''Dünya ne kadar diye sorsalar, 'Onun gözleri kadar' derdim."
---
Bu neydi şimdi?
Bilinmeyen Numara: Hangi çiçekten çalıntıdır huyun?
Bilinmeyen Numara: Hangi ırmağın peşinde kaybolur güzün?
Bilinmeyen Numara: Çok yürüsen ormanında bulur muyum?
Bil...
Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.
ayla umay altun
olivia rodrigo - all american bitch
☕︎
Arka arkaya gelen bildirim sesini kapatmak için kolumu komodine uzattım. Gece yatarken sessize aldığımı hatırlıyordum. Belime kadar açılan pijamamı ve pikeyi düzeltip telefonuma uzandım. Bütün bildirimleri es geçerek gruptan gelenlere baktım.
Beşi Bir Yerde
Siz : saat daha dokuz buçuk el insaf
Ateş: Kaçta yattın sen ya
Deniz:Kahvaltıya gideceğiz dedik ya
Siz: tamam da sabahın köründe mi gideceğiz? öğlene doğru giderdik
Su: Ya kalkar mısın!!!!!
Ege: Kaçta uyudun
Siz: üçe geliyordu sanırım
Ateş: Gerizekalı
Deniz: Hadi canım hadi
Siz: nefret ediyorum sizden
Telefonu kapatıp geri pikeyi üstüme çektim. Bütün yaz erkenden uyanmıştım zaten son gün uyuyayım demiştim sadece.
Yataktan kalkıp camı açtım. Bir yandan dışarıyı izlerken bir yandan kendime gelmeye çalışıyordum. Odayı öylece bırakıp banyoya geçtim. Bornoza sarılırken cildimi inceliyordum.
Cevap vermeye tenezzül dahi etmeden geri odama geçip camı kapattım. Mavi kot ve üzerine beyaz askılı bir atlet giydim. Serin olursa diye yanına yine mavi bir gömlek aldım. Sırf kurutmamak için sonuna kadar havluyla bekletiyordum saçımı.
Yüzüme güneş kremi sürerken bir yandan yatağı topluyordum. Bırakıp gitmek fazlasıyla cazip gelsede annem beni haşlardı.
"O odayı toplamadan kapıdan dışarı çıkamazsın!"
Demiştim.
Sırt çantama bir kızın ihtiyacı olabilecek en temel şeylerden en saçma şeye kadar koymuştum. Gözümü ovaladığım için maskara sürmek yerine sadece kıvırıp bıraktım. Aynı zamanda telefonum arka arkaya titrerken açmamakta kararlıydım.