Efsane İkili

By ElaEla9

156K 10.9K 1.2K

Biriminde üstün başarılarına rağmen sorunlu kişiliği yüzünden canavar diye anılan bir başkomiser. Herkesin cı... More

Tanıtım
Bölüm 1
Bölüm 2
Bölüm 3
Bölüm 4
Bölüm 5
Bölüm 6
Bölüm 7
Bölüm 8
Bölüm 9
Bölüm 10
Bölüm 11
Bölüm 12
Bölüm 14
Bölüm 15
Bölüm 16
Bölüm 17
Bölüm 18
Bölüm 19 (Final)

Bölüm 13

5.7K 503 26
By ElaEla9

Namjoon ve Chanmi karanlık eve girdiklerinde genç adam bir şeye takılmış az kalsın düşecekken son anda duvara tutunabilmişti. İçerisi zifiri karanlık olan evde gözlerinin karanlığa alışmasını beklerken genç kız ustaca bir hareketle, Namjoon'un asla tahmin edemeyeceği yerdeki elektrik düğmesine basarak evi aydınlatmıştı. Sarı ışık gözlerini kamaşatırırken Namjoon yerdeki bu savaş alanını hayal ettiğini düşündü bir an. Chanmi, Namjoon'un anlam bile veremediği kıyafet çöp karışımının üstünden atlayarak salona geçtiğinde "Kendi evin gibi davran" demişti. Monster etrafına bir kez daha bakıp "Çok şükür çöplükte yaşamıyorum" demişti. Genç kızın kahkahasının geldiği yere yöneldiğinde özellikle hiçbir şeye dokunmamak için büyük çaba gösteriyordu. Burada üzerine bulaşan mikroplar saniyeler içinde onu öldürebilir gibi hissediyordu zira. Kız yarısı çürümüş elmanın daha sağlam görünen tarafından bir ısırık aldığında "Aç mısın?" diye sormuş ama karşılığında Namjoon'un kocaman olmuş gözleriyle karşılaşıp omuz silkmişti. 

"Bu çöplükte mi yaşıyorsun sen gerçekten? Ruh çağıralım dediğimde yanlış anladın sanırım. Burası ayin için bile çok pis gerçi ama gerçekten ruh çağırmayacağız"

"Haha komik şey seni. Senin evini herkes biliyormuş. Hareketlerimizi fark etmeden merkez olarak kullanabileceğimiz bir yere ihtiyacımız var demedin mi? Ayrıca evde ihtiyacımız olan malzemeler var"

"Ufaklık bilmiyorum fark ettin mi ama Monster sadece lakabım. Gerçekte bir insanım ve burada yaşayamam"

"Seni burada yaşa diye davet eden de yok zaten. Bir süre idare et. Hadi gel şu ihtiyacımız olan şeyleri alıp planımızı yapalım"

"Sen burada gerçekten aradığını bulabiliyor musun?"

"Of ablamdan daha çok dırdır yapıyorsun"

"Bak ufaklık ben de öyle söz dinleyen biri değilim ama en azından türünün yaşama şartlarına uyum göster yoksa evrimleşirsin bu evde"

"Tamam, tamam bir ara toplarım gel hadi"

"Toplama TEMİZLE!"

Gözlerini deviren kız diğer odaya geçtiğinde Namjoon da burnunu kırıştırarak onu takip etmişti. Kırmızı duvarlar, sarkan parçasına bakarak siyah olduğunu tahmin ettiği yatak örtüsü, siyah mobilyalar ve yatağın üzerinde yığınlanmış kıyafetlerle tam olarak korku filmi seti gibi görünüyordu Chanmi'nin odası. Namjoon ağzını açmışsa da nasıl tepki vereceğini bilemediği için susmaya karar vermişti. Genç kız dolabın üst raflarını karıştırırken Namjoon'da kitaplarını ve filmlerini inceliyordu. Chanmi göz ucuyla ona baktığında "Ne o şaşkın görünüyorsun?" demişti. 

 "Şaşkınlık demeyelim de merak diyelim biz ona"

Elindeki kitabı kaldırıp "Sınırlı basımdır bu nereden buldun?" diye sormuştu. Chanmi tek kaşını kaldırırken "Sen de mi takip ediyorsun?" diye sormuştu. Monster okumak için yaş sınırı koyulmuş oldukça şiddet içerikli bir kitabı yerine koyarken kafasını sallamıştı.

"Sana benziyoruz demiştim ve sonunda buldum."

Kız çıktığı dolap tepesinden koca bir kutu indirip içindeki bir sürü boya kutusunu yatağın üstüne dökmüştü. Tüm tozu da beraberinde getirdiğini gördüğünü Namjoon engel olmaya çalıştıysa da başaramamıştı. 

"Hayatımda senin kadar pis bir kız görmedim ben ya!"

"Ben de senin kadar titiz bir cinayet amiri görmedim. Tozları unutup şu boyalara bak bakalım istediklerin bunlar mı?"

"Bunlar da sende neden var bunlar?"

"Lisedeyken ablamı kızdırmaya bayılırdım. Bir iki kez duvarlarda sanat denemesi yapmıştım."

Namjoon elindeki yeşil sprey boyayı salladığında üstlerinin bu kızı yanına vermeden önce ne düşündüklerini merak etmiyor değildi. Chanmi yatağın üzerine oturduğunda Namjoon emin olamamış ama ayakta durmaktan da yorulmuştu. Chanmi bir yandan bağdaş kurup diğer yandan yatağın üzerindeki kıyafetleri aşağı atarak ona yer açtığında fazla düşünmeden gelip bir köşesine oturmuştu.

"Kız yetenekli bir grafitti sanatçısymış ve sürekli gittiği karanlık bir sokak varmış. Duvardaki son çalışma ne yazık ki silinmiş nedenini biliyorsun. Ama şu aralar yeni ziyaretçileri yok doğal olarak. Yine de birçok sokak dansçısının, grafitti sanatçısının ve bilimum değişik insanın yerleşkesi olan bir yer. Yani birileri bir şeyler biliyor olabilir."

"Aralarına sızacağız."

"Bingo başkomiserim. Sorun şu ki bu ekibin içine girmek ve orada yaşamak için kendini ispat etmen gerekiyor. Yani graffiti konusunda yardımcı olabilirim ama malesef onların standartlarının epey altındayım. Zamanında ablam bana engel olmuş olmasaydı bugün bir sanatçı olabilirdim"

"Cıvıma hemen cıvıma. Biz de sanatın başka bir kolunda kendimizi ispat eder sonra graffiti yapanlara yaklaşırız."

"Evet, bu iyi bir fikir olabilir. Ama hangi alandan gireceğiz sınava? Hadi ben bir şekilde yırtarım da..."

Namjoon elindeki şişeyle kızın kafasına vurduğunda Chanmi acıyla kafasını ovuşturmuştu.

"Beni fazla hafife almak senin için iyi olmaz ufaklık. Şu an senin acemi graffitinden daha iyi bir koz tutuyorum elimde"

Chanmi hala acıyan kafasını ovuştururken bir yandan da söyleniyordu. Namjoon ayağa kalkıp boya kutusunu da kucağına aldığında "Uygun bir şeyler giy gel arabada bekliyorum sonra benim eve gitmemiz gerekecek" demişti.

"Hey hey ne bana da anlat!"

"Çok konuşuyorsun hadi kalk. Bu karmaşadan kıyafet bulamayacaksan yol üstü bir yerlerden bir şeyler alalım"

"Benim dağınıklığım içindeki düzenimi küçümseme başkomiserim. Ama şu harika planını ben de duysaydım olmaz mıydı?"

"Olmazdı. Ufaklıklar çok konuşmamalı. Söyleneni yapmalı. 15 dk içinde arabada olmazsan bu planda da yoksun anlaşıldı mı komiser?"

Namjoon son sözünü de söyledikten sonra kapıdan çıkıp kaybolmuştu. Chanmi birkaç okkalı küfür edip kapının arkasından yumruğunu sallarken onu duyan Namjoon da yüzünde şeytani bir gülümseme ile arabasına dönmüştü. Elindeki kutuyu arka koltuğa bıraktıktan sonra kafasında tüm konuşulanları listelemeye başlamıştı. Bir sokak grubu bile olsa bu kadar sıkı güvenlikle alınan bir yerde nasıl oluyor da bu kadar kolay ve vahşice bir cinayet işlenebiliyordu bir yolunu bulmaya çalışıyordu. Katilin davranışlarını defalarca kafasında canlandırmaya çalştığı sırada yan taraftaki kapı sertçe açılmış ve katille arasına sevgili ortağı girmişti. 

"13 dakika 45 saniye! 1 dakika 15 saniyemin ileriki bekletme haklarıma eklenmesini talep ediyorum"

Namjoon deri siyah pantolon üzerine giydiği deri yelek ve içine giydiği kuru kafa desenli t-shirtünün yanında yüksek topukluları ve at kuyruğu yaptığı saçı sayesinde koyu siyah makyajının iyice öne çıktığı kıza bakarken az önceki halinden 180 derece dönmüş olmasına hayret ediyordu. Bir de kadınlara geç hazırlanır derlerdi diye içinden geçirse de sonra kendi kendine "Kendine gel Namjoon. Bu yaratık sence bir kadın mı ki?" diye hatırlatmada bulunmuştu.

"Ee burada mı bekleyeceğiz böyle? Bana plan anlatmıyorsun bir de bana dalıp gidiyorsun. Bak baştan anlaşalım öyle gözlerini dikip bakmaya devam edersen kira ödemek zorunda kalırsın" 

Chanmi çocuğa bakıp göz kıptığında Namjoon içinden "Kesinlikle dişilik adına hiçbir gen taşımıyor" diye mırıldanmıştı. Onu duyan Chanmi tıslayıp saçlarını abartılı bir şekilde omuzunun üstünden atarken genç adam da arabayı çalıştırmıştı. Evine gidip hazırlanıp çıkması sonunda bu sefer benzer bir hayret bakış Chanmi'den gelmişti. Namjoon gülüp manalı bir şekilde "Kira fiyatını konuşsak mı?" diye dalga geçtiğinde kızarıp yanaklarını şişiren kız kollarını bir birine kenetleyerek pencereden dışarı bakmaya başlamıştı. Son dakikaya kadar Namjoon'un planını öğrenemeyeceğini anladığı için de boşta kaldığı bu süreyi cinayet anını aklında canlandırmaya çalışarak geçirmişti. Sonunda cinayet mahalinin yakınlarındaki bir buluşma yerine gelmeden önce arabayı sakladıklarında Namjoon "Sokak dansı konusunda fikrin yoksa graffitide basit ama etkileyici bir şey düşün ben dans ederken" demişti. Chanmi hala doğru duyup duymadığını düşünürken Namjoon çoktan aradaki mesafeyi açmıştı. Genç kız kendini toplayıp koşarak Monster'ın sırtındaki yerini aldığında yine az kalsın düşürüyordu çocuğu. 

"Bir kez daha bunu yaparsan yemin ederim seni öldürürüm!"

"Sen dans edebiliyor musun?"

"Sana ne diyorum ben in tepemden!"

"Ya söylesene sen dans edebiliyor musun hem de sokak dansı!"

Cevap vermeyen genç bir yandan yürürken bir yandan da nefes almadan soru sorup boğazını sıkan kıza rağmen nefes alıp vermeye çalışıyordu. Gürültücü ikilinin yaklaştığını görenler bir anda hareketlenmişti ve Chanmi bunu fark edip bir anda konuyu değiştirmişti. 

"Sana dedim Joon~ie benim graffitilerim senin anlayamayacağın bir sanat içeriyor. İkimiz de biliyoruz ki senin yeteneksizliğin yüzünden onlara çamur atman bu gerçeği değiştirmeyecek"

Namjoon fark etmemiş olsa da bir anda değişen konu sayesinde şimdi onları bekleyenleri görebiliyordu. 

"Asıl sanatı sana göstermemi ister misin Mi-Mi"

Bir anda ikisinin de garip isim değişimleri yüzünden Chanmi gülmek istese de bunun sonunda hayatından olacağını bildiği için yanağının iç kısmını ısırıp "Ah şu dansın değil mi? Onda bile beni geçebileceğini sanmıyorum" diyerek ıslık çalmaya başlamıştı. Sonunda karşılarına dikilenler onları süzerken Namjoon tepesindeki kızı kedi yavrusu indirir gibi üzerinden atmıştı. 

"Buraya giremezsiniz"

"Neden?"

"Özel mülk"

"Benim gördüğüm kadarıyla kimse ait değil burası."

Adam bıçağını çekerken Namjoon ve Chanmi aynı anda "Ohooo hoo" diye gülmeye başlamıştı. Chanmi ıslık çalmaya devam ederken "Max ile konuşmuştuk" demişti. Adam bu sözlerle Chanmi'ye döndüğünde bıçağını ortadan kaldırmıştı.

"Efsane ikili?"

"Tam üstüne bastın"

Namjoon kendi kendine yüzünü ekşitip içinden "Efsane ikiliden başka bir şey bulamadın mı?" diye söylense de diğerleri üzerlerini arayıp onları demir bir çitin ardından geçirmişlerdi. İkili de gözleri ile etrafın fotoğraflarını çekerken artan korumaları eşliğinde onları izleyen sayısız göz tarafından bu karanlık sokağın sahibinin huzuruna doğru ilerliyordu. Sonunda geldikleri iri yarı sarışın bir adamın önünde durmuşlardı. Adam siyah üzerine oldukça renkli baskılı bir t-shirt altına da bol bir pantolon giymişti. şapkasını yan takmış ağzında bir sakız çiğniyorken tek gözü kapalı gelenlere bakmıştı. 

"Olmaz" diye kesip attığında tüm sokaktan yükselen bir kahkaha duymuşlardı. Namjoon'da alttan bakarak gülerken "Neden sizden yeteneksizlerine tahammülünüz mü yok?" diye onları kışkırtmıştı. Chanmi'de gelip onun omuzuna yaslanırken karşılarındaki adam sonunda iki güzünü de açıp onlara bakmıştı. 

"O kadar kendine güvenme seni çaylak"

Bu ifadeye ne kadar uğraşsa da kahkaha ile karşılık veren Chanmi yüzünden herkesin nefesi kesimişti.

"Nedir o kadar komik olan minik böcek?" diye soran adamın yüzüne umursamazca bakan Chanmi "Sensin solucan surat" diye karşılık vermişti. Bu sefer herkes karanlık köşelere çekilirken Max denen adam ayağa kalkmış ve Chanmi'nin üzerine yürümeye başlamıştı. Namjoon araya girerken gözleri yine o canavarın gözlerini almıştı. 

"Buraya kavga etmeye gelmedik ama baştan anlaşalım eğer edeceksek olacaklardan ben sorumlu olmam"

Onun sözlerindeki vurgu ve gözlerindeki korkutuculukla bir anda buz kesen Max ikiliye sinirlense de zaten üzerlerinde olan polis gözlerini hatırlayıp rezil etmenin daha güzel olacağını düşünerek kahkaha atıp "O zaman eğlendirin beni! Buraya kabul edilebilmek için savaşı kazanmanız lazım. Sizin gibi cılız yeni yetmelerin yapabieceği bir şey değil" diyerek bir kahkaha daha atmıştı.

"Ee nerde savaşacağız?"

Namjoon ellerini iki yana açarken onun bu özgüvenini alt üst etmek isteyen adam tüm yetenekli dansçılarını isim isim çağırırken ses tonundaki hükmedicilik Chanmi ve Namjoon dışındakilerin iliklerini işlemişti. Karşılarında kızlı erkekli yaklaşık 20 kişi çıktığında Max "Siz ikiniz ve biz" diyerek onlara meydan okuduğunda arkadan biri "Kız graffiti yapıyor" diye Max'i uyarmıştı ama o "Kimin umurunda burası benim çöplüğüm ve sınavı ben yapıyorum" diyerek gülmüştü. Namjoon kıza baktığında Chanmi'nin sadece güldüğünü görünce kıza göz kırpmış o da yanına gelip "Arada beni toplarsan fena olmaz" demişti. Namjoon gülerken müzik çoktan başlamıştı. Önce onların ataklarını izleyen ikili bir süre bekledikten sonra daha önce hiç yapmadıkları halde birbirlerinin hareketlerini izleyerek uyumlu bir koreografi ile onlara karşılık verdiklerinde herkesi etkilemişti. Yavaş yavaş 20 kişilik grup dağılmaya başladıkça Max'in öfkesi ikilinin dansının muhteşemliği ile daha da büyüyordu. Kızın biri gelip koca oğlanın koluna girdiğinde artık ikiye ikiye kalan savaşta müzik değişip duruyordu. İkisi de çoktan sırılsıklam olmalarına rağmen vazgeçmeyen ikilinin son iki rakibi de pes ettiğinde Max ve yanındaki kız karşılarına çıkmıştı. Bu durum diğerlerini epey şaşırtmış olsa da ikisinin dansları onları büyülemiş ve biraz daha izleme şansı elde ettikleri için mutlu olmuşlardı. Üstelik Max ve Lisa'nın dansı çok daha üst düzeydeydi. Namjoon ve Chanmi daha saldırgan bir dans ile onlara meydan okurken ilerleyen dakikalar boyunca iki ekipde vazgeçemeyip birbirleri üzerinde üstünlük sağlamaya çalışmış 10 dakikanın sonunda Namjoon ve Chanmi'nin saldırıları işe yaramış ve elinin üzerinde dönen Max, Namjoon ve Chanmi'nin kombinasyonu ile dengesini kaybedip düşmüş ve bu durum sokakta bir inlemeye neden olmuştu. Bu sokakta yaşamaya başladıklarından beri hiç kimsenin Max'e karşı koyamamış oluşu bir yana hala durmadan Max'e sataşan ikili herkesin alkışları arasında karanlık sokağa kabul edilmişti. Max ikisine de çarparak arkada bir hurdalığa giderken kopan büyük gürültüye bile aldırmayan Monster ve Çita hoşgeldin diyenleri karşılıyorlardı. Birbirlerine ilk adım tamam diye bakarlarken Chanmi'nin yüzünü göremediği bir kız sesi "Kendine dikkat et. Cathy'e benziyorsun. Senin de sanatın ölümsüzleşecek" diyerek kalabalıkta yok olmuştu. Chanmi duyduğu isim yüzünden şaşkınlığa uğrayıp etrafında dönüp kimin söylediğini anlamaya çalışsa da etrafını saran kalabalık yüzünden kimseyi bulamamıştı. Namjoon kafası kesilmiş tavuk gibi etrafına bakan kızı görünce kalabalıktan kendini sıyırıp ortağının yanına gelmişti. 

"Ne oldu yüzün kireç gibi" 

"Az önce tehdit edildim"

"Bu yüzden mi rengin benzin attı. Korkma..."

"Sanatımı ölümsüzleştireceklerini söylediler" diye çocuğun sözünü böldüğünde Namjoon'da etrafa bakınmaya başlamıştı. 

"Kimdi?"

"Bilmiyorum. Göremedim."

Namjoon kızı yanına çekerken etrafında hala savaşı övüp onları kutlamaya çalışan insanlar arasından geçerken kıza eğilip "Yanında ben yokken tuvalete bile gitmeyeceksin ufaklık" diyerek sessiz bir köşeye çekilmeye çalışmıştı. Chanmi ona bakarken "Buradakiler bili..." diye söze başlamış ama Namjoon'un onu belinden tutup hurda bir arabanın üzerine oturtması ile devamını getiremeden susmuştu. Namjoon kızın gözlerinin içine bakarken "Ve gereksiz söz israfı yapmayacaksın" diye uyarmıştı. İkisi de buradakilerin katili bildiğini ve sıradaki kurbanının kim olduğunu gayet iyi biliyorlardı. Chanmi gözlerini tamam anlamında kırpıştırırken etraflarında çoktan biradan ve insan bedeninden oluşan bir sele yakalanmışlardı. Potansiyel katil adaylarıyla dolu 100 kişilik bir topluluk ve suç ortakları onları sıcak bir şekilde selamlıyordu. 

***************

Öncelikle Efsane İkili okuyucuları hepinizden çok ama çok özür dilerim >.< Bu hikayeye başladığımda devam etme konusunda bu kadar sıkıntı çekeceğimi düşünmemiştim. Neredeyse 1 ay olmuş en son bölüm yayınlamamdan bu yana çok üzgünüm. TT  Açıkçası olayları toplayıp yazma konusunda büyük sıkıntı çektiğim için içime sinen bir bölüm olmadı ama diğer bölümlerde kendimi toplamaya çalışacağım >.< En azından öyle umuyorum. Beni bekleyip bölümü okuyan herkese teşekkür ederim şimdiden ^^ 

Continue Reading

You'll Also Like

96.3K 5.1K 53
Bitmiş bir hikayenin yeniden,küllerinden doğmasıyla oluşan kuvvetli bir aşk... Başrol: Yavuz Karasu ve Bahar Kutlu.. Bir yıl önce ayrılan çiftimizin...
5.5M 310K 100
Serinin ilk kitabıdır. 16.08.2018 - Mizah'ta 1. - Kitap düzenleniyor. Defne, hayatının yeni yılda da aynı mükemmel sıkıcılıkla ilerleyeceğini düşün...
29K 1.8K 23
Yazmanızı kolaylaştıracak Kısa Bilgiler, kurallar.
ATEŞ By Narin💙

Mystery / Thriller

2.8K 1.1K 25
⚠️ -İlk öncelikle bu kitapta uygunsuz içerikler olabilir. Uygunsuz içeriklerden kastım cinsellik değildir. Zaten kitapta da cinsellikle ilgili pek f...
Wattpad App - Unlock exclusive features