Beş, dört, üç, iki, bir... Xion, telefonunda kurduğu zamanlayıcı çalmaya başladığında ufak bir gülümsemeyle kafasını kaldırdı. Karşısında, biraz uzakta, Leedo avuç içlerini dizlerine bastırmış nefes nefese ona bakıyordu. Xion onun bu haline acımıştı ama telefonunu cebine atıp hiç belli etmeden hoplaya zıplaya yanına doğru ilerledi. Hala aynı pozisyonda duran Leedo'nun sırtına dirseğini koyup gökyüzüne baktı.
"Hava çok güzel, değil mi?" Leedo cevap vermedi. Suskunluğu yorgunluktan mıydı yoksa her zamanki halinden miydi emin olamadı Xion. Bir süre daha böyle durmasına izin verdi. Leedo yeterince soluklanmış olacak ki yavaşça doğrulup Xion'un dengesini kaybetmesine sebep oldu. Doğrulduğunda ondan daha güçlü ve daha uzun olan bu genç adam Xion'un kalbini titretti. Yüzünde hafif bir kızarıklık vardı. Yanaklarına, burnuna ve kaşlarının biraz üstüne yer edinen ufak kızarıklıkların her birini tek tek öpmek istedi Xion. Bu düşünce göz açıp kapayıncaya dek sürdü, Xion'un utangaçlığıyla son buldu.
Utanmak... Xion, Leedo'nun aksine nadiren utanırdı. Onu sevdiğini fark ettiğinde, itirafta bulunduğunda ve ilk buluşmalarında bile Xion hiç utanmamıştı. İlişkilerinin üçüncü ayına girmişlerdi ve şimdi mi utanıyordu sahiden? 'Neyim var benim? Neden böyleyim?' Az önce yukarıya bakan gözleri şimdi yerde bir şeyler ararken ne söylemesi gerektiğini bilemiyordu.
"Oturalım mı?" Leedo'nun sorusuyla Xion kafasını sırasıyla ona ve onun gösterdiği yöne doğru çevirdi. Ardından ellerinde hissettiği sıcaklıkla dikkatini oraya yöneltti. Asla alışamıyordu. Leedo gerçekten sıcaktı ve bu kalbiyle ilgili değildi. Bedenen, vücut sıcaklığı olarak daima Xion'dan daha sıcak oluyordu. Xion ne zaman biraz üşüdüğünü hissetse yavaşça ona sokuluyordu. Bulundukları terasta hafifçe esen rüzgarı hissettiklerinden Xion elindeki sıcaklığa sığınmak istedi. Kendini durdurdu.
'Xion, Xion, Xion... Ne oluyor sana? Aşkın aptallaştırdığını duymuştum ama bugünü mü buldun aptal olmak için? Kafanı topla. Aptal kafanı topla!'
"Xion, beni duyuyor musun?" Xion daldığı yerden sıyrılıp Leedo'ya baktı.
"Ne... Ne? Bir şey mi söyledin?" Leedo hala elini tutarken ona yaklaşıp kafasını eğdi. Yüzleri aynı hizadaydı. Xion'un kalbi yakınlıktan dolayı atmayı bıraktı. Nefes almadığını bilmeden öylece Leedo'ya bakıyordu.
Leedo endişeliydi. Elini tuttuktan sonra küçük masa ve sandalyelerin bulunduğu uç kısma doğru ilerlediklerinde Xion'a defalarca kez seslenmişti. Ufaklığının ellerine sabitlenen gözlerini gördüğünde ise korkmuştu. Yanlış bir şey yapmamıştı. Buluşmaya geç kalmamak için otobüsten inip deli gibi koşmuştu ve yetişmişti. Peki, sorun neydi?
"B-ben sana seslendim ama cevap vermedin? İyi misin?" Leedo boşta kalan elini Xion'un yanağına yerleştirdi. Xion hissettiği sıcaklıkla kafasını eline doğru yasladı. Gözleri Leedo'nun gözlerinde, yüzü onun avucundaydı.
Xion'un yüzünü defalarca kez tutan Leedo farklılığı hissetti. Kesinlikle bir şeyler vardı. Xion'un bakışları farklıydı. Anlayabileceği ya da anlatabileceği gibi değildi. Elleri titredi. Gerginlik bedenini ele geçirdi.
Xion sevdiği adamın değişen yüz ifadesi ile uyandı. Toparlanabilmek için Leedo'nun ellerini bedeninden uzaklaştırdı. Leedo boşluğa düştüğünü hissetti.
"İyi-iyiyim. Dalmışım sadece." Umursamaz görünmeye çalışarak ellerini salladı. "Oturalım hadi." Önlerindeki küçük tabureleri ve masayı işaret edip taburelerden birine kuruldu. Yan tarafındaki taburenin üstüne iki kez vurdu. Hala ayakta duran Leedo'ya aşağıdan baktı. "Gelsene."
Leedo koca bir hüzün balonunun içine hapsolmamak için verdiği çabayla yanına oturdu. Boğazı kurumuştu. Masanın üzerindeki kadehlerin biriden bir yudum aldı. Kadehlerin içinde soda vardı ve birer dilim limon atılmıştı. Yüzünü ekşitti. Ekşi tat ağzında yayılırken sırtında hissettiği ağırlıkla bardağını yudumlamaya devam etti.
YOU ARE READING
Söylemediğimiz Her Şey
FanfictionLeedo ve Xion birbirini sevmektedir. Ancak sevmek, anlamak için yeterli midir? Oneus grubu üyelerinden Leedo ve Xion'a ait tek bölümlük (one shot) hayran kurgu hikayesidir. Yukarıda bulunan ilk cümleden de anlaşılmasını ümit ettiğim gibi boy×boy hi...
