İçerik Kurallarımızı güncelledik.
Hikâyeleri güvenli bir şekilde paylaşmaya devam etmek için en güncel kuralları inceleyin.

1

22 1 0
                                        

Yumuşacık yatağımın üzerine uzanıp derin bir iç çektim. Sınavlarım başlamıştı ve bu çok yorucu bir döneme girdiğim anlamına geliyordu.
Hayat bu kadar zor olmak zorunda mıydı?

Ömrümün sonuna kadar bu sıcacık yatakta uyuyabilirdim. Göz kapaklarım yavaşça kapanıp görüntü kararmaya başlamıştı. Bu çok güzeldi, derin bir uyku bana çok iyi gelicekti. Ama..

"Sınavlarına böyle mi çalışıyorsun sen?"

Gözlüklerini hafifçe aşağıya indirip beni süzdü ve aşağılayıcı bir şekilde sırıttı. Mert.

"Sınavlarıma nasıl çalıştığım neden seni ilgilendiriyor? Sen git ve kendi sınavlarınla ilgilen."

Olduğum yerde hafifçe kafamı kaldırıp ona doğru baktım. O sırıtması yavaşça sinirli bir yüze dönüşüyordu.

"Sen en son olduğun sınavda 68 puan almamış mıydın? Ve ben de o aynı sınavdan 97 puan almıştım hani?"

Sinirle yerimden fırlayıp sıcacık yatağıma veda ettim. Annem şunu sürekli bana sormadan odama sokmak zorunda mıydı ki?

"Ahh Bulut'cuk, yazık sana. Sınav sonuçlarını merakla bekliyor olacağım."

Geveze şey, bu çocuğun benim ile uğraşmaktan başka bir işi yok mu gerçekten? Akşam yemeği için mutfağa indik, karnım gerçekten çok acıkmıştı. Annem akşam yemeğine Mert'in ailesini de davet etmişti.

Mert ile annelerimiz çocukluk arkadaşıydı ve ne olursa olsun hiç bir zaman bağlarını koparmamışlardı. Mert babasını 3 yaşında bir trafik kazasında kaybetti, benim babam da ben 7 yaşına bastığımda annem ile boşandılar.

Sanırım ikimiz de babamız olmadan büyüdük diyebiliriz. Ve evet, benim adım Bulut daha doğrusu Mert beyin tabiri ile Bulut'cuk. Neden bana böyle seslendiği hakkında hiç bir fikrim yok ama uzun zamandır bu böyle.

"Sınav tarihlerin belli oldu öyle değil mi Bulut? Sınavlarına düzgün bir şekilde hazırlanıyorsundur umarım."

Ağzımdaki lokmayı yutup kafamı anneme doğru çevirdim. Sınav tarihleri açıklanır açıklanmaz evde bu muhabbetin döneceğini biliyordum.

"Elimden gelenin en iyisini yapıyorum anne."

"Evet, uyuyarak." diye bana bakıp fısıldadı Mert. Yemek masasının altından yavaşça ayağına bir tekme attım. Uyuduysam ne olmuş? Dinlenmek benim de hakkım.

Mert hafifçe sırıtıp yemeğini yemeğe devam etti. Gerçekten elimden gelse kafasını tam önündeki bir kase yemeğe sokardım. Aptal velet. Akşam yemeği bittiğinde Mert ve annesi kısa bir sohbetten sonra eve döndüler.

Tabii ki sonrasında sıcacık yatağıma tekrardan kavuştum..

Sabah telefonumdaki lanet alarm ile uyandım, her sabah olduğu gibi. Yarım saatte yataktan kalkmayı anca başarıp elimi yüzümü yıkayabildim. Güzelce üstümü değiştirip hemen kahvaltı yapmak için aşağı kata indim. Tanrım, neden yemek yemeyi bu kadar seviyorum ben?

Hızla ağızıma her şeyi tıkıştırmaya başladım, hemen kahvaltımı bitirmezsem gecikir ve yol boyunca Mert'in nemrut suratına mâruz kalırdım.

Hızlıca annemin yanaklarına birer buse kondurup evden çıktım. Merdivenlerden deli gibi hızlı iniyordum, tam vaktin de evden çıkmıştım. İşte bu!

Aniden Mert'in yanında belirince şok olmuştu. "Arkandan köpek sürüsü falan mı kovalıyor senin? Sakatlanırsan senin ile uğraşmak istemiyorum."

Ne? 5 dakika bile geciktiğim zaman suratını asan biri mi söylüyor bunu gerçekten? "Ayy dua et arkadaşım bekliyor senin ile laf dalaşına girecek zamanım yok."

"Kim o arkadaşın? Şu turunçgillerden olan mı yoksa?"

Sinirle yüzümü asıp ona döndüm, "Sırf saç rengi yüzünden ne zamana kadar turunçgil demeye devam edeceksin sen? Adı BURAK! Öğren artık."

Sırıtmayı kesip yüzünü astı ve hiç konuşmadan derse gittik. Burak benim en yakın arkadaşım olur, kendisi on numara bir insan. Dürüst, tembel (Benim sayemde tembel olmuş olabilir..) ve çok ortak sevdiğimiz şeyler var. Mert'in tam tersi yani.

Koşarak Burak'ın yayına gidip yerime oturdum. Daha ders başlamadığı için şanslıydım, gülümseyerek başımı Burak'a çevirdim. "Bugün de derse yetişmeye başardım.!"

"Tebrikler dostum! Seni koşu olimpiyatlarına sokmayı planlıyorum zaten."

Gülerek kitaplarımızı hazırlamaya başladık. Burak ile lise birinci sınıfta tanıştık, kısaca özetlemem gerekirse kütüphane de kitap seçerken. Dersler bittikten sonra kendimi her zamankinden daha da yorgun hissettim.

"Bulut, kafeye gitmeye ne dersin?"

"Olabilir, canım sıcacık bir kahve istiyor zaten."

Burak ile kafeye doğru yürümeye başladık, bu aralar hava çok soğuktu gerçekten. Biran başımın üstünde sıcacık bir el hissettim, başımı çevirdiğimde yanımda Mert vardı.

"Ah, senin derslerin bitti mi?"

"Evet, bugün erken bitirdik. Eve mi gidiyorsunuz?"

"Burak ile kafeye gidiyoruz, eve daha sonra gideceğim."

"Hmm, tamam o zaman. Benim çalıştığım kafeye gelin, benim misafirim olun bu sefer."

Vay, gerçekten mi? Dürüst olmak gerekirse Mert'in böyle birşey demesini beklemiyordum. Ama daha önemlisi.. "Sen ne zamandan beri kafede çalışıyorsun?"

Ellerini ovuşturup bana cevap verdi "Daha 3 gün oldu, kafe kuzenime ait. Ben de yanında işe başlamaya karar verdim. Zaten bir çalışan arıyorlardı."

Aşağı yukarı hafifçe kafamı sallayıp Burak'a döndüm. "Sen ne dersin?"

"Benim için sorun yok."

"Güzel, gidelim o zaman." dedi Mert.

Üçümüz kafeye gittik, Mert bizi masalardan birine geçirip kahveleri hazırlamaya gitti. İçimizdeki buz dağını sıcacık bir kahve anca eritebilirdi zaten.

"Bir de Mert'in gıcık biri olduğunu savunuyorsun.."

"Mert'in bu davetine ben de şaşırdım Burak ama hâlâ gıcık biri olduğunu düşünüyorum."

Burak somurtmaya başladığı an Mert elinde kahveler ile yanımıza geldi. O sıcacık kahveleri görünce çölde su görmüş gibi sevindim resmen. Mert bir sandalye çekip yanımıza oturdu ve kahveleri içmeye başladık.

"Hmm! Mert bu arada sen neden çalışmaya başladın ki?"

Kahvesini masaya bırakıp bana döndü "Sen neden bu kadar soru sormaya başladın ki?"

Ayh! O hâlâ gıcık biri.. Kahvelerimiz bittikten sonra Burak telefonuna gelen bir mesaj ile alışveriş merkezine ablasının yanına gitti. Biz de Mert ile eve doğru yürümeye başladık.

"Senin işin yok mu kafede?"

"Fazla müşteri yok bugün senin ile eve gelebilirim o yüzden sorun yok."

Kafamı sallayıp önüme döndüm, sanırım ilk defa kavga etmeden birlikte birşeyler yapıyorduk.

Yayımlanan bölümlerin sonuna geldiniz.

⏰ Son güncelleme: Nov 06, 2020 ⏰

Yeni bölümlerden haberdar olmak için bu hikayeyi Kütüphanenize ekleyin!

\\ Kiraz Çiçekleri //Bağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin