ESER

By edamarsss

64.3K 10.9K 1.6K

"Senden...senden nefret ediyorum anladın mı" Diye haykırdım. Nefret ediyordum ondan ölesiye hemde Ama nerden... More

1.BÖLÜM
2.BÖLÜM
3.BÖLÜM
4.BÖLÜM
5.BÖLÜM
6.BÖLÜM
7.BÖLÜM
8.BÖLÜM
9.BÖLÜM
10.BÖLÜM
11.BÖLÜM
12.BÖLÜM
13.BÖLÜM
14.BÖLÜM
15.BÖLÜM
16.BÖLÜM
17.BÖLÜM
18.BÖLÜM
19.BÖLÜM
20.BÖLÜM
21.BÖLÜM
22.BÖLÜM
23.BÖLÜM
24.BÖLÜM
25.BÖLÜM
26.BÖLÜM
27.BÖLÜM
28.BÖLÜM
29.BÖLÜM
30.BÖLÜM
31.BÖLÜM
32.BÖLÜM
33.BÖLÜM
34.BÖLÜM
35.BÖLÜM
36.BÖLÜM
37.BÖLÜM
38.BÖLÜM
40.BÖLÜM.
41.BÖLÜM
42.BÖLÜM
43. BÖLÜM
44.BÖLÜM
45.BÖLÜM
46.BÖLÜM
47.BÖLÜM
48.BÖLÜM
49.BÖLÜM
50.BÖLÜM {BAŞ KARAKTERLER}
51.BÖLÜM
52.BÖLÜM
53. BÖLÜM
54.BÖLÜM
55.BÖLÜM
56.BÖLÜM
57.BÖLÜM
58.BÖLÜM
59.BÖLÜM
60.BÖLÜM
61.BÖLÜM
62.BÖLÜM
63.BÖLÜM
64.BÖLÜM
65.BÖLÜM
66.BÖLÜM
67.BÖLÜM
68.BÖLÜM
69.BÖLÜM
70.BÖLÜM
71.BÖLÜM
72.BÖLÜM
73.BÖLÜM
74.BÖLÜM
75.BÖLÜM
76.BÖLÜM
77.BÖLÜM
78.BÖLÜM
79.BÖLÜM
80.BÖLÜM
81.BÖLÜM
82.BÖLÜM
83.BÖLÜM
84.BÖLÜM
85.BÖLÜM
86.BÖLÜM
87.BÖLÜM
88.BÖLÜM
89.BÖLÜM
90.BÖLÜM
91.BÖLÜM
92.BÖLÜM
93.BÖLÜM
94.BÖLÜM
95.BÖLÜM
96.BÖLÜM
97.BÖLÜM
98.BÖLÜM
99.BÖLÜM
100.BÖLÜM
101.BÖLÜM
102.BÖLÜM
103.BÖLÜM
104.BÖLÜM
105.BÖLÜM
106.BÖLÜM
107.BÖLÜM
108.BÖLÜM
109.BÖLÜM
110.BÖLÜM
111.BÖLÜM

39.BÖLÜM

501 96 7
By edamarsss

🖤🔥🖤

Bu bir yol ola bilirdi. Ama bende o cesaret varmıydı? Var mı?

Yataktan yavaş adımlarla kalkıp salona çıktım. Evde de korumalar vardı. Bu benim işimi aşırı zorlaştırıyordu.

Etrafıma baka baka ilerliyordum. Korumalar belirli saatlerde yerlerini değiştiriyorlardı.

O saate kadar bu işin bitmesi lazımdı.

Aklıma o gelmişti. Nerdeydi. Uyuyormuydu. Öyle olsun allahım nolur.

İşim biraz kolaylaşır bari. Onun odasının yanına yaklaştığımda içimi tuhaf bir heyecan kaplamıştı.

Cesaretimi toplayıp kapının kolunu yavaşca indirdim. Kapının açılmasıyla o koku viğerlerimi parçalamıştı.

Bu yoğun koku aklımı karıştırıyordu. Kendime ayılmak amacıyla tokat atmıştım. Sessiz olmayı da unutmamıştım.

Odada gözüm onu arıyordu. Odası zaten karanlıktı bide siyaha boyamıştı.

Bu yüzden biraz geç bulmuştum onu ama yine de bulmuştum.

Yatakta uyuyordu. Tüm şeytanlığını bırakıp masumca uyuyordu.

Saçları bir birine dolanmış dipsiz kuyuyu andıran gözlerini kapatmış can alan ellerini yanına çekmiş...

Ne diyordum ya ben. Uyuduğuna göre sorun yok . Kapıyı sessizce kapatıp salona indim. Korumalar her yerdeydiler.

Hava soğuk muydu ne. Yoksa ben mi üşüyordum.  Ayağımdaki ayakkabımın bağcıklarına düğüm atmıştım.

Koşarken açılırlarsa düşerdim. Yavaş adımlarla adeta siyaha karışıp bahçeye çıkmayı başarmıştım.

Zorluklar git gide artıyordu. Tüm kaçış noktalarımda bir sürü koruma vardı. Ne yapacaktım şimdi.

Bir süre düşündükten sonra aklıma bir fikir gelmişti. Madem kaçış noktalarım kapalı bende normal insan yolundan kaçardlm.

Hem orda daha az koruma vardı. Duvarlara yapışarak korumalara gözükmeden dış kapıya gelmiştim. Şimdi tek zorluk kaldı.

Bu kapıdan çıkmak. Bu kapıdan çıktığım an bütün zorluklarım  biterdi. Nasıl çıkardım burdan.

Korumaların yer değiştirme saati gelmuşti galiba. Yerlerini değiştiriyorlardı. Bu fırsatı kullana bilirdim.

Kaçış noktalarımın birinden kaçacaktım. Yavaş adımlarla ilerlerken duyduğum ses kanımı dondurmaya yetmişti.

Efe: olduğun yerde kalıyorsun!!!

Yutkunup arkama bakmıştım. Sinirle bana bakan efeyi görmüştüm.

Önüme döndüğümdüyse kapıdaki korumaların dağıldığını bana yaklaştıklarını görmüştüm.

Ne yapacaktım. Teslim mi olacaktım gücüme güvenip kaçacakmıydım.

Ona tekrar döndüğümde bana yaklaştığını gördüm.

Gücümü toplayıp koşmaya başladım. Adamlar bağırmaya başlıyorlardı.

'Dur  bekle   gel buraya...'

Ama en çok onun sesi sarsıyordu dünyamı.

Efe: buna pişman olacaksın emin ol.
Gel buraya!!!

Dinlemeden kişmuştum. Bahçe çok büyük olduğu için kapıya varamamıştım.

Biraz daha koştuğumda kapının yanına gelmiştim.

Kolumdan çekilmemle korkum artmıştı. Korumaydı bu. 

Hiç düşünmeden adamın  erkekliğine tekme atıp kapıdan çıkmıştım.

Arkamdan ordu koşuyordu. Adamlar azaldığında arabalar ortaya çıkmıştı.

Havaya atılan silah sesleri korkutuyordu beni.
Ama pes etmeyecektim. Bu kadar gelmişken pes etmeyecektim. Asla.

Arabanın giremeyeceği dar yerlerden koşuyordum. Bu yüzden adamlar ayaklarıyla geliyorlardı arkamdan.

En başlarında da efe vardı. Havaya durmadan ateş ediyordu. Çok yorulmuştum.

Evden uzaklaşmıştım ama ana yoldanda uzaklaşmıştım.

Koşarak kurtulamazdım onlardan. Yolumu saptırıp tekrar koşmuştum. Nefesim yetmiyor bazende fazla geliyordu.

Ciğerimi hissetmiyordum artık. Biraz daha koştuğumda ana yola çıkmıştım.

Arkamdakiler de azalmıştı. Ama o hala inatla koşuyordu.

Önüme bir araba çıkması için yalvarıyordum. Gelen beyaz arabayı görünce mutluluktan ağlamaya başlamıştım.

Arabanın önüne geçip durması için elimi kaldırmıştım. İçinden çıkana damı görünce şok olmuştum.

Ben: umut?

Umut:eda?

Ne işi vardı onun burda. Neyse zaman yoktu. Nerdeyse yetişeceklerdi bana.

Ama onunlada gidemezdim. Onun da başını yakamazdım.

Ben:umut git burdan hiç düşünmeden kaç!

Umut: ne diyorsun sen bu ne hal eda.

Ben:umut kaç git kurtar kendini.

Silah sesleri yakınlaştığında umut yanıma gelip kolumu çekiştirmişti.

Umut:bin şu arabaya.

Ben:umut olmaz canını yakarkar.

Umut: bin dedim

Ben:olamaz

Zorla beni bindirmişti. Gazaı kökleyip sürmüştü arabayı. Eğer burdan kurtulamazsak onun canını yakarlardı.

Bir süre sonra arkamızda sürüyle araba vardı. Olamaz.olamaz.

Kendi kendime isyan ederek bir yandanda ağlıyordum. Niye bulaştı ki umut bu işe.

Arkamızdan gelen darbeyle ağaca girmiştik. Ağlamam artarken umut kolumdan tutup indirmişti beni arabadan. Koşmaya başlıyorduk.

Adamlar bize yetiştiğinde etrafımıza çember örmüştüler. Gelen siyah arabanın içinden inen korkumu daha da arttırmıştı.

Sert bi şekilde bakıyordu bana. Çemberi kırıp  yanımıza gelmişti. Saçımdan tutmasıyla yere yapıştırması bir olmuştu beni.

Umut onun kolundan tutmuştu.

Umut: ne yaptığını zannediyorsun sen lan

Efe önce kolundaki umudun eline bakmıştı. Sonrada kahkaha atmıştı.

Canımın acısı bir yana onun psikopatlığı beni daha da çok korkutuyordu.

Belindeki silahı çıkardığında daha da çok ağlamıştım.

Hiç düşünmeden umuta ateş  ermişti. Başından yaralanan umut yere düşmüştü.

Durmadan ağlıyordum. Yerde olduğum halde elimi onun eline uzatmıştım.

Nabzı yoktu. Ağlamam sertleşmişti. Her yer dumanlanıyordu.

Saçımdan tutulmamla ayağa kaldırılmıştım. Çenemden tutup gözlerine bakmamı sağlamıştı.

O karanlık gözler kalbimi durdurmaya yetiyordu.

Ağlamam o korkudan biraz da olsa susmuştu. Attığı tokatla tekrar yere yapışmıştım.

Canım yanıyordu. Ağlamam tekrar sertleşmişti.

Saçımdan tutup tekrar kaldırmıştı.

Efe: ağlama!

Durduramıyordum ki. Yapamıyordum. Saçımdan tutup sürüklemeye başlamıştı.

Ona ayak uyduramıyordum. Dayanamayıp dizlerimin üzerine çökmüştüm.

Beni görmezden gelerek saçımı bırakıp bileğime yapışmıştı. Sürüklenmeye başladığımda daha da çok  yanmıştı canım. Taşlar dizlerimi yırtıyordu.

Zorlukla ayağa kalkıp ona ayak uydurmaya çabaladım.

İlk değildi. Bu yüzden ona ayak uydurmam biraz da olsa kolaylaşmıştı. Canım fazlasıyla yanıyordu.

Ağlamam zorlukla durmuş yerini hıklamama vermişti.  Kolumu bir anda bırakmasyıla yere düşmüştüm.

Yüzüm kan içindeydi. Bunu görmezden gelerek tekrar bileğimden yapışmıştı. Sürüklemesine izin vermeyerek hemen ayağa kalkmıştım.

Canım ne kadar yansada yapmak zirundaydım. Aksi halde daha çok yanıyordu canım. Bileğimi bırakacak diye kendi ayaklarımın üzerinde durdum.

Bileğimi bıraktığında yere düşeceğimi sanmıştı ama ben kaçmıştım. Bir iki adım uzaklaşmıştım ki saçımdan çekilmiştim.

Yediğim tokatla yeniden yere yapışmıştım. Hayır pes etmeyecektim. Yerden kalktığımda canım çok yanmıştı ama bunu görmezden gelerek koştum.

Çarptığım adam saçımdan tutup geriye itmişti beni. Efenin ayağının yanına düşmüştüm. Bir bana bakmıştı bir de adama. Belindeki silahı çıkartıp adama ateş etmişti.

Benim yüzümden iki can gitmişti bu gün.

Efe: a lamadınız mı lan bana ait olana kiçse dokunamaz!!!

Adamlar başını aşağıya eydiğinde o silahını beline yerleştirip tekrar bana dönmüştü.

Efe: yetmedimi artık. Kaçışın yok neden anlamıyorsun!!!

Ağlamamak için kendimi zar zor tutuyordum. Ağlarsam daha çok canımın yanacağını iyi biliyordum.

Saçımdan çekilmemle ayağa kaldırılmıştım. Her yerim kan içindeydi. Midemin bulandığını hissediyordum.

Burnumdan dökülen kanla kendimi karanlığa bırakmıştım...

Kendime gelmiştim ama gözümü açamıyordum. Canım çok yanıyordu. Dayanılmayacak acılardı bunlar. Bende dayanamıyordum.

Çıktığım karanlığa tekrar gömülmüştüm.
Dayanacak bir acı değildi bu.

Vicdanım ayrı sızlıyordu.Yaralarım da ayrı. Gözümü çok kırpıştırdım kalkmak için. Ama yapamamıştım. Dileğimi dileyip son nefesimi vermiştim.

Allahım elifimi koru...



❇❇❇
🖤🖤
🍷


Continue Reading

You'll Also Like

Balca By Betüş

Teen Fiction

7.5M 338K 56
Öz ailesi sandığı için bütün acıları kabullenen bir kız çocuğu. "Ailemi bulmadan önce etrafa güçlü taklidi yapardım. Onlar hayatıma girdikten sonra...
7.5M 395K 75
Klasik karışan bebekler hikayesi evet ama unutulmazları ile. Sezon Finali yapıp devam eden, klasik abi kurgusuna ihanet eden kitap... Okuyun derim :)
6.7M 292K 58
"Küçük bir kız çocuğu gibisin." Soğuğun içime ilmek ilmek işlemesi gecenin ayazından değildi, onun buz gibi sözlerinden ürpermiştim. Gök yüzünde bizi...
359K 19.1K 29
Halil, bir şirkette müdür olarak çalışır. Monotonluktan ve tek duzelikten hoşlanır. Hale'nin ise hareketli bir hayatı vardır. İşsizdir ve halasiyla...
Wattpad App - Unlock exclusive features