El:
Mike ' ı görmeyeli sanki yıllar olmuştu ama sadece 1 saat geçmişti dakikaları sayıyordum keşke şu an yanımda olsa ona kocaman sarılırdım. Yeni evimize taşınmıştık , ben alışmakta zorlanmadım çünkü hiçbir zaman bir yere sabit kalmadım, kendi evim olamdı, annem ve babamla tanısmamıştım yani evet aslında annem ile tanışmıştım ama buna da tanışmak denirse ve babamsa gerçek babamı tanımıyordum tam baba diyicek birini bulmuşken onu da kaybetmiştim. Hopper çok iyi bir babaydı sayılır yani çok koruyucu biri
Yeni odama eşyalarımı yerleştiriyordum yanıma Joyce geldi bana " ee nasıl buldun odanı " diye sordu. Gülümsedim ve başımla güzel anlamında onayladım. Sonra yatağa oturdu beni de yanına çağırdı. Yanına oturdum, Hopper ' ın ona ne anlattığını söyledi şaşırmış gibi yaptım ama aslında şaşırmamıştım çünkü onun beni ne kadar korumaya çalıştığını biliyorum ona bu konuda kızamam ki ayrıca zaten ben kızmak istesem bile kime kızıcam o artık burda değil :(
Joyce ile odadan çıktık o mutfağa bense Will ' in yanına gittim bizimkilerle konuşuyordu yanına oturdum konuşmalarını dinledim bir süre sessiz kaldım ama sonra Mike ' ın sesini duydum. Gözlerim dolmuştu. Sessizce M-mike dedim. Will telsizi bana uzattı. Diğerleri gitmişti Will de odadan çıktı ve kapıyı kapattı. Bir an için başbaşa kaldığımızı hayal ettim tabi kısa bir süreydi çünkü aramızda kilometreler vardı. Bu arada ben Rusya'daydım. Mike bana en kısa sürede çocuklarla yanına gelicem dedi. Kalbim deli gibi atıyordu başka şeyler daha söyledi ama ben o kadar heyecanlıydım ki söylediklerini dinlemedim. Lafını bölüp " Peki ne zaman geliyorsun " diye sordum
Güldüğünü duydum. "Bilmiyorum aslında daha onlara söylememiştim bile" dedi. Ona biraz sinirlenmiştim ama gelicek ya o bana yeter. Mike ile konuşmayı bitiremiyorduk ama Joyce arkadan sürekli "Ellll yemek hazır hadi gel " diye bağırıyordu bu yüzden Mike ' a "görüşürüz" diyip telsizi yatağa fırlattım. Jonathan'ın yanına geçtim yemekte makarna vardı ben hemen yemeğe başlamıştım ama diğerleri üzerine kırmızı garip birşey sıkıyorlardı. Ketçapmış. Tadına baktım ve makarnayı komple onun içine atmak istiyordum. Çok lezzetliydi. Yemek bittikten sonra Joyce beni yanına çağırdı, sanki bana ceza vericekmis ya da bana kızıcakmış gibi davranıyordu ses tonu çok öfkeli bir insandan bile daha öfkeli geliyordu. Ama sonra bana "Senin bir bisikletin yoktu dimi dedi " bende şaşkınlıkla "evet , yok " dedim. Sonra iyi o zaman bunu sana aldım dedi çok güzeldi. Sonra Will ile dışarı çıktık çıkmadan üstümüze kalın şeyler giydik burası gerçekten çok soğuktu sadece havalar değil insanlarda burda çok soğuktu. Bisikletlerimizi alıp etrafta birkaç tur attıktan sonra eve dönmeye karar verdik. Her yerde kamp gibi yerler o yerlerde de robot gibi insanlar vardı. Benim gözüme biri takıldı saçı benim eski halim gibiydi sanki zorla kazımışlar gibiydi yüzünü görmedim ama ona zorla biseyler yaptırıyorlardı. Eğer yapmazsan bir daha kızını göremezsin diyorlardı eskiden olsa oraya girer o adamı kurtarırdım ama şimdi güçlerim olmadan o adamlarla nasıl başa çıkabilirim ki . Önüme baktığımda Will ile aramızda mesafeler açılıyordu. Will arkasına bakmadan ilerliyordu ona yetişmek için hızlıca pedala asıldım.
Eve gelip televizyonun karşısına kurulduk hepimiz. Joyce , Jonhattan ve Will 'in tek istediği film vardı. Joyce o filmi çok seviyordu çünkü ona Tom ile olan güzel anılarını hatırlatıyor, Will ile Jonhattan ise komediyi seviyorlardı ama ben o filmi izlemek istemiyordum çünkü bana Hopper ile olan anılarımı hatırlatıyor aslında güzel anıları hatırlamayı severim ama şimdi hiç sırası değil. Eskiden olsa zihin güçlerimle televizyonu kontrol edip kanalı değiştirirdim ama şimdi güçlerim yok.
O yüzden odama geçtim
