[1]

2.7K 123 190
                                        


Gözlerimi yüzüme vuran güneş ışıklarıyla açtım. Hava bu gün çok güzel gözüküyordu ve bu daha fazla uyumak istememi sağlıyordu.

Yatakten kalkıp banyoya girip kısa bir duş aldım, ardından mutfağa inip kahvaltı için peynirli tost ve portakal suyu ile güzel bir şekilde karnımı doyurdum.

Üstüme rahat birşeyler giyerek anahtarımı alıp aşağıya indim. Ama indiğimde şaşırmıştım çünkü, karşı daireye yeni birisi taşınıyordu.

Omuzlarına gelen sarı saçları güneş ışığında parlıyordu adeta. Boyu neredeyse benimki ile aynı olurdu. Bembeyaz uzun bacaklarını açıkta bırakan kot bir şort ve saten kısa kollu bir gömlek giyinmişti.

Beni farketmesiyle yüzünü bu tarafa doğru döndüğünde çok güzel bir şekilde gülümseyerek yanıma doğru adımlamaya başladı.

Masmavi gözleri benim kahverengi irislerimle buluştuğunda içime garip bir hiss dolmuştu.
Yüzü nedense biraz tanıdık geliyordu ama çıkaramamıştım.

Elini uzatıp utangac bir gülümseme ile "Selam ben Hyunjin buraya yeni taşındım umarım iyi anlaşırız" dedi. Bende fazla bekletmeden aynı şekilde uzattığı elini tutarak, "Ben de Minho memnun oldum" demiştim.

Sonra beni tekrardan şaşırtarak, "Şey eğer senin içinde sorun olmazsa, bu kolileri taşımama yardım eder misin?" Demişti ensesini kaşıyarak. O sırada güzelliğine dalmıştım tekrardan adımı seslenmesiyle kendime gelip, "t-tabi ederim tabiki de" diyerek, yerde duran koliyi alıp apartmana doğru ilerlemeye başladım.

Sonunda taşınma işini hallettiğinde oflayarak kendini koltuğa bırakmıştı.

Bana bakıp şirin bir şekilde gülümseyerek, eli ile koltuğu patpatladı yanına oturmam için.
Yanına oturduğum gibi sorular sormaya başlamıştı.

"Kaç yaşındasın? Çalışıyor musun? Ne zamandır bu apartmanda oturuyorsun? Yalnız mı yaşıyorsun? Ha şey bir de içecek birşeyler ister misin?"

Cidden... Ne çok soru soruyordu.

"Üzgünüm..çok fazla soru sordum öyle değil mi? Uff umarım rahatsız olmadın şimdiden"

Asık yüzünü ve büzdüğü dudaklarını gördüğümde istemsizce gülümsemiştim. Tanrı aşkına çok tatlıydı.

"Hayır hayır sorun değil hepsini cevaplıyacağım ayrıca su iyi olur"

Sevinçe ellerini çırpıp "Tamam hemen getiriyorum" diyerek, oturduğu yerden kalkıp poşetin içinden bir şişe suyu bana doğru uzattı ve tekrardan eski yerine yerleşip, sorularını cevaplamamı beklemeye başladı.

Suyun kapağını açıp bir yudum alıp boğazımı serinlettikten sonra, sehpanın üstüne geri koyup oturduğum yerde dikleştim.

"Evet adım Lee Minho 25 yaşındayım bir restorantta çalışıyorum, 4 senedir bur apartmanda oturuyorum ve yalnız yaşıyorum güzelim".

Sarı tutamlarını kulağının arkasına yerleştirip konuşmaya başladı.

"Ben de Hwang Hyunjin 21 yaşındayım bir kafede işe başladım hyung".

"Güzel tekrardan tanıştığımıza memnun oldum. O zaman artık yavaş yavaş gideyim hem, bir daha ki sefere seni ben misafir ederim belki hm?" Diyerek göz kırptığımda utanıp başını aşağıya eğerek gülümsedi.

"Tamam görüşürüz o zaman hyung"

Beni kapıdan ağırladığında kendi daireme girerek, kapıyı arkamdan kapattım.

Yüzümde nedensizce bir gülümseme vardı. Ona şimdiden ısınmıştım güzel yüzü gözümün önüne geldikçe aptal aptal sırıtıyordum.

Kendine gel Minho daha tanıştığın 2 saat oldu.

Kafamı sağa sola sallayıp kendime gelmeye çalıştım ve tekrardan kapıdan geri çıkarak çocuklarla buluşmaya karar verdim.

Düşündüğüm gibi güzel bir gün olmuştu benim için..

_______________
.
.
.

Hyunjinin giydiği kıyafet

Oops! This image does not follow our content guidelines. To continue publishing, please remove it or upload a different image.

Hyunjinin giydiği kıyafet.

.
.
.
.
.
_______________

~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~

Eveeetttt hihihihih hwangjiniret karisi çok istedigi icin birseyler yazayim dedim ama aklimda en ufak bir fikir yok sallamasyon yaziorum umarim begenirsiniz fxjfjxjfjdjfk

Opucukler 🧚🏻‍♀️😗🐰

~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~

Blue Eyes, HyunhoStories to obsess over. Discover now