki görevliler. Minseok ise zar zor tırmanmaya çalışıyordu. Görevlilerden biri uzanıp ayağından çekmeye çalıştığında ise yukarıya doğru tırmanması iyice zorlaşmıştı.

"Lanet olası adam bıraksana beni!"

Luhan ise o anda aniden Minseok'u içeri çekti ve birlikte yere düştüler. Minseok hemen ayağa kalkıp camı kapattı ardından da Luhan'nın çekmeceli dolabını kapının önüne doğru ittirmeye başladı. Luhan ise şaşkınca onu izliyordu. Minseok kapının önüne dolabı çektikten sonra yorulmuş bir şekilde yere çöktü ve ona şaşkınca bakan Luhan'a el salladı. Nefes nefese,

"Merhaba Lu."

dedi.

"Ama sen ölmüştün. Sen gerçek olmazsın değil mi? Hayal görüyorum ben... Hayalsin değil mi? Rüyadayım ben, rüyamın içinde rüya görüyorum değil mi?"

"Hayır Lu... rüya görmüyorsun.."

"Şizofren mi oldum şimdi de? S-sen ölmüştün..."

"Ben ölmedim Lu."

dediği anda kapı arkadan vurulmaya çalıştı.

"Ama sen ölmüştün."

dedi Luhan tekrardan. Minseok ise ayağa kalkıp kapının önüne başka ne koyabilir diye düşünmeye başladı.

"Minseok s-sen ölmüştün, ölmüştün.. iki yıl önce dün.. yoksa ben de ölüp sonunda sana mı kavuştum?"

Minseok arkasını dönüp Luhan'a yaklaştı ve suratını avucunun içine aldı.

"Hayır Lulu'm ölmedin..."

ve o anda kapının üst kısmı kırılıp önündeki dolap itildi. Bütün görevliler Minseok'a doğru yürürken Luhan aniden Minseok'u arkasına sakladı.

"Onu benden tekrar alamazsınız!"

diye bağırdı Luhan bir anada. Hemşirelerden biri ise hemen ona yaklaşıp onu bayılttı. Ardından görevliler zorla Minseok'u dışarıya attı. Minseok,

"Lanet olsun!"

diye bağırıp Jongin'nin evine doğru yürümeye başladı. Kapıyı çaldığında Jongin hemen kapıyı açıp özür dilemeye başladı.

"Özür dilerim, kaçmak zorunda kaldım özür dilerim!"

"Kaçman işime yaradı."

"Ne?"

"Luhan panikleyerek beni içeri aldı."

"Ciddi misin?"

"Ölmüş olduğuma çok fazla inanmış..."

"O yüzden şu an orada ya.."

"Onun yanına gitmeliyim."

"Bizi oraya bir daha asla almazlar!"

"Bir yolu vardır elbet, Luhan'ı tekrar görmeliyim."

"Artık oraya ancak hasta olarak girebilirsin..."

Minseok bunu duyunca kafasında bir lamba yandı,

"Pekala, ben de öyle girerim öyleyse, hem Luhan'nın odası iki kişilikti!"

"Oraya nasıl girmeyi düşünüyorsun? Bir gecede deliremezsin ya?"

"Deliririm!"

"Nasıl?"

"Tabii ki mükemmel oyunculuk yeteneğim ile!"

"Yine ne geçiyor aklından açık açık söylesen, ben de kendimi gerizekalıymış gibi hissetmesem..."

"Bak yarın hastaneyi arayacaksın ve buraya gelmeleri gerektiğini söyleyeceksin, benim dün geceden beri deli gibi kahkahalar attığımı, ağladığımı bağırdığımı ardından tekrardan kahkahalar attığımı söyleyeceksin."

"Buna inanırlar mı?"

"Luhan'sızlık beni zaten delirtmek üzereydi, onu bulmak için böyle ayaktayım ben, elbette inanırlar..."

"Pekala o halde uysak mı artık?"

"Tamam sen uyu..."

"İyi geceler."

"Sanada."

Sabah olduğunda Jongin hemen hastaneyi aradı. Kısa süre sonra hastaneden gelmişlerdi Minseok ise dün gece dediği gibi rol yapmaya başlamıştı. Onu uyutup hemen ambulansa yerleştirdiler ve hastaneye götürdüler. Jongin de peşlerine takılıp hastaneye gitti ve doktorlar Minseok'u muayene ederken ona sorular sormaya başladılar.

"Tam olarak ne oldu da bizi aradın?"

"O dün gece eve geldiğinde aniden gülmeye başladı. Adeta kendini yırtıyordu, birden bire ağlamaya ve "LUHAN" diye bağırmaya başladı sonra da gülmeye devam etti, sabaha kadar böyle sürdü. En sonunda onu uyutamayacağımı anlayıp sizi aradım."

"Pekala o halde birkaç gün bizim konuğumuz olsun..."

"Aklını kaçırmış gibiydi... En sonunda bunun olacağından korkmuştum zaten..."

"Pekala teşekkürler, arkadaşını tek boş olan yere alacağımız için onu ziyaret etmen zor olacaktır, ancak bahçeye falan çıkmak istediğinde görebilirsin..."

dedi doktor ve Minseok'u Luhan'nın odasına çıkarttırdı.

Minseok uyandığında bir çift meraklı göz onu izliyordu. Minseok ise "Başardım." diye fısıldayarak doğrulmaya çalıştı.

"Minseok bu sen misin?"

"Evet benim Lu."

"Bu, bu nasıl olur? S-sen ölmüştün..."

"Luhan bu bize oynan bir oyundu... Sonunda seni bulabildim ama..."

"Ama annem ve babam senin öldüğünü söyledi..."

"Ben ölmedim Lu, hiç ölmedim, zombi olup da geri dönmedim, bu sadece ailelerimizin bizi ayırmak için uydurduğu bir yalan."

"Minseok sen şimdi hiç ölmedin mi?"

diyerek Luhan ağlamaya başladı ve Misneok'un boynuna atladı.

"Gerçekten benim Minseok'um gibi kokuyorsun..."

"Gerçekten senin Minseok'unum Lu."

diyerek ona sıkıca sarıldı Minseok.

"Senin yanına gelmek için her şeyi denedim ama beceremedim..."

"İyi ki becerememişsin..."

dedi Minseok artık o da ağlamaya başlamıştı.

"Neden daha önce gelmedin Minseok?"

"İki yıldır seni arıyordum Luhan, ancak birkaç gün önce şans eseri buldum seni..."

"Minseok sakın beni bir kere daha bırakma!"

"Bırakmayacağım... kesinlikle bırakmayacağım.. her zaman yanında olacağım... ama senin de yardımına ihtiyacım var."

"N-ne yapabilirim?"

"Onlara bir deli olduğumu inandırmalısın tamam mı?"

"Ne?"

"Burada olmamı ancak bu sağlar Luhan..."

"P-pekala."

Minseok Luhan'ı kendinden uzaklaştırıp gözlerinin içine baktı.

"Uyuyup uyandığımda yok olmayacaksın değil mi Minseok?"

"Olmayacağım, uyandığında da burada olacağım Luhan. Artık ağlama lütfen."

diyerek Minseok Luhan'nın akan yaşlarını sildi ve gülümseyerek dudaklarına masum bir öpücük kondurdu.

Continue Reading

You'll Also Like

84.2K 6.7K 29
iso furtuna, tehdit altında olan fadime koçari'yi, ona furtuna soyadını vererek korumaya çalışır. 27.12.2025
134K 5.2K 40
Taşacak Bu Deniz dizisindeki fadime ve iso karakterlerine yazılacak bir kurgudur.
79.8K 12.3K 32
seni gülümsetmek biraz vakit alırdı.
64.7K 5.6K 20
yarı texting, tam aşk #İsFad
Wattpad App - Unlock exclusive features