I. gerçekliğin yanıltısı

3.2K 112 86
                                        

Pacify Her, Melanie Martinez

REFLECTİONS

REFLECTİONS

Oops! This image does not follow our content guidelines. To continue publishing, please remove it or upload a different image.


"Gürültüleri sadece daha fazla gürültüyle susturabilirdiniz."


I. GERÇEKLİĞİN YANILTISI

Gürültü. Uzun zamandır etrafımı saran uzun bir koridordu. Sahip olduğum para ve saygıyı bu şekilde kazanmıştım. Kim daha çok ses çıkarırsa o dikkat çekmez miydi? Saçma sistemler ve kurallarla yaşıyorduk sonuçta. 

Tüm bu ışıltılı hayat ve göz kamaştıran yalanların önünde dik durmaya çalışan 20 yaşında bir kız. Ama bilirsiniz ne ay gözüktüğü kadar masumdur ne de yıldızlar gözüktüğü kadar yakın. Her gerçekliğin bir yanıltısı vardır. Koca bir yansımanın içinde doğruları arayan küçük karıncalar gibiydik nasılsa.

Ben de ailemin yarattığı dünyada yaşıyordum. Kore'deki en büyük ve en namlı şirkete sahiptik. Krallık gibi nesilden nesle aktarılan bir sistemimiz vardı ve şu an sahibi babam olduğu için gelecekte de ben olmalıydım. İsteyip istememem önemli değildi. Cevabı basit ve kesindi. Başka şansım yoktu. Onlar annem ve babamdı. Onlara karşı çıkmak ölüm gibi bir şey olurdu. Ben böyle yetiştirilip bunun için hazırlanmıştım. Bu evde herkesin yapacağı şeyler belliydi. Kurallar ve emirler netti.

"Açıkçası Bay Park bu kadar iyi biri olduğunuzu bilmiyordum. Hisselerimizin düşük olmasına rağmen diğer ortaklarla eşit muamele görmemiz beni şaşırttı. Bu devirde böyle insanlarla tanışmak imkansız gibidir. Bilirsiniz köpekbalıkları çoktur." Tepkisiz yüzüm bu şık giyimli kadına dönmüştü. Neler olacağından haberi yoktu ve şimdiden babama güzel sözler sıralamaya başlamıştı. Ne samimiyetine ne de yapabileceklerine güvenim yoktu.

Bu kadın hissedarın eşiydi. Hissedar ailesiyle bu yemeğe annem tarafından çağrılmıştı. Ama bilmedikleri çok şey vardı. Her şey böyle başlardı. Babam kanını emebileceği ve küçük hisselere tav olabilecek kişilere hisse satıp yavaş yavaş her şeylerini ellerinden alırdı.  Annem de tüm bunlar da benim zorunda oluşumun aksine kendi isteğiyle katılmıştı. O yönetimin ta kendisiydi.

"Hisselerinizin değeri hissedar olduğunuz gerçeğini değiştirmiyor Bayan Kim. Hem buraya hisse konuşmaya değil bunu kutlamaya geldiniz. Gecenin tadını çıkarın lütfen."

Hissedar ve ailesi samimi gülüşlerini sunduklarında samimilikleri sadece kendi oyunlarının birer numarasıydı. Bunu masadaki herkes biliyordu. Bu devirde kim samimice gülerdi ki? Herkes yüzündeki samimiyetsiz plastikleriyle sırıtırdı sadece. 

reflectionsStories to obsess over. Discover now