İMKANSIZIM

By ayseklncr

265K 9.3K 616

Yağmur ailesini yedi yaşındayken kaybetmiş bir kızdı. Mavi gözleri acıya tutsak, aşka yabancıydı. Onun hayatı... More

imkansızım
başlangıç
Gizli geçit
4. bölüm
5. bölüm Hastahane
6. bölüm
7. bölüm Tesadüf
8. bölüm İMKANSIZIM
9. Bölüm- Benim oyunum başlıyor
10. Bölüm - Deniz Kızı
11. BÖLÜM - Büyük gün geldi
12. Bölüm- Yıkıntı
13. bölüm- yeni bir yer
14.Bölüm-Kıskançlık
15. Bölüm- Ben Eylül Sen Haziran
16. bölüm- yaklaşan tehlike
17. bölüm- saklı gerçekler
18.bölüm- Beni Seviyor musun?
19. bölüm-kabus
20. bölüm Düşmanım karşımda (SEZON FİNALİ)
21. bölüm acılar
22. bölüm- GİZEMLİ VE SEÇİM
23. bölüm CEHENNEMİME GİRERSEN SENİ YAKARIM
24, BÖLÜM -YAĞMUR BIRAKMA BENİ
25. BÖLÜM - Bu Soğuk Bütün Kötülüklerin Habercisi
26. bölüm - Hafızasını mı kaybetmiş ?
27. Bölüm- BAŞLIYORUZ
28. bölüm -Boranın sırrı
29. bölüm- CANİ ADAM
30. bölüm- Bana Acıma
31.bölüm- KARDEŞİM
32. bölüm - Ben Bu Tablonun Neresindeyim?
33. bölüm - Keşke Ölseydim
34. bölüm - VEDAMIZ MIYDI BU?
35. bölüm -Yaptıklarının bir cezası olmalı
36. bölüm- Bora Kurtar Beni
37. bölüm- Hissediyorum
38. bölüm -Kurtlara yem olmak
39. bölüm- Aşk böceğim
40. bölüm- Sinemle konuşmalıyım artık...
41.bölüm- O Adam Rahat Durmayacak...
42. BÖLÜM- Mutluluk
43. BÖLÜM- FİNAL <3
Özel Bölüm-1
Özel Bölüm-2
Özel Bölüm-3
Özel Bölüm-4
Özel Bölüm-5
Özel Bölüm-6
Özel Bölüm-7
Özel Bölüm-8
Özel Bölüm-9
Özel Bölüm-10
Özel Bölüm-11
Özel Bölüm- 12
Özel Bölüm-13
Özel Bölüm-14
Özel Bölüm- 15
YENİ BÖLÜMDEN KESİT
Yeni Bölümden Kısa Bir Kesit
İMKANSIZIM YENİ HAYAT
YENİ HAYAT-2. BÖLÜM
YENİ HAYAT-3. BÖLÜM
YENİ HAYAT-4.BÖLÜM
YENİ HAYAT-5.BÖLÜM
YENİ HAYAT-6.BÖLÜM
YENİ HAYAT-7.BÖLÜM
YENİ HAYAT-8.Bölüm
YENİ HAYAT-9.Bölüm
YENİ HAYAT-10. Bölüm
YENİ HAYAT-11.Bölüm
YENİ HAYAT- 12. Bölüm
YENİ HAYAT-13.Bölüm
YENİ HAYAT-15.Bölüm
YENİ HAYAT-16.Bölüm
YENİ HAYAT-17. Bölüm
YENİ HAYAT-18.Bölüm
YENİ HAYAT-19.Bölüm
YENİ HAYAT-20.Bölüm
YENİ HAYAT-21.Bölüm
YENİ HAYAT-22.Bölüm
YENİ HAYAT-23.Bölüm
YENİ HAYAT-24.Bölüm
YENİ HAYAT-25.Bölüm
YENİ HAYAT- 26.Bölüm
YENİ HAYAT-27. Bölüm
YENİ HAYAT- 28. Bölüm
YENİ HAYAT- 29. Bölüm
YENİ HAYAT- 30. Bölüm
YENİ HAYAT- 31. Bölüm
YENİ HAYAT- 32. Bölüm
YENİ HAYAT- 33. Bölüm
YENİ HAYAT- 34. Bölüm
YENİ HAYAT- 35. Bölüm
YENİ HAYAT- 36. Bölüm
YENİ HAYAT- 37. Bölüm
YENİ HAYAT- 38. Bölüm
YENİ HAYAT- 39. Bölüm
YENİ HAYAT-40.Bölüm
YENİ HAYAT-41.Bölüm
YENİ HAYAT- 42. Bölüm
YENİ HAYAT-43. Bölüm
YENİ HAYAT- 44.Bölüm
YENİ HAYAT- FİNAL

YENİ HAYAT-14. Bölüm

1.2K 60 0
By ayseklncr

mediadaki- Melih

MELİH

Ne gülebiliyorsun? Ne de ağlayabiliyorsun? Bakıyorsun öylece. Tüm yaşanılanlara. Çare var mı ki her şeye? Var diyenlere inat çaresizdim ben…

 Evime gelmiştim çoktan. Natalia yoktu. Onu arayacak halimde yoktu zaten. Televizyonun karşısındaki koltuğa çökmüş kanalları geziyordum. Aklımda yaşadığım saçma sapan anılar dört dönüyordu.  

Bir insana karşı duyduğun özlem her yerden saldırırmış kalbine. Benim özlemim nefes almama karşı duruyordu. Yarın okula gidecektim. Güneş’e dersim var. Ne yapacağımı inanın bilmiyorum.  Zaten şu lanet adamı konuşturamamıştım. Ona da kafam bozulmuştu.

GÜNEŞ

Gözlerimi açtığımda yine hastane odasındayım. Elimde serum, gözlerimde acı vardı. Başımı yana döndüğümde Umut’u gördüm. Bana endişe ile bakıyordu.

‘’Umut?’’ dediğimde ayağa kalkıp bana yaklaştı. Saçlarımı okşayıp ‘’İyi misin hı? Çok korkuttun bizi.’’ Dediğinde cevap vermedim. İyi değildim ki. Mutlu olmak artık yasaktı bana. Anlamıştım. Yeniden ne zaman ayağa kalkabilirim hiç bilmiyorum.

‘’Annemler nerede?’’ dedim düşüncelerimi bir kenara atıp. Umut sıkkın ifadesini korumaya çalışıp ‘’Doktorun yanındalardı. Birazdan gelirler.’’ Dedi. Başka bir şey sormayıp başımı pencereye çevirdim. Yine yağmur yağıyordu. Melih nasıldır acaba? Onu düşünmeden bir saniyem bile olmuyordu. Neredeyse aklımı kaçıracaktım. Haykırsam duyar mı beni acaba? Gözlerimden süzülen yaşlara dokuna bilir mi ki?

YAĞMUR

‘’Kızımın neyi var doktor?’’ diye endişe ile sormuştum. Karşımda oturan doktor sıkkın ifade ile raporları inceliyordu. Sıkıntıdan ellerim yumruk olmuştu. Gözlerim endişe ile Bora’ya döndü. Bora delirecek gibiydi. Onu o kadar iyi anlıyorum ki. Ben de aynı haldeyim. Kızımı o halde yerde gördüğümde ölüyorum sandım. Kapıyı nasıl kırdık, odaya nasıl girdik hatırlamıyorum bile. Tek bildiğim kızım her geçen gün daha da kötüleşiyor. Ve ne yapacağımızı bilmiyor haldeyiz.

‘’Bakın, kızınızın bazı değerlerinde düşüşler olduğunu fark ettik.  Verdiğimiz hiç bir ilaca karşı tepki vermiyor. Ve bir süre daha böyle giderse böbrek yetmezliği ile karşılaşabiliriz. ‘’ dediğinde her şey durmuştu o an.

‘’Ne… Ne dediniz? Kızım ölür o zaman. Ne yaparım ben?’’ dediğimde doktor sıkıntı ile nefes verdi.

‘’Farklı ilaçları denemeye başlayacağız. Fakat kızınız beslenmesine ve sağlığına dikkat etmek zorunda. Aksi takdirde diyalize girmek zorunda kalacak.’’ Dedi doktor. 

‘’Peki, bize ne yapmayı öneriyorsunuz?’’ dedi Bora. Doktor her şeyi anlatırken ben halakızımı nasıl korurum. Onu düşünmekteydim.

İKİ HAFTASONRA

MELİH

İki hafta, tam iki haftadır okula gelmedi. Çocuklara soruyorum kimse yanıt vermiyor. Çıldıracağım. Neyi var? Bu hayatta en zor olanda birini beklemekmiş.  Gözüm yollarda kalmıştı. Pencereden sürekli dışarıya bakıyordum. Ders anlatmakta bile zorlanıyordum. Kafamı toparlayamıyordum. Umut’un bana düşman bakışları üzülmemi sağlıyordu. Ona sorsam söyler mi Güneşimin nerede olduğunu? Zilin çalma sesi ile sınıftan çıktım. Bahçeye çıktığımda hava yağmurluydu. Şemsiyemi açıp arabama yürürken karşımdan beyaz şemsiyesi ile Güneşim görünmüştü. Gözlerim sevinçle parlarken yüzümü tam tersi tutmaya çalışıyordum.  Karşı karşıya durduğumuzda merakla ‘’Nasılsın?’’ dedim. Bakan düşman gözleri içimi acıtmıştı. İlk defa bana böyle bakıyordu.

‘’Nasıl olabilirim? Gayet iyiyim.’’ Dediğinde bana kızgın olduğunu anladım.                            

‘’Kızgın olabilirsin ama derse bir daha geç kalma. Çocuk gibi iki haftadır okula da gelmiyorsun.’’ Dedim. Aslında kızgınlığım ona değil kendimeydi. Bana ukalaca gülümsedi.

‘’Okula ne zaman gelip gideceğimi size sormayacağım hocam. Hocaysanız hocalığınızı bilin.’’ Dediğinde sinirden burnumdan soluyordum.

‘’Ukala tavırlarını kes. Karşında evet hocan var. Ona göre davran!’’ dedim. Bana gülümserken ardımdan biri seslenip yanımıza geldi. Baktığımda Taner’i görmeyi hiç beklemiyordum. Güneşe sarıldığında gözlerim sinirden daha da büyümüş bir şekilde ona bakıyordum.

‘’Nasılsın Güneş?’’ dediğinde Güneş güzel gülümsemesini gösterip çocuğa daha da sarıldı. İnanmıyorum cidden!

‘’Güneş ne yapmaya çalışıyorsun?’’ dedim dişlerimin arasında.

‘’Sana ne?’’ dediğinde öfke ile koluna yapışıp onu arabama kadar çekeledim. Kapıyı açıp sert gözlerimi ona çevirdim.

‘’Bin!’’ diye tısladığımda mavi gözleri ateş saçıyordu.

‘’Binmeyeceğim…’’ dediğinde zorla onu bindirip bende bindim. Arabayı son sürat sürerken sinirim her halimden belliydi.  Kıza bak ya…

‘’Beni kıskandırmaya çalıştığını görmüyor muyum?’’  diye bağırdım.  Güneş bana dönüp ‘’Bence onu yapmaya çalışan sessin. ‘’ deyince öfke ile direksiyona vurdum. Güneş bana sinirle bakıp ‘’Durdur şu arabayı.’’ Dedi. Onu dinlemeyip hızla sürmeye devam ettim. Bana öfke ile bakıp cama sağ eli ile yumruk attı. Camın kırılması ile fren yapmam bir olmuştu. Gözlerim endişe ile ona döndüğünde elinden süzülen kan bağırmama neden oldu.

‘’Güneş, ne yaptın sen?’’ ona uzansam da arabadan hızla çıkıp yağmurun altında yürümeye başladı. Bende çıkıp peşine düştüm.

‘’Güneş! Güneş! Dur!’’ desem de hızlı yürümeye çalışıyordu. Koşup kolundan yakaladım. Atkımı boynumdan alıp hızla elini sardım.

‘’Yürü doktora gidiyoruz.’’ Dedim. Ama beni sinirle itti. Ve bütün öfkesini kusmaya başladı.

GÜNEŞ’TEN

Artık dayanamıyordum. İki haftadır acı çekiyordum. Ölmeyi bile dilememe sebep olmuştu acılarım. Kalbim benden bağımsız atıyordu. Ona dur sevme onu diyemiyordum. Zaten desem de dinlemiyordu ki. Onu görmek istememe rağmen bu saçma okula adım atmıştım. Sonuçta ne oldu? Daha girmeden karşıma çıktı. Neden canımı bu kadar çok yakmasına rağmen onu seviyorum. Ve sevdiğim içinde kendime öfkeleniyorum. Ondan uzak durmaya çalışsam bile yetinmeyip beni arabasına bindirdi. İnmek istiyordum. Ona yakın olmak istemiyorum. Neden görmüyor? Acı çekiyorum. Ona bu kadar çok yakınken uzak olmak çok zor.

‘’Durdur şu arabayı!’’ diye bağırdım. Ama beni umursamayıp sürmeye devam etti. Bunun yüzünden öfkemi cama vurmakla çıkarmaya çalışmıştım. Canımın yanmasını umursamayıp onun endişeli gözlerinin karşısından araçtan çıktım.  Tüm sözleri sonucunda isyanıma başlamıştım. Sonunda ne olacağını bilmeden dökmüştüm içimi.

‘’Ya ölmek istiyorum senin yüzünden. Senin yüzünden. Hayatımda ilk kez birine bu kadar çok güvendim. Beni bırakmaz, gitmez dedim. Neden ha? Neden? Neden bıraktın beni neden? Canımı neden yaktın Melih? ‘’iç çekerek ağlamaya başlamıştım. Gök gürültüsü bile bana üzülüyordu. Yağmur ikimizi ıslatırken elimden akan kan yağmura karışıyordu. Başımın dönmesine inat konuşmaya devam ettim.

‘’Canım acıyor… Görmüyor musun? Canım nasıl acıyor. Ben seni çok sevdim be çok!’’ derken göğsüne sol elimle vurdum. O bana bir tepki vermeyip öylece bana bakıyordu. Dayanamıyordum yabancı bakışlarına. Derin nefes alırken böğrüme saplanan acıyı umursamamaya çalıştım.

‘’Canımı bu kadar çok yaktığın için senden nefret ediyorum. Gitmeye karar verdim. Amerika’ya gidiyorum.’’ Dediğimde yerde olan bakışlarını bana çevirdi. Islak yüzü acının her demini gösterirken güçlükle ona sırtımı çevirip yürümeye başladım. Sol elimle böğrümü tuttuğumda daha fazla adımlar atamayacak kadar acım artmıştı. Gözlerim kararırken kendimi ıslak zemine düşmüşken buldum. Gözümün önü bulanıkken birinin beni sarsması eşliğinde karanlığa kapadım gözlerimi.

YAZARDAN

Melih acı çekiyordu. Sevdiği kızın acılarına bir son vermek istiyordu. Ama hala olayları çözememenin verdiği üzüntü vardı içinde.  Güneşin ağlaması kalbini yaralarken çoktan gözlerinden akan yaşlar yağmura karışmıştı. Güneş her ölmek istiyorum dediğinde kalbine bıçaklar saplanıyordu. O olmazsa yaşayamazdı ki. Ama maalesef karşısında onu sözleri ile yaralayan kız bunu bilmiyordu. Çıkmaz sokaklara hapsolmuştu. Bunu kimse göremiyordu. Ona elini uzatıp oradan çıkaran yoktu.

Güneş ardını ona dönmüş yürürken dur demek istedi.  ‘’Ben senden hiç vazgeçmedim ki.’’ Diye fısıldadı yağmura karşı. Ama maalesef Güneş duymamıştı bu sözleri.  Zayıf bedeni yere düştüğünde genç adamın ayakları koşarak ona yaklaştı. Güzel kızı sarsarken ‘’Güneş!’’ diye bağırıyordu. Ona ne olduğunu çözmeye çalışmasına rağmen çözemiyordu. Oysaki genç kız ölüme gerçekten yaklaşıyordu. Şimdi bütün ipler Melih’in elindeydi. Eğer seviyorsa yeniden onu hayata döndürebilirdi. Ama bu kızın beyaz ellerini sıcak avuçlarının arasına almazsa kayıp gidecekti. Bilmiyordu. Sevgilisinin tek ilacı kendisiydi. Genç adam kızı kolları arasına aldığında onu her şeyden korumaya hala yeminler ediyordu. Yağmur ikisini ıslatırken bedenleri titriyordu. Melih arabanın arkasına güneşi yatırdıktan sonra arabanın bagajından battaniyeyi alıp kızın üstüne örttü.  Arabayı hızla hastaneye sürerken doktoru çoktan aramıştı.

‘’Lütfen… Bırakma beni ‘’diye seslendi sevdiği kıza. Gözlerinden yaşlar süzülürken ‘’Güneş!’’ diye seslendi. Ama maalesef genç kız ona cevap veremeyecek kadar uzaklardaydı. Nereye gitmişti bilmiyordu. Ruhu sanki kayboluyordu. Ölmüyordu ama boşluktaydı. Sırtında taşıdığı yük onun için fazla ağırdı. Hastaneye vardığında Güneş’i acile almışlardı.

MELİH

Sinan çıkınca hızla ona yaklaştım.

‘’Sinan neyi var?’’ dedim. Sinan sıkıntı ile iki hafta önce hastaneye yatırıldığını ve durumunun böyle giderse daha da ciddi bir hal alacağını söylemesi ile yere çökmem bir olmuştu. En yakın dostum beni teselli etmeye çalışırken hıçkırarak ağlamaya devam ettim.

‘’Benim yüzümden’’ dediğimde Sinan ‘’Seninle alakası yok. Kendine bakmıyor. Kullandığımız hiçbir ilaç etki etmemeye başladı. Melih ailesi onu Amerika’ya götürüp en iyi hastaneye yatıracaklar.’’ Dediğinde gözlerim ona döndü. Demek bu yüzden gidiyorum dedi. Güzel sevgilim. Benim yüzümden her geçen saniye ölüme yaklaşıyordu.

‘’Peki, iyi olacak mı?’’ dedim. Bana sıkıntı ile bakıp ‘’Umarım… Umarım iyi olacak. Bu süreç boyunca onun yanında ol…’’ dediğinde her şeyi bir kenara bırakmaya karar verdim. O beni istemese bile artık onu bırakmayacaktım.

‘’Amerika’ya gitmesi şart mı?’’ diye soru sorduğumda burada yapmam gereken işleri unutamıyordum. Onları yapmak zorundaydım. Aksi takdirde geri dönülemez bir yola girerdik.

‘’Evet abiciğim. Şart. Arkadaşımla konuştum. Bende gideceğim Güneşle. Orada yeni bir ilaç üretilmiş. Eğer Güneş’in bünyesi kabul ederse ilacı iyileşir. Ama kabul etmezse kök hücre oluşumuna bile geçmemiz gerekecek…’’ dediğinde bu Tıp’ın gelmişinden başlayıp geçmişine kadar sövdüm. Bir bok anlamadığımda cabasıydı. Yok, abiciğim zamanında tıpı bırakıp öğretmen olmayacaktım…

Continue Reading

You'll Also Like

3.9K 317 40
Gerçek hayat hikayesi dir
5.3K 768 33
Kız sadece tavuklu şehriye çorbası istedi. Oğlan sadece kızla konuşmaya devam etmek... Fakat onlar sadece aşık olmadı. Anlatıcı aracılığı ile telefon...
324K 12.2K 65
'Yarım ay' 'Nolmuş yani' yanımda ki bu umursamaz adamı aldırmadan gözlerimi tekrar gökyüzüne çevirdiğimde gülümsedim. Sonunda kendimi tanımlıycak bi...
17.1K 826 100
Bayım diyorum, çünkü sana ancak o kelime yakışıyor. Erkeğim desem, erkek olmak basit adam. Adamım desem, adamlık sana çok be. O yüzden bayım, Biz...
Wattpad App - Unlock exclusive features