Liseli Vampir

By Themerff

116K 5.2K 229

Ailesinin ölümünden sonra tek bir ısırıkla hayatı değişen Mia'nın bundan sonra hayatını nasıl şekillendireceğ... More

Bölüm -1- Sivri Dişler
Bölüm -2- Hayvan Saldırısı
Bölüm -3- Kan Emiciler
Bölüm -4- Ben Bir Vampirim
Bölüm -5- Liseli Vampir
Bölüm -6- Kan
Bölüm -7- Kurallar
Bölüm -8- Deney
Bölüm -9- Yetenekler
Bölüm -10- Vampir Isırığı
Bölüm -11- Eric'
Bölüm -12- İz
Bölüm -13- Vampir Avcısı
Bölüm -14- Yağmur
Bölüm -15- İlk
Bölüm -16- Gümüş Hançer
Bölüm -17- Kırmızı
Bölüm -18- Belirsizlik
Bölüm -19- Anne!
Bölüm -20- Cadılar
Bölüm -21-Jorden
Bölüm -22- Kayıp
Bölüm -23- Büyü
Bölüm -24- Dövüş
Bölüm -25- Sen Bu Değilsin
Duyuru!
Bölüm -26- İntikam
Bölüm -27- Dilek
Bölüm -28- Yaşlı ve Güçlü
Bölüm -29- Vampirler
Bölüm -30- Lanet
Bölüm -31- Maja
Bölüm -32- Katil
Bölüm -33- Günlük
Bölüm -34- Yüzleşmek
Bölüm -35- Siyah Beyaz
Bölüm -36- Bitti
Bölüm -37- Konsey
Bölüm -38- Seçilmiş
Bölüm -40- Final ♕ Daima ve Sonsuza Dek ♕

Bölüm -39- Yabancı

1.6K 86 11
By Themerff


Küçükken, büyüdüğümde nasıl biri olacağımı düşünürdüm. Hayallerimde hep iyilere yer vardı. Küçükken kötü ne demek bilmezdim. Görmemiştim çünkü. Hep mutlu bir ailede yetişmiştim. İyi insanlara denk gelmiştim. Pek arkadaşım yoktu. Kendime yetmeye çalışıyordum. Bir arkadaşın eksikliğini zaman zaman hissettiğim anlar oluyordu tabii. Fakat bir şekilde iyiydim işte. Mutluydum. Gülebiliyordum. Büyüdüğümde nasıl biri olacağımdan habersizdim tabii o zamanlar. Neler yaşayacağımdan, kimlere ne zararlar vereceğimden...

O gün Maja ile yüzleştiğimde, onun mezarına gittiğimde ki düştüğüm durumu hatırlattım kendime. Emin olamıyordum. Hangisi daha kötüydü? Birini öldürmüş olmak mı? Yoksa birini ebediyen yaşatmak mı? Bir ölü olarak.

Bilmiyorum. Yapmak üzere olduğum bir şey bu ve ben hiçbir şey bilmiyorum. Belki de kendi ellerimle sevdiğim adamın sonunu yazıyorum. Belki bana çok kızacak. Belki bunu istemeyip kendini öldürecek. İşte o zaman asıl, ne yapabilirdim ki? Onu zorla bu şeye hapsedemezdim. Ebediyen yanımda olacak diye, ona bu kötülüğü yapmak istemiyordum. Fakat her zaman istediklerimiz olmuyordu hayatta işte. Bazen zorunlu olduklarımız isteklerimizin önüne geçebiliyordu.

Ve ben bunu yapmaya zorunluydum. Sonucu ne olursa olsun.

Sonunda eve geldiğimizde kızarmış gözlerimi silip arabadan indim. Üstümü düzelttikten sonra bahçe kapısından içeri girdim ve kapıya doğru ilerleyip kapıyı çaldım.

"Hemen mi yapmalıyım?" Gözlerim kapının açılmasını beklerken Jorden'a kaydı

"Ne kadar erken yaparsan o kadar iyi." Derin bir nefes aldım. Aldığım nefes bile yetmiyordu sanki. İşte tam şu an ölebilirdim.

Ve kapı açıldı. Eric'e görünce içimde tekrar ağlama isteği uyansa da bunu Eric'e belli etmeyerek gülümsemeye çalıştım.

"Sevgilim." Oda bana gülümseyerek karşılık verdiğinde içeri girdik.

"Hoş geldiniz." Jorden Eric ile el sıkışırken ben buradan kaçmak istiyordum. Omuzlarımda ki yük gittikçe ağırlaşıyordu. Eric o kadar masumdu ki. Belki de benim yüzümden yıllarca acı çekecekti. Benim yüzümden yapmak istemeyeceği şeyler yapacaktı. Öldürecekti. Hatta öle de bilirdi.

"Mia."

"Mia?"

"Mia!" Gelen sesle irkildim ve etrafıma bakınmaya başladım. Eric'ın tekrar sesini duyunca düşüncelerimden arındım ve ona döndüm.

"Sevgilim, iyi misin? Solgun görünüyorsun."

Gözyaşlarım benden bağımsız hareket ediyordu. "Eric. Özür dilerim."

"Ne? Ne için özür diliyorsun?" Daha çok ağlamaya başlayınca Eric'i yanımda hissettim. Ona sarılıp hala ağlarken dediklerini duymuyordum. Tutamıyordum içimde. Gözyaşlarım omuzunu ıslatırken Eric saçlarımı okşuyordu Jorden ise düşünceli bir şekilde bizi izliyordu. Onunda istemediğini biliyordum. Bu doğru değildi.

"Zamanı geldi." Yavaşça Eric'i bırakıp tam karşısında durdum.

"Özür dilerim sevgili."

ERİC

"Özür dilerim sevgili." Mia'nın dolu gözlerine baktım. Onun bu hali beni de endişelendiriyordu. Zaten uzun zamandır iyi olmadığının farkındaydım fakat bu seferki başkaydı sanki. Gözlerinde ki ifade bana birçok şey anlatıyordu. Fakat o gözlerinin, aşık olduğum o kahvelerinin kırmızıya döndüğünü gördüğümde şaşkınlığıma engel olmamıştım. Gözleri bir anda renk değiştirmiş, parlak kıpkırmızı bir renge dönmüştü. Gözlerinin etrafında ki damarlar belirginleşirken ellerimi bileğinden çektim.

Şaşkınlıktan açılan ağzımdan çıkarabildiklerimle konuştum. "Mia?"

"Neler oluyor?" Gözlerinin rengi sürekli değişip duruyordu. Bir an kahvelerine bakarken bir an içinde bambaşka bir şey oluyordu.

"Birazdan yapacağım şey için, belki de benden nefret edeceğin için, olduğun şeyden.... Nefret edeceğin için, buna mecbur kaldığım için özür dilerim Sevgili." İstemsiz olarak ondan birkaç adım uzaklaştım. Gözlerim Jorden'a kayarken oda Mia'yı izliyordu.

"Mia..." Sözlerimi Mia'nın tenindeki ani renk değişimi bölmüştü. Bembeyaz olmuştu. Ölü gibiydi karşımda. Gözleri ise yeniden renk değiştirirken şimdi o ürkütücü kırmızılarla karşı karşıyaydım. Neler olduğu hakkında hiçbir fikrim yoktu ve ister istemez korkuyordum. Parmaklarımı kaldırdım ve sevdiğim kızın yüzünde gezdirdim. Bu gibi tenini hissettiğim anda bir adım daha geriledim. Bu karşımdaki benim sevgilim olamazdı.

Ellerimi sırayla gözlerinde, saçlarında gezinirken Mia dudaklarını araladı. Onu istemsizce bırakmıştım. Ondan uzaklaşıyordum. Mia'ya ne oluyordu? Anlamıyordum.

"Mia, yüzün..." Dudakları biraz daha aralanırken dişlerinin uzadığına şahit olabilmiştim. Köpek dişleri sivrileşirken onun karşımda bir canavara dönüştüğünü izliyordum. Mia bana birkaç adım yaklaşırken kesik kesik nefesler alıyordum. Karşımda bir yabancı duruyordu. "Benden uzak dur!" Korkum ise sevgimin önüne geçmeyi başarmıştı.

"Benden korkma Eric." dedi Mia buz gibi sesiyle. Mia'ydı işte. Fakat değildi de. Anlam veremiyordum.

"Sana ne oluyor?" dedim kısık sesle. Bana daha çok yaklaşırken dudakları tamamen aralık olmuştu. Sivri dişlerini daha net görebiliyordum.

"Söz veriyorum, canın acımayacak." Söylediği şey ile donup kalırken birkaç adım daha gerilemeyi denedim fakat duvara değer sırtımla birlikte durmak zorunda kalmıştım. Mia ellerine kaldırdı ve yanaklarımda gezdirdi. Soğuk parmakları tenimde gezinirken yüzünü bana yaklaştırmıştı. Dişlerini gördükçe hareket edemiyordum. Kaçmak istiyordum fakat yapamayacak kadar da güçsüz hissediyordum. Soğuk ve sivri dişleri boynumda hissettiğimde ise öleceğimi düşünmüştüm. Ölmek istemiştim hatta. Acıyla birlikte bir inleme çıkarırken birkaç saniye içinde bunu nasıl yapabildiğini bile düşünemiyordum. Dişlerini boynuma geçirmişti. Tenimi delip geçen dişleri canımı çok acıtıyordu ve bağıramıyordum. Elinden kurtulma şansım ise hiç yoktu.

Görüşüm bulanıklaşırken kendimi kaybettiğimin farkındaydım. Birazdan bilincimi kaybedecektim. Belki de ölecektim. Hem de sevdiğim kızın elinde. Belki de bir yabancı...

Vücuduma yayılan yorgunluk hissine dayanamadım ve göz kapaklarımın hâkimiyetini kaybettim. Dizlerimin üzerinde düşerken yabancıda benimle birlikte yere çöktü. Dişlerini artık hissetmiyordum. Elleri ellerimi bulduğunda ise o soğukluk gitmişti. Başım göğsüne düşerken gözlerim kapanmıştı. Derin bir karanlık beni hapsediyordu ve karşı koyamıyordum.

Karanlık ve soğuk.

İşte bitti.

--

Bölüm hakkında ki görüşleriniz?

Yorumlarınızı eksik etmeyin lütfen. Görüş ve eleştirileriniz benim için önemli.

Bana ulaşmak isteyenler için;

İnstagram; Thmerff

Twitter; Mervebstncc

Sizi seviyorum. ♥

Continue Reading

You'll Also Like

12.3M 523K 75
Jenna Collins Gizemli Kasaba'ya taşındığında olacaklardan habersizdir. Birçok yeni insan tanıyacaktır. Peki ya tanıdığını sandığı insanlar gerçekte ö...
1.5K 172 15
Lee Felix sadece sıradan bir lise öğrencisiydi. Hwang Hyunjin ise 845 yıl önce ihanete uğramış bir soyun varisi. Bir iddia, bir orman ve karanlık bir...
379K 15.8K 38
BU KURGUDA BOLCA VAMPİR BULUNMAKTADIR!! Bilincim yavaş yavaş açılırken beraberindr korkunç bir baş ağrısıda getirmişti. Göz kapaklarımı zorlukla kald...
2.8M 129K 47
"Bir şey söylemeyecek misin?" Aidan'ın bunu demesiyle gözlerimi ona çevirdim. Gözleri kırmızıya dönmüştü. Söyleyeceğim sözcüklerin harfleri birbirine...
Wattpad App - Unlock exclusive features