Eve ulaştığımda Doruk dışarıda karla oynuyordu. Mutluydu , hemen onun yanına gittim ve öptüm o da sımsıkı sarıldı
“Talya, nerdeydin gel hadi oyun oynayalım”
“ Çok yorgunum hayatım ve uykum var ama bana küsme olur mu sonra oynarız”
“Olur tamam sonra oynarız “
“Seni seviyorum”
İçeriye yavaş adımlarla girdim. Bugün ne bekliyordu acaba beni diye düşündüm, hangi sebepten dolayı tartışıp dayak yiyecektim acaba. Annem ve babam salonda oturuyorlardı annem her zamanki gibi sinirli ve dergi karıştırıyordu. Yeni sayıda ona hitap eden şeyler yoktu sanırım. Beni görmeden uzaklaşmak istedim. Hemen yukarıya odama çıktım. Çantamı yatağa fırlatıp yere yığıldım. Artık ağlamaya başlamıştım. Hıçkıra hıçkıra ağlamaya başlamıştım. Nefesimi kesecekmiş de her an ölecekmişim gibi hissediyordum. İstemsiz olarak akan o gözyaşlarım boğazıma sarılmış ve beni boğacakmış gibi geliyordu. Ağlamaktan artık yorgun düşmüştüm, gücüm kalmamıştı yere vurmaktan ellerim kıpkırmızı olmuştu ve kendimi yere bıraktım. Gözlerim kapanıyordu.
Uyandığımda halının üzerindeydim. Gözlerimi ovuşturdum yavaşça ayağa kalkıp saate baktım akşam olmuştu, sanırım yemek saati gelmişti, çok da acıkmıştım kahvaltı yapıp yapmadığımı bile hatırlamıyordum. Karnımdan gelen o korkutucu ses yapmadığımın işaretiydi. Sabaha dair pek bir şey hatırlamıyordum tek hatırladığım kapkaranlık bir odada uyandığımdı. Üzerimdeki kıyafetlerimi değiştirip rahat mı rahat pijamalarımı giydim. Saçlarımı dağınık bir topuz yapıp banyoya geçtim. Elimi yüzümü yıkayıp tedirgin adımlarla aşağıya indim. Herkes masada oturmuş görünüşe göre beni bekliyorlardı. Biraz duraksadım. Babam dikkatli bir şekilde beni inceliyordu ve çıkardığı o boğuk sesten birden irkildim bütün gün orda mı dikilip kalacaksın diye bağırmıştı. Hayır anlamında başımı salladım ve masaya ilerledim Doruğun yanına oturdum ve kulağına fısıldadım
“Naber ufaklık ?”
“İyi uyudun mu Talya, bugün Feyza teyze bize pasta yapmış ,hem de çikolatalı “
“Hımm bayıla bayıla yeriz o zaman ama ilk önce yemek yiyelim ”
Doruğun heyecanı gözlerinden okunuyordu, Feyza teyze evimizde kalıyordu ev işlerine yardım ediyordu. Çok eğlenceli birisidir. Dorukla küçücük sevincimizi yaşarken bir anda annemin bağırtısı ikimizi de ürkütmüştü.
“Talya !! , yeter artık kesin yemek yiyeceğiz ve sessizlik istiyorum, en azından yemeğe saygınız olsun”
Annemin bir anda verdiği bu tepkiye doruk korkmuş olacak ki başını eğmiş oracıkta ağlıyordu. Onun bu halini görmeye daha fazla dayanamadım ve ayağa kalktım
“Yeter artık, ben ne yaptım sana ne? Beni biraz da olsun sevemez miydin ki?” ..
bağırmıştım uzun zamandır böyle tepki vermemiştim. Annem birden ayağa kalktı ve elini kaldırdı ben ani bir hareketle geri çekildim. Korkmuştum bana vuracaktı bir anda durdum hani bazen bir şeyleri yapmak için 10 saniyelik bir cesarete ihtiyacınız olur ya o cesareti tüm bedenimde hissettiğim an doruğu öptüm ve kapıya koştum, arkamdan çığlıklar duyuyordum annem yine krize girmişti ve arkamdan geliyordu bu sefer yapabilirim diye düşündüm. Dışarı fırladım ve güvenliğe yakalanmadan var gücümle koşmaya başladım, ayağım sızlıyordu , kalbim duracak gibiydi ve hava inanılmaz derecede soğuktu ,üşüyordum, tam arkamı dönüp bakmak için kafamı çevirmişken beynimin içine içine işleyen bir korna sesi duydum .Can havliyle durmuştum. Bunca şeyin üzerine birde araba çarpsaydı tam olacaktı.
“Senin sorunun ne!! Beni öldürmeye mi çalışıyorsun”
avazım çıktığı kadar bağırıyordum aynı zamanda arabaya vuruyordum. O sırada arabanın camından başını çıkaran genç bir çocuktu.
“Deli misin ne yapıyorsun çatma kızım gece gece !!" aynı ses tonunda cevap vermişti. Tam ağzımı açıp ona cevap verecekken uzaktan güvenliğin bana doğru koştuğunu gördüm. Kaçmak için tek bir çözüm vardı hiç tanımadığım bu çocuğun arabasına binecektim.
Hızlı bir hareketle arabanın kapısını açtım ve oturdum
“Bas gaza lütfen gidelim yalvarıyorum” ben bunları söylerken aynı zamanda güvenliğe de bakıyordum arabaya ulaşmasına çok az bir mesafe kalmıştı..
“Seni tanımıyorum bile geldin ve arabama oturdun !”
“Lütfen git yalvarıyorum sana, eğer şimdi gitmezsen hayatım daha da berbat bir hale gelecek ve sen buna sebep olmuş olacaksın”
“Off! Tamam” diye bağırdıktan sonra birden gaza bastı, geriye çekilmiştim. Güvenliğin bize ulaşması an meselesi iken durumu kurtarmıştım. Yüzümde istemsizce bir gülümseme oluşmuştu, geriye yaslandım ve gözlerimi kapattım, sakinleşmiştim…
“Teşekkür ederim”
“Neden böyle bir şey yaptın?” Gözlerimi açmıştım ve ona bakıyordum…
“Seni tanımıyorum sana anlatabileceğim şeyler değil”
“Ama şu an arabamda oturuyorsun”
“Ya öyle mi fark etmemi sağladığın için sağol, bilmiyordum”
“Gerçekten delisin”
“Öyleyimdir”
bunu söyledikten sonra yüzünde bir gülümseme belirdi. Yollar sessizdi ,hafi sisliydi ağır ve yavaş gidiyorduk.Yolun ortasından geçen ışıkların yansımaları yüzüne vuruyordu ve yüz hatlarını incelememe yardımcı oluyordu. Kemikli bir yüzü,bal rengi gözleri vardı hafi çıkık burnu ve gayet düzgünce sağa taranmış saçları vardı. Uzunca ona baktım ve o da bunun farkında olacak ki bana döndü başımı ani bir hareketle çevirdim. Utanmıştım.
“Benden etkilendin sanırım” bu lafı her şeyi mahvetmişti. Kendini beğenen tiplerden diye düşündüm.
“ Ne alakası var hem nereye gidiyoruz böyle” derken karnım öyle bir guruldamıştı ki bu sesi binlerce kilometre ötedeki biri bile duyabilirdi. Hemen karnımı tuttum gözlerim açılmıştı. Başımı kaldırıp da ona bakamadım. Çok utanmıştım. Zaten o anda bir kahkaha patlattı. Bende ellerimle gözümü kapatıp ona katıldım.
“ Çok acıkmışsın sen yemek yemen lazım daha sonra nereye gideceğini konuşuruz “
“Peki”
dyerek karşılık verdim
“Ayrıca pijamaların da çok havalı bir ara bana nereden aldığını söyle unutma ama “ dedi .
“İstersen alırım sana yakışacağından eminim”
" Çok düşüncelisin" bir an duraksadı ve devam etti " Ayrıca çokta tatlısın " şaşırmıştım ve utanmıştım başımı eğmiş ve ellerimle oynuyordum
" Bu kadar açık sözlü müsün sen böyle"
"Öyleyimdir huyum kurusun ve işte geldik"
" Burası neresi böyle"
" Buradaki en güzel dönerleri Savaş Usta yapar" diyerek arabadan inmişti. Ama bir dakika ben o heyecanla üzerime bir şey almamıştım ve pijamalıydım. O an arabadan inememiştim.Başını eğip "Gelmiyor musun " demişti
" Bu halde dışarı çıkarsam donarım hava çok soğuk" üzerindeki siyah deri ceketini çıkardı ve bana uzattı, ceketi üzerime geçirdim ve hızlı adımlarla içeri girdik. Dışarısı inanılmaz derecede soğuktu. Ama içeriye girdiğimizde kendimi iyi hissetmeye başlamıştım.Ceketi hala üzerimdeydi " teşekkür ederim" diyerek ona uzattım. " Rica ederim" diyerek karşılık verdi. Karşısına oturdum.
"Ne yemek istersin? aklımdan tamamen çıkmış" boğazını temizledikten ve suratındaki o yarı çarpık gülümsemesi ile birlikte devam etti " adını hala öğrenemedim "
" Benim adım adı yok" o anda bir kahkaha patlattı
" Pekala adı yok benim adım Poyraz hani belki merak etmişsindir felan "
Gülüyordum aynı zamanda tamam anlamında başımı sallıyordum.
Poyraz devam ediyordu açlıktan gözümün başka bir şey görmediğimi anlayacak olacak ki ne yemek istediğimi sormuştu. Yanımda param yada herhangi bir şeyim olmadığı için o ne yemek isterse bende onu yiyeceğimi söyledim. Poyraz siparişleri veriyordu.Siparişleri verdikten kısa bir süre sonra yemekler gelmişti. Kendimden geçmiş gibi yemeğe başlamıştım.Aç gözlü durumumu gören Poyrazın kaçamak bakışlarını üzerimde hissediyordum.Açlığa gelemezdim ve bunu da açıkça belli ediyor olmalıydım.
"Yavaş ye boğulacaksın" demişti. Gülünce gözleri kayboluyordu hele ki bunu söyledikten sonra gözlerini görmek imkansızdı. Yinede suratını kaplayan gülümsemesi hoş bir görüntü yayıyordu. Yinede ağzım doluyken konuşmamalıydım.Pek de hoş bir görüntü olmazdı.O yüzden gözlerimi kısarak hafifçe gülümsedim.
"Çok teşekkür ederim Poyraz , ha bir de bu yemek esnasında yaşananları unutmalısın"
"Unutamam,rüyalarıma girecek ah! bu kötü oldu "
Açlıktan kendini kaybetmiş erkeklerden daha iştahlı ve çılgın gibi yediğim kaçınılmaz bir durumdu.
"Kalkalım mı artık" derken başını eğmiş bir şeylerle uğraştığı kesindi.
"Olur" diye karşılık verdi.Hesabı o öderken ona karşı mahcup olmuştum. Yanımda ne telefonum ne de param vardı ve böyle şeylerden pek hoşlanmazdım. Hesabı ödedikten sonra dışarıya çıktık.Hızlı adımlarla arabaya ilerledik.
Arkadaşlar yazılı haftası başladığı için ilgilenemedik en kısa zamanda yazacağız Affedinn !! :)